Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Kontakt lens Kullanımında Karşılaşılan Sorunlar
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Kontakt lens kullanımı esnasında karşılaşılan sorunlar
Kontakt lensler bazı gözlerde kuruluk meydana getirebilir. Bu durumda kayganlaştırıcı ve ıslatıcı damlaları kullanmanız uygun olur. Eğer kuruluk hali devam ederse göz doktorunuza başvurmanız gerekir. Lens gözünüze yapışmış yani hareketi durmuş ise bir kayganlaştırıcı solusyon uygulayın ve lensi çıkarmayı denemeden önce serbestçe hareket etmesini bekleyin. Lens hala yapışmaya devam ediyorsa derhal göz doktorunuza başvurun.
Bazı gözlerde göz yaşı salgısında artma meydana gelebilir. Bu durum özellikle alışma sürecinde olan kişilerde daha sıktır.
Gözde yabancı cisim hissi. Toz parçacıkları, lens yüzeyinde kirlenme veya çizikler, lensi aşırı uzun süre takma veya lensi çıkarırken gözü zedeleme bu duruma sebep olur. Bu durumda lensinizi çıkarın, temizleyin. Çizik veya yırtık tespit ederseniz lensi takmayınız. Ayrıca lensleri önerilen süreden daha uzun süre takmamaya çalışın.
Ağrı. Gözde yabancı cisim hissine sebep olan faktörler ağrıya da neden olabilir. Önerilere dikkat ettiğiniz takdirde gözde yabancı cisim hissi ve ağrı devam ediyorsa fazla beklemeden doktorunuza müracaat etmeniz gerekir.
Gözlerde yanma, devamı »
Bu yazı toplamda 1405, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Aşil Tendonu İltihabı Belirtiler , Teşhis , Tedavi
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Aşil tendonu (kirişi) iltihabı, bacak kaslarını topuğun arkasındaki kemiğe bağlayan tendonun iltihabıdır. Ağrı, dokudaki küçük yırtıkların sonucudur. Bu durum çoğu kez ağır egzersiz sırasında oluşur.
Belirtiler
– Aşil tendonunda, özellikle koşarken ya da sıçrarken, ağrı
– Ağrıya hafif bir şişme ve hassasiyet eşlik edebilir.
– Ayaktaki ağrı ve hareket kısıtlılığı acil tedavi, genellikle ameliyat, gerektirebilir.
Teşhis
Aşil tendonu iltihabında, çekilen röntgen. filminde herhangi bir anormallik görülmez.
Aşil tendonu kopmadıkça, dinlenme, buz uygulaması ve egzersiz programının değiştirilmesi gibi koruyucu tedavi yöntemleri, tendonun kendi kendisini birkaç haftada onarmasına olanak sağlar.
Tedavi
Çoğu kez, etkilenen bölgenin dinlendirilmesi en iyi tedavidir. Başka bir egzersiz biçimine, en azından geçici olarak, geçmek önerilebilir. Aşil tendonuna buz uygulamak rahatlama sağlayabilir. Tendon üstündeki yükü azaltmak için, ayakkabının içinde topuğu yükselten bir ortopedik araç kullanılabilir.
Ameliyat yalnızca, tendonun tam olarak yırtıldığı durumda gerekli olur.
ilaç Tedavisi
Aspirin ve diğer antienflamatuar ilaçlar ağrıyı ve diğer şikayetleri azaltmaya yardımcı olabilir.
Bu yazı toplamda 2429, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Burun Tıkanıklığı Nedenleri
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanlığın en eski şikayetlerinden biridir. Bazıları için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker.
Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır.
YAPISAL NEDENLER
Bu sınıf içinde burnun ve ince bir kıkırdaktan oluşan ve burnu iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları incelenir. Bu bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza sonucu oluşmaktadır. Kaza çocukluk çağında olmuş olabileceği gibi unutulmuş bile olabilir. Yeni doğan bebeklerin yüzde yedisinde doğum esnasında burun zedelenmesi olabilmektedir. Şu bir gerçektir ki insan, hayatı boyunca en az bir kere burnunu bir yere çarpar. Bu nedenlerden dolayı burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok sık görülen nedenlerdir. Eğer bunlar soluk almayı güçleştirirse cerrahi olarak düzeltilebilir.
Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Bu bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde burnun devamı »
Bu yazı toplamda 1387, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Gözde Sarı Nokta Hastalığına İğneli Tedavi
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık

Yaşın ilerlemesi ile birlikte görülme sıklığı artan sarı nokta hastalığı, hastanın görüşünü azaltarak yaşam kalitesini düşüren bir göz sorunudur.
Halk arasında ‘’sarı nokta” olarak bilinen tıpta ise ”makula dejeneresansı” diye adlandırılan göz hastalığı, özellikle 50 yaşından sonra görülüyor. Nedenleri hâlâ bilinmeyen sarı nokta hastalığının, Türkiye’de bir milyonun üzerinde kişiyi etkilediği tahmin ediliyor.
Sarı nokta hastalığında uygulanan enjeksiyon tedavisi ise olumlu sonuçlar veriyor. Florence Nightingale Hastaneleri Göz Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu, sarı nokta hastalığı ve uyguladıkları tedavi hakkında bilgi verdi:
Sarı nokta nasıl bir hastalık?
Sarı nokta, gözümüzün arkasında yer alan retina kısmında en net gördüğümüz ve içinde sarı renkli maddelerin olduğu görme merkezidir. Bu merkezi bozan tüm hastalıklar makula dejeneresansı olarak adlandırılıyor. Sarı nokta hastalığında gözün arkasındaki sarı noktada lekeler oluşuyor.
Hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?
Sarı nokta hastalıklarının az görülen bir kısmı çocukluk ve erişkinlikte başlar fakat en sık gördüğümüz tip olan yaşa bağlı sarı nokta hastalığı 60’lı yaşlarla beraber devamı »
Bu yazı toplamda 5705, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Vajina Akıntısı
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.
Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.
Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.
Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı devamı »
Bu yazı toplamda 1343, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yumurtalık Kanseri Belirtileri , Nedenleri ve Teşisi
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
YUMURTALIK KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Kasıklarda ağrı olması,
Kasıklarda basınç hissine bağlı sürekli idrar yapma veya dışkılama hissinin olması,
Kitle veya karın içinde sıvı toplanmasına bağlı karında şişlik yakınmasının olması,
Gaz, iştahsızlık, uzun süren karın ağrısı veya hazımsızlık gibi sindirim sistemi problemlerinin olması,
Anormal vajinal kanama olması
Yumurtalık kanseri riskini arttıran durumlar nelerdir?
Menapozdan sonra hormon replasman tedavisi,
Aile hikayesinin olması (ailede iki veya üç kişide yumurtalık kanseri varsa risk %7, anne veya kızkardeşte yumurtalık kanseri varsa risk %5’ dir),
Yağdan zengin beslenme,
Perine bölgesine talk pudra uygulanması,
Serum selenyum düzeyinin düşük olması.
Yumurtalık kanseri riskini azaltan durumlar nelerdir?
Doğum kontrol ilaç kullanımı,
Çocuk doğurma ve emzirme,
Rahmin alınması,
Tüplerin bağlanması,
Koruyucu olarak yumurtalıkların alınması,
Yağlı beslenmeden kaçınma,
Fertilizan ilaç kullanımından kaçınma.
Yumurtalık kanseri erken tanınabilir mi ?
Yumurtalıklar (overler) kasık bölgesinde iç tarafta yerleşmeleri nedeni ile erken dönemde tanı konulması zordur.
Bununla birlikte hastaların % 25’ inde erken evrelerde tanı konabilmektedir.
Erken tanı, tedavi ile başarılı sonuç alma şansını arttırmaktadır.
Belli bir bölgede sınırlı yumurtalık kanserli hastaların % devamı »
Bu yazı toplamda 1920, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Böbrek Yetmezliği
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Böbrek Yetmezliği
Genel Bilgiler
Böbrek karnın arka bölgesinde bulunan 100-150 gram ağırlığında bir organdır. Normal kişilerde sağ ve solda olmak üzere iki adet böbrek bulunur. Toplumda yaklaşık 1000 kişinin bir tanesinde tek böbrek vardır. Tek böbrekli olmanın önemli bir sakıncası yoktur.
Böbreklerin işlevi
Böbreğin başlıca işlevleri vücut su, tuz, kalsiyum dengesinin sağlanması, idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon, şeker metabolizmasına olan katkılarıdır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde bozulma olur. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya sinsi (kronik) seyirli olmak üzere iki şekilde gelişebilir.
Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri
Çok sayıda neden vardır;
1. Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme
2. Gebelik: Kanamalar, gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılan düşükler
3. Kalp yetmezliği
4. Böbrek hastalıkları: Nefrit, böbrek damarının tıkanması
5. İdrar yollarında tıkanıklık: Kanser, prostat büyümesi, taşa bağlı tıkanma
6. Ameliyatlardan, özellikle büyük ameliyatlardan sonra
7. İlaçlar: İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur, bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.
8. Depreme bağlı kas zedelenmeleri
Kronik böbrek devamı »
Bu yazı toplamda 1165, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Mide Ekşimesi ve Yanması
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Mide yanması 20 ile 50 yaş arasında birçok insanda görülen çok yaygın bir rahatsızlık. Midede yanma hissi yemekten önce, yemek sırasında ya da yemekten 2-3 saat sonra hissediliyor. Besinler, sindirim işlevinin bir gereği olarak midede ilk değişikliklere uğrayarak bağırsaklara gönderilmek için hazırlanıyor. Mide bu işlevi yerine getirirken iç yüzeyini kaplayan zarın altındaki salgı hücrelerini, besinlerin gerekli değişimini sağlamak üzere uyarıyor. Bu sırada oluşan bir dengesizlik, aşırı asit ortamına ve midenin kendini koruyamamasına yol açarak yanma hissine neden oluyor.
Büyüklerimiz midede yanma hissi duydukları zaman hemen bir lokma ekmek içi çiğnermiş. Ekmek içinin değil ama ağıza birşey atmanın doğru bir yöntem olduğunu belirten günümüz doktorları da az ama sık yemeyi öneriyorlar. Öğünleri küçülterek sık sık yemenin şikayetleri azaltacağını söylüyorlar.
Yemeğe daha fazla zaman ayırın. Ayaküstü değil, sofrada oturarak yiyin. Acele yemek mide işlevine zarar veriyor. Kendinize daha fazla zaman ayırıp yemek yemeyi bir zorunluluk değil de bir keyif anına dönüştürün.
Ağzınıza küçük lokmalar devamı »
Bu yazı toplamda 1265, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bronş Ve Akciğerlerde Anormallik
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Anormal bronş ve akciğer hastalığı (Bronchopulmonary dysplasia) yüksek konsantrasyonlu oksijen almış olan yada yeni doğumun hemen sonrasında mekanik soluk alma aygıtına gereksinim duyan bebeklerde, bir solunum güçlüğü sendromu komplikasyonu olarak ortaya çıkar.
Hastalığın belirtileri arasında hırlama, öksürme, siyanoz (ki bunun belirtisi olarak dudaklar ve tırnakların altı mavi renk alır) ve solunum güçlüğü sayılabilir.
Anormal bronş ve akciğer hastalığı çoğunlukla solunum bozukluğu sendromu olan bebeklerde gelişir ve bu bebeklerde kolaylıkla geçmez.
Teşhis edilebilmesi için göğüs röntgeninin alınması gerekir.
Belirtiler
-Hızlı soluma;
-Hırlama;
-Öksürme;
-Güçlükle nefes alma;
-Dudakların ve tırnakların mavimsi bir renk alması (siyanoz)
Eğer yeni doğmuş bebeğiniz anormal bronş ve akciğer hastalığı rahatsızlığına sahipse, hastaneye yatırılması ve gözetim altına alınması gerekir.
Çoğu bebek yavaş yavaş iyileşir ve bu aylar alır. Bununla beraber, yine de ciğerleri hassastır ve enfeksiyon oluşmaması için ciğerlerinin soğuk almamasına dikkat sarfedilrnelidir. Bu bebekler, solunumlarını kolaylaştırmak için oksijen desteğine ve theophylline (bronş genişletici) gibi ilaç desteğine gereksinim duyarlar. Ciğerleri kolayca sıvı birikmesine eğilimli olduğundan, su retansiyonuhu önlemek için devamı »
Bu yazı toplamda 1409, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bronsektazi (bronş Genişlemesi) Neden , Teşhis , Tedavi
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Bronşların doğuştan ya da sonradan dönüşsüz biçimde genişlemesidir. Kronik bronşit bu gelişmenin başlıca sorumluları arasında yer alır.
Bronşektazi, yani bronş genişlemesi çeşitli biçimlerde ve bronş ağacında değişen yaygınlıkta görülebilir. Doğumsal olduğu kadar, bronşlara yerleşen enfeksiyon etkenlerinden de kaynaklanabilen bir bozukluktur. Hastalık uzun süre belirti vermez. Ama iltihaplanma ilerlediğinde ilk kez iltihaba bağlı belirtilerle fark edilebilir.
NEDENLERİ
Bebekken ortaya çıkan bronş genişlemeleri doğumsaldır. Bronş duvarının esnekliğini ve desteğini sağlayan etkenlerin yetersizliği sonucu, bronşlar doğumdan başlayarak sürekli geniş kalır. Aslında edinilmiş bronşektaziler de aynı yetersizlik sonucu gelişir.
Edinilmiş bronşektazilerde birçok bozukluk birlikte rol oynar. Kronik bronş iltihapları sırasında gelişen olaylar bronşun esnekliğini ve direncini bozarak sağlıklı yapısını kolayca değiştirebilir. İnatçı bir öksürük ya da güçlü soluk verirken karşılaşılan bir engel sonucunda bronş içindeki basıncın artması, bronş duvarının çökmesini kolaylaştırır. Bronş çevresindeki dokularda ya da bağdoku artışıyla birlikte gelişen süreçler de bronş duvarını çevreye doğru çekerek bronşun genişlemesine neden olur.
Bronş genişlemesi salgı birikimini kolaylaştırır. Bu da iltihap devamı »
Bu yazı toplamda 1503, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | |||||
| 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 |
| 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 |
| 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 |
| 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 |
| 31 | ||||||

