cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


KANSIZLIK KALP HASTALIKLARINDA ETKILI

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

ABDde Kuzey Carolina Üniversitesi araştırmacıları, kansızlı ın kalp hastalıkları üzerinde etkisi bulundu unu tespit ettiler.
40 yaş üstündeki Amerikan toplumunun yüzde 25inde kalp yetersizli i görüldü ünü ve bu hastalık sonucu ölümlerin arttı ını belirten uzmanlar, kısıtlı ekonomik imkanların da neden oldu u kansızlık sorununun dikkate alınmamasının, kalp hastalarındaki ölüm oranını yükseltti ini bildirdiler.

Kansızlı ın ileri safhaya ulaşmadan tedavi edilmesi gerekti ini kaydeden uzmanlar, hastalı ın yalnızca diyaliz hastalarında de il, kalp yetersizli i çeken hastalarda da önemli oldu unu belirttiler. Uzmanlar, kandaki alyuvarların azalmasının, oksijen taşıyan pigment olan hemoglobinin düşmesine sebep oldu unu, bunun da kalbin çalışmasını etkiledi ini ifade ettiler. Uzmanlar, kansızlı ın, kandaki alyuvarların ço almasını sa layan erythropoietin adlı hormonun ile tedavi edilmesinin, hemoglobin oranını yükseltebilece ini ve hastaların yorgunluktan kurtularak, egzersiz yapabileceklerini kaydettiler.
devamı »

Bu yazı toplamda 10972, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

KELLİK VE KALP KRİZİ RİSKİ

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinde kalp krizi geçirmiş 250 erkek üzerinde iki yıl süreyle yapılan araştırmada, hastaların yüzde 71inin kel oldu unun gözlemlendi ini bildirildi.

Doç. Dr. Gökhan Cin, toplumumuzda önemli bir stres kayna ı olan erkek kelli inin, kalp sa lı ını tehdit etti ini söyledi. Sorunun, erkeklik hormonu olan testesteronun kalp damarlarındaki tahrip edici etkisinden de kaynaklanabilece ini düşündüklerini belirten Cin, özellikle kel erkekleri sa lık kontrollerinde daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

ME.Ü Tıp Fakültesi Kardiyoloji Klini i Anabilim Dalı Başkan vekili Doç. Dr. Gökhan Cin, Danimarkada da buna benzer bir araştırma yapıldı ını ve kalp krizi geçirenlerin yine aynı oranda kel oldu unun belirlendi ine işaret ederek, bunun yanı sıra erken yaşlarda saç a arması ve yüzde yo un kırışıklık oluşumu görülenlerin de önemli bir oran tuttu unu anlattı. Araştırmalar, kel erkeklerin kalp krizi geçirme riskinin yüksek oldu unu gösteriyor diyen Cin, şunları kaydetti:
devamı »

Bu yazı toplamda 1334, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

KORONER ANJIYO (ANGIOPLASTI)

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Daralmış veya kendisine kan gelmeyen arterler kalp krizi, anjina veya öteki problemlerin meydana gelmesine sebep olurlar. Bazı yakalarda özel diyet ve ilaçlar bu tür arteryel sorunların önlenmesi için iyi bir tedavi yöntemi olabilirler. Di er vakalarda ise by-pass ameliyatı ve koroner anjiyoplasti ameliyatı en iyi çaredir.
Koroner Arter anjiyoplastisinin tam adı Perkütan Transluminal Koroner Angioplasti (PTCA) dır. Bu deri içine (percutaneous) ve kalp damarları içinde (koroner transluminal) ameliyatın yapılması ve bu şekilde damarların genişletilmesi (angioplasti) anlamına gelir. Bu yöntem ismi kadar zor bir yöntem de ildir ve lokal anestezi (uyuşturma) altında uygulanır. Bu yöntem “Koroner Anjiografl denilen ve teşhis koymaya yarar yönteme benzer.
devamı »

Bu yazı toplamda 1307, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

TUZ VE YUKSEK TANSIYON

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Ortalama diyetimizdeki aşırı tuz (sodyum) birçok çalışmanın odak noktası olmuş ve son yıllarda bu konu çok ilgi görmüştür.
Bulgular, alışkanlık gere i fazla miktarlarda tuz tüketen insanlarda yüksek tansiyonun(yüksek kan basıncı) daha az tuz kullanan insanlara göre daha sık ortaya çıktı ını göstermektedir. Ayrıca, araştırmalar genel olarak yüksek tansiyonu olan insanların, sodyum oranı düşük bir diyet uygulayarak kan basınçlarını düşürebildiklerini göstermektedir. Kan basıncı, kan dolaşımının atardamar duvarlarına uyguladı ı basıncı belirtir. Kan dolaşımında daha fazla sıvı oldu u zaman ya da kan damarları daraldı ı zaman, basınç daha büyüktür.

Ortalama diyetimizde tuz oranı yüksek olma e ilimindedir. Hepimiz yedi imiz tuz miktarına dikkat etmeliyiz, büyük bir tuz sınırlama çabası yalnızca yüksek tansiyonunuz varsa (ya da e ilimliyseniz) gereklidir. O zaman bile, diyetinizdeki tuz miktarını azaltmak, kan basıncınızı azaltmak için ataca ınız adımlardan yalnızca biridir.

Tuz, yedi imiz hemen hemen tüm bitkiler-de ve hayvanlarda vardır. Aslında, vücudumuzun uygun şekilde işlemesi için az miktarda tuz yeterlidir (günde yaklaşık yarım gram, yanı yaklaşık dörtte bir çay kaşı ı). Ortalama olarak günde 6 ile 8 gram (2 ya da 3 çay kaşı ı) tüketilmektedir. Ancak, günümüzde diyetteki tuza ilişkin yayınlarla bu miktar azalmaktadır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1225, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

TÜRKLER DE KALP HASTALIKLARI

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Türk toplumunun ırksal olarak, iyi kolestrol (HDL) düşüklü üne yol açan kalıtsal özelliklere sahip oldu u belirtildi. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Aksoy, şişmanlık ve hareketsizli in kalp- damar hastalıkları riskini artıran önemli unsurlar oldu unu belirterek, Kalp-damar hastalıkları ölümlerinde metabolik sendrom dedi imiz, iyi kolestrol düşüklü ü, trigiliserid, bel çevresi (şişmanlık) ve tansiyon yüksekli i ile şeker hastalı ına e ilim etken oluyor dedi.

Araştırmalarda, bu beş e ilimin Türk toplumunda yüksek düzeylerde görüldü ünü, bu nedenle kalp-damar hastalıklarında yo un artış oldu unu ifade eden Doç. Dr. Aksoy, şöyle devam etti: Kolestrolün düşük olması, o insanın kalp hastası olmayaca ı anlamına gelmez. Kolestrol yüksekli i olmadan da insanlar kalp hastası olabiliyor, yaşamlarını ani krizle yitirebiliyorlar.

Şişman, sigara ve alkol kullanan, iyi kolestrolü yüksek, ancak trigliseridi yüksek olan da kalp hastası olabilir. Türkiyede 300 binin üzerinde kalp hastası var. Akdeniz ve Egede kalp damar-damar hastalı ı daha düşük. Akdeniz mutfa ında katı ya kullanımı yok, bu nedenle kalp hastalı ı görülme oranı daha düşük düzeylerde.
devamı »

Bu yazı toplamda 1125, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

VARIS

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Vücudumuzdaki dolaşım sisteminde, arterler kanı kalpten alarak uzaklardaki doku ve organlara taşıyan damarlardır, venler ise doku ve organlardaki kanı alarak kalbe geri getiren damarlardır. Arterlerin aksine venlerin duvarlarında kan akımına yardımcı olacak şekilde kaslar bulunmaktadır ve venlerin çevresinde bulunan kasların hareketleri de kanın akımına ayrdımcı olur. Bunlara ilave olarak venlerin içerisinde bulunan kapakçıklar kalbe do ru ilerlemekte olan kanın yer çekiminden dolayı geri kaçmasına engel olurlar.
Kronik venöz yetmezlik; venlerin normal yapısının bozularak kan akımının aksadı ı duruma verilen isimdir. Varis kronik venöz yetmezlik durumunun hafif derecedeki şeklidir ve yüzeyel (derinin hemen altındaki) venlerin hasara u radı ı, genişledi i ve aşırı dolu göründü ü durumdur. Varis sıklıkla bacaklarda meydana gelir. Varis hastalarının yaklaşık olarak %50 sinde, hastalık aileseldir ve genellikle kalıtsal bir ven zayıflı ı veya damar duvarı zayıflı ı söz konusudur. Hastaların di er yarısında, hamilelik veya şişmanlıktan kaynaklanan ven içi kan basıncı de işiklikleri ve bunun sonucunda meydana gelen damar içi göllenmeler etken olabilir. Aynı zamanda, uzun süreli ayakta durmayı gerektiren meslekler (bekçilik, hemşirelik, garsonluk gibi) yerçekiminin de etkisi ile venlerin kanı iyi bir şekilde kalbe taşımasını engelleyebilir, bu durumda da basınca ba lı damar hasarı ve varis gelişim riski artar. Son olarak da jartiyer ve diz-üstü çoraplar varis oluşma riskini artırabilirler, bu tür giyeceklerin kan akımını engellemeyecek derece elastik olması gerekir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1338, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

YAŞLILARDA YÜKSEK TANSİYON VE FELÇ

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Yaşlılarda yüksek tansiyonu indirmenin, ölümle sonuçlanmayan felç riskini azaltabildi i saptandı. Araştırmada, orta derecede yüksek tansiyona sahip yaşlılarda, ATI-reseptör bloke eden, candesartan cilexetil etken maddesinin, inme riskini azaltabildi i belirlendi.

Yaşlılarda yüksek tansiyonun indirilmesiyle bilme ve kavramayla ilgili akıl sa lı ının da kontrol altına alınabildi i biliniyor. İlk kez yüksek tansiyonun indirilmesiyle iki önemli riskin azaltılabildi inin saptandı ı bildirildi. Araştırmada, yüksek tansiyon ilacı kullanan yaşlılarda kontrol grubuna göre, öldürücü olmayan inme riskinin yüzde 28 azaldı ı gözlendi. İlacın ayrıca şeker hastalı ı riskini de yüzde 20 azaltabildi i belirlendi.
devamı »

Bu yazı toplamda 4953, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

ZAYIFLAMAK TANSIYONU DUSURUYOR

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

ABDde yapılan bir araştırmada, fazla kiloların verilmesiyle yüksek tansiyonun önlenebildi i saptandı. Uzmanlar, normal kilo vermenin bile, yüksek tansiyonu kontrol eden ACE enziminin işlevini azaltıp, yüksek tansiyonun düşmesini sa layabildi ini belirtiyor.
Atlanta kentindeki Emory Üniversitesinde, yüksek tansiyonun ya dokularındaki enzim ve hormonlar tarafından kontrol edilebildi i olasılı ı göz önüne alınarak, şeker hastası olmayan şişman 16 kişi üzerinde araştırma yapıldı.

Yüksek kalori kısıtlaması yerine, normal diyet uygulanan deneklerin 5 hafta içinde, fazla kilolarının yüzde 5 ila 10unu kaybettikleri, deneklerde ACE aktivitesinin ise ortalama yüzde 18 azaldı ı gözlendi.
devamı »

Bu yazı toplamda 1405, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

KALP PİLLERİ

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Kalp ile ilgili araştırmalarda ilk başlardan beri daha
karmaşık araçlar ve makinaların geliştirilmesi söz konusu olmuştur. 18. yüzyıl
sonlarında kalbin uyarılması için elektrik kullanılmış ve pek çok tartışmalara
yol açmıştır. Yapay uyarı kaynaklarının (pacemaker) icadında ilk temelleri kimin
attığına dair tartışmalar vardır.

Bazı kişiler yapay pacemakerları keşfeden kişinin Dr.Albert S. Hyman olduğuna
inanır. Ancak daha öncesinde Avustralyalı Doktor Mark C. Lidwill , fizikçi Major
Edgar Booth ile beraber portable pacemakerı icat etmiştir.

Dr. Hyman ; cihazı, 1930-31 ‘de geliştirmiş ve Dr.Lidwill , 1929 ‘da portable
pacemaker’ı tanıtmıştır. Lidwill’in cihazında bir parça cilde bir diğer parça da
kalbin odacığına yerleştirilmekteydi.
devamı »

Bu yazı toplamda 1264, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

KALP RİTM BOZUKLUKLARI/BAYILMA

Yazar jawscod2 | 15.04.2008 | Kategori Sağlık

Kalbinizin görevi ; organlarınıza , oksijen ve besin maddeleri
götüren kanınızı , vücudunuza pompalamaktır. Kalbinizin elektriksel sistemi
sayesinde bu pompalama hareketleri , yani ; kalbinizin kasılmaları, belirli bir
düzen yani bir ritmle gerçekleştirilir. Kalbin elektriksel sisteminde
oluşabilecek bir bozukluk ; Aritmi veya Kalp Ritm Bozukluğu olarak adlandırılır.
Aritmi çok sık rastlanabilen bir problemdir. Dünyada milyonlarca kişinin kalbi ,
aritmi problemi yaşamaktadır. Aritmi durumunda; kalp hızınız farklılıklar
gösterir ; çok yavaş çalışabileceği gibi çok hızlı da çalışabilir. Kalbin ritm
bozukluğu hiç bir belirtiye neden olmayabileceği gibi ; sizde çarpıntı hissi,
başdönmesi veya bayılma gibi belirtilere de yol açabilir. Pek çok aritmi
önemsizdir. Ancak bazıları ani ölüme neden olabilecek kadar ciddi olabilir.
Gelişen tıp teknolojisi ve yeni tedavilerle çok ölümcül olabilen aritmi
durumları bile tedavi edilebilmektedir. Normal büyüklükteki bir kalp , bir
yumruğunuz kadardır ve dakikada yaklaşık 5 litre kanı vücudunuza
pompalamaktadır. Yani ; her gün kalbiniz tarafından yaklaşık 300 litre kan,
vücuda pompalanmaktadır. Kalbiniz ikisi üstte ve ikisi altta olmak üzere dört
odacıktan oluşmuştur. Üstteki odacıklara kulakçık = atrium adı verilir.
Atriumlar , akciğerler ve vücudunuzdan gelen kanı toplarlar ve alttaki
odacıklara gönderirler. Alt odacıklar karıncık = ventrikül adı
alırlar. Kalbinizin gerçek pompaları ventriküllerinizdir. Kalbinizin çalışması;
sağ taraftaki atrium bölgesinde yerleşmiş, kalbin doğal uyarı kaynağı olan
SinoAtrial Nod’dan ( = SA düğümü ) çıkan elektriksel sinyallerin kalpte
ilerlemesi ile sağlanır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1513, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share