Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
insanda solunum sistemi (Biyoloji)
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Solunum organlarıyla dış ortamdan alınıp verilmesine “dış solunum” denir.
Solunum organlarına alınan ’nin hücrelere taşınması ve hücredeki ’nin solunum organlarına getirilmesine “iç solunum” denir.
Hücrelerdeki besinlerin le veya siz yakılıp ATP üretilmesine “hücresel solunum” denir.
İNSANDA SOLUNUM SİSTEMİ
İnsanda solunum sistemi akciğerler ve akciğerlere hava taşıyan borulardan meydana gelmiştir.burun,ağız,yutak,gırtlak,soluk borusu,bronşlar da solunumda rol oynar.
devamı »
Bu yazı toplamda 1697, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Sinir Sistemi (Biyoloji)
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
İç ve dış çevreden gelen uyarılara karşı tepki göstermemizi sağlayan sisteme sinir sistemi denir.
Omurgasızlarda Sinir Sistemi:
Tek hücrelilerde özelleşmiş bir sinir sistemi yoktur. Uyartıları alma ve cevap verme sitoplazmadaki sinir telcikleri yardımı ile olur.
Paramecium da hücre dışında bulunan siller, hücre içindeki sinir telleri ile bağlantılıdır. Sinir telleri dıştan gelen uyartıları hücrenin her yerine iletir.
Süngerlerde özelleşmiş sinir hücresi yoktur. Her hücre uyarıya karşı kendisi tepki gösterir. Uyartı kimyasal yolla iletilir.
Sölenterlerden Hidrada özelleşmiş sinir sisteminin en basiti olan sinir ağı bulunur. Sinir ağı birbirine bağlı sinir hücrelerinden oluşur. Uyartı iletimi yavaştır.
devamı »
Bu yazı toplamda 1469, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Genetik
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Genetik veya Kalıtım (Yunancadan genno γεννώ= doğurmak), canlının bütün özelliklerinin eski kuşaktan yenisine nasıl geçtiğini inceleyen bilim dalıdır.
DNA 4 farklı bazdan oluşur: Adenin, Timin, Guanin ve Sitozin (A,T,G ve C)
İlk olarak Gregor Mendel’in yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında tanındığı için, Mendel “genetiğin babası” olarak da adlandırılır.
Genetik bilimi 20.yy’ın ilk yarısında bilim insanları arasında heyecan ve merak uyandırsa da asıl etkisini ikinci elli yılda DNA’nın moleküler yapısının keşfedilmesiyle göstermiştir.
Bir anda bilimcilerin göz bebeği haline gelen genetik 1980’li yıllara gelindiğinde artık gelecek yüzyılın bilimi olarak nitelendirmiştir. 1990’lı yıllara gelindiğinde yıllardır bilim insanlarının hayallerini süsleyen insan DNA dizinin haritasının çıkarılma fikri için ilk kez somut bir adım atılmıştır. devamı »
Bu yazı toplamda 1434, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Sinir Sistemi Ve İşleyişi
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
İnsan merkezi sinir sistemi, evrende bilinen en karmaşık biyolojik organizasyona sahiptir. Milyarlarca sinir hücresi ve bunların aralarındaki trilyonlarca bağlantı, sinir sisteminin ana yapısını oluşturur. Bunların yanında, sinir hücrelerinin on katı kadar sayıda da yardımcı hücreler (nöroglia) bulunur. Bu akıl almaz düzeydeki karmaşık yapı, bu günkü bilgilerimiz ışığında, tüm canlılık olaylarını ve davranışları düzenleyen bir ara-birim olarak görev yapar.
Sinir bilimleriyle uğraşan biri olarak, edindiğim her yeni bilginin beni garip bir hayret ve coşku içinde bırakması ve bilimin paylaşılarak büyüyeceğine olan inancımdan dolayı, konu ile yakından ilgili olmayanlar için, vücudumuzun yönetim merkezi konusundaki son bilgileri ve bunların muhtemel felsefi sonuçlarını elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım. Bilginin gereksizi diye bir şeyin varolmadığına inanan bir insanım ve anlamanın temelinin, “nasıl anladığımızı anlayabilmek” olduğunu düşünüyorum. Bunu yapmak için de, işimiz ve uğraşımız ne olursa olsun, bizi ilgilendiren her türlü bilgiyi, yani elimizden geldiğince her şeyi öğrenmemiz gerekir diye düşünüyorum. Özellikle de kendimizi… devamı »
Bu yazı toplamda 1052, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Sitoplazma
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Sitoplazma, yarı sıvı matriks olup, plazma zarı ile nükleus arasını doldurur. Sitoplazmanın submikroskobik morfolojisi 1945 yılında Porter tarafından elektron mikroskobu ile yapılan çalışmalar sonunda aydınlatılmıştır. Bir canlıda saptanan her türlü canlılık olayları sitoplazma içerisinde geçer. Genellikle saydam ve homojen bir kitle oluşturur.
Sitoplazma
Hücre zarı ile çekirdek arasında bulunan yumurta akı kıvamındaki sıvıdır.Hücrenin yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yerdir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1119, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Golgi Aygıtı
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Golgi aygıtı(Diktiyozom), bir hücre organeli. Çekirdeğe yakın sentriyolün civarında bulunan kanalcık ve kesecik sistemidir.
Granülsüz endoplazmik retikuluma benzer, yani üzerinde ribozom bulunmaz. Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde ve sinir hücrelerinde iyi gelişmiştir. Alyuvar ve bakteri gibi hücrelerde bulunmaz. Golgi aygıtı lizozomların oluşmasında da etkilidir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1102, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Lizozom
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Lizozom, sitoplazmada bulunan ve genellikle küçük, yuvarlak ve çapları 0,2-0,8 mikron arasında değişen yapılar
Yapısı
Hücrenin elektron mikroskopla incelenmesi sonucu bulunmuştur. İlk kez, DE Duve Lizozomları tek ünit zarla çevrelenmiş, içi homojen olmayan yoğun materyalle dolu oluşumlar olarak tanımlandı. Araştırmalarla bunların içinde asit pH’da etkili 10-12 çeşit hidrolitik enzimler bulunmuşur. Bunlar arasında asit fosfataz, asit ribonukleaz, asit lipaz, lizozom, kollagenaz v.b enzimler vardır. Lizozamlar, eritrositler dışındaki tüm memeli hücrelerinde görülürler. Gelişmiş bitki türlerinde bulunmazlar. Hücre içinde golgi aygıtına çok yakın bölgede granüller biçiminde belirir ve ünit zarla kuşatılır. Bunların endoplazmik retikulumu ya da golgi aygıtında meydana geldiği saptanmıştır. Herhangi bir nedenden dolayı lizozom zarı yırtılırsa içindeki sindirim enzimleri sitoplazmaya dağılır ve hücre sindirilir. Bu olaya otoliz ve lizozomun dokuyu sindirmesi olayına da Histoliz denir
devamı »
Bu yazı toplamda 1125, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bakterilerin Yara ve Zararları
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Bu canlılardan bazıları hastalıklara yol açmakla birlikte, çoğu türleri zararsızdır,hatta doğrudan insanın yararına sonuçlanan birçok biyokimyasal süreçte etkin biçimde rol alır. Özellikle biyosfer süreçlerindeki etkisi yadsınamayacak kadar önemli olan bakteriler ol-maksızın toprak verimini koruyamaz ve bitkilerin yetişmesine, dolayısıyla bitkilerle besle-nen hayvanların yaşamının sürüp gitmesine yardımcı olamaz. devamı »
Bu yazı toplamda 1575, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Anadolunun Biyolojik Çeşitliliği
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Avrupa ile Asya arasında, üç tarafı,nitelikleri birbirinden oldukça farklı olan denizlerle çevrili, üç kıta arasında köprü görevi yapan, 779.000 km2 ‘lif bu yarımada, tomografik özellikleri nedeniyle, kısa mesafelerde değişik iklim kuşaklarını bünyesinde bulundurmaktadır.
Anadolu’nun tomografik yapısı çok farklı olduğu ve özellikle çok kısa mesafelerde ekolojik faktörleri çok büyük ölçülerde değiştiği için, bulundurduğu canlılar,evrimsel olarak zengin bir şekilde çeşitlenmeye uğramış tür ve alt türler cennetini meydana getirmiştir.
Anadolu Jeolojik dönemlerde (yaklaşık 300 milyon yıl önce) tropikal iklim özelliği göstermiş, daha sonra subtropikal iklim özelliği göstermiş (yaklaşık 70 milyon yıl önce) olup, bunun devamında da şimdiki iklim özellikleri oluşmaya başlamıştır (yaklaşık 30 milyon yıl önce).
Bugün kuzeyde; yağışlı, nemli ve ılıman iklim, doğuda kışları soğuk ve kurak bir çeşit Sibirya tipi iklim, güneydoğu kesiminde sıcak ve kurak bir çeşit çöl iklimi, iç kısımda yazları yağışsız, kurak ve sıcak, kışları ise karlı ve soğuk bir iklim; batıda ve güneybatıda yazları sıcak ve kurak, kışları yağmurlu Akdeniz iklimi hakimdir. devamı »
Bu yazı toplamda 1491, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bağışıklık Sistemi
Yazar jawscod2 | 12.03.2008 | Kategori Eğitim
Bağışıklık sistemi, vücudu dışarıdan gelen biyolojik etkilere karşı koruyan, özelleşmiş hücreler ve organlardan oluşmuş bir sistemdir. Normal şartlar altında, bağışıklık sistemi vücudu bakterilere ve viral enfeksiyonlara karşı korur, kanser hücreleri ve yabancı maddeleri yok eder. Eğer bağışıklık sistemi zayıflarsa, vücudu koruma yeteneği de zayıflar ve patojenler, nezle veya grip gibi, vücutta rahatça gelişebilirler. Sistem aynı zamanda tümör hücrelerini gözetim altında tutar ve bağışıklığın baskılanmasının hastalık riskini yükselttiği bildirilmiştir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1089, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

