Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
idrarda kan kanama hematüri
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Kanlı idrarın rengi içerdiği kan miktarına göre açık pembeden koyu kırmızı ya kadar değişir. Kanlı idrar bulanıktır; cam bir kap içinde bir süre hekletilirse üstte görece duru, altta ise kanlı çökelti nedeniyle daha koyu renkli ve hulanık iki bölüme ayrılır. İdrarda kan belirtisi boşaltım sisteminin herhangi bir yerinden kaynaklanabılır. Böbrek taşları, veremi, kötü huylu tümörleri ya da enfarktüsü, akut glomerülonefrit, idrar borusu taşları, idrar kesesi tüm örleri, veremi, taşları ya da basit bir idrar kesesi iltihabı ya da siyek (üretra) taşları ve iltihabı buna yol açabilir. İdrarda kan her zaman gözle görülmeyebilir. İdrarın rengini değiştirmeyecek kadar azsa ancak kimyasal deneylerle ya da idrar çökeltisinin mikroskopla incelenmesiyle saptanabilir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1138, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
ÜREMİ: BÖBREK YETMEZLİĞİ
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Böbrekler bel omurlarının iki yanında yer alan vücutta çift olarak bulunan ve kandaki istenmeyen zehirli maddeleri idrar yoluyla uzaklaştırılmasını sağlayan bir çift organdır. 2 milyon civarında nefron adı verilen süzme ünitesi mevcuttur. Bunların sayısı yaşlanmayla birlikte doğal olarak azalır. Kalbin dakikada pompaladığı 5-6 litre kanın 1/5′i böbreklerce filtre edilir. Böbrekler vücudun sıvı-iyon dengesini, asit-baz dengesini, kan basıncı(Tansiyon)nın sürdürülebilirliğini ve vücuttaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ve vücut için zararlı olan zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Böbrekler ayrıca kan yapımı ve kemik mineral yapısı ile ilgili hormonlar başta olmak üzere daha bir çok hormonun yapım ve yıkım yeridir. Bütün bunlardan böbreklerin vücut için hayati önem taşıyan ve yürüttüğü fonksiyonlar sekteye uğradığı takdirde hayati risk doğuran organlar olduğu anlaşılır. Böbreklerden geçen kan filtre edilip organizma için yararlı olan maddeler tekrar kana verilerek, vücuttan uzaklaştırılması zorunlu olan zehirli maddeler idrarı oluşturur. İdrar idrar yolları ile önce mesanede toplanır, daha sonra da işeme yoluyla da dışarı atılır.
devamı »
Bu yazı toplamda 1469, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Börek Taşları
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları, kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir. Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilr. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur Göğsün yukarı ve ön kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır.
Bu yazı toplamda 1481, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İdrar yollarında enfeksiyonlar
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Ürolog Prof.Dr.Yalçın İlker, kadınların çok sık karşılaştığı sistit ile ilgili merak edilenler hakkında bilgi verdi.Sistit birçok kadının sık karşılaştığı hastalıklardan birisidir. Tarif olarak idrar kesesinin iltahaplanmasıdır. Ana başlık olarak iki büyük tipi vardır. Bunlardan bir tanesi bakterilerin yol açtığı mikrobik sistit, diğeride mikroplar ile hiç ilgisi olamayan intersitisyel sistittir. Bu iki hastalığında belirti ve bulguları biribirine benzer ve sıklıkla birbirleri ile karışırlar.
MİKROBİK SİSTİT
Bakterilerin yol açtığı mikrobik sistit 20-40 yaş arasındaki genç kadınların % 25-30’da görülecek kadar sıktır. En sık bilinen nedeni cinsel aktivitedir. Koli bakterisi en sık bu hastalığa yol açan ajandır. Kadınlarda 40 yaşından sonra azalan mikrobik sistit 65 yaşından sonra tekrar artar. Bu yaş gurubunda ise görülme sıklığı % 20 civarındadır. Yaşlanma ile artmasının nedeni vucut direncinde azalma, idrar kesesinin aşağıya sarkması ve menapoz sonrası hormonal değişimlerin idrar yollarınıda etkilemesidir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1273, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Migren
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
MİGREN , 4 ile 72 saat arasında sürebilen , tekrarlayıcı, zonklayıcı nitelikli, genellikle başın bir yarısında olmakla beraber bazen iki taraflı da olabilen, günlük fiziksel aktivitelerle artabilen, genellikle bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olmanın eşlik ettiği bir baş ağrısı tipidir.
Migren şikayeti olan hastaların yaklaşık %10′ unda ağrıdan 5-25 dakika önce, ağrının başlayacağını hissettiren, aura denen, gözün önünde çizgiler, parlak renkli ışıklar, bulanık görme, buzlu cam arkasından bakma, daha seyrek olarak da konuşma bozuklukları gibi şikayetler bulunur. Bu aura döneminden sonra zonklayıcı baş ağrısı başlar ve 1 saat içinde artar.
Migren tanısı için:
1- Ağrının süresi: 4 – 72 saat
2-Aşağıdakilerden en az ikisinin bulunması
devamı »
Bu yazı toplamda 5643, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Gerilim Tipi Başağrısı
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Gerilim tipi başağrısı en sık rastlanan başağrısı türüdür. Erişkinlerin % 90 ‘ı hayatları boyunca en az 1 kez bu ağrıyı hisseder.
Gerilim tipi başağrısının , stres, gerginlik, bastırılmış öfke gibi durumların ortaya çıkardığı baş, boyun bölgesindeki kasların istem dışı kasılması sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Çoğu zaman enseden başlayan, basınç, sıkıştırma tarzında künt bir ağrıdır.
Genellikle başın iki tarafında olan,
Günlük aktivitelerle çok fazla değişmeyen,
Genellikle bulantı- kusmanın eşlik etmediği
Hafif veya orta şiddetteki başağrısıdır. (Günlük aktiviteleri azaltabilir ama engellemez)
devamı »
Bu yazı toplamda 1251, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Küme Başağrısı
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Genellikle 20-45 yaşlarında başlar. Erkeklerde 3-5 kat daha sıktır.Genelde yılın aynı zamanlarında, günün aynı saatlerinde ortaya çıkar.
Genelde gece ve sabaha karşı olur.
% 90 hastada ataklar halindedir, atak olmadığı dönemler ağrısız geçer.
Genellikle başın tek tarafında, göz çevresinde saplanma, delici tarzda, oyulma, patlama tarzında olup 15 ile 180 dakika arasında sürer.
Aynı tarafta gözde yaşarma veya kanlanma, burun tıkanıklığı göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme gibi Horner Sendromu bulguları eşlik edebilir.
Küme atak dönemlerinde alkol, ciddi bir tetikleyicidir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1761, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Aşırı ve Yanlış İlaç Kullanımına Bağlı Tepki Başağrısı
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Başağrısı, türü ne olursa olsun insanın yaşam kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen bir durumdur.
Çoğu başağrısı türünün bir şekilde ağrı kesici ilaçlara cevap vermesi, insanları hep o ve benzer ilaçları kullanma yoluna itmekte ve bir nevi ilaç bağımlılığına sebep olmaktadır.
Ağrı kesicilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımı ve bu kullanımın kulaktan dolma bilgilerle yapılması bir süre sonra ilaç alınmadığı durumda ağrının artmasına ve ağrının ilaçlara daha az cevap verir hale gelmesine sebep olur. Bu durum da kendi başına bir tepki başağrısı oluşumuna neden olmaktadır.
Kontrolsüz kullanılan ağrı kesicilerin mide ülseri, böbrek yetersizliği ve karaciğer yetersizliği gibi ciddi durumlara yol açacağı unutulmamalıdır.
devamı »
Bu yazı toplamda 3162, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bel Ağrıları – Bel Anatomisi
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.
Omurgamız, 24′ ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7’si boyun, 12’si sırt, 5′i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.
Bu yazı toplamda 1258, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Faset sendromu
Yazar jawscod2 | 24.04.2008 | Kategori Sağlık
Faset eklemler, omurlar arasında yer alan ve omurganın sağlamlığını, esnekliğini ve hareketlerinin çoğunu sağlayan eklemlerdir. Sağda ve solda ikişer faset eklemi omurganın esnekliğini sağlar. Faset eklemleri olmadan omurga hareketsiz bir bambu çubuğu gibidir.
Zamanla ve tekrarlayan travmalarla bu eklem de diz eklemi gibi yıpranır ve kireçlenerek bel ağrısının en önemli sebeplerinden biri haline gelir.
Faset eklem ağrısı genellikle ;
Hafif sabah tutukluğu ile başlar, gün içinde yorulmakla artar.
Belin ortası ve yanlarında olur, bazen kalça ve bacağın üst kısımlarına, uyluğa yayılır.
Öksürmekle, öne eğilmekle ağrı olmaz.
Öne eğilmiş pozisyondan doğrulurken, beli geriye doğru bükerken artar.
Yatakta dönerken artabilir.
Sırtüstü pozisyonda rahatlar.
Bacakların alt kısmına, baldıra ve ayaklara yayılmaz
devamı »
Bu yazı toplamda 1378, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

