Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Arama Sona Erdi: 8 Asker Serbest
Yazar mehmet | 30.12.2009 | Kategori Gündem

Seferberlik Bölge Başkanlığı‘nda Yapılan 4. Arama Sona Erdi. Gözaltında Bulunan 8 Asker Serbest Bırakıldı.11’inci Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi Kadir Kayan, dün 4’üncü kez Özel Kuvvetler Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘na gelerek kozmik odada incelemeyi sürdürdü. Yaklaşık 13 saat süren bu arama Genelkurmay internet sitesinden duyuruldu. 4 gündür gözaltında bulunan 8 asker dün adliyeye çıkarıldı. Askerlerden 5’i savcılıkça, 2 albay ile binbaşı tutuklama talebiyle sevkedildikleri mahkemece serbest bırakıldılar.
ÖZEL Kuvvetler Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘ndaki aramalara önceki gece ara veren hâkim, dün 4’üncü kez karargâha giderek kozmik odadaki belgeleri incelemeyi sürdürdü. Yeni arama, Genelkurmay Başkanlığı‘nın internet sitesinden duyuruldu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç‘ın izlendiği iddialarının ardından Seferberlik Bölge Başkanlığı‘nda dün 11.00 sıralarında yeni bir arama başlatıldı. 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi Kadir Kayan’ın 4’üncü araması saat 23.40’da sona erdi. Aramaya ilişkin Genelkurmay Başkanlığı‘nın yaptığı duyuru özetle şöyle:
Belgeleri hâkim inceliyor
Yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında, 26 Aralık 2009 günü içeriği devlet sırrı niteliğindeki belgeleri kapsayan bölümde başlatılan arama faaliyeti, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 125’inci maddesi uyarınca ilgili Hâkim tarafından bizzat yapılmaktadır. Tek hâkim tarafından yapılmakta olan bu inceleme sürecinde, doğal olarak dinlenme ve idari işler için aralar verilmekte, bu nedenle inceleme süresi uzamaktadır. Tamamen yasal çerçeve kapsamında yürütülmekte olan bu incelemenin bir müddet daha devam edebileceği anlaşılmaktadır.
8 asker serbest
Aramanın başladığı saatlerde, Merkez Komutanlığı’nda gözaltında tutulan, aralarında Seferberlik Bölge Başkanı Albay Yusuf Akal’ın da bulunduğu 8 asker gizlilik içinde Ankara Adliyesine getirildi. 4 günlük gözaltı süreleri sona eren 1 er, 2 astsubay, 5 subay için alışılmışın dışında bir yöntem uygulandı. Şüpheliler, hükümlüler için kullanılan ve sadece cezaevi araçlarının girebildiği nezarethane kapısından içeri alındı. Askerler için adli tıp uygulaması yapılmadı. Ancak farklı askeri hastanelerde sağlık kontrolünden geçirildiler. Öğlen sorgulamanın başlamasıyla birlikte nezarethanede tutulan şüpheliler sırayla, Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili’nin odasına çıkarıldılar. 9 saat süren sorgulamadan sonra saat 23.00 sıralarında 5 asker serbest bırakıldı. Albay Yusuf Akal, Albay E.Y.B. ve Binbaşı İ.G. ise tutuklanmaları talebiyle sevkedildikleri nöbetçi Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki sorgularının ardından saat 01.00 sıralarında serbest bırakıldılar.
MİT: Soruşturmada yokuz
Bu arada, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), “Şoför Serkan T.’nin babasıyla yaptığı telefon konuşmasının MİT tarafından dinlendiği” haberlerini yalanladı. MİT‘in açıklamasında, “Seferberlik Bölge Başkanlığı‘nda arama yapılmasına ilişkin sürecin hiçbir evresinde MİT‘in yer almadığı, herhangi bir dinleme kararının istihsalinin de sözkonusu olmadığı” vurgulandı.
Çok sıkı önlem
ANKARA Adliyesine getirilen askerlerin sorgulamaları büyük bir gizlilik içerisinde sürdürüldü. Güvenlik görevlileri gazetecilerin görüntü almalarını engellemek için büyük çaba sarfettiler. Şüphelilerin getirilişi sırasında adliyenin etrafından askerler, geniş güvenlik önlemi alarak barikat oluşturdular. Savcılık ise her gün adliye koridorlarında görevlerini sürdüren basın mensuplarının adliye sarayına girişini yasakladı. Bu yasaklara ve askerlerin oluşturduğu barikata rağmen Hürriyet muhabiri Nurettin Kurt, şüphelilerden birini sorgu odasında görüntüledi. Bülent Arınç‘ın evinin önünde yakalanan Albay Erkan Y.B., avukatı ile birlikte savcıya ifade verirken görülüyor.
Bu yazı toplamda 1463, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Aklı Yerindeymiş
Yazar mehmet | 30.12.2009 | Kategori Gündem
Ergenekon Ana Davasının Tutuklu Sanığı Ümit Sayın, Akli Melekelerinin Yerinde Olduğunu Söyledi.Ergenekon ana davasının tutuklu sanığı Ümit Sayın, avukatı Mehmet Aytekin’in vekillik görevinden istifa etmesinin ardından yaptığı açıklamada akli melekelerinin yerinde olduğunu söyledi.
Ergenekon ana davasında diğer sanıkların yokluğunda yapılan kapalı oturumda gizli tanık ‘Anadolu’ olduğunu itiraf eden tutuklu sanık Doçent Doktor Ümit Sayın, avukatı Mehmet Aytekin’in istifasının ardından açıklama yapmak istediğini söyledi. Talepler bölümünde kürsüye gelen Sayın, 7 Aralık 2009 tarihinde verdiği ifadesiyle ilgili olarak ek açıklama yapmak istediğini belirtti. Avukatı Mehmet Aytekin’in “Ümit Sayın’ın akli melekesini yitirdiğini sizin de gözlediğinizi düşünüyorum” sözlerine de cevap veren Sayın, depresyonda olduğunu ilaç kullandığını ancak akli melekelerinin yerinde olduğunu söyledi. Sayın akli dengesinin yerinde olduğuna dair koğuş arkadaşı Doç.Dr. Emin Gürses‘i de tanık gösterdi. Sayın tıp fakültesinin üzerine bir de hukuk fakültesi bitirmeyi hedeflediği için 5 aydır matematik ve geometri çalıştığını da duruşmada açıkladı. Ardından da “Ben akıl yürüterek problem çözüyorum. Akli dengesi yerinde olmayan bir insan bunu başaramaz. Akli melekelerim yerindedir” dedi.
Duruşmalarda kendisinden çok bahsedildiğini de anlatan Sayın, gizli tanık olarak ifade vermek için savcılardan baskı görmediğini, hatta bunun için dilekçe verdiğini de aktardı. Tutuklu sanık Ümit Sayın, “Avukatım, savcı Zekeriya Öz‘ün beni ’35 yıl yatarsın’ diye tehdit ettiğini söyledi. Ancak ben böyle bir tehdit almadım.” diye konuştu. En çok “Komutanlar sana neden bu kadar güvendi” sorusunun yöneltildiğini belirten Sayın bu konu hakkında açıklayıcı bilgi de vermek istediğini ifade etti.
Tutuklu sanık Ümit Sayın, 2005- 2006 yıllarında internette ve bazı dergilerde makalelerinin yayınlandığını, 11 Eylül saldırısından sonra da yazdıklarının ilgi çektiğini söyledi. Sanık Sayın, “Yazdıklarımdan dolayı komutanlar bana sempati duyuyordu. İnsan psikolojisi ve güven telkini konusunda çok kitap okudum. Bu konularda bilgim var. Komutanlarla konuşmalarımızda konu sürekli devlete geliyordu.” diye konuştu. İkna kabiliyetinin çok iyi olduğunu belirten Ümit Sayın, “Fikirlerime değer veriyorlardı. Bu nedenlerle olsa gerek 3- 4 konuşmadan sonra bana güveniyorlardı. Çok komutana kitaplarımı da yolladım” dedi. Sayın bu açıklamasının ardından jandarma nezaretinde salondan ayrıldı.
Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) Başkanlığı’ndan emekli olan Ergenekon tutuklusu binbaşı Fikret Emek, Ankara STK’da arama yapılmasına üzüldüğünü söyleyerek, “Görev yaptığım süre içinde Seferberlik Tetkik Kurulu‘nda yanlış şeyler yapıldığını görmedim” dedi.
Ankara’da Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nda yapılan arama, Ergenekon örgütünün en kilit isimlerinden olduğu iddia edilen emekli Binbaşı Fikret Emek ile emekli albay Levent Göktaş‘ı akla getirmişti. Emekli Binbaşı Emek, soruşturma aşamasında olduğu için STK’daki durumla alakalı konuşmak istemediğini ancak eski mensubu olduğu bu kurumda yapılan aramalar nedeniyle üzüldüğünü söyledi. Özel Kuvvetlerde görev yapanların birçok özel yeteneklerden geçmiş kişilerden oluştuğunu belirten Emek, “Herkesin görev yapamayacağı bir yerdir burası. Asılsız haberlerle Özel Kuvvetler, Seferberlik Tetkik Kurulu ve Türk Silahlı Kuvvetleri küçük düşürülmekte, rencide edilmektedir” dedi. ‘Gladyo’da 8 gözaltı’ şeklinde atılan haber başlıklarına üzüldüğünü de belirten Emek, “Seferberlik Tetkik Kurulu, yabancı uzantılı bir birim değildir. Görev yaptığım sürede yanlış yapıldığını görmedim” diye konuştu.
Bu yazı toplamda 1447, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
2009’a Damga Vuranlar
Yazar mehmet | 30.12.2009 | Kategori Gündem

Geride Bırakacağımız 2009 Yılının Önemli Olayları.İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik kara harekâtıyla başlayan 2009, Nobel Barış Ödülü’nü alan ABD Başkanı Barack Obama‘nın dünyaya barış getireceği umuduyla sürdü. Ancak dünya çapındaki siyasi gerginlikler, doğal felaketler, salgın hastalıklar, ünlü ölümleri ve ekonomik kriz yıla kara bir damga vurdu.
Obama gözünü alamadı
ABD Başkanı Barack Obama, 9 Temmuz’da İtalya’da yapılan G-8 zirvesinde, Brezilya delegasyonunun 16 yaşındaki üyesi Mayora Tavares’in arkasından böyle baktı. Bu bakış, eşi Michelle Obama’nın hiç hoşuna gitmese de, Başkan kendisini savundu: “Kıza değil, merdivenlere bakıyordum.”
YILIN KAHRAMANI
Yeşil Devrim’in Nida’sı
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad‘ın hazirandaki seçimlerde hile yaptığını öne süren reformcular ayaklandı. Yeşil devrimcilerin 20 Haziran’daki gösterisine katılan Nida Ağasultan (27) vuruldu. Son anları cep telefonu ile kaydedilip tüm dünyada milyonlarca defa izlenen Nida, reformcuların “devrim şehidi” oldu.
YILIN DÜŞ KIRIKLIĞI
İlk yılında yetersizdi
ABD Başkanı Barack Obama, ilk görev yılında, Seçim kampanyası süresince verdiği 500’ü aşkın sözün sadece 62’sini tutabildi. Üstelik bunlar arasında, iç ve dış politikada “önemli” sayılan tek bir vaat bile yok. Obama, sağlık reformu konusunda adımlar atsa da, ilk yılında kazandığı Nobel Barış Ödülü’nü hak etmediği görüşü hâkim.
YILIN FLÖRTÜ
Hillary’den David’e kur
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, “Telefonda bile aksanı yüzünden ona beş saniyede çarpılıyorum” dediği İngiliz mevkidaşı David Miliband’a neredeyse ilan-ı aşk etti. 4 Aralık’ta Brüksel’de yapılan NATO zirvesinde de Miliband’ın yanındaki koltuğu kimseye kaptırmayan Clinton, genç siyasetçiyle adeta flört etti. ABD basını, “Hillary’nin, Monica skandalına imza atan Bill Clinton‘dan intikamıdır” yorumunu yaptı. İngiliz basını fotoroman yayınladı.
YILIN PAZILARI
Michelle’den kol şov
ABD First Lady’si Michelle Obama, bol bol spor yaparak formda tuttuğu biçimli pazılarını yıl boyunca kolsuz elbiseler giyerek sergiledi. Kimileri, 45 yaşında bir kadının kolsuz elbiseleri bundan iyi taşıyamayacağını söyledi. Bazıları ise Michelle’in kaslı kollarının “fazla erkeksi” göründüğünü?
YILIN PANTOLONU
Sudanlı Lübna yılmadı
Sudanlı kadın gazeteci Lübna El Hüseyin’in üstündeki pantolon… Lübna, bu pantolonu giydiği için temmuz ayında tutuklanıp kırbaç cezasına çarptırıldı. Davasını tüm dünyaya duyurunca, tepkilerden çekinen şeriat mahkemesi Lübna’ya para cezası vermekle yetindi. Yılmayan Lübna ise kahraman oldu.
YILIN TUTUKLUSU
Son Nazi mahkemede
“Son Nazi” lakaplı John Demjanjuk 30 Kasım’da Almanya’da yargılanmaya başladı. 89 yaşındaki Ukrayna asıllı Demjanjuk’un Nazilerin Sobibor kampında 27 bin 900 Yahudi’yi ölüme gönderdiği öne sürülüyor. Demjanjuk, ilk duruşmalara sedyeyle geldi ve tekerlekli sandalyede gözleri kapalı oturunca, “rol yapmakla” suçlandı.
YILIN SALGINI
Domuz gribi paniği
Domuz, kuş ve insan gribi virüslerinin genetik bir kombinasyonuyla oluşan H1N1 virüsü, Meksika’dan hızla tüm dünyaya yayıldı. SARS ve kuş gribinin ardından dünya bir büyük salgınla daha başa çıkmak için seferber oldu. Salgının başladığı 2009 yılında en az 10 bin kişi öldü.
YILIN ŞOK ÖLÜMÜ
MJ’in vedası
Aktris Farah Fawcett’tan aktör Patrick Swayze’a dek birçok ünlü bu yıl hayata gözlerini yumdu; ama dünyaya en büyük şoku, Pop’un Kralı Michael Jackson‘ın ölümü yaşattı. Ağrı kesicilere bağımlı olan Jackson, 25 Haziran’da evinde doktorunun gözetimindeyken kalbi durarak can verdi. 7 Temmuz’daki anma töreninin sadece ABD’de 31 milyon kişi seyrederken, MJ’in İngiltere’de vereceği konserin provalarını içeren film de izlenme rekorları kırdı. Aylar süren soruşturmanın ardından vefatın “adam öldürme” sonucu gerçekleştiğine hükmedilse de, hangi doktorun “katil” olduğu hâlâ bilinmiyor.
YILIN İNTİHARI
Bir kalecinin trajedisi
Fenerbahçe’nin eski futbolcusu olan ve 2010 Dünya Kupası’nda yeniden Alman Milli Takımı’nın kalesine geçmeye hazırlanan Robert Enke, ülkesinin Eilvese şehrinde 10 Kasım’da kendisini bir trenin önüne atarak yaşamına son verdi. Hemen hemen kimse bilmese de Enke’nin 6 yıldır ağır bir depresyon yaşadığı, 2006’da 2 yaşındaki kızını kaybetmesiyle ruhsal durumunun ağırlaştığı ve yıllardır psikolojik destek aldığı ortaya çıktı.
YILIN MİSYONERİ
Hosteslere tebliğ
Libya lideri Muammer Kaddafi, bir zirve için kasımda gittiği Roma’da birbirinden güzel 200 İtalyan hostesi ücret karşılığında Libya Büyükelçiliği’ne toplayıp hepsini İslam’a davet etti. Daha da ilginci, her birine birer Kuran-ı Kerim hediye edilen seksi hosteslerden Alda Ribeiro’nun bu daveti kabul ettiğini açıklaması oldu.
YILIN ÇIKIŞI
Tüylü melek
İngiltere’nin Popstar yarışması niteliğindeki ‘Britain’s Got Talent’da, 11 Nisan’da tarih yazıldı. İskoçyalı amatör şarkıcı Susan Boyle, fiziğinden çok daha “çekici” sesiyle önce Youtube üzerinden milyonları büyüledi. “Tüylü melek” lakabı takılan Boyle’un kasımda çıkan albümü de satış rekorları kırdı.
YILIN DAYAĞI
Barbados asıllı Amerikalı müzisyen Rihanna (21), 8 Şubat’taki Grammy Ödülleri Töreni’ne katılamadı. R&B’nin parlayan yıldızının, kendisi gibi bu yıl patlama yapan şarkıcı Chris Brown (20) tarafından dövüldüğü ortaya çıktı. Polisin çektiği, Rihanna’yı tanınmaz halde gösteren fotoğraflar da basına sızdı. Genç şarkıcının aile içi şiddete rağmen Brown’ı terk etmemesi çok tartışıldı.
YILIN SKANDALI
Silvio’nun kızları
İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, nisandan itibaren seks skandallarıyla uğraşmaya başladı. Önce Noemi Letizia (18) ile ilişkisi olduğu öne sürüldü ve bu iddia, eşi Veronica Lario’nun kendisini terk etmesine yol açtı. Berlusconi’yi asıl vuran ise, Patrizia D’Addario adlı eskortun Başbakan ile bir gece geçirdiğini açıklaması ve bunu bir ses kasetiyle kanıtlaması oldu.
YILIN TORPİLLİSİ
Sarkozy Junior
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin 23 yaşındaki oğlu Jean, Paris’in gökdelenlerle dolu iş merkezi La Défense’i yöneten kalkınma ajansının başına “gökten zembille” inecekti. Baba Sarkozy, kayırmacılıkla suçlanınca hemen geri adım attı. Jean, yönetim kurulu üyeliğiyle teselli bulsa da, istikbali parlak…
YILIN DEVRİM ARACI
Twitter ile isyan
Geçen yılın sosyal ağı Facebook, yerini Twitter çılgınlığına bıraktı. 140 karakterlik metinlerle kitleleri birbirine bağlayan site sayesinde, İran’dan Moldova’ya kadar birçok ülkede muhalif gruplar, hükümete karşı protesto gösterilerini tarihte hiç olmadığı kadar hızlı ve etkili bir biçimde koordine edebildi
Bu yazı toplamda 1518, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Otomotivde Geri Vites
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Türk Otomotiv Sektörünün Rekorlarla Dolu İhracat Serüveninde, Tarihinde İlk Kez İhracatı 3 Yıl Öncesine Döndü.Türk otomotiv sektörünün 1991 yılının eylül ayından itibaren kayıt altına alınan rekorlarla dolu ihracat serüveninde, tarihinde ilk kez ihracatı 3 yıl öncesine (2006 yılına) döndü.
Uludağ ihracatçı Birlikleri(UiB) verilerine göre, 2008 yılını 22 milyar 959 milyon Dolar ihracatla kapatan sektör, 2009 yılının 11 aylık döneminde 13 milyar 904 milyon Dolar ihracata ulaşabildi.
Sektör, aralık ayı ile birlikte iyimser tahminle ihracatta 16 milyar doları yakalasa bile, bu yıl 7 milyar dolarlık (2003 yılı otomotiv ihracatı) ihracat kaybı olacağı tahmin ediliyor.
AA muhabirinin UiB kayıtlarından derlediği bilgiye göre, 1991 yılının eylül-aralık döneminde 163 milyon 753 bin Dolar olan otomotiv ihracatı, 1993 yılı dışında her yıl, bir önceki yıla göre artış gösterdi.
ihracatta, kriz yıllarına kadar istikrarsız bir artış trendi izleyen sektör, asıl çıkışını ve istikrarı 2001 krizinde yakaladı. Bu tarihte, dış pazarlara ağırlık verilerek bir önceki yıldan 1 milyar 228 milyon Dolar daha fazla ihracat yapıldı, 2003’ten itibaren ise ihracat artışı 2 milyar doların üzerinde seviyelere oturdu, hatta 2004’te bir önceki yıla göre 3 milyar 514 milyon dolarlık artış sağlandı.
Bu tarihten itibaren yıllar itibariyle 2-2,5 milyar Dolar civarında ihracat artışları kaydedilirken, 2007’de 2006’ya göre 5 milyar 22 milyon dolarlık rekor artış elde edildi.
Sektör, 2008 yılındaki 22 milyar 959 milyon dolarlık ihracat ile tarihi rekorunu kırarken, aynı yılın son çeyreğinde baş gösteren küresel ekonomik kriz ve dünya pazarlarındaki daralma yüzünden, ihracattaki artış trendi 2009’da ilk kez sert bir düşüşle eksiye döndü.
Bu yüzden 2009 yılının 11 aylık döneminde ihracat, 13 milyar 904 milyon dolara ulaşabildi. Bu dönemde aylık bazda 1-1,5 milyar Dolar aralığında gerçekleşen ihracatın aralık ayında 2 milyar Dolar olarak gerçekleşeceği düşünülse bile sektörün, 16 milyar doları zor bulacağı tahmin ediliyor.
Bu durumda, sektörün 2008 yılına göre yaşayacağı 7 milyar Dolar civarındaki ihracat kaybı, 2003 yılının tamamındaki 7 milyar 191 milyon dolarlık otomotiv ihracatına eşit.
Bu yazı toplamda 1446, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
‘Arı Kovanına Çomak Soktuk’
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Gündeme İlişkin Soruları Yanıtlayan Bülent Arınç, “Ben Biraz Arı Kovanına Çomak Soktuğumuzu Düşünüyorum” Dedi.Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Almanya’nın Duisburg Kenti’nde, sanatçı Uğur Işılak‘ın ‘ATV Avrupa’ kanalı için hazırlayıp sunduğu “Uğur Işılak‘la Söz Pazarı” adlı programa önceki gece konuk oldu.
Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Arınç, hakkındaki suikast iddialarıyla ilgili şunları söyledi: “Tabii, bir suikast, eylem olarak düşünülmemeli.
‘Ciddi bulgular vardı’
Evet gazeteler böyle yazdı ama yani doğrudan silahlı eylemle hedef alınarak bir hareket yapılmış değil.
Ancak ortaya çıkan durumda, birilerinin bir keşif, bir tespit yaptığı, amaçlarının da belki çok kötü olduğunu ortaya koyabilecek bulgular vardı.
Polise, yargıya tam destek
Ben biraz arı kovanına çomak soktuğumuzu düşünüyorum. Çünkü AK Parti döneminde 55’e yakın mafya türü örgütlenme çökertildi.
Bu geçmiş dönemlerde olmamıştı. Ne emniyet güçleri böyle bir güvence ile yola çıkıyorlardı ne de yargı bunların hakkından geliyordu. Ama bu dönemde siyasi irade güvenlik güçlerinin ardında bütün gücüyle durdu ve nerelerle irtibatı olursa olsun, ne kadar güçte olursa olsun bu çıkar amaçlı suç örgütleri ve mafya tipi örgütlenmeler çökertildi. Artık Türkiye’de bunların tekrar neşvü nema bulması mümkün değil.”
Tokat‘ta işbirliği mi var
Türkiye’yi karıştırmak, küçültmek, ülkenin önünü kapatmak amacıyla dış ve iç destekli bir takım örgütlenmeler olduğunu da vurgulayan Arınç şöyle devam etti:
“PKK da, PKK bağlantılı diğer örgütler de bunlardan bir tanesidir.
En son Tokat Reşadiye‘de yapılan eylemin belki işbirliği halinde yapılmış bir eylem olduğundan da bahsedilebilir. Bunlar, kendilerinin ayakta kalabilmesi için siyasi veya bürokrasiden bazı şahısları kendilerine hedef seçebilirler.
Aldo Moro’nun başına gelen
Bu bütün dünyada da böyle olmuştur. Yani İtalya’da Aldo Moro’nun başına gelen de budur. Bize gelince, Anadolu’da bir söz vardır; `Kuştan korkan darı ekmez’ diye. Bunlar niçin bu işi yaptılar, sanıyorum yargı sırasında ortaya çıkacaktır. Ama emniyet ve güvenlik güçlerimiz çok gözü açık, çok gözü kara, açık derken işine bağlı, gözü kara derken cesur ve kararlı, bunu kast ediyorum. İnşallah bunlara fırsat vermeyecek. Cenab-ı Hak hepimizi korusun.”
Beddua yerine Allah’a havale
Bülent Arınç, “Siyasetten sıkıldığınız ve pişmanlık duyduğunuz oldu mu?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Pişmanlık değil de, çok üzüldüğüm dönemler oldu. Yalan söyleyen ve yanlışlık yapan insanlar çok. Eskiden acımasızca eleştiren siyasetçilere beddua ediyordum, eşimin önerisiyle artık Allah’a havale ediyorum.”
Bu yazı toplamda 1730, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Soruşturmaya Yayın Yasağı Red Edildi
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Özel Harp’te Aramaya İlişkin ‘Devlet Sırrı’ Kapsamındaki Bilgilerle İlgili Önleme Yasağı Getirilmesi Talebi Reddedildi.Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki aramaya ilişkin olarak ”devlet sırrı” kapsamındaki bilgilerle ilgili önleme ve yayın yasağı getirilmesi talebi reddedildi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu Komutanı, Ankara Bölge Başkanlığı’nda arama yapılan iki odada, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun (CMK) 125. maddesinde belirtilen ”devlet sırrı” kapsamında bilgilerin bulunduğunu belirterek, buna ilişkin ”önleme ve yayın yasağı” talebinde bulundu.
Komutanlığın taleplerini değerlendiren, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliğine, söz konusu talepleri içeren dilekçesini sundu.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘ndaki aramaya ilişkin olarak, buradaki ”devlet sırrı” kapsamındaki bilgilerle ilgili önleme ve yayın yasağı talebini reddetti.
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimliği’nin ret kararına itirazda bulunacağı öğrenildi.
Cumhuriyet Savcısının talebi doğrultusunda, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimi tarafından, Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı‘nda arama kararı verilmişti.
Aramaya, bu kararı veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hakimi de katılmıştı. Başkanlıkta, ”devlet sırrı” kapsamındaki bilgilerin yer aldığı iki odadaki arama, CMK’nın 125. maddesi uyarınca kararı veren hakim tarafından yapılmıştı.
CMK’nın 125. maddesinde ise şu hükümler yer alıyor:
”Bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler, devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz.
Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgeler, ancak mahkeme hakimi veya heyeti tarafından incelenebilir. Bu belgelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgiler, hakim veya mahkeme başkanı tarafından tutanağa kaydettirilir.
Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır.”
Bu yazı toplamda 2165, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kuzey Kutbu Hareket Ediyor!
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Garip Ama Gerçek: Kuzey Kutbunun Yerinde Durmak Yerine Hızla Yer Değiştirdiğini Biliyor Musunuz?Geçtiğimiz günlerde jeofizikçi Arnaud Chulliat, Dünya’nın üst bölümde çok ilginç bir durum fark etti. Chulliat’a göre Kuzey Kutbu her geçen gün Rusya’ya doğru artan bir hızla yaklaşıyor. Aslında 1904 yılından beri Kuzey Kutbunun hareketli olduğu biliniyordu. Fakat o zamanlar yapılan ölçümlere göre Kuzey Kutbunun Rusya yolcuğu yılda yaklaşık 14 km hızla devam ediyordu. 1989 yılındaki ölçümler ise bu hızın arttığını ortaya koymuştu. Chulliat’ın fark ettiği durum ise Kuzey Kutbunun vites değiştirdiğini ve artık yolcuğuna yılda yaklaşık 60 km hızla devam ettiğini gösteriyor.
Bilim adamları bu çok önemli değişikliğin sebebini net olarak açıklayamasalar da bazı teoriler var. Dünya’nın manyetik alanın her 300 bin yılda bir yer değiştirdiği tahmin ediliyor. Kuzey Kutbunun bu yolculuğu ise manyetik alan dönüşümü ile açıklanabilir. Bu manyetik alan son derece önemli çünkü Dünya’yı Güneşin manyetik alanı ve yaydığı radyasyondan korumak anlamında büyük bir faydası var. Bilim adamları Kuzey Kutbunun Rusya’ya doğru süregelen yolculuğunun bu hızla devam etmesi halinde önümüzdeki 1000 yıl içerisinde Kuzey Kutbunun ortadan kaybolacağını tahmin ediyorlar. Bu durumda ise Dünya’nın manyetik alanın artık gezegeni koruma özelliği, insanların yaşamını sürdürebilmesini sağlayamayacak kadar zayıflayabilir.
Bu yazı toplamda 1435, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Er Nöbette İntihar Etti
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Başkale Jandarma Komando Taburu’nda Görevli Er Hüsnü Arı’nın Akşam Saatlerinde İntihar Ettiği İddia Edildi.
|
Başkale Jandarma Komando Taburu’nda görevli er Hüsnü Arı’nın akşam saatlerinde intihar ettiği iddia edildi.Şanlıurfa nüfusuna kayıtlı Hüsnü Arı’nın Başkale Jandarma Komando Taburu’nda nöbette iken akşam saatlerinde kendi silahıyla kafasına kurşun sıktığı ileri sürüldü.
Ağır yaralı olarak askerler tarafından Başkale Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Arı’nın hayatını kaybettiği belirtildi. Arı’nın cenazesi otopsi için Başkale Devlet Hastanesi’nde bekletiliyor. Arı’yı Başkale Devlet Hastanesi’ne getiren komutanları ve asker arkadaşlarının üzüntülü oldukları gözlendi. |
Bu yazı toplamda 1645, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Mgk’dan Demokratik Açılıma Destek
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

MGK Sonrasında Yapılan Açıklamada Terörün Tasfiyesine Yönelik Mücadeleye Devam Edileceği Vurgulandı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında yapılan açıklamada,ülkenin bütünlüğü, milletin birliği ve huzurunu hedef alan terörün tasfiyesine yönelik mücadeleye azim ve kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
Toplantıda, ülke güvenliğinin ilgilendiren iç ve dış gelişmelerin kapsamlı bir değerlendirilmesinin yapıldığı belirtilen açıklamada, “Ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini ve huzurunu hedef olan terörün ve beslendiği ortamın tasfiyesine yönelik mücadeleye azim ve kararlılıkla devam edileceği vurgulanmıştır. Çağdaş demokrasi ve hukuk ilkeleri çerçevesinde, vatandaşlarımızın, her zaman olduğu gibi, sağduyulu davranacağına ve kardeşlik olgusunu zedeleyecek davranışlardan kaçınacağına duyulan güven bir defa daha teyit edilmiştir.” denildi.
Açıklamada, 7 Mart 2010’da yapılması beklenen Parlamento seçimlerinin ışığında, Irak’taki gelişmeler, terörle mücadeleye ilişkin üçlü işbirliği sürecinin seyri ve Irak ile ilişkilerin de ele alındığı vurgulandı.
Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne ilişkin olarak BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonu temelinde Ada’da iki taraf arasında devam eden müzakere sürecinin ayrıntılarının gözden geçirildiğine işaret edilen açıklamaya şöyle devam edildi:”Esasen, MGK’nın Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir kapsamlı çözümün parametrelerine dair görüşleri 30 Haziran 2009’da yapılan toplantısını takiben yayımlanan basın bildirisiyle kamuoyuna açıklanmıştır. Sayın Başbakan’ın 30 Ekim’de Sayın Yunanistan Başbakanı’na gönderdiği mektupta belirtildiği üzere,çözüm sürecinde uluslararası toplumun ve ilgili tarafların dana aktif ve teşvik edici bir rol üstlenmesi önem taşımaktadır. Bu çerçevede müzakerelerin seyrine ve nihayi hedefine zarar verecek adımlardan kaçınılması gerektiği de vurgulanmıştır, İlgili tüm taraflarda gerekli siyasi iradenin bulunması durumunda, adil ve kalıcı bir çözüme kısa sürede ulaşılmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir.”
Açıklamanın son bölümünde ise Avrupa Birliği müzakerelerindeki ve reform sürecindeki mevcut durumun son gelişmeler ışığında ele alındığı, AB kurumlarında yeni yapılanmaların bütün yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, “Türkiye’nin kararlılıkla sürdürdüğü üyelik müzakerelerinin hızlandırılmasının, Avrupa Birliği müktesebatıyla ilgisi bulunmayan siyasi engellemeler ve ikili sorunlardan arındırılmasının tüm tarafların yararına olacağı vurgulanmıştır.” ifadesine yer verildi.
Bu yazı toplamda 1294, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Bu Nasıl Hesap?
Yazar mehmet | 29.12.2009 | Kategori Gündem

Emlak Vergisinde Birim Değerler Yeniden Belirlendi; Keban‘daki Bir Gecekondu, Boğaz’ın 6 Yalısına Bedel Çıktı.Emlak vergisinde 2010 başından itibaren geçerli olacak metrekare birim değerler belirlendi. İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu illerde 2006 değerlerinin bazıları 3’e, 4’e katlandı. Elazığ-Keban’da Baraj Mahallesi’nde 10 bin lira olan metrekare birim değerin, İstanbul’da Boğaz’a nazır yalılarda 1.600 lirada kalması dikkat çekti.
İşte Boğaz’ı altıya katlayan Keban Baraj Mahallesi
TÜRKİYE’nin emlak vergisindeki çarpık tablosu bir kez daha gündem oluşturacak. Çünkü emlak vergisinde 2010 başından itibaren geçerli olacak metrekare birim değerlerine göre Elazığ-Keban’da Baraj Mahallesi’nde 10 bin lira olan metrekare birim değer, İstanbul’da Boğaza nazır yalılarda 1.600 lirada kaldı. İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu çeşitli illerde 2006 değerlerinin bazıları da 3’e, 4’e katlandı. 4 yılda bir yenilenen birim değerler, bu yıl yeniden tespit edildi. Belediye başkanı veya vekili, belediyeden yetkili bir memur, tapu sicil müdürü veya vekili, ticaret odasından 1 üye, Maliye Bakanlığından 2 temsilci ile köy veya mahalle muhtarından oluşan Değer Tespit Komisyonları, yeni birim değerleri, sokak, sokak tek tek belirledi. Emlak vergisinde yeni birim değerler, 1 Ocak 2010’dan itibaren geçerli olacak ve yeni yılın emlak vergileri bu değerler üzerinden ödenecek. Gayrimenkul alım satımları sırasında tapu harcına esas değer de emlak vergisi değerinin altında olamayacak.
2005 yılında belirlenen, ancak uygulamaya girdiği 2006 yılında büyük tartışma yaratan eski birim değerlerden sonra, 2010’un değerleri de tartışılacak özellikler taşıyor. Bazı belediyelerin eski değerlerde çok yüksek artışlara gittiği gözlenirken, iller arasında da çok büyük değer farkları bulunuyor. İller arasındaki dengesizliklerin yanısıra, aynı ilde il merkezi ile ilçelerin birim değerleri arasında bile uçurum olduğu görülüyor. Değer Tespit Komisyonlarının belirlediği yeni birim değerlerle ilgili ortaya çıkan tablo şöyle:
Rekor düzeyde zamlandı
Emlak vergisinde en son değer belirleme işlemi 2005 yılında yapılmıştı. Yeni değerlerin ilk uygulama yılı olan 2006’da bu rakamlar tartışma konusu olunca, mevcut değerlerin düzeltilmesi için yeni bir yasa çıkarıldı. Ancak değerlerde çok fazla değişiklik olmadı, hatta bazı illerde eski rakamlar daha da artırıldı. 2006 yılında yeni değerler üzerinden vergi ödendi. 2007, 2008 ve 2009 yıllarında ise söz konusu değerler, kanun gereğince yeniden değerleme oranının yarısı kadar artış gördü. Bu süreçte yeniden değerleme oranındaki artış yüzde 29.4, emlak vergisi değerindeki artış da yüzde 14.2 düzeyinde gerçekleşti. Ancak belediyeler, bu yıl yapılan son tespitler sırasında 2006 başındaki değerleri, bazılarında 3’e, 4’e katladı. Artış oranları, İstanbul ve İzmir gibi illerde yüzde 200’leri buldu. Ankara’da bazı ilçelerde değer artışı yüzde 20 seviyesinde tutuldu, bazı ilçelerde ise bu rakam yüzde 100’e yaklaştı. Diğer birçok ilde de enflasyonun çok üzerinde değer tespitleri yapıldı.
Türkiye’nin en değerli yeri Anıt Caddesi
TÜRKİYE’nin en değerli yeri, İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Anıt Caddesi oldu. Bu caddede metrekare birim değeri 25 bin 500 lira saptandı. Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nin metrekare birim değeri 20 bin liraya, Takı Zafer Caddesinin 24 bin liraya, Kadıköy’de Bağdat Caddesinin de 5 bin liraya yükseltildi. 2005’teki tespitlerde, İstiklal Caddesi’nin birim değeri, 7 bin 500 lira, Takı Zafer Caddesi’nin 8 bin lira, Bağdat Caddesi’nin ise 2 bin 194 liraydı. Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) hasılat paylaşımı yoluyla inşa ettirdiği Uphill Court, My World, Meridian gibi projelerle ünlenen Batı Ataşehirde’de birim değerler 2’ye katlandı ve 1.800 lira oldu. Bahçeşehir 1’inci Kısım’da da rakam 2.000 lira olarak belirlendi.
Kızılay’da değer artış oranı yüzde 20’de kaldı
ANKARA’nın Kızılay ve diğer merkezi yerlerindeki değer artışı yüzde 20’de tutuldu. Metrekare birim değeri 5 bin liradan 6 bin liraya yükselen Zafer Meydanı, başkentin en pahalı yeri özelliğini korudu. Burayı, birim değerleri 4 bin 800 liraya yükselen Atatürk Bulvarı ile Ziya Gökalp Caddesi izledi. Süleyman Demirel’in oturduğu Güniz Sokağın değeri 480 liraya, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in sokağının değeri de 360 lira oldu. Ahmet Taner Kışlalı Caddesi’nin metrekare birim değeri 200 liradan 300 liraya, Angora Caddesi’nin 250 liradan 350 liraya, Demetevler İvedik Caddesi’nin de 310 liradan 500 liraya yükseltildi. İzmir’de de Bornova Fatih Caddesi’nin metrekaresi son tespitlerde 600 liraya, Konak’ta Atatürk Caddesi ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarının da 4 bin 76 liraya çıktı. Bursa’da ise Kapalıçarşı’da metrekare birim değeri 10 bin liraya, Atatürk Caddesi’nde de 6 bin liradan 7 bin 531 liraya yükseldi.
Baraj Mahallesi Boğaz’ı nasıl geçti
SON tespitlerde Elazığ-Keban’daki Baraj Mahallesi’nin metrekare birim değeri 10 bin lira olarak belirlenirken, İstanbul’da Boğaza nazır yalıların sıralandığı Yeniköy Mahallesi Yalı Sokağına 1.600 lira değer biçildi. Aynı şekilde Beylerbeyi’nde Yalı Boyu Caddesinin metrekare birim değeri de 2 bin 400 lirada kaldı. İstanbul’da 1 villanın 1.5-2 milyon liraya satıldığı Zekeriyaköy’de de metrekare birim değeri 1, 2, 3, 4 ve 5’inci caddelerde 430 lira olarak tespit edildi. Ev için 850-900 bin, hatta milyon dolarların telaffuz edildiği Acarkent ve Beykoz Konakları’nda da birim değer 180 lira gibi oldukça düşük tutuldu. Birim değerlerin tespitinde, coğrafi durum, sosyoekonomik düzey ve gelişmişlik gibi ölçütler gözardı edildi. Bu nedenle de iller arasında büyük dengesizlikler meydana geldi. En yüksek birim değer, İstanbul’da 25 bin 500 lira, Bursa’da 10 bin lira, Ankara ve Antalya’da 6 bin lira ve İzmir’de 4 bin 76 lira düzeyinde oldu.
Bu yazı toplamda 2163, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

