cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Şevki Çobanoğlu

Yazar Onur

Her türlü güncel ve genel bilgi rafist.com


Şevki Çobanoğlu


Araştırmacı-yazar ve şair. 3 Nisan 1953, Taşlık
Köyü/Özvatan/Kayseri doğumlu. İlkokulu köyünde (1964), Ortaokulu Özvatan ilçesinde (1971) tamamladı. Nevşehir Ticaret Lisesi’nden (1974) mezun oldu. Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme Fakültesi Maliye ve
Muhasebe Bölümü’nü (1980) bitirdi.Çalışma hayatına 1974 yılında başladı. Çeşitli firmalarda muhasebeci, muhasebe müdürlüğü ve yönetici olarak çalıştı. Libya ve Suudi Arabistan’da Türk inşaat firmalarında iki yıl kadar muhasebecilik yaptı (1983-1985) . Bir
süre de serbest ticaretle uğraştı (1986-1988/1997-2001).

Faisal Finans Kurumu Şirketler Grubu’nda muhasebe müdürlüğü (1990) yaptı. 28 Nisan 1994 tarihinden 13 Şubat 1997 tarihine kadar Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.

Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Lüksemburg gibi Avrupa ülkelerini iş seyahatleri dolayısıyle gezdi (1997-2001) .

Kapitalizmin Türkiye Şubesi’nin Yıkılışı başlığını taşıyan ilk yazısı 3 Temmuz 1980’de Millî Gazete’de çıkmıştı. Aynı gazetede haftalık yazılarını 1997 yılına kadar sürdürdü. İlk kaleme aldığı şiiri, 1974 yılında yazdığı ‘Genç’ başlıklı şiiridir. Yazıları ayrıca Olay (Kayseri) , Gündem (Kayseri), Gelişim (İstanbul) , Yeni Devir ve Zaman gazetelerinde yer aldı. Ahde Vefa Dergisi’nde (İstanbul) ekonomi üzerine yazılar yazıyor.

Bir ekonomist olan Şevki Çobanoğlu, ekonomi yazılarının yanında Türk Halk Edebiyatı dalında Âşık tarzı şiirler de yazmaktadır. Şiirde, hece veznini (ölçüsünü) kullanmıştır. Yazdığı şiirler, genellikle Âşık Edebiyatı ve Tasavvuf Edebiyatı nazım şekillerinden koşma ve semai şeklinde olup, vezinli ve ölçülüdür. Şevki Çobanoğlu şiirlerinde mahlasını, ‘Şevki Çobanoğlu, Çobanoğlu, Ozan Çobanoğlu, Âşık Çobanoğlu, Şevki, Derviş Şevki’ şeklinde kullanmaktadır.

Şevki Çobanoğlu ilk dönemde yazdığı şiirlerinde (1974-2000), kafiye vb. bazı usûl hataları yapmıştır. Son dönemde yazdığı şiirlerinde (2001 ve sonrası) ise halk şiiri usûllerini en güzel bir biçimde kullanmıştır. Ayrıca daha sonra, önceleri yazdığı şiirlerindeki hatalarını görerek, ilk dönemde yazdığı şiirlerini yeniden ele alıp, düzeltmiştir. Böylece bütün şiirlerini
ölçülü ve düzenli bir hâle getirmiştir. Bu nedenle Şevki Çobanoğlu’nun şiirlerini okuyanların veya araştırma yapanların buna dikkat etmeleri gerekir. Şevki Çobanoğlu’nun şiirleri, Antoloji.Com’a yazdığı şiirleri veya 2006 yılından sonra yayınlanan kitapları esas alınarak incelenmelidir.

ESERLERİ
Araştırma-inceleme: 1- Türkiye’de Ekonomik Çıkmaz (1981) 2- Türkiye’de Ekonomi Politikaları ve İşsizlik Meselesi (1984) 3- Borç Tuzağı ve Ekonomik Sömürü Odakları (1987), 4- Ekonomik Çözüm (1991), 5-Müslüman Ülkeler Arasında Ekonomik İşbirliği ve İslâm Ortak Pazarı (1992),
6- Avrupa Birliği ve Türkiye (1995), 7- Çok Ortaklı Şirketler ve Ekonomik Kalkınma (1999), 8- Ekonomik Meseleler (2000), 9- İslâm Ekonomisi, 10-
Petrol Politikası, 11- Millî Kalkınma Politikası

Şiir:
1- Selâm (1993), 2- Dosta Sesleniş (2000), 3- Gönül Bağım (2000),4- Merhaba (2000) , 5- Bizim Yolumuz (2000) , 6- Güzel Kayseri, 7- Gizli
Sırlar, 8- Halk Divanı, 9- Dost Duyguları, 10- Türk Halk Edebiyatında Şiir

Diğer:
1- Partiler ve İktidar Arayışı, 2- Seyahat Hatıralarım, 3-Makalelerim, 4- Tövbe ve Dua, 5- Müslüman’a Öğüt, 6- Tarihi Geçmişiyle Taşlık Köyü, 7- Zorlukları Aşan Şevki Çobanoğlu (Hayatım ve Fikirlerim)

(Kaynak: 1- İhsan Işık, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, 2- İhsan Işık,Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi)

ŞİİRLERİM VE ŞAİRLİĞİM

Şiir yazmaya lisede okurken başladım. İlk kaleme aldığım şiir, 1974 yılında yazdığım ‘Genç’ adlı şiirimdir. Üniversite yıllarımda mesleğim gereği
ekonomiye daha fazla ilgi duydum. Ekonomi üzerine yazılar yazarak, bu konuda uzmanlaşma yolunu tuttum ve kitaplar yazdım. İş hayatımda bazı zorluklarla karşılaştım. Yaşadığım zorluklar, beni, daha çok şiir yazmaya sevk etti.Böylece bir ekonomist olarak şiir yazma yolunu da tuttum.

Şiir ve Şair

Şiir; yaşanarak ve içten gelen duygularla yazılır. İnsan, şiirle inandığı davasını anlatabilir. Düşüncelerini, duygularını ve dertlerini dile getirebilir. Yaşadığı toplumun problemlerini ortaya koyabilir. Yazılan
şiirlerin anlaşılır olması gerekir.

Şairler; kelime mimarları ve gönüllerde akan ırmakların çağıltısıdır. Şairler; yazdıkları şiirlere göre kimlik taşırlar. Her şiir, o şairin
kimliğidir.
Şairler; veciz ve anlamlı mısralarda çok şey anlatma sanatını göstermektedirler.

Halk Şairleri, Âşıklar / Ozanlar; duygularını, düşüncelerini, dertlerini,hüzünlerini ve sevgilerini şiir ile dile getiren gönül insanlarıdır.

Şiirlerim ve Şairliğim

Şiirde takip ettiğim yol; halkın dertlerini dile getirmek ve insanlara uyarılarda bulunmaktır. Şiirlerimde, insanımıza hep dostane tavsiyelerde
bulundum. İnsanlar duyarlı olsun ve aldanmasın istedim. Başlangıçta, şiir yazma konusunda bazı hatalarım olmuş. İlk dönemlerde acele olarak yazdığım şiirlerim de, özellikle kafiye düzeninde kural hataları yapmışım. Daha sonra şiirlerimi değerlendiren dostlarımın uyarıları üzerine, şiir ve şairlik konularında bilgiler edindim. Büyük şair ve âşıkların/ozanların şiirlerini okudum. Şiirin aceleci ifadelerle yazılamayacağı kanaatine vardım.

İlk dönemlerde hatalı olarak yazdığım şiirlerimi yeniden düzenleyerek, edebi kurallara uygun hale getirdim. Bunun için şiirlerimi; 1) Acemilik dönemi (1974-2000 dönemi) , 2) Ustalık dönemi (2001 ve sonrası dönem) olarak, iki dönemde değerlendirmek gerekir.

Ben. şiirlerimi; gezdim, gördüm, yaşadım ve yazdım. Şiirlerim; didaktik (bilgi verici, öğretici) , yol gösterici duygularla ve hakikatlerle doludur.Şiirlerimin konusunu bütün sosyal hayat teşkil eder. Şiirlerime; millî,
dini, siyasi, kalkınma, gönül, tabiat ve günlük sosyal olayları konu ettim. Hakkı hâkim kılmak ve haksızlığı ortadan kaldırmak için mesajlar vermeye
çalıştım.

İstanbul, 28.10.2006
Şevki ÇOBANOĞLU

HAKKINDA YAZILANLAR

1) Şevki Çobanoğlu, 1953 yılında Kayseri’nin Özvatan (=Çukur) ilçesine bağlı Taşlık köyünde doğdu. Yüksek tahsilli ozanlarımızdandır. Âşık tarzı şiir geleneğine uygun olarak yazdığı şiirleriyle, Kayseri’de bulunan Kültür
Müdürlüğü Âşıklar Kahvehanesi ve Kayseri Halk Şairleri Kültür Derneği’nin faaliyetlerine katılmaktadır. Şiirleri çeşitli gazete ve antolojilerde yer alımıştır. Ekonomi, şiir, siyaset ve hatıra dallarında kitapları vardır.
(Dr. Bayram Durbilmez, Kayserili Halk Şairlerinin Şiirlerinde Kıbrıs, Geçit Yayınları, Kayseri, Ağustos 1999, sh: 140)

2) Gazetemizde ekonomi yazılarıyla tanıdığınız Şevki Çobanoğlu, ilk şiirlerini ‘Selâm’ adlı bir kitapta topladı. Çobanoğlu’nun şiirlerinde oldukça sade bir dil ve çeşitli sosyal konuları
şiirleştiren temalar yer alıyor. Çobanoğlu, şiirlerinde herkesin okuyup anlayacağı bir dille toplumsal olaylara parmak basıyor. Zaman zaman kızıyor, bazan çağrı yapıyor, ‘uyanın! ‘ diyor. (Millî Gazete, 04.02.1993)

3) Şevki Çobanoğlu, Kayseri Olay, Kayseri Gündem, Yeni Devir gazetelerinin yanı sıra, gazetemizde de ekonomi yazıları yazdı. Çobanoğlu’nun, Selâm,
Dosta Sesleniş, Gönül Bağım ve Merhaba şiir kitapları çıktı. Çobanoğlu’nun şiirlerinde, gönül önemli bir yer tutar. İş hayatında karşısına çıkan olumsuzluklara karşı şiiriyle uyarı görevini yapıyor. Şiirleriyle ilgili yazar, Merhaba’da ‘Ben şiirlerimi; gezdim, gördüm,
yaşadım ve yazdım’ tespitini yapıyor. (Millî Gazete, 02.09.2000)

4) Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan ekonomi yazılarıyla tanıdığımız Şevki Çobanoğlu, çeşitli tarihlerde yazmış olduğu şiirleri ile yeniden gündeme geldi. Genellikle ölçülü şiirler yazmayı deneyen Çobanoğlu’nun şiirlerinde; insan, sevgi, inanç, pastoral öğeler, sosyal problemler yer alıyor. (Zaman Gazetesi, 15.03.1993)

5) Şiir yazmaya Lise döneminde başlayan Şevki Çobanoğlu, şiirlerini ilk defa ‘Selâm’ adlı kitabıyla yayınladı. Daha sonra sırasıyla ‘Dosta Sesleniş’, ‘Gönül Bağım’, ‘Merhaba’ adlı şiir kitaplarını yayınladı. Çobanoğlu’nun şiirlerinde, sade bir dil ve rahat bir anlatım görülür. Ölçülü
şiirler yazan Çobanoğlu, şiirlerinde, insan, sevgi, inanç ve sosyal problemler gibi konuları işliyor. Herkesin kolaylıkla okuyup anlayacağı bir
dille gezdiği ve gördüğü yerleri, yaşadıklarını yazıyor.

Çobanoğlu şiirlerinde; Allah aşkını, hoşgörüyü ve insan sevgisini dile getirmesiyle Yunus Emre’nin, yaşadığı dönemin sosyal olaylarını dile
getirmesiyle de Develili Âşık Seyrânî’nin izlerini görmek mümkündür. Çobanoğlu, Halk Edebiyatı’na değerli eserler katmış ve daha pek çok eser katacaktır. (Şahika Dergisi, Kayseri, Sayı: 3, Mayıs 2000, sh: 30)

6) ‘Selâm’ yazarıyla 1975 senesinde Kayseri’de tanıştık, kaynaştık. Aynı atmosforde yaşamaya, duymaya, acı ve ızdırapları ruhumuzun ta…
derinliklerinde hissetmeye başladık. Sonra vatanın ayrı bölgelerine hicret ettik. Ayrılışlar sevgi bağlarını daha da perçinlermiş.

Çeşitli fikri kitaplardan sonra ilk şiir kitabını da yayınlayan Şevki Çobanoğlu, iman davası yolunda bir yaşam harcayan idealisttir.

İnsan ruhunu araştırma tutkusu ile dopdolu olan şairimiz, cemiyet ve fertlerinin bunalım ve saplantılarını, yüreğinde onulmaz acılarla hisseden bir sanatkârdır. Canhıraş duygularının deruni özellikleriyle beşeri vasıtaların kavrayamayacağı derecede hassas işaretleri yakalar, sonunda kendine özgü, bir yol, bir çizgi sunar Çobanoğlu.

Gençlik ve cemiyetin ızdırabıyla yuğrulan, zaman zaman geçmiş, gelecek ve hâl ile duygulanan, fertlerin vurdum duymazlığı karşısında şairimizin
feryadını görüyoruz.

Yol gösterici, nasihat verici, didaktik kişiliği ile günümüz ihmâlkar kuluna
‘Al abdesti, kıl namazı’ diyor:
‘İman eden güzel insan
Al abdesti, kıl namazı
Nasıl olur bir Müslüman?
Al abdesti, kıl namazı’

Toplumda tarihe, maziye, ecdada saldıranlar çoğaldıkça Fatih’in, Yavuz’un
torunlarına kutlu bir mesaj veren Çobanoğlu, ‘Utansın! ‘ şiirinde feryadını:

‘Yalan olanlara bu gerçek deyip
Sahte tarihi yazanlar utansın!
Büyük bir milletin evlâdı olup
Ceddini bilmez torunlar utansın! ‘
şeklinde dile getirir.

Ortadoğu, Afganistan, Ayasofya, Gençlik ve Gurbet çeşitlemeleriyle inananlara yol gösteren, donmuş-robatlaşmış ruhlara seslenen şair, herşeye
rağmen:
‘Dostuna çok dostça dualar eder
Yazıyı yazar da şükür olsun der’

Özdeyişiyle, şükrederek sonunda döner dolaşır köyüne gelir: Ormanıyla, yaylasıyla, meşe, söğüt, kavağıyla, camisiyle, iyi kalpli insanıyla
bütünleşir, saf ve yalın bir deyişle köyünü anlatır:
‘Ak Dağ’a bakan bir belde
Çok güzeldir benim köyüm
Ormanı var bütün meşe
Çok güzeldir benim köyüm

Çobanoğlu yazmak huyu
Benim köyüm Talık Köyü
Çeşmesinden için suyu
Çok güzeldir benim köyüm’

Şiir, şairlere ait bir kısım solmayan çiçekler ve bu çiçeklerin çevreye saldıkları kokular demektir. Şiir, bir yürek hoplaması, bir ruh heyecanı ve bir gözyaşıdır. İslâm şairleri, en büyük alanı ihtiva eden sevgi konusunu
güldestelerinde daima dile getirirler. Allah sevgisini, tabiat ve insan sevgisini… Şüphesiz ki sevginin her türlüsü: En mükemmel ilham kaynağıdır.

‘Selâm’ şairi, (Gurbet) şiirinde, sıla özleminin tahammül edilmez acılarla, yüreğinde derin yaralar açtığını görüyor, sonunda kalem ve kağıdın
mevcudiyetine şükrederek dua ile bitiriyor:
‘Gurbet ele vardım gelirim diye
Gurbet beni aldı ayırdı dosttan
Bana perde oldu çıkmaz aradan
Gurbet beni aldı ayırdı dosttan

Kaleme sarıldım kağıt yetmiyor
Yazdıkça yazıyom derdim bitmiyor
Sılanın hasreti benden gitmiyor
Gurbet beni aldı ayırdı dosttan’

Aslında şair, bu mısralarla bitmiş değil, henüz başlangıç durumunda. Allah’ı sır ve güzellik yolunda arayan, hayat ve hakikat üzerinde fikir çilesi çeken Çobanoğlu kardeşimiz, yarınlarda bizlere çok daha yeni ve güzel şeyler
sunacaktır. Senin sevdiklerini ve özlediklerini, güzel mısralarının arasında bulma bahtiyarlığına eriştiğim için mutluyum. İnsan emeğinin ürünleri arasında şiir kadar anlatılması güç bir şey tasavvur edilemez. İşte sen bunu başardın. Gerçek hazineleri su yüzüne çıkarıp haykırdın dünyamıza. Sana başarılar ve aydınlık yarınlar diliyorum sevgili dostum. (Mehmet Kadri Sayılgan, İzmir, 09.08.1992)

7) Şevki Çobanoğlu’nun Şiirlerine Anılar Ardından Toplu Bir Bakış: Şevki’yi çocukluğundan beri tanırım. Bugüne kadar yayınlanmış şiirleri için, benden bir yazı istediği zaman irkilmedim desem yalan olur. Düşündükçe kaygılandım.

Arkadaşımın şiirlerini mercek altına alıp, tenkidin, o soğuk neşteriyle nasıl ölçüp biçebilirdim ki? Sonra hiç gönül, hatır tanımadan. Ama ne yapalım ki eleştirinin kuralı buydu. Hem dost da acı söylerdi. Yazmamak için
ne yaptımsa olmadı. Sonunda kolay yolu seçtim bende, anılar yetişti imdadıma. Artık ölçümü bulmuştum.

Daha yeniyetmelik döneminde Necip Fazıl’ı ve Abdurrahim Karakoç’u coşkuyla okuduğunu biliyorum. Sonra bu okumalar arasında edindiği bir sazı da yavaş yavaş akort edip bazı klasik halk türkülerini çalmaya bile başlamıştı.
Derken ‘Müzikten daha önemli meseleler var’ gerekçesiyle sazı birdenbire bıraktı. Bu tavrını onun için bir dönüm noktası olarak görüyorum ben.
Şiirlerindeki hak, hukuk kavgasına bakıp da onu duygusuz veya katı bulacak olanlara, bu olayın aksini ıspatlayacağından eminim.

Doğduğu köyün ana sütü gibi saf ve temiz havasını teneffüs etmesi, kötülük bilmez insanlar arasında büyümesi nedeniyle halk şiirine soğuk bir suya
gider gibi yaklaşmıştır. Sık sık uyak tuzağına düşmesi bu yüzdendir.Türküleri unutmamıştır da ondan.

Burada anılara dalmışken; şu anekdotu da nakletmekten geçemeyeceğim. Ben ilkokulun son sınıfındayken sanırım Şevki yeni başlamıştı okula. Fişlerden biri bugünkü gibi aklımda. Aynen şöyleydi: ‘Şevki manav ol’. Bu fişi, onun
ekonomi dünyasındaki grafiği için bir kehanet gibi görmüşümdür hep.

Şiirlerinin konusunu bütün sosyal hayat teşkil eder. Bu bakımdan hiçbir zaman konu sıkıntısı çekmemiştir. Tür olarak zaman zaman yergiye, taşlamaya yönelmiştir ki, didaktik şiirin
başlıca çeşitlerindendir bu. Ta Âşık Dertli’den Âşık Veysel’e kadar tüm ozanar bu yola başvurmuşlardır. Dikkat edilirse görülecektir ki; Şevki’nin şiirlerinde hicve hiç yer yok gibidir. Çünkü onu ancak acı duygulandırabilir. Zaten sanatın sebebi de acı olsa gerek.

Ne var ki, yer yer uyak ve ahenk bozukluklarına rastlanılsa da bunun da kısa sürede üstesinden geleceğine yüzde yüz eminim. Sanırım bu tutarsızlıklar serbest mi yoksa ölçülü nazım mı tercih kararsızlığından ileri gelmektedir.
Ayrıca bazı kişi ve kurumlara gördüğü haksızlıklar nedeniyle taş atmadan edememiştir. Bu gel, geç parçalardan ilerde vazgeçeceğini sanırım. Nitekim birçok şairde aynı tutuma rastlıyoruz. Hiçbir şair birdenbire mükemmele ulaşıp, kendini bulmuş değildir.

Bu yazı toplamda 2097, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share
Ev ve İş Telefonu Başvurusu Yapmak İçin; Buraya tıklayınız...

CommentYorum