Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Team Fortress 2
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Orange Box ilk elime geçtiğinde şöyle düşünmüştüm: “50 YTL’lik bir paketin içinde ikisi eski de olsa beş tane tam oyun olmasına imkân yok; olsa olsa birkaç tane üzerinde uğraşılmamış modu oyun diye satacaklar.” Ama öyle olmadı. Episode 2 ve Portal’dan kendilerine ait diğer yazılarda bahsedeceğim, ama bu yazının tamamını küçük bir mod gibi gözükmesine rağmen son yılların en iyi multiplayer FPS’lerinden olan Team Fortress 2’ye ayırıyorum.
Aslında Team Fortress(TF)’la tanışmamız sekiz yıl öncesine kadar gidiyor. Tamamen Valve yapımı ve Half-Life ile birlikte planlanmış bir oyundu. İlk çıktığında da bir simülasyon sayılmazdı tabii, ama insanları eğlendirmeye yetmişti. Ta ki Counter-Stirke ortaya çıkana kadar. CS’deki simülasyon havası tüm oyuncular tarafından sevilmişti ve harita yapımının kolay olması, sürekli geliştirilebilmesi gibi özellikleri oyunu bu zamana kadar canlı tuttu. Ama oyuncular artık tek düze oynanıştan ve iyice eskiyen grafiklerden sıkılmıştı. İşte tam bu anda Valve eski bir arkadaşı tekrar canlandırmaya başladı. devamı »
Bu yazı toplamda 1244, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
T-72: Balkans On Fire!
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Oyunu genel olarak anlatmadan önce giriş videosundan bahsetmek istiyorum arkadaşlar. T-72’nin giriş introsunda resmen altıma işeme boyutunda kahkahalar attım. Yahu bir savaş oyununun videosu bu kadar mı saçma ve komik olur yaa… Arkadaşlar videoda iki tank kardeş kardeş yan yana giderken garip bir savaş müziğiyle virajı dönüyorlar ve başka bir çift tankla karşılaşıyorlar. O anda 4 tank da 10 saniye kadar birbirlerine bakıyorlar, arkalarını dönüp “Ver müziği! Do’dan gir!” diyorlar ve başlıyorlar hedefe kilitlenip çatışmaya. Sonra da oyunun ismi ekrana akıyor ve gayet güzel hazırlanmış olan ana menüye geçiyoruz. Daha bir önceki cümlede söylediğim gibi, ana menümüz gayet basit ve anlaşılır hazırlanmış. Ancak bir menüden bir menüye geçmek, yeni oyun açmak tam bir işkence. Sistem kasılmamasına rağmen yüklemeler çok uzun sürebiliyor. Bu da “Ayy bir an önce tanısam da çıksam şu oyundan!” dedirtti bana. Her neyse, ana menüden ya campaign modundan direk görev yapmak istiyoruz ya da oturup single player modundan tek çatışmalar oynuyoruz. Ama bence ilk olarak ayarlardan tuş takımını kontrol edin çünkü oyun içinde neredeyse bütün klavyeyi kullanıyoruz. İnsana “sahip olma ve kontrol etme” duygusu verdiği için bütün klavyeyi kullanmayı seviyorum ama tuşları ezberleyene kadar bu insanı biraz kasıyor. devamı »
Bu yazı toplamda 1522, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Sword of the Stars
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Her canlı gibi, her dilin de bir doğuş, yaşayış ve ölüş zamanı varsa, bu tez, hemen hemen her kavram için de ortaya sürülebilir elbette ki; o zaman, her oyun türünün de, bir doğuş zamanı, zirveye çıkma zamanı ve ilgiyi kaybetme zamanı vardır. Bu durum, -maalesef- seç ve tıkla macera oyunları için ne kadar geçerliyse, son zamanlarda sıra tabanlı stratejiler için de o kadar geçerli; kim, son zamanlarda, Cilivization IV ve Heroes of Might & Magic dışında yapılmış iyi bir sıra tabanlı strateji gösterebilir?
Bu sıra tabalı strateji kısırlığı içerisinde, galaksi mücadelelerini taban alan strateji oyunlarını bulmak, daha da büyük bir kısırlığa yol açıyordu. Galactic Civilizations’ın ardından yeni arayışlar içerisine giren uzay temalı sıra tabanlı strateji oyuncuları, bırakalım vasatı, vasatın altında bir oyuna bile razı olacak pozisyona düşmüşlerdi; derken, Sword of the Stars çıkageldi. Geldi de, hoş mu geldi, yoksa eli boş mu geldi; işte sorulması gereken asıl soru bu.
Sıra tabanlı strateji oyunlarının en büyük sorunu, biz afra tafralı, evhamlı oyuncuları mutlu etmeyi bilmeyip, gereksiz bilgi menüleri ve aşamalarla dolu oluşlarıdır. Kerberos bunun farkına varmış, ya da bilinen yoldan gitmeye üşenmiş olacak ki, Sword of the Stars da fazla bilgiyle haşır neşir olmadan, menülerde fazla zaman geçirmeden, turları tıkır tıkır geçiyoruz. Tek yapmamız gereken, düzenlice hazırlanan research bölümünden aşama aşama gerekli güncellemeleri yapmak, bu güncellemeler doğrultusunda, güçlü gemiler tasarlamak ve uzay seyahatleri yaparak yeni gezegenlerde, yeni koloniler kurarak, galaksideki hakimiyet genişliğimizi büyütmek. devamı »
Bu yazı toplamda 1342, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Super Taxi Driver 2006
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Taksi simülasyonu konusunda benim ilk karşılaştığım oyun “Crazy Taxi” serîsidir ve konu olarak her ne kadar zevkli olursa olsun pek de başarılı bir yapım değildir. Super Taxi Driver 2006 ise, pek de başarılı olmayan Crazy Taxi serîsini taklit ederek bir yerlere gelmeye çalışan başka bir taksi simülasyonu. Gerçi oyunun berbatlığı karşısında türünü “simülasyon” diye anmak pek içime sinmiyor fakat n’apalım, sonuçta oyun taksi simülasyonu. (İçim yandı bak yine.. Arcade diyelim bari.) Oyunun isminin sonundaki “2006” ibâresine bakılırsa Super Taxi Driver her sene çıkan bir serî fakat şuna emin olabilirsiniz, bu seneki oyun eminim firmanın (Team6) piyasaya sunduğu son Taxi Driver oyunu. Neden mi? Durun hele daha yeni başladık.. devamı »
Bu yazı toplamda 1334, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Stubbs the Zombie: Rebel Without a Pulse
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Edward Stubblefield (Stubbs), 1933 yılında hayatından gayet memnun bir şekilde ticaretle uğraşarak geçimini sağlarken, nedenini bilmediğimiz bir olaydan ötürü acımasızca öldürülür ve Pennsylvania’da mezarlık olmayan, ortalık bir yere gömülür. Bundan yıllar sonra, 1959 yılında; dönemin zengin iş adamlarından Andrew Monday, Pennsylvania üzerine geleceğin teknolojisini içinde barındıran Punchbowl isimli özel bir şehir kurar. Bu şehirde uçan araçlardan üst düzey tramvaylara, rehber robotlardan elektrikli çelikten oluşan bileklikleri bulunan polislere kadar her türlü teknolojik harika bulunmaktadır. Bir gün, mezarı bir rastlantı ya da şanssızlık sonucu Punchbowl üzerinde bulunan Stubbs, derin uykusundan uyanmaya karar verir ve Punchbowl’da insanlara hayatı zindan etmek üzere hortlar ve zombi olur. Yani oyunumuz bir nevî geçmişten gelen zombinin teknolojik bir ortamda olmalarına rağmen insanların zombilere karşı çaresiz oluşunu konu alan bir oyun ve biz de bu oyunla birlikte oyun tarihimizde ilk defa zombi olmayı tatmış oluyoruz. Bilirsiniz, her yıl piyasaya 1-2 tane zombi konulu oyun çıkar ve biz hep insan olup gözü dönmüş zombilerden kaçmaya çalışırız. Bu kez ise, zombi biz oluyoruz ve ne neymiş, zombilerin gözünden dünya nasılmış onu anlıyoruz. Küçüklüğümden beri zombi olmak istemişimdir de belki öldükten sonra dünyaya geri dönmeme izin vermezler diye intihar edememişimdir zaten… devamı »
Bu yazı toplamda 1343, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Stronghold Legends
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Bilimsel gelişmelerin ve teknolojik buluşların etkisiyle, zamanın paha biçilemez bir değer taşıdığı, saniyelerin dahi kıymetli olduğu, hızlı yaşanan bir yer hâlini aldı dünya. İnsanların beğenisine sunmak üzere bir şeyler üreten hiç kimsenin, olduğu yerde saymaya ve kendini geliştirmemeye hakkı yok, yapılan işler monotona bağlandığı anda, zaman, arkasına bile bakmadan siliveriyor yerinde sayanları. Özellikle, her dakika yeni teknolojik gelişmelerin yaşandığı ve bilimsel adımların atıldığı son beş-altı yıl için, bu kural fazlasıyla geçerli ve diğer insanlar umursandığı sürece kaçılması zor görünen bu dişli kuralın kurbanlarından biri de, Firefly Studios ve Stronghold serîsi olmak üzere.
Stronghold serîsi, ilk oyunlarıyla büyük beğeni toplamış, uzun süre oynanmıştı, bu da serînin devam etmesine neden oldu, fakat Firefly bir şeyi unutmuştu; Stronghold Crusader’ın ardından, serî hiç gelişmemiş, hâtta gerilemişti. Yenilik, ne yaptığınızın farkında değilseniz aksi sonuçlara sebep olur; Firefly da, serîye bazı yenilikler katmak isterken -maalesef- oyunun daha da olumsuzlaşmasına yol açmıştı, bilhassa Crusader’ın ardından gelen Stronghold 2 ile. Stronghold Legends’sa, içerdiği fantastik öğeler nedeniyle, firmanın artık serînin canını kurtarmaya karar verdiğini gösterir nitelikteydi; fakat Firefly’ın, Legends’tan birkaç ay önce Firaxis’le birlikte çalışarak ürettiği Civcity: Rome’un Firefly ağırlıklı ve oldukça vasat bir şehir kurma stratejisi olması, Stronghold müdavimlerinin fazla umutlu olmaması gerektiğini açık açık “bağırıyordu”. devamı »
Bu yazı toplamda 1275, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Stronghold 2
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
“Lordum oraya çeşme yapamazsınız. Lordum onu savaşa gönderemezsiniz. Lordum bence öyle yapmayın. Lordum! Lordum! Bravo lordum! Lordum insanlar kaleden ayrılıyorlar.” Eee yeter be gel sen lord ol! Başlarım böyle yardımcıya!
Firefly Studious, daha önce birincisini çıkardığı Stronghold’un şimdi de ikincisini çıkardı. Allah Allah başımıza taş yağacak! İlk oyunda görsellikten uzak olan Stronghold, ikinci oyunuyla evlerimize ve internet cafelerimize 3D olarak geldi. Kısaca, sürüden ayrılmadı. Böyle giderse piyasada 2D oyun kalmayacak. “Mario”nun da 3D olarak yeni oyunu çıkarsa şaşırmayın arkadaşlar!
Bugünlerde piyasaya en çok strateji oyunları çıkıyor. Birbirleriyle kapışması beklenen Stronghold 2 ve Empire Earth 2 ‘ye ise “Act of WAR” isimli yeni bir strateji oyunu yumruklarını(iki sol kroşe, bir de sağ) attı. Neyse şimdi anlatmayayım, bu üç oyunu tek tek inceleyip en sonunda bir “karşılaştırma” yazısı patlatacağım. Ama önce Stronghold 2… devamı »
Bu yazı toplamda 3032, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Stranglehold
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Uzundur artık çıksa da oynasak dediğimiz fakat ard arda gelen screen ve trailer’ları ile beklemeye mahkum edildiğimiz Stranglehold nihayet karşımızda. Şu sıralar 3rd shooter türündeki oyunlarda bulamadığımız aksiyona nihayet kavuştuğumuz Stranglehold’ta bakalım ne gibi süprizler bizleri bekliyor.
John Woo
23 Eylül 1946 doğumlu uzak doğulu yönetmen John Woo birçok aksiyon filminde yönetmenlik yapmış ve adını tüm dünyada duyurmayı başarmıştır. Filmleri arasında Mission Impossible 2 ve Hard Boiled muhtemelen unutulmazlardandır. Bu yetenekli yönetmenin oyun ile olan ilgisi ise Stranglehold’un sanat yönetmenliğini üstlenmesidir. Sinemadaki yeteneklerini de bu oyunda konuşturmuş olacak ki Stranglehold sınrsız aksiyon dolu bir oyun vaziyetinde. Bu harika yönetmeni diğer yapımlarda da görmek dileği ile oyunumuza geri dönebiliriz. devamı »
Bu yazı toplamda 1392, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Stolen
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Efendim oyunumuzun konusuna göre Anya Romanov isimli Hollywood’dan çıkma taş gibi bir bayan ile onun dallama fakat karizmatik yardımcısı(patronu veya arkadaşı da olabilir. Meçhul!) Louis, gizli bir müşteriden Forge City’deki Japon Hazineleri Fuarı’ndaki Samuray Heykeli’ndeki taçtaki değerli taşın(!) çalınması gibi zor mu zor, tehlikeli mi tehlikeli bir görev alıyor ve kolay zor demeden görevden göreve koşuyor. Sonra işin içinden hırsız olarak çıkıyor ve bizden yardım istiyor. Biz de kırmıyoruz tabii seksi Anya’yı ve “Canım benim sen ver kendi kontrollerini bize, biz hallederiz…” diyoruz. Ve bismillah Tanya aman Anya olarak oyunumuza giriyoruz.
Tabii oyunumuza girmeden önce kısa videolar ve müzikler dikkatimizi çekiyor. Çoğu kişinin olumsuz eleştirilerine rağmen benim çok beğendiğim ve izlerken gülmekten altıma işediğim Gora filminin giriş müziği ile Stolen’ın giriş müziği neredeyse aynı. Yani çok güzel. Ehehe. Videoların da Gora’dan pek aşağı kalır bir yanı yok, oturun film gibi izleyin. Giriş videosu on dakika falan sürüyor. Ben bir an oyun değil çizgifilm aldığımı zannettim! devamı »
Bu yazı toplamda 1303, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Starship Troopers
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
PC’cilerin tam bir kıtlık dönemi geçirdikten sonra karşılaştıkları bir ton FPS oyunun içinde kötü bir oyun olmasa da fazla yer bulamayan Starship Troopers’ın incelemesine hoşgeldiniz arkadaşlar. Starship Troopers, Robert Heinlen’in kitabından esinlenerek yapılmış filmin, oyuna çevrilmiş hâli arkadaşlar. Robert Heinlen’i tanımıyorum, kitabını okumadım; üstüne üstlük kitaptan uyarlanan filmi de izlemedim fakat gelin görün ki görevim gereği oyununu oynuyorum. Eğer işine şevkle bağlanmış bir yazar olsaydım ve ayda 2-3 milyar para alsaydım bir hışımla filmi izler, kitabı hatmederdim ama elimde öyle harikulade şartlar yok. devamı »
Bu yazı toplamda 1237, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |

