Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Hangi meyve neye yararlı? – Foto
Yazar admin | 23.11.2010 | Kategori Sağlık
Bu yazı toplamda 1392, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
K-Flakes diyeti ile zayıflamak
Yazar admin | 03.06.2010 | Kategori Sağlık
Kabul ediyorum, günümüzde kimsenin oturup bol çeşit bir kahvaltı masasına oturmaya vakti yok. Her şey hızlı hallediliyor artık, yemekler poşete konuyor, kağıda sarılıyor, isterseniz tek elle bile MISIR GEVREĞİ ÜLKER KELLOGS
yemek yiyebilirsiniz. Sabahları kahvaltı hazırlamak, oturup yemek ve bitirdikten sonra toplamak belirli bir zaman gerektirdiği için; poğaça, simit, börek, boyoz gibi hazır kahvaltı çoğumuz tarafından tercih edilmektedir. Bu seçimimiz pek sağlıklı olmamakla beraber hızla ve ucuz yolla hazırlanmış bu ürünler kilo aldırır, kalp-damar sağlığını tehdit eder ve vücudumuzun yağ depolarını şişirir. devamı »
Bu yazı toplamda 4567, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Ağız Kokusu Nasıl Giderilir
Yazar admin | 19.05.2010 | Kategori Sağlık
Ağız Kokusu Nasıl Giderilir. İki dakika güncel haber merkezi sağlık haberleri. Doğal yollardan Ağız Kokusu Nasıl Giderilir?
Zaman zaman herkesin ağzı kokabilir. Özellikle de sabahları! Bazen karnımız acıktığında veya diyet yaparken, hele soğan, sarmısak gibi şeyler yediğimizde kokudan kurtuluş yoktur.
Birisi ile konuşurken başını geri çektiğini fark ederiz veya kendimiz ağzımızı kapatma ihtiyacı hissederiz. Her ikisi de birbirinden kötüdür. İnsan rezil olur! Ağız kokusuna genel olarak ağızda artakalan ve damakla dişler arasına sıkışan yiyecek parçaları neden olur. Ağız kokusunun ardında kötü beslenme alışkanlıkları veya bazı sağlık sorunları da gizlenebilir. devamı »
Bu yazı toplamda 8131, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Elma Sirkesinin Faydaları
Yazar admin | 19.05.2010 | Kategori Sağlık
Elma sirkesi
Şifai amaçla kullanmak için; bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır
Kullanım biçimleri: Doğal elma sirkesinin en etkili kullanım biçimi, çiçek balı ile karıştırılarak oluşturulur:
- 1 bardak su
- 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesi
- 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı
Hepsi iyice karıştırılır ve sabahları aç karnına küçük yudumlarla içilir. Sürekli kullanım sayesinde, öncelikle bedenin bağışıklık sistemi güçlenecek ve sizi pek çok hastalıktan koruyabilecektir. Bu enerji kokteyli ayrıca size canlılık ve güç kazandıracak ve ileri yaşlara kadar sağlıklı ve mutlu kalmanıza önemli katkılar sağlayacaktır. Ama burada çiçek balını da yakından tanımamız gerekiyor: devamı »
Bu yazı toplamda 3320, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
‘Domuz Gribi için Teftişe Açığız’
Yazar mehmet | 14.01.2010 | Kategori Sağlık

Wodarg’ın, Domuz Gribi Salgınının “Sahte Bir Salgın” Olduğunu Açıklaması Tüm Dünyanın Gündemine Bomba Gibi Düşü.
Avrupa Konseyi Sağlık Birimi Başkanı Wolfgang Wodarg’ın, salgınının dünya çapındaki panikten faydalanmak isteyen ilaç firmalarının başlattığı “sahte bir salgın” olduğunu açıklaması tüm dünyanın gündemine bomba gibi düşü.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ni bir salgın olarak tanımlama kararında, Domuz gribi aşısı ve tedavi ilaçlarını üreten şirketlerin etkisinin olduğunu açıklayan Wodarg, önemli bir tartışmanın fitilini de yaktı. Wodarg’ın açıklamasının ardından ateş altında kalan WHO, salgını ele alış biçimiyle ilgili her türlü teftişe açık olduğunu duyurdu. WHO’ya aralarında Vietnam’ın da bulunduğu pek çok ülkeden soru ve eleştiri giderken, tüm dünyada bugüne kadar 1 milyar Domuz gribi aşısının ülkelere dağıtıldığı hesaplanıyor.Domuz GribiDomuz Gribi
Aylar sonra soruşturma
WHO sözcüsü Fadela Chaib, “Eleştiri ve tartışma şansını bekliyorduk ve bunu memnuniyetle karşılıyoruz. İleride H1N1 salgınıyla ilgili çalışmamızı dışarıdan uzmanlarla da değerlendireceğiz. Değerlendirmeler gereklidir ve biz önerilere açığız. Bu bizim işlerimizi geliştirir. Bu () bittiğinde de dışarıdan uzmanlarla çalışacağız” dedi. Teftiş için salgının geçmesi gerektiğini belirten uzmanlar, bunun aylar hatta yıllar alabileceğini söyledi. Domuz Gribi
Wodarg, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada “Ortada bizim ajanslarımızın yaptığı etkin olmayan bir iş var. Hem kuş gribinde hem de nde büyük panik yaptılar. Hükümetler milyarlarca Euro harcayarak Domuz gribi aşıları aldılar. Biz bunun arkasında ne olduğunu soruşturmak zorundayız. Bu ajansların, gereksiz sağlık önlemleri için para harcamalarını kaldıramayız” diye konuştu. Domuz Gribi
Glaxosmithkline: Anlamsız etki iddiaları yanlış
Glaxosmithkline, “Anlamsız etki iddiaları yanlış yönlendiricidir ve bunlar tespit edilememiştir. WHO, ni salgın olarak ilan etti. Çünkü bu grip, salgın pandemik kriterlerini dolduruyordu” açıklaması yaptı. WHO geçen haziranda global salgın ilanını yapmıştı. Nisan 2009’da bilinmeyen, yeni Domuz gribi Meksika ve ABD’de ortaya çıkmıştı. Şu anda kadar 200 ülkede en az 12 bin 800 kişinin nden öldüğü belirtiliyor.Domuz GribiDomuz Gribiöldüğü belirtiliyor.
Bu yazı toplamda 1619, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Uyuşturucu Kurbanları Yüzde 14 Arttı
Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Türkiye’de Uyuşturucu Madde Kullanımından Dolayı Ölenlerin Sayısı Katlanarak Artarken, Kullanım Yaşı Düşüyor.Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımından dolayı ölenlerin sayısı katlanarak artarken, kullanım yaşı düşüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı’na bağlı çalışan Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM)’nin 2009 yılı raporuna göre, uyuşturucu madde kullanımından ölenlerin sayısı yüzde 14 arttı.
Afyon ve türevleri içeren madde kaynaklı ölümler birinci sırada gelirken; vakaların yüzde 73,6’sında çoklu madde kullanımına rastlanıyor. Ölüm olaylarının en fazla meydana geldiği iller ise sırasıyla İstanbul, Gaziantep, Van, Elazığ, Antalya.
TUBİM tarafından hazırlanan ‘Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) 2009 yıllık raporu, ‘Bağımlılık Yapıcı Madde ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele 2009 yılı Türkiye Raporu’, dikkat çekici bilgileri içeriyor. Yetkililer, bu tür raporlardaki verilerin bir yıl geriden hazırlandığını ifade ediyor.
Raporda, tedavi gören kişilerin sayısı 2006 yılında 2 bin 853, 2007 yılında 2 bin 492, 2008 yılında 2 bin 145 olarak tespit edildi. Bir önceki yıla göre tedavi görenlerin oranında yüzde 14 azalma oldu. 2006 yılından itibaren yatan hasta sayısının azalmasının nedeni olarak ise Denetimli Serbestlik Uygulamaları ile ayakta tedavi ve takip programlarının daha fazla tercih edilmesi gösterildi.
Tedavi olan hastaların yüzde 52,6’sı Afyon türevi kullanırken; yüzde 29,6’sı esrar kullanıyor. Yüzde 2,4’ü stimulant ve yüzde 3,4’ü kokain kullanmaktan dolayı tedavi altına alındı. Tedavi altına alınan bağımlıların da yüzde 52,5’i ilk kez tedaviye başvururken; yüzde 45,8’i daha önce de tedavi olmuş.
Tedavi görenlerin yaş ortalaması 29,75 olarak tespit edildi. En küçük kişinin yaşı 11 iken en büyük kişinin yaşı 67 olarak belirlendi. Kişilerin eğitim durumları ise ilkokul, ortaokul ve liseden mezun olanların oranı sırasıyla yüzde 33,1, yüzde 28,4 ve yüzde 28,7 olarak bulundu. Yüksekokul bitirenlerin oranının yüzde 6 ve hiç okula gitmeyenlerin yüzde 2,9 olduğu saptandı. Bir önceki yıl ile kıyaslandığında, ilkokul ve ortaokul öğrenimi almış kişilerde hafif de olsa bir azalma varken; özellikle lise ve yüksekokul öğrenimi almış olan kişilerde tedavi talebinin arttığı görüldü.
Tedaviye gelenlerin yüzde 56,9’u kendisi, yüzde 31’i ailesi ve arkadaşları, yüzde 8,8’i polis, mahkeme yönlendirmesi ile merkeze geliyor. Ölüm olaylarında 2007 yılına göre 2008 yılında yüzde 14’lük bir artış oldu. 2007’de 139 olan madde kullanımı nedeniyle ölüm, 2008’de 159 olarak tespit edildi.
Afyon ve türevleri içeren madde kaynaklı ölümler birinci sıradayken; Afyon türevleri içermeyen maddelerden kaynaklı ölümler ise ikinci sırada yer aldı. Vakaların yüzde 73,6’sında çoklu madde kullanımına rastlanıyor. Ölüm olaylarının en fazla meydana geldiği iller İstanbul, Gaziantep, Van, Elazığ, Antalya. 2008 yılında yabancılar kategorisinde özellikle Gürcistan uyruklu şahıslardaki ölüm olaylarında artış gözlendi.
Ölüm nedeni yüksek doz veya çoklu madde kullanımı. Yüzde 88,7’sinde ölüm, Afyon türevlerinin yalnız veya sıklıkla alkol ve diğer maddelerle birlikte kullanılması sonucu gerçekleşti. Afyon türevleriyle birlikte en sık benzodiazepin türevleri, esrar, etanol ve kokain kullanıldı.
UYUŞTURUCU SİGARA GİBİ ALINIYOR
Tedavi görenlere ‘Maddelerin kullanım yolu nedir?” diye soruldu. Hastalar, uyuşturucu maddesini sigara gibi kullandıklarını ifade etti. Kullanım şekilleri arasında koklama, enjeksiyon, yeme/içme de var. Maddelere göre kullanım yolları ise şöyle:
Eroin kullanan kişilerin büyük çoğunluğu enjeksiyon ve burun yolunu, kokain kullananlar burun yolunu, ekstazi ve benzodiazepin kullananlar ağız yolunu, uçucu maddeleri kullananlar koklama yolunu ve esrar kullananlar da sigara gibi içme yolunu seçiyor.
Raporun değerlendirme bölümünde, madde bağımlılığı ve sosyal dışlanma, madde bağımlılarının sosyal rehabilitasyonu ve topluma yeniden entegrasyonlarının madde bağımlılığında yürütülen önleme ve müdahale çalışmalarında özel bir yer verilmesi gerektiği ifade ediliyor.
“Sosyal dışlanma ve bu kişilerin adeta aile, arkadaş çevresi ve toplumca yok sayılıp kendisinden uzaklaşılması madde bağımlılığı kısır döngüsünün sürmesine neden olmaktadır.” denilen raporda, şu görüşlere yer verildi:
“Bu sorunu yaşayan ister sokakta yaşayan bir birey, ister sokakta çalışan/yaşayan bir çocuk, isterse evsiz bir kişi/aile olsun, toplumun bu bireyin de toplumda bir yer ve önemi olduğu ve sorunu ile baş etmek için barınma, eğitim, istihdam, sosyal yardımlardan yararlanma gibi toplumsal kurumlardan yardım ve hizmet alma hakkı olduğu konusunda bilinç kazanması için çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bağımlı kişinin sosyal dışlanmasının önüne geçilmesi, toplumdaki hizmetlerden tüm bireyler gibi yararlanmaları, eğitim ve istihdam imkanları kazanmaları için yeni bazı yasal düzenlemeler yapılması önem taşımaktadır. Bunun yanında ulusal ve yerel düzeyde toplum genelinde bu konuda bilinç arttırılmasına yönelik olarak, okullarda, iş yerlerinde tüm sözlü, yazılı ve görsel medya araçları kullanılarak etkin çalışmaların yapılması, bağımlı olmuş ancak tedavi sonrası topluma dönme aşamasındaki kişilere yönelik önyargı ve sosyal dışlama davranışları en aza indirgenmede önem taşımaktadır.”
TUBİM NEDİR?
Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) ulusal temas noktası olan TUBİM, 25’ten fazla ulusal kurum ve kuruluşla işbirliği içinde, Türkiye’nin risk ve mücadele profilini ortaya koyacak verileri toparlıyor.
Elde edilen veriler gerekli analiz ve değerlendirmelerden sonra, yıllık ülke raporları ve tablolar halinde ulusal birimlerle EMCDDA ile paylaşılıyor.
TUBİM, aynı zamanda uyuşturucu alanında yayınlanan uluslararası raporların ve sualnamelerin, ülke adına hazırlanarak ilgili uluslararası kuruluşlara sunulduğu bir merkez olarak çalışıyor. TUBİM, yayınlanan ilgili uluslararası raporları Türkiye adına takip ediyor.
Bu yazı toplamda 2571, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Elde Kalan Sadece Aşı Değil Hijyenik Ürünler de Düşüşte
Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Son Aylarda Domuz Gribinin Hızla Yayılması Nedeniyle Tüketimleri Büyük Artış Gösteren Antibakteriyel Ürünlerin Satışlarının Yeniden Eski Seyrine Dönmeye Başladığı Bildirildi.Eyüp Sabri Tuncer firmasının başkan vekili Engin Tuncer, grip salgını haberlerinin yayılmaya başlamasını takip eden yaklaşık 3 aylık bir sürede temizlik ve hijyen sektörünün tahmini olarak yüzde 64’lük bir büyüme gösterdiğini söyledi.
Bu pazar içinde antibakteriyel ürünlerin daha önce yüzde 10 olan payının yüzde 30’a yükseldiğine dikkati çeken Tuncer, aynı şekilde salgın haberlerinin çıkmasından önce antibakteriyel ürün imalatı yapan firma sayısının 3’ten 55-60’a çıktığının tahmin edildiğini vurguladı.
Merdiven altı faktörü
Tuncer, buna merdiven altı sağlıksız üretim yapanlar da eklendiğinde sayının daha da arttığını dile getirerek, şöyle konuştu:
‘’Şu anda antibakteriyel ürün satışları eski seyrine döndü. Ancak, sağlık ve hijyen açısından son derece önem taşıyan bu ürünlerin gerçek amacına ulaşabilmesi için belli standartlarda ve kalitede üretim yapılması gerekiyor. Dolayısıyla kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığına özen gösteren tüketicilerin bu ürünleri seçerken, markanın güvenilirliğine, üretim ve ambalajlama kalitesine dikkat etmelerini öneriyoruz.‘’
Pazarda bu kadar çok ürün ve üretici olunca yanıltıcı bazı bilgilerin ortaya çıkmasının da kaçınılmaz olduğunu anlatan Tuncer, bazı üreticilerin, kendi ürününü bir adım öne çıkarmak ve ürünün satışını sağlamak için aslı olmayan iddialar ortaya atabildiklerini söyledi.
Tuncer, piyasaya sunulan ürünlerin etiketlerinde yazan ‘’Kullandığınız zaman Domuz gribi, kuş gribi, AIDS gibi hastalıkları def edersiniz, mantarı yok edersiniz’’ gibi iddiaları gördüklerinde dehşete düştüklerini sözlerine ekledi.
Bu yazı toplamda 1527, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Migren için Umut Işığı
Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Işığın Migreni Basit Bir Baş Ağrısından Dayanılmaz Bir Ağrıya Dönüştürmesinin Ardındaki Nedeni Ortaya Çıkardı.
Görme engelliler üzerinde yapılan bir araştırma, ışığın migreni basit bir baş ağrısından dayanılmaz bir ağrıya dönüştürmesinin ardındaki nedeni ortaya çıkardı.
Harvard Tıp Fakültesi’ne bağlı ABD’deki Beth İsrael Deaconess Tıp Merkezi’nce yapılan araştırmaya göre, sorun retinada yeni keşfedilen bir grup hücrede yatıyor. Fotofobisi (ışığa karşı aşırı hassaslık) olan kısmi görme engellilerin migreninin neden diğerlerinden daha ağrılı olduğunu merak eden bilim insanları bu konuda bir deney yaptı.
Buna göre migren hastası görme engelliler iki gruba ayrıldı. Birinci grupta gece-gündüz ayrımı yapamayan tamamen kör hastalar, ikinci grupta ise hastalık nedeniyle görme yetilerini kaybeden ancak ışığın varlığını ayırt edebilen hastalar yer aldı. İlk gruptaki hastalar ışığa maruz bırakıldıktan sonra başağrılarının şiddetinde bir değişme olmadığını bildirdi. İkinci gruptakiler ise özellikle mavi ve gri ışıkta olmak üzere açıkça ağrılarının şiddetlendiğini bildirdi. Bu da ışığın migren üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu.
Bu yazı toplamda 1894, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Koşmak, Zekayı Artırıyor
Yazar Onur | 11.07.2009 | Kategori Sağlık
Koşmak, zekayı artırıyor
Almanya’daki Ulm Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma koşmanın zekayı artırdığını gösterdi. Ulm Üniversitesi Nörobilimler ve Tıp Meslekleri Akademisi tarafından ’Koşmak zekayı artırır mı?’ sorusuna yanıt bulmak için toplam 30’dan fazla kişiyle 2 ayrı denek grubu oluşturuldu. Bu iki grupta yer alan denekler, önce içinde yol tarifleri, yabancı kelime öğrenme, resimli anlatım ve yazılı ifade yeteneğinin saptanmasına yönelik sorular bulunan bir teste tabi tutuldu. Daha sonra birinci gruptaki insanların 6 hafta boyunca, haftada 2 kez yarımşar saat koşmaları sağlandı ve her iki gruptan, 2 haftada bir farklı testler çözmeleri istendi. Sonuçta her 2 grupta da ilk baştaki teste oranla aynı ölçüde, hızlanma tespit edildi ve 2 grup da soruları ilkine göre daha kısa bir sürede yanıtladı. devamı »
Bu yazı toplamda 1556, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kolanın Zararları
Yazar admin | 24.05.2009 | Kategori Sağlık, Yaşam
Dikkatle okunmasını tavsiye ediyorum. Büyük olasılıkla az sonra okuyacağınız birçok şeyi siz daha önceden biliyordunuz (!) Ya da bilmeyenler “hadi canım saçma” diyeceklerdir.
Eğer öyle olduğunu düşünüyorsanız, burada anlatılanlara inanmadıysanız denemesi bir cola parasıdır. Yani bir kutu Coca Cola veya Pepsi veya Cola Turka yeterli Gelelim bunlarla ne gibi pratik işler yapabileceğinize; devamı »
Bu yazı toplamda 5747, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

