cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Bebek gelişimi, bebeğin zihinsel gelişimi

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebeğin zihinsel gelişiminde anne babalara da önemli görevler düşüyor.
Bebek 6. aydan itibaren izleme ve takip etme becerisine sahip olur. Bu dönemden sonra ne kadar kaliteli uyarıcılarla karşı karşıya kalırsa, zihinsel gelişimi o kadar iyi olacaktır.
Zeka üzerinde anne ve babadan aldığı genlerin önemi olduğu gibi çevrenin de çok önemli bir etkisi vardır. İlk yaşlarda uygun beslenme, ana babanın uyarması, ilgisi zekayı geliştirir. İlgi ve uyarılmanın yetersiz olduğu bir evde zeka kolay gelişemez. Bu bakımdan ilk yıllarda ilgi yokluğu sonraki çabalarla giderilemez.
İlgi görmeyen bebek okul çağına geldiğinde öğrenime hazır hale gelmeyebilir. Çevresel tüm etkenler çocuğun zihinsel gelişimini geliştirir ya da köreltir. Çocuğunuzun doğumdan okul çağına kadar olan zaman içerisinde kaliteli uyarıcılar tarafından uyarılması onun zihinsel gelişimini olumlu yönde etkiler

Bu yazı toplamda 1121, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bebek nasıl giydirilmeli

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre değişir.

Bilinmesi gereken 3 önemli madde vardır.
1- Bebek üşüdüğü zaman nefes alma hızı artar ve huzursuzlaşır
2- Üstelik bebeklerin en büyük ısı kaybı başlarında olur
3- Bebeğin üşüdüğü ellerinden veya ayaklarından değil, giyimli olan bir bölgesi ellenince anlaşılır.

Bebeğinizi giydirirken bu noktaları atlamayın:

Yenidoğan döneminde bebeğinizi yatak, karyola veya değiştirme masası gibi düz bir yüzeyde giydirin.
devamı »

Bu yazı toplamda 1120, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bebek ve çocuklarda şişmanlık

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığından korunmak için, yaşam boyu sürecek sağlığın temelinin atıldığı gebelik döneminden başlayarak yeterli ve dengeli beslenmek gerekir.

Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığının %90’ının, fazla enerji alımı ile oluştuğu ve şişman yetişkinliklerin %30’unun bebeklilik ve çocuklukta da şişman olduğu bilinmektedir.

Bebeklik ve Çocukluk Çağında Şişmanlığın Önlenmesi İçin Neler Yapılabilir?

Anne karnından okul çağına kadar, çocuğun gereksinimleri ve beslenme şekli, büyüme ile birlikte değişir. Bu farklı dönemlere göre de şişmanlığın önlenmesi için farklı beslenme önerileri verilebilir.
1. Doğum Öncesi Dönemde
– Gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, gebelik için gerekli besin öğelerini içeren, dengeli bir diyet tüketmesi sağlanmalıdır.
– Gebelikte annenin fazla ağırlık alması önlenmeli, ağırlık alımı izlenmelidir. Annelerin gebelik süresince 9-14 kg ağırlık artışı normaldir.
– Eğer anne gebeliğin başında şişman ise fazla ağırlık artışına gerek yoktur.
– Gebeliğin son üç ayında anne şişman ise, enerji kısıtlanmamalıdır. Bu uygulama anne karnındaki bebeğin büyümesini olumsuz etkileyecektir.
– Anne şeker hastası ise, kan şekerinin kontrolü şişman bebek doğumunu önlemek için gereklidir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1064, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bebekler nasıl yatırılmalı

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Uzmanlar vatandaşları ani bebek ölümleri konusunda uyararak, bebeklerin bir yaşına kadar kesinlikle yüz üstü yatırılmamasını istedi.

Uzmanlar aileleri ‘ani bebek ölümleri’ konusunda uyardı. Yapılan açıklamada; halk arasında beşik ölümü olarak bilinen ‘ani bebek ölümleri’nin, gelişmiş ülkelerde 1-12 aylık bebekler arasında en sık görülen ölüm nedeni olduğu ifade edilerek, bu ölümlerin yüzde 95′inin bebeklerin ilk 6 ayında ve çoğunlukla 2-4 ay arasındaki bebeklerde gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Ani bebek ölümleri açısından bir çok risk faktörü bulunduğu kaydedilen açıklamada 1-12 aylık ve özellikle 1-6 aylık bebeklerinizi kesinlikle yüz üstü yatırılmaması gerektiği vurgulandı. Yan yatış pozisyonunun da bebeğin uykuda dönme ihtimali bulunduğundan uygun olmadığı ifade edilen açıklamada şu uyarılara yer verildi:
devamı »

Bu yazı toplamda 1204, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bebekler ve emzik

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Çoğu anne – baba bebek daha doğmadan “Bu eve asla emzik girmeyecek!“ diye karar veriyorlar. Fakat bebek doğduktan bir süre sonra geceleri ağlama krizleri çekilmez bir hal aldığında, baba derhal bir eczaneye koşup emzik alıyor! Sonra da bebeği emzik alışkanlığından vazgeçirmek yıllar alıyor.

Siz de artık 2 yaşına gelen çocuğunuzun emzik alışkanlığından kurtulmasını istiyorsanız bu yazı tam size göre…

Emzik çocukların bebekliklerinde asla vazgeçemedikleri bir alışkanlık. Peki bebekler emziği neden çok seviyorlar? Emziğin çocuğu rahatlatmasının nedeni, doğuştan sahip olduğu emme refleksini tatmin etmesi. Bu refleks doğadan, bebeğin hayatta kalması için bir armağan. Böylece bebeğin biberon ya da meme emmeyi öğrenmesine gerek kalmıyor. Öyle ki bazı bebeklerin anne karnında parmaklarını emdikleri bile bilimsel olarak kanıtlı!

İlk diş çıktığında emme sona ermeli!

Meme, emzik, biberon ve parmak gibi emmeye uygun nesneler, bebek kendisini sıkıntıda hissettiği anda imdadına yetişiyor. Ayruca uykusu olduğu halde uyuyamadığı veya yabancı ortamlara girdiği zaman da emme ihtiyacı hisseder. Eğer bebekler emzik emmekten mutlu oluyorlarsa, ebeveynlerin bu durumdan rahatsız olmalarına gerek var mı? Bebeklerin emme zevklerini tatmin etmelerine engel olunmasına gerek yok. Ancak maalesef anne ve babalar bebeklerine çok fazla emzik veya biberon veriyorlar. Ve bir süre sonra emme ihtiyaç olmaktan çıkıp, sakinleştirici araç olarak kullanılıyor ki bu da bağımlılık yapıyor.
devamı »

Bu yazı toplamda 1081, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bebeklerde, cilt rahatsızlıkları

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebeklerde görülen cilt rahatsızlıklarının tedavi gerektirip gerektirmediğini anlamak, erken müdahale açısından son derece önem taşıyor. Uzmanların verdiği bilgilere göre, yeni doğan bir bebeğin cildi normalde losyon ve krem kullanımını gerektirmiyor. Gereksiz yere ve bilinçsizce kullanılan yağlı kremler, sivilce oluşumuna ve cildin pürüzsüzlüğünü kaybetmesine neden oluyor. Bebeğin cildi kuru ise günde 2 kez bebek losyonu sürmek yeterli oluyor.

Yeni doğan bebeklerde sık rastlanan; ancak bir süre sonra kendiliğinden yok olan döküntülerle tedavi gerektiren cilt hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmak, bunları birbirlerinden ayırmak, erken müdahale açısından son derece önem taşıyor. Yeni doğan bebeklerde görünüşleri birbirinden farklı, değişik tipte döküntüler olabiliyor. Bebeklerde sık rastlanabilen döküntüler şunlar:

Süt Döküntüsü (Milia): Yeni doğan bebeğin burnunda ya da alnında görülebilen, beyaz veya sarımtırak noktacıklardır, bazen çenede de görülebilirler. Aslında sütle hiçbir ilgisi olmayan bu minik sivilcemsi noktacıklar, cilt gözeneklerinin, ciltte bulunan ve keratin adı verilen bir maddeyle tıkanması sonucu ortaya çıkar. Bebeğin cildi dış ortama alışınca, bu noktacıklar da kendiliğinden birkaç hafta içinde kaybolur. Dolayısıyla herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Gözenekleri açmaya sakın çalışmayın. Cildi tahriş edip, mikrop kapmasına yol açabilirsiniz.
devamı »

Bu yazı toplamda 1179, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Bebeklerin gazı nasıl çıkartılır

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebekler emme işlemini yaparken süt aldıkları kadar havada alırlar. Bu, anne memesini emen bebeklerde de biberon kullanan bebeklerde de görülür. Bu olay bebeklerde gaz olmasına neden olur.
Bu nedenle bebeği besleme sırasında sık sık gazını çıkarmasına yardımcı olmak gereklidir. Bunu yapabilmeniz için bir çok yöntem bulunmaktadır.

•Bebeğinizi bedeni öne biraz eğik bir şekilde oturtun.
Daha sonra sırtında elinizi paralel hareketlerle gezdirin.
devamı »

Bu yazı toplamda 1175, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Biberondan kaşığa geçiş

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebeğimi doğru besliyor muyum? Bebeğe hangi besinler verilebilir? İnek sütüne ne zaman başlanır? Bebeğe ne kadar et verilmelidir? Bu gibi sorular çoğu annenin aklını kurcalıyor. Kaşık mamalarına geçiş dönemini sorunsuz atlatabilmenin bazı ipuçlarını bu yazıda…

Kaşıkla yeni beslenmeye başlayan bebek, üstünü başını kirleteceği gibi etrafı da batırıyor. Kaşıkla mama yedirmenin başlangıçta kolay olmadığını ve zaman aldığını unutmayın. Bunun için bebeğiizin ve kendinizin keyif aldığı zamanları tercih edin.

Ek besinlere başlamanın amacı, bebeğin değişik gıdalara alışmasını sağlamak. Ancak ek besinlere erken ve bilinçsizce başlamamak gerekiyor. Örneğin; yumurta akının 9., turunçgillerin 6. aydan önce yedirilmesi bu besinlere karşı alerji gelişmesini sağlıyor.

Bebek öncelikle katı mama için hazır olmalı

Ek gıdalara başlayabilmek için bebeğin kaşıkla beslenmeye hazır olması gerekiyor. Bunu bebeğinizin sergilediği bazı hareketlerden anlamanız mümkün. İşte kriterler:
devamı »

Bu yazı toplamda 1071, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Diş çıkarma dönemi

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

Bebekler diş çıkarma döneminde bazen ateşlenirler. Huysuz olmaları ve gece ağlamalarına sebep olabilir.
Bebeğinizin diş çıkarması, fiziksel gelişiminin normal sonuçlarından biri ve aslında saçının uzamasından daha stresli değil. Ancak bazı durumlarda, bazı bebeklerde durum tam aksi bir hal alabiliyor.

Diş çıkarmada sorunlar

Bazı bebekler ağzında dişle doğarken, bazıları da ilk dişleri olan süt dişlerini 6 aylıktan itibaren çıkarmaya başlarlar. Ancak bebeğiniz bir yaşına gelene dek hala diş çıkarmadıysa, gene de endişelenmeyin, çünkü bu da olması mümkün durumlardan biridir.

Çoğu çocuk iki buçuk yaşına geldiğinde tüm süt dişleri çıkmış olur ve 6 yaş civarında da esas dişler çıkmaya başlar. Bebekler diş çıkarmaya başladıklarında, fazla olmasa da ateşleri çıkabilir. Bu da bebeğinizin huysuzlanmasına, gece uyanıp ağlamasına, salya akıtmasına sebep olabilir. Bu durumda daha çok rahatlatılmaya ve yatıştırılmaya ihtiyaç duyarlar.
devamı »

Bu yazı toplamda 1085, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Doğum sonrası işitme testi

Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık

İşitme kaybı gerekli önlem alınmadığı takdirde bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği için, doğum sonrası işitme testi yaptırmak ve erken tanı büyük önem taşıyor.

Çocuklarda işitme kaybı, sessiz ve gizli bir engel çünkü çocuklar, özellikle de bebekler, iyi duyamadıklarını söyleyemiyor. İşitme kaybı farkedilmez ve düzeltilmese, konuşma ve dil gecikmesine, sosyal ve duygusal sorunlara, okul başarısızlığına yol açıyor. Tanı geciktikçe olumsuz etkiler de fazlalaşıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, her bin bebekten 1 ila 3′ü ileri derecede kalıcı işitme kaybı ile doğuyor. Buna göre, Türkiye’de yılda yaklaşık bin 800 bebek, koklear implant yani biyonik kulak gerektirecek düzeyde işitme kaybıyla doğuyor, ancak bunların erken ve zamanında tesbiti konusunda sorunlar yaşanıyor. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli teşhisi konulan ve işitme cihazı uygulanıp özel eğitime alınan bebeklerin konuşma becerisi ise normal yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebiliyor.
devamı »

Bu yazı toplamda 1267, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share