cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Erdoğan, Putin’le İmzayı Attı

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Ekonomi

Haber: Erdoğan, Putin'le İmzayı AttıTürkiye’nin İlk Nükleer Santralını Yapmaya Niyetlenen Rusya, Bu Konudaki Kararlılığını Gösterdi.Atomstroyeksport şirketinin Ciner’le yaptığı konsorsiyum aracılığıyla Türkiye’nin ilk nükleer santralını yapmaya niyetlenen Rusya, bu konudaki kararlılığını gösterdi. İhalenin kasım ayında iptal edilmesine karşın Başbakan Erdoğan’ın dünkü Moskova’da Putin’le nükleer santral imzası attı. Buna göre 10 Kasım 2010’da santralın yapımına başlanacak.

TÜRKİYE ile Rusya, Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralını kurma konusundaki kararlılıklarını gösterdi. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Rus Başbakan Vladimir Putin ile görüşmesinde Türkiye’nin nükleer santral yolculuğu açısından önemli bir viraj alındı. iki ülke arasında, Türkiye’de nükleer santraller kurulmasında devletlerarası bir işbirliği anlaşması yapıldığı açıklandı. Rusya’da bulunan Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Rus Başbakan Yardımcısı Igor Sechin arasında imzalananan anlaşma ile 10 Kasım 2010’da nükleer santral yapımına başlanması kararına vardı.

İhalesiz yola devam

Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) tarafından açılan ve Mersin Akkuyu’da inşa edilmesi öngörülen nükleer santral ihalesine tek teklif Rus-Türk ortaklığı Atomstroyexport-Inter Rao ve Park Grubu şirketlerinden Park Teknik’ten oluşan konsorsiyum vermişti. Ancak bu ihale Danıştay’ın ihalenin kritik iki maddesi için yürütmeyi durdurma kararı vermesi sonucunda geçtiğimiz kasım ayında iptal edilmişti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise iptal kararının nükleer sürecini etkilemeyeceğini, sürecin ihale olmadan da devam edebileceğini söylemişti.

Mersin Akkuyu’da

İşte bakanın sözünü ettiği bu yeni sürecin, ana hatları Başbakan Erdoğan’ın Moskova’ya ziyareti sırasında kesinleşti. Yapılan açıklamalarda da nükleer santral konusundaki bu anlaşmayla ‘bir süreç başladığı’ ve ‘bu süreç sonunda her iki taraf her konuda mutabık olursa sonunda nihai anlaşmanın imzalanacağı’ bildirildi. İki başbakanın ortak açıklamasına göre, nükleer için hukuki anlaşmanın altyapısı hazır. Türkiye, 10 Kasım 2010’a kadar değerlendirmelerini yaparak, bu konuda son kararını verecek ve o tarihte Mersin Akkuyu’da Türkiye’nin ilk nükleer santralinin yapımına başlanacak.

Siemens’e yüzde 15

İhaleye katılan konsorsiyumda yer almamasına karşın Siemens de nükleer sürecinde yer alacak. Santralin yüzde 15-20’si sanayi ve ileri teknoloji alanında dünya liderleri arasında yer alan Siemens’e verilecek. Santralin yapım işlerinin yüzde 25-30’u Türk müteahhitlere verilecek. Santral için yakıt temini Rusya’dan yapılacak ve işlendikten sonra geri alım garantisi olacak. Edinilen bilgilere göre Mersin Akkuyu’da kurulacak nükleer santral için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu yüzde 100, sismik çalışmaların da yüzde 80’i tamamlandı.

Süratle tamamlanacak

Erdoğan, düzenlenen basın toplantısında nükleer santral anlaşmasına ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi: “Nükleer enerjiyle alakalı olarak Danıştay’ın ihaleyi iptalinden sonra devletten devlete bir anlaşma yapmak suretiyle bu adımı atma noktasında taraflarca bir karara vardık. Şu anda onun alt yapı çalışmasını arkadaşlarımız yürütüyorlar. Tamamladıkları anda bununla ilgili adımı atacak ve bu işi süratle bitirip hayata geçireceğiz ve çok fazla bir zamanımızı alacağını zannetmiyorum. Hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmış durumda.”

Ortaklığımız çok daha güçlenecek

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Başbakanı Putin ile yaptığı ortak basın toplantısında, “Enerji konusu, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin en önemli unsurudur. Doğalgaz alanında olan işbirliğimizin ham petrol ve nükleer enerji alanına da yayılmış olması aramızdaki bu ortaklığı çok daha güçlendirecektir” dedi. Bu ziyareti sırasında Devlet Başkanı Medvedev ve Başbakan Putin ile çok çok verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini dile getiren Erdoğan, “Önümüzdeki 5 yıl için bir hedefimiz var. O da dış ticaret hacmini 5 yılda 100 milyar dolara ulaştırmaktır. Tabii bu yıl aynı zamanda haziran ayında Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında 1920 yılında başlatılan diplomatik ilişkilerin 90’ıncı yıl dönümünü kutlayacağız” diye konuştu.

Bitkiler için de anlaşma yapıldı

YAPILAN toplantılarda Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında, “Türkiye’de Nükleer Santral Tesisi Konusunda İşbirliği Ortak Beyannamesi”nin yanı sıra “Bitki Karantina Alanında İşbirliği Anlaşması” imzalandı. Nükleer santral anlaşmasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bitki anlaşmasına da Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker imza koydu.

Park Elektrik hisseleri yüzde 9.4 prim yaptı

AÇIKLAMANIN duyulmasının ardından Akkuyu’da inşa edilmesi öngörülen nükleer santral için açılan ihalede tek teklif veren konsorsiyumun ortağı Park Grubu şirketlerinden Park Elektrik hisseleri hızla yükseldi. Hisseler günü yüzde 9.4 primle 3.26 TL’den kapattı.

Yoksulluğa kaç para ayrılıyor

MOSKOVA Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde “Türk Dış Politikası” konulu bir konferans veren Başbakan Tayyip Erdoğan, “Şu anda dünyada yıllık ortalama olarak savunma sanayi sektörüne ayrılan rakamlar 1 trilyon dolara ulaşıyor. Peki insanlığın barışı için fakirliğin giderilmesi için, açlığın, yoksulluğun giderilmesi için” diye sordu.

Bu yazı toplamda 8521, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Rekabet 15 Yıl Önce Başkaydı

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Ekonomi

Haber: Rekabet 15 Yıl Önce Başkaydı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Rekabet Koşullarının Son 15 Yılda Çok Değiştiğini Kaydetti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, rekabet koşullarının son 15 yılda çok değiştiğini kaydetti.

Hisarcıklıoğlu, TOBB ETÜ’de düzenlenen ‘’Düz Dünyada Rekabet’’ konulu seminerde yaptığı konuşmada, ticaret ve teknolojide gerçekleşen gelişimlerin küreselleşmede önemli bir rolü olduğunu belirterek, bu durumun, işletmelerin hem ulusal hem de uluslararası rakipleri ile sürekli rekabet içinde olmalarına zemin hazırladığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, bu yeni düzende, devletlerarası ilişkilerin yanı sıra uluslararası kuruluşların ilişkilerinin dünyanın yeni düzenini belirlediği ve ülkeler arası işbirliklerine yeni bir boyut kazandırdığını kaydetti.

Söz konusu yeniliklerin, değişen dünya alışkanlıkları ve iş görme biçiminin değiştirilmesini zorunlu kıldığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, ‘’İşte bu noktada iş kültürümüzü değiştirmemizin ve yeni rekabet ortamına uyum sağlamamızın önemi ortaya çıkıyor’’ dedi.

Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Başkanı Victor K. Fung ise son 20 yıl gibi kısa bir süre içinde dünyada imalat yapma şeklinin büyük oranda değiştiğini ifade

Bu yazı toplamda 1604, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

2010’da Kim Ne Kadar Ücret Alacak?

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Ekonomi

Haber: 2010'da Kim Ne Kadar Ücret Alacak?

Capital’in 2010 Ücret Araştırmasında Temkinli Davranmayı Sürdüreceği Yönünde Bir Sonuç Çıkıyor.

Capital dergisinin ocak ayındaki sayısında yapılan araştırmaya göre 2010’da ücret zamları en iyi ihtimalle ortalama yüzde 7 civarında olacağını gösteriyor. Capital’in 2010 Ücret Araştırması için yaptığı temaslar da şirketlerin temkinli davranmayı sürdüreceği yönünde bir sonuç çıkıyor.

Hedeflerini tutturan, kârlılık oranları iyi olan ve telafi zammı yapan az sayıda şirkette ise zam oranları maksimum yüzde 15’e ulaşacak. Ancak bu şirketlerin sayısı oldukça sınırlı. Şirketlerin büyük bir kısmı ise yılın ikinci yarısına kadar zam yapmayıp bekle-gör politikası uygulayacak. Görünen o ki zam konusunda her şirket farklı bir yaklaşım izleyecek. Bu yıl en çok fedakarlığı ise CEO’lar yapacak. Genel müdür ve CEO’lar 3 yıl öncesinin ücret paketlerini almaya devam edecek. Orta kademe yönetici ve uzman düzeyindeki yetenekler artışta daha şanslı olacak.

Zam Oranı ‘0’ İle Yüzde 15 Arasında Değişecek

“2009’da zam yapılmadı. Sadece primlerimizi aldık. Bu yıl ise zamlar belli değil. Primler verilecek mi onu da bilmiyoruz.”

Bu sözler, Türkiye’nin önde gelen yabancı bir otomotiv şirketinin yöneticisine ait. Bugünlerde pek çok profesyonel de tıpkı onun gibi 2010’da zam oranlarının ne olacağını merak ediyor.

Herkesin kafasında aynı soru var: Zam yapılacak mı? Yapılacaksa oran ne olacak? Uzmanlar ise zam konusunda temkinli. Hemen herkes ilk etapta zam yapılsa bile bunun enflasyon oranında olacağı görüşünde birleşiyor. Bu da 2010 için zam oranının pek çok şirkette yüzde 5 civarında gerçekleşeceğini gösteriyor.

Dünyanın en büyük ücret araştırma kuruluşlarından Mercer, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde ortalama zam beklentisinin yüzde 7 düzeyinde olacağını tahmin ediyor. Türkiye’de 90 şirkette, 160 bin veriyi analiz ederek yaptıkları anket sonucunda 2010’da zam yapacak şirketlerin bu oranı yüzde 7 olarak belirlediklerini söyleyen Mercer Türkiye Genel Müdürü Sibel Yücesan, “2010’da ücret artışı geçen yıldan daha az olacak” diyor ve ekliyor: “Şirketler eskiye göre daha temkinli davranıyor.”

Araştırmamıza katılan 50 kadar uzman da onunla benzer görüşleri paylaşıyor. İşte Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin 2010 ücret politikaları ve pozisyonlara göre ücret analizi…

2010 Ücret Liginin Liderleri

Sektör bazında en yüksek ücretlerin telaffuz edildiği alanların başında enerji, telekomünikasyon, bilişim ve hızlı tüketim bulunuyor. HRM Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, “Telekom, hızlı tüketim, enerji sektörleri diğer sektörlere göre piyasa ortalamalarının üzerinde ücret sunma konumlarını sürdürüyor. Bunlar büyüme stratejileri doğrultusunda çalışanlarını memnun eden ve büyümeyi destekleyen artışlar sağlayabilirler” diyor.

Pozisyon bazında en iyi kazananlar ise hemen her sektörde müşteriye en yakın ve satış ağırlıklı pozisyonlarla finans bölümlerinde çalışanlar oluyor. Bankalarda müşteriye daha yakın olan bireysel ve kurumsal bankacılık yöneticileriyle hazine bölümündekilerin ücretleri diğerlerine göre daha yüksek seyrediyor. Holdinglerde ise başta finans ve satış-pazarlama risk ve strateji departmanlarının yöneticileri en yüksek ücretleri alıyor. Son dönemde bilgi işlem direktörlerinin ücretlerinde de önemli artış yaşanıyor. Büyük, “Bankalar ve telekomünikasyon şirketleri bilişim çalışanlarına yatırım yapmaya ve yüksek maaş ödemeye devam ediyor” diyor.

Yüksek ücretlerin verildiği ilaç sektöründe ise son dönemde fiyatlarda yaşanan belirsizlikten dolayı genel uygulama enflasyon farkını vermek ve üzerine performans artışı yapmak yönünde olacak. Genenis İlaç Genel Müdürü Tufan Diker, “İlaçta ücreti artıran en önemli unsur primler oluyor. Bizim de yüksek satış performansına yüksek prim verme uygulamamız devam edecek” diyor. İlaçta satış kadrolarında yıllık maaşlarının yüzde 50’si kadar üçer aylık dönemlerde primler veriliyor.

CEO ve Genel Müdüre Artış Yok

Tüm yöneticilerin altını çizdiği bir gerçek var ki o da pek çok şirketin rekabet avantajını artırabilmek için orta kademeye verdiği önemi artırması. Buna göre 2010’da üst düzey yönetici ücret artışları, orta kademeye göre daha düşük kalacak. Son 3 yıldır CEO ve genel müdürlerin ücret paketlerinde değişiklik olmadığını söyleyen Egon Zehnder International’dan Ayşe Güçlü Onur, sadece enerji ve hızlı tüketimde üst seviyelerde iyi olan maaş paketlerinin göreceli olarak daha da iyileşeceğini söylüyor.

Üst kademelerde zamsız bir yıla girişin söz konusu olabileceğini söyleyen Heidrick&Struggles Türkiye Yönetici Ortağı Ayşegül Aydın ise “2010’da CEO’lar en fazla fedakarlığı yapmak zorunda kalacak grubun içinde yer alacak” diyor. Aydın bu tabloyu şöyle açıklıyor: “Bu yıl kendi adına başarılı olan üst düzey yöneticiler, şirketlerinin bütününde meydana gelen satış ve kârlılık kayıplarını desteklemek, muhtemel işten çıkarmaları engellemek adına kendi zamlarından ve bonuslarından fedakarlık yapmak zorunda kalabilecek.”

Dünyanın en büyük ücret araştırma şirketlerinden Mercer’a göre ise 2010’da CEO ve genel müdür ücretleri aylık 18 bin ila 45 bin lira arasında seyredecek. Orta kademedekiler kadar yüksek zamlar alamayan üst kadrolar için bu durum bir nebze de olsa prim ve bonuslarla telafi edilebilecek. Oneworld Consulting’den Gizem Gurson ise şirketlerin özellikle üst düzey pozisyonlarda sabit ücret uygulamasından daha değişken maaş ödemelerine geçme eğiliminde olduğunu söylüyor. Bu durum gerçekleşirse üst düzey yöneticilerin baz ücret düzeyleri daha düşük tutulacak, bunun yerine performansa dayalı bonus ödemelerinin payı artırılacak.

Bu yazı toplamda 1820, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

İsrail Medyası: Türkiye Haklı

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Dünya

Haber: İsrail Medyası: Türkiye HaklıÜlkenin Önde Gelen Gazetelerinden Haaretz Başyazısında Türk Büyükelçisine Yapılan Muameleyi Sert Dille Eleştirdi.Türkiye ve İsrail arasında yeniden alevlenen diplomatik gerilim İsrail basını tarafından yakından izleniyor. Ülkenin önde gelen liberal eğilimli gazetelerinden Haaretz başyazısında Türk Büyükelçisine yapılan muameleyi sert dille eleştirdi. Gazze politikasının İsrail’in çıkarlarına ve Türkiye ile yakın ilişkilerine zarar verdiğinin altını çizen gazete, ‘İsrail’in, Türk eleştirilerini dikkate alırsa iyi eder. Aşağılamak akıllı bir politikanın yerini alamaz” uyarısını yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın İsrail’e yönelik eleştirilerinin yeni olmadığını, Erdoğan’ın politikası ile Kurtlar Vadisi dizisi arasında bir bağlantı bulunmadığını belirten gazete, Türk medyasının özgür olduğunu belirtti. Yazıda Ayalon’un tıpkı padişahlar gibi büyükelçileri küçük düşürerek ülkelerini aşağılamaya çalıştığını da öne süren Haaretz, İsrail’in 1,5 milyon sivili Gazze’de hapsettiğini görmek için “radikal bir Müslüman” olmak gerekmediğini vurguluyor.

Haaretz başka bir haberinde ise Başbakanlık kaynaklarının, Büyükelçinin Danny Ayalon tarafından davet edilerek kınanması kararının Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman‘la ortaklaşa alındığını, ancak Netanyahu’nun bunu uygulama biçiminden haberi olmadığını bildirdi. Benzer görüşlere yer veren Yedioth Ahronot da Netanyahu’nun yine kapalı kapılar ardında, “Türkiye’nin İran’a doğru yakınlaştığını ve bunu sıkıntı verici bulduğunu” söylediğini yazdı.

Bu yazı toplamda 2154, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Haiti’de Ölü Sayısı 100 Bini Geçebilir

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Dünya

Haber: Haiti'de Ölü Sayısı 100 Bini Geçebilir

 
  Son 200 Yılının En Şiddetli Depremiyle Yıkılan Haiti’de Ölü Sayısının Yüz Binleri Bulmasından Korkuluyor.Son 200 yılının en şiddetli depremiyle yıkılan Haiti’de ölü sayısının yüz binleri bulabileceği belirtiliyor. Ülkede enkaz altında kalanları kurtarma çalışmaları, ülke dışından ekiplerin de gelmesiyle hızlı bir şekilde devam ediyor. Depremin ardından en az 13 artçı şokun yaşandığı Haiti’de halk, geceyi de sokakta geçirdi.

Richter ölçeğine göre şiddeti 703 olarak ölçülen depremde kaç kişinin öldüğü net olarak bilinmiyor. Cumhurbaşkanı Rene Preval, on binlerce kişinin ölmüş olmasından endişe edildiğini söyledi. Başbakan Jean-Max Bellerive ise ölü sayısının 100 bini geçebileceğini tahmin ettiğini açıkladı. Yerel hastaneler ve tıbbi yardım kuruluşları ise yaralıların tedavi edilmesinde çok yetersiz kaldıklarını bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Venezuela’dan yardım ekipleri ülkeye ulaştı. Diğer yardım ekiplerinin de yakında Haiti’de olması bekleniyor. Dünya bankası Batı yarıkürenin en yoksul ülkesi olan Haiti’ye 100 milyon dolarlık ilave acil yardım sağlayacağını duyurdu.

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Savunma Bakanı Robert Gates, yardım çalışmalarını yakından izlemek için dış gezilerini iptal etti. BM Genel Sekreteri Ban ki-Moon, depremde şimdiye kadar 16 barış gücü görevlisinin öldüğünün kesinleştiğini söyledi. Birleşmiş Milletler acilen tıbbi yardıma ve ağır iş makineleri olan kurtarma ekiplerine ihtiyaç duyulduğunu duyurdu.

YARIM MEGATON ENERJİ AÇIĞA ÇIKTI

İngiltere’deki Durham Üniversitesi Yer Araştırmaları Merkezi’nden Prof. Roger Searle depremde yarım megaton civarında bir enerjinin açığa çıktığını söyledi. Nükleer başlıkların bir megaton civarında enerji açığa çıkardıkları biliniyor. Merkez üssü başkentin 15 kilometre güneybatısında olduğu açıklanan depremin 8 kilometre derinlikte meydana geldiği açıklanmıştı.

Başkenti harabeye çeviren depremim 3 milyon kişiyi etkilediği tahmin ediliyor.

Bu yazı toplamda 2077, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

“Ayalon’un Kariyeri Yerle Bir”

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Dünya

Haber: 'Ayalon'un Kariyeri Yerle Bir'

Diplomatik Krizin Baş Aktörü Olan Danny Ayalon’un Diplomatik Kariyerinin “Yerle Bir Olduğu” Belirtiliyor.İsrail ile Türkiye arasında yaşanan diplomatik krizin baş aktörü olan İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Danny Ayalon’un diplomatik kariyerinin “yerle bir olduğu” belirtiliyor. İsrail Evimiz Partisi’nden milletvekili olan Ayalon için, parti başkanı Avigdor Lieberman‘ın Dışişleri Bakanlığı görevinden ayrılması durumunda onun yerine geçecek en muhtemel isim olmasına rağmen artık bu şansını kaybettiği yorumları yapılıyor. İsrail Evimiz Partisi lideri Lieberman, 31 Ocak’ta hakkındaki yolsuzluk suçlamalarından dolayı başsavcıya ifade verecek. Suçlu bulunması halinde ise Lieberman’ın kabinedeki koltuğunu kaybedebileceği dile getiriliyor.

İsrail Evimiz Partisi’nden bir yetkili, Jerusalem Post gazetesine yaptığı açıklamada Ayalon için “Siyasi olarak bitti.” yorumunda bulundu. Yaşananların, bir diplomat olarak Ayalon’un ününü yerle bir ettiğini dile getiren yetkili, “Bu leke kolay kolay silinemez. Lieberman’a ama öncelikle ve en çok kendisine zarar verdi.” dedi. Yaşanan krizin Ayalon’u tamamen ortadan kaldıracağını söylemenin çok erken olduğunu da belirten İsrail Evimiz Partilisi, “Ancak partidekiler, vekil dışişleri bakanı kim olsun diye sorulduğunda Ayalon’un bu yaşadıklarını hatırlayacaklardır. Bu durum kesinlikle onun favori olmasını ortadan kaldırdı.” dedi.

İsrail Evimiz Partisi’nden kabinede yer alan diğer iki isim olan Ulusal Altyapı Bakanı Uzi Lundau ve Turizm Bakanı Stas Meseznikoz konu hakkında yorum yapmazken, Knesset Hukuk Komitesi Başkanı David Rotern ise Ayalon’u savundu. Rotern, “Ayalon’un değil, onu eleştirenlerin siyasi geleceği hakkında şüphelerim var. Ayalon İsrail ve Yahudiliğin onurunu savundu. Ama Lieberman, dışişleri bakanlığından ayrılmayacak; onun için de sorun yok” dedi.

Bu yazı toplamda 2087, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Kızını Pazarlayan ‘Anne!’

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Kızını Pazarlayan 'Anne!'

Fatma Kütükçü İsimli Kadın Öz Kızını Para Karşılığı Pazarladığı İddiasıyla Tutuklandı.Kocaeli‘nin Kandıra ilçesine bağlı Selametli Köyü’nde ikamet eden Fatma Kütükçü (42) öz kızı A.K.’yı (14) para karşılığı pazarladığı iddiasıyla tutuklandı. Kendisinin de hayat kadını olarak çalıştığı iddia edilen anne ile birlikte küçük kızla ilişkiye girdiği öne sürülen 4 kişi daha tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olay Kandıra İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Selametli köyüne gelip giden yabancı şahıslardan şüphelenmesiyle ortaya çıktı. Köyü mercek altına alan jandarma ekipleri, 1997 yılında eşi Fahrettin Kütükçü’yü kaybeden Fatma Kütükçü’yü takibe alıd. Jandarma Fatma Kütükçü’yü, 14 yaşındaki kızını fuhuş yapmaya zorlarken suçüstü yakaladı.

Jandarmanın yürüttüğü operasyon kapsamında küçük kızın 12 yaşından beri annesi Fatma Kütükçü tarafından para karşılığında pazarlandığı ortaya çıkarken, anneyle birlikte küçük kızla cinsel ilişkiye girdiği iddia edilen Şaban Ü. (40), Ünal T. (40), Recep S. (27) ve Nizamettin Ö. (37) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Küçük kızın ise devlet tarafından koruma altına alındığı öğrenildi.

Bu yazı toplamda 1681, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Ersöz’ün Odasını 4 Saat Aradılar

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Yaşam

Haber: Ersöz'ün Odasını 4 Saat AradılarSavcılar, Polis Eşliğinde Önceki Akşam Saatlerinde Ersöz’ün Tedavi Gördüğü İstanbul Üniversitesi Hastanesi’ne Geldi.İstanbul 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nden arama izni alan savcılar, polis eşliğinde önceki akşam saatlerinde Levent Ersöz’ün tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Hastanesi’ne geldi.Ersöz’ün hastanedeki odasında arama 4 saat sürdü. Her yer didik didik arandı. Savunması için bulunan belgelerin olduğu klasörler araştırıldı. Ersöz’ün avukatı Ali Rıza Dizdar, “Paşa’nın savunma metnini almak istediler. Ama Paşa’nın savunma metni bende, savunma CD’lerini ve müzik CD’lerini aldılar. Yürümekten aciz, yere düşecek adamı ayağa kaldırdılar. Müvekkilimin her yerini ve odasının her yerini aradılar. Bir tek tekerlekli sandalyesini aramayı unuttular. Ben de sesimi çıkarmadım” dedi.

Bu yazı toplamda 1629, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Mars’ta Görülen ‘Yapraklar’ Şaşırttı

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Mars'ta Görülen 'Yapraklar' Şaşırttı

Kızıl Gezegeni İncelemek Üzere Mars’a Yollanan Uzay Sondasından Gelen Fotoğraflar, Bilim İnsanlarını Şaşırttı.

Kızıl gezegeni incelemek üzere Mars’a yollanan uzay sondasından gelen fotoğraflar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bilim insanlarını şaşırttı.

MARS YÜZEYİNDEKİ BİTKİ ÖRTÜSÜ VE GÖLLERE AİT ÇARPICI RESİMLER

Fotoğraflarda ağaçları andıran oluşumlar önce heyecan yarattı. Mars’ın kuzey kutbundan 450 km uzağında tespit edilen bu görüntülerin, buzların buharlaşması sonucu yer değiştiren kumların izleri olduğu anlaşıldı.

Görüntüleri değerlendiren NASA uzmanı Candy Hansen, “Yılın bu döneminde Mars’ın yüzeyi karbondioksit buzullarıyla kaplı” dedi.

Bu yazı toplamda 2842, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

“Özür Mektubu Taleplerimizi Karşılıyor”

Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: 'Özür Mektubu Taleplerimizi Karşılıyor'Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’den Gelen Özür Mektubunun Talep Edilen Unsurları İçerdiğini Belirtti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’den gelen özür mektubunun talep edilen unsurları içerdiğini belirterek, ”Bu aşamada mesele bizim için çözülmüştür” dedi.

Davutoğlu, Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de İsrail’in özür mektubuna ilişkin soruya verdiği yanıtta, Moskova’dan Zagreb’e gelirken mektubun Dışişleri Bakanlığına ulaştığını belirterek, ”Bizim İsrail’den talep ettiğimiz unsurları ihtiva etmektedir” diye konuştu.

Türk devleti ve diplomasinin çok köklü geleneklere sahip olduğunu, olaylar karşısında vakur bir tavır alma geleneğine de sahip olunduğunu belirten Davutoğlu, ”Ancak büyükelçimizin de onurunu temsil eden devletimizin onuru her şeyin üstündedir. Bu onuru korumak bizim asli görevimizdir. Biz bu tavrı, bu perspektiften değerlendirdik ve şu anda bu verilen cevapla bu vakur tavrın karşılığını almış bulunuyoruz. Dolayısıyla bu aşamada mesele bizim açımızdan çözülmüştür” dedi.-”İYİ BİR GELİŞME”Davutoğlu, İsrail’in tutumuyla ilgili süreci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığının yakından takip ettiğini belirterek, şunları kaydetti:”Umarım bundan sonra bu tür olaylarla karşılaşılmaz ve ikili ilişkiler uluslararası diplomasi kurallarının gerektirdiği etik çerçevede ve nezaket kuralları çerçevesinde seyreder. Böyle seyrettiği sürece Türkiye bütün ülkelere, bu ülkelerin hak ettiği saygı çerçevesinde yaklaşacaktır. Böyle yaklaşılmıştır zaten. Biz bir kez daha bu olayların, bu tür tutumların devam etmemesini, her şeyden önce bu tür tavır gösteren ülkelerin çıkarına olduğunu vurgulamak istiyoruz.”Türkiye-İsrail ilişkilerinin kapsamlı ilişkiler olduğunu söyleyen Davutoğlu, ancak İsrail’in son dönemde takip ettiği bölge politikasının, özellikle Gazze saldırılarında sivil ayrımı gözetmeksizin yapılan yoğun saldırılarda çok sayıda sivil kaybın olmasının Türk kamuoyunda ciddi infiale sebebiyet verdiğini vurguladı.Davutoğlu, hükümetin de, daha önce göstermiş olduğu barış yönündeki yoğun diplomatik çabaların bir anlamda bu saldırılar sebebiyle kesintiye uğramış olması nedeniyle haklı bir tepki gösterdiğini belirterek, ”Bu tepkiyi göstermeye devam edeceğiz, ta ki, İsrail barışçı bir politika benimseyene kadar” diye konuştu.-”ALDIĞIMIZ NETİCE ÖNEMLİ”-Sorunun çözümünde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in devreye girdiği yönündeki haberlere ilişkin de Davutoğlu, ”İsrail iç politikasıyla ilgili yorum yapmak istemem. Bizim için önemli olan devletimize ve devletimizin temsilcilerine gösterilmesi gereken tutumun gösterilmiş olmasıdır. Bu İsrail’de hangi faktörle gerçekleşmiş olursa olsun, aldığımız netice önemlidir” diye konuştu.Türk büyükelçilerinin bulundukları yerlerde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurunu temsil ettiğini vurgulayan Davutoğlu, ”O onuru korumak bizim görevimizdir. Hangi ülkede olursa olsun aynı tepkiyi gösterirdik. Olayın bu biçimde çözümlenmiş olması iyi bir gelişmedir. Kimin katkısı olduğu ikincil konudur” diye konuştu.

Bu yazı toplamda 4573, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share