cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


FETHİYE GEZİLECEK YERLER

Yazar jawscod2

Her türlü güncel ve genel bilgi rafist.com

ÖLÜDENİZ:“Tanrının Dünyaya Bağışladığı Cennet” olarak nitelendirilen Ölüdeniz, 3 km’lik bir kumsala sahip bulunmaktadır. Ölüdeniz’ de, açık ve koyu mavinin, açık ve koyu yeşil ile iç içe girdiği bir renk armonisi içinde yüzmenin doyumsuz mutluluğu tadılabilir. Yılın on ayı ılık ve durgun suyu ile doğal lagün görünümündeki Ölüdeniz; yerli ve yabancı turistler tarafından en çok tercih edilen yerlerden birisidir. Modern ve renkli tatil köyleri, oteller, pansiyonlar ve kampingler turizm sezonunda tatilcilere geniş konaklama kapasitesi sunuyor. Bir “ Dünya Miraso” olan Babadağ zengin florasıyla Ölüdeniz’ in hemen arkasında yükseliyor. Babadağ’ dan yamaç paraşütü ile atlayış yapmak son yılların en gözde etkinliklerinden birisi… Uygun uçuş ve iniş koşulları ile nedeniyle, Babadağ ve Belcekız yamaç paraşütçülerinin de vazgeçemeyecekleri bir tatil merkezi.

ÇALIŞ: Gün batımının dünya’da en güzel seyredildiği yerlerden birisi olma özelliğini taşıyan, plajında insan vücuduna yapışmayan taneli kumlarını barındıran, dünyada nadir plajlara yumurtlayan caretta-carettaların ilk izlenebilen bölgelerinden birisi olan, kuş cennetine, su sporları açısından uygun bir plaja sahip olan Çalış Plajı, Fethiye’ nin 5 km kuzeyinde bulunmaktadır.

Çalış Plajı’ nın ilerisindeki Kargı Köyü ise, harikulade plajı, Günlük(Sığla) ağaçlarının arasında yer alan tatil köyleri ve otelleriyle Fethiye’ nin son yıllarda gelişen bir başka turistik bölgesi.
GÖCEK: Göcek, Fethiye ve Dalaman arasında, çam ağaçlarıyla kaplı, küçük, cennetsi bir koy…Tertemiz suları ve 4 yat limanı sayesinde yatçılar için bulunmaz bir liman olma özelliğiyle son yıllarda gerek yurtiçinde gerekse dünyada ünü giderek artıyor. Artan ünüyle birlikte Göcek de modern bir Avrupa kenti görünümünü almış bulunmaktadır. Göcek’ te yapılacak ilk şey, bir tekne turuna katılarak çevre adaları ve muhteşem koyları gezmek olmalı… Oniki adayı kapsayan tekne turlarında karşılaşacağınız büyüleyici manzaralar için yanınıza fotoğraf makinenizi almayı unutmayın…Atbükü, Sıralıbük, Boynuz Bükü, Bedri Rahmi, Sarsala, Manastır ve Göbün Koyları mutlaka görülmesi gereken bölgelerdir.
SAKLIKENT: Saklıkent, Fethiye’ nin hemen arkasında, yükek Toros Dağları’ ndan gelen çoşkun suların aşındırması ile oluşan bir doğal güzellik. Sıcak yaz günlerinde kanyonda sular içinde yapacağınız bir yürüyüşle serinleyecek, yöre mutfağından örneklerin ve taze alabalıkların sunulduğu restoranlarda yemek keyfini yaşayacaksınız. 300 metre derinliğinde ve 18 km uzunluğundaki kanyon, fotoğraf meraklılarının da gözdesi.

KELEBEKLER VADİSİ: Pieri Rapos, Euglapia Quadripunctia, Danaus Chtsippus ve diğerleri. Derin bir vadinin tabanında yer alan Kelebekler Vadisi Fethiye’ nin en güzel koylarından birisi…

Vadide ilkbahar aylarından başlayarak yılın büyük bölümünde Jersey Tiger(Kaplan Kelebekleri) nin de aralarında bulunduğu 40’ dan fazla tür kelebeği gözlemlemek mümkündür.
KAYA KÖYÜ: Tarihi Fethiye Kalesi’ nin arkasından güneye doğru giden dağ yolunu izlerseniz, 7 km ötede Anadolu Rumların 1922 yılına kadar yaşadıkları büyüleyici bir yerleşim yerine ulaşırsınız. Geçmişte Kaya Köyü “Levissi” olarak isimlendirilmişti. 1922 yılında iki ülke arasında yapılan bir nüfus değişimi anlaşması gereği, Trakyalı Türkler ve Anadolulu Rumlar karşılıklı olarak yer değiştirmişler, ancak bu bölgeye gelen Trakyalı göçmenler çevre koşullarına uyum sağlayamadıkları için, köyü kısa sürede terk etmişlerdi. Kaya Köyü, 1923 yılından bu yana terkedilmiş bir “hayalet kent” görüntüsüyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Binlerce terk edilmiş konutun yanında, kiliseleri, şapelleri, okulları, çeşmeleri, iş atölyeleri, hastanesi ve kütüphanesiyle Kaya Köyü’ nün restorasyondan sonra bir kültür varlığı olarak korunması ve uluslar arası “dostluk ve barış köyü” olarak kullanılması için her kesimden sıcak destek geliyor.

Cadianda: Fethiye’nin Üzümlü beldesinde ve ilçenin 19 km kuzeydoğusundadır. Ortalama 400 m yüksekliğindeki tepe üzerine kurulan yerleşim yeri, deniz seviyesinden 915 m. yüksekliktedir. Kent, Likya döneminden sonra Roma Döneminde de varlığını sürdürmüş, bu dönemde kente stadium, hamam ve sarnıçlar yapılmıştır. Kentin içinde olduğu düşünülen eserlerin büyük çoğunluğu tahrip olmuştur.

Cadianda antik kenti, özellikle seyahat acentaları tarafından düzenlenen organize turlarla yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.
Letoon: Fethiye-Kaş yolu üzerinde, Patara ve Xhantos antik kentleri arasında yer almaktadır. Likyalıların dini merkezi ve kültür şehri olarak bilinir. Antik kent içinde üç mabet ortaya çıkarılmıştır. Bunlar, MÖ 150-100 yıllarında Leto için inşa edilen mabet, Dor düzeninde 11×6 m sütun sayılı ve 27mx15m boyutlarında ikinci mabet ve 18×8 m. boyutunda inşa edilmiş küçük bir tapınaktan oluşmaktadır. Tapınakların güney kısmında, MS 7. yy’da terk edildiği sanılan bir bazilika ve manastır bulunmaktadır. Bunlar dışında şehirde, nymphaeum, stoa, stadyum ve grek tarzda yapılmış tiyatro yer almaktadır. Letoon antik kenti, seyahat acentaları tarafından düzenlenen organize turlarla yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.
Tlos: Fethiye’ye 35 km. mesafede olan Yaka Köyü’nde bulunmaktadır. Kent çok geniş bir alana yayılmıştır. Ancak bugün görülebilen kalıntılar akropol çevresindedir. Kentin en önemli özelliği, çok korunaklı ve yüksek surlarla çevrilmiş bir akropolün yer almasıdır. Akropolü çevreleyen sur duvarları Roma döneminde yapılmıştır. Akropolün eteğinde kısmen tahrip olmuş bir stadyum, hamam, tiyatro ve bazilika kalıntıları yer almaktadır. Tlos antik kenti, seyahat acentaları tarafından düzenlenen organize turlarla yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Son yıllarda, Yakapark mesire alanının daha fazla ilgi çekmeye başlamasıyla birlikte, Tlos antik kentine olan ziyaretlerin sayısında artış olmuştur.
Pınara: Fethiye’ye 45 km mesafede olan Minare Köyü yakınında yer almaktadır. Başkent Xantos’ta nüfusu artınca, Xantos’tan göç etmek zorunda kalan halk üç gruba ayrılırlar. Bir grup, Kragos Dağı yönüne gider ve burada bir yerleşim kurar. Bu yerleşim yeri, Likya dilinde yuvarlak anlamına gelen Pinara’dır. Kentten günümüze, kaya mezarları ve lahit mezarlar ile sur duvarları, hamam, tiyatro, agora, odeon gibi yapıların kalıntıları ulaşmıştır. Kent, M.S. 8. yüzyıldan sonra önemini bütünüyle yitirmiştir.

Xanthos: Xanthos, Fethiye’ye 46 km. uzaklıkta, Kınık beldesinde yer alan, Fethiye-Kaş yolu üzerinde, Eşen çayının ayırdığı Muğla-Antalya il sınırındadır. Kent, Likya birliğinin idarî merkezidir (Başkenti). Kentte ilk dikkati çeken eserler, Likya kültürüne özgü kaya mezarlarıdır.

Şehrin Eşen çayına ve ovasına doğru uzanan farklı tarzda bir akropolü yer almaktadır. Şehir, birkaç defa deprem geçirmiş ve eserlerin bir kısmı tahrip olmuştur. Bugün, kaya mezarları, tiyatro, akropol ziyaret edilebilecek önemli eserler arasındadır.

Bu yazı toplamda 2730, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share
Ev ve İş Telefonu Başvurusu Yapmak İçin; Buraya tıklayınız...

CommentYorum