cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Zarflar

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Fiilerin fiilimsilerin sıfaların ya da kendisi gibi zarf olan sözcüklerin anlamlarını “yer-yön, ölçü-miktar, durum, zaman ve soru” kavramlarıyla açıklayan sözcüklerdir.

1)DURUM ZARFLARI

Fiilleri veya fiilimsileri, nitelik, sebep, kesinlik, olasılık, yineleme, yaklaşıklık gibi anlamlarla belirten zarflardır.Fiile nasıl sorusunu sorarak buluruz.

*Manş denizini yüzerek geçti (N)

*Bu gece yıldızlar pırıl pırıl yanıyordu (N)

*Öfkeyle kalkan, zararla oturur.(N)

*Ağlamaktan göz pınarları kurudu (S)

*Tüm bu acılara onu sevdiği için katlanıyor(S)

*Seven bu gönül seni asla terk etmeyecek(K)

*Bahar rüzgarının şarkısı hiç susmaz burada (K)

*Şu an belki kuşlar bizim şarkımızı söylüyordur(O)

*Adana ‘ya geldiğinde herhalde bizimle kalır(O)

devamı »

Bu yazı toplamda 10025, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Sıfatlar

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

İsimleri türlü yönlerden belirten niteleyen sözcüklere sıfat denir.

Sıfatlar iki gurupta incelenir

A)Niteleme Sıfatları

B)Belirtme Sıfatları:dört gurupta incelenir.

1)İşaret Sıfatları

2)Soru Sıfatları

3)Belgisiz Sıfatlar

4)Sayı Sıfatları

devamı »

Bu yazı toplamda 1371, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Fiiller

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Bir oluşu, bir durumu veya bir kılışı kip ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere denir.

Pratik olarak ismi fiilden ayırmak için –me, -ma olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini kullanırız.Eğer bir kelimenin sonuna –ma ,-me olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini getirebiliyorsak o kelime fiil demektir.Getiremiyorsak o kelime isim soylu bir kelimedir.

*Geldi——— gelmedi ,gelmek

*Oturmuş—— oturmamış, oturmak

*Söylüyorum———- söylemiyorum, söylemek

Görüldüğü gibi yukarıdaki kelimelere –ma,-me ve –mak,-mek getirebilmekteyiz. Öyleyse bu kelimeler fiildir.

*Kitap——— kitapma , kitapmak

Yukarıdaki ‘kitap’ sözcüğüne ise bu ekleri getiremiyoruz.Öyleyse bu kelime isimdir.

Fiiller, anlattıkları hareketin niteliğine göre değişik özellikler gösterir.Bunları üç grupta inceleyebiliriz:a)Kılış fiilleri b)Durum fiilleri c)Oluş fiilleri.

Bunları birbirinden ayırt etmek için pratik olarak şu bilgiyi kullanabiliriz.: Eğer bir fiil geçişli ise (yani ‘neyi’, ‘kimi’ sorularını sorabiliyorsak) kılış fiilidir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1440, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Edatlar

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Tek başına bir anlam taşımayan , ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir.Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar. En çok kullanılan edatlar şunlardır:

Gibi:

Benzetme ilgisiyle ismi nitelerse sıfat öbeği, fiili nitelerse zarf öbeği kurar.

Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendi. (sıfat)
Dev gibi dalgalar sahile vuruyordu. (sıfat)
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner. (zarf)
Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında.(zarf)
Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)
Annem gibi dolma yapan dünyada bulamazsın (k.)
Yataktan kalktığı gibi dışarı fırladı.(hemen,o anda)
Haberi aldığı gibi yola çıktı.(hemen,o anda)
Ben ona insan gibi davrandım.( yakışır biçimde)
Birbirinizle adam gibi konuşun.( yakışır biçimde)
Saat üç gibi yanına gelirim. (dolayında)
Final maçı akşam sekiz gibi başlar ( dolayında)
Bugün yağmur yağacak gibi (tahmin)
Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)
Bir an onu sever gibi oldum (yaklaşma)
O sırada güneş çıkar gibi oldu. (yaklaşma)
devamı »

Bu yazı toplamda 1263, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Noktalama İşaretleri

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

1)NOKTA (.)

a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır:

*Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım.

*Beni sevmiyordun,bilirdim.

b)Kısaltmalardan sonra kullanılır:

* vb. *Prof. *Dr. *Cad. *Alm. *Ar. İng.

c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır.

*Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor.

*Dün 25. yaşıma bastım.

d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:

*21.03.1978 *29.X.1925

devamı »

Bu yazı toplamda 1459, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Divan Edebiyatı ve Aruz

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

XIII. XIX. yüzyıl İslâmi-Türk edebiyatı ve onun şiir ölçüsü.Divan edebiyatı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, XIX. yy. ın ortalarına kadar en yaygın edebiyat türü olarak yaşadı, Tanzimat hareketinin sonucunda doğan Tanzimat Edebiyatı’nın etkisiyle hızını kaybetti ve Türk edebiyatının, batı edebiyatı biçimlerini benimsemesiyle sona erdi. Bununla birlikte, günümüzde divan edebiyatının kurallarına uygun şiir yazanlara rastlanır. DİL Divan edebiyatının kendine özgü bir dili vardır, buna Osmanlıca deniyor. Bu dilde yazılmış düzyazı ve şiirler halkın konuştuğu dil değildir. Arapça ve Farsça sözcükler ve tamlamalarla yüklü, süslü ve yapmacıklı bir dildir ve ancak o dönemin aydınları tarafından anlaşılabilir. DİVAN ŞİİRİ VE ARUZ Divan edebiyatı deyince akla önce divan şiiri gelir, bu edebiyat asıl şiire dayalı olduğu için, çoğu zaman divan edebiyatı ile divan şiiri eşanlamda kullanılmıştır. Divan şiiri belli kurallara ve ölçülere dayanır. Bu ölçülere «aruz» adı verilmiştir. Aruzun, değişik uzunlukta ve âhenkte kalıpları vardır. Bu kalıplar uzun ve kısa hecelerin belirli sayılarda art arda gelmesinden oluşur ve uzun ve kısa hecelerden yapılmış kelimeleri karşılar. Divan şiirinin temeli beyit, yani ikili dizelerdir. devamı »

Bu yazı toplamda 1328, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Anonim Türk Halk Edebiyatı

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Sözlü olarak aktarılan, söyleyeni belli olmadığı için halkın malı olan edebi ürünler, Anonim Halk Edebiyatı’nı oluşturular.

Manzum Eserler

Anonim Halk Edebiyatı’nın şiir özellikleri taşıyan ürünleridir.

Mani

Yaratıcısı adsız halk sanatçıları olan dörtlük biçimindeki şiir türüdür. Çoğunlukla 7 heceli ve 4 dizeli tek kıtadan oluşur. Birinci, ikinci ve dördüncü dizeler, birbiriyle uyaklı, üçüncü dize bağımsızdır. Buna göre uyak düzeni şöyledir: (a a x a). Tek dörtlükten oluşan maniler dışında 5, 6, 7, 8, 10, 14 dizeli maniler oldugu gibi, uyak düzeni (a x a x) biçiminde olan maniler de vardir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1900, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Antoloji

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Edebiyat eserlerinden seçme parçaları bir araya toplayan kitaplara denir. Yunanca’daki “anthos” (çiçek) ile “legein” (toplamak) kelimelerinden türemiştir. İlk antolojileri Eski Yunanlılar derlemişlerdir. Bilinen ilk antoloji M.Ö. II. yüzyılda derlenmiştir. “Çelenk” adındaki bu antolojinin derleyicisi Gadara’lı Meleagros’tur.

I. yüzyılda da, Makedonyalı Philippos buna benzer bir “çelenk” meydana getirmiştir. II. yüzyılda ise, Diagenianus ilk kez olarak “Anthologion” (antoloji) adı altında bir derleme yapmıştır. Hemen hemen aynı sıralarda Sardeis’li Straton da bir şiir antolojisi derledi. Bu saydığımız eserlerin çoğu bugün kaybolmuş bulunmaktadır.

IX. yüzyılda Constantinus Cephalas biraz önce saydığımız eserleri de kapsayan büyük bir antoloji meydana getirdi. Bu antoloji, konulara göre sıralanmıştı. Aynı şekilde konulara göre sıralanmış bir antoloji de, IV. yüzyılın sonlarında, Agathias tarafından derlenmişti.
devamı »

Bu yazı toplamda 1246, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Aşık Tarzı Halk Edebiyatı

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Âşıklar tarafından saz eşliğinde söylenirler. İslamiyet’ten önce başlar ve 15. yüzyıldan itibaren hızla gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Âşıklar, köy, kasaba dolaşarak şiirlerini okurlar. Âşıklar, usta-çırak ilişkisiyle yetişirler. Doğaçlama, bu türün en büyük özelliğidir.

Koşma

11 heceli dörtlüklerden oluşan, belirli uyak düzenlerine göre kurulan şiir biçimidir. Koşmanın ilk dörtlüğünde 1. ile 3., 2. ile 4. dizeler, kendi aralarında uyaklıdır. Diğer dörtlüklerde, ilk üçer dize kendi aralarında, son dizeler, ilk dörtlüğün son dizesiyle uyaklıdır.

Koşma, genellikle 3-8 dötlükten oluşur. Son dörtlükte genellikle, âşığın adı yer alır. Koşma; aşk, özlem, doğa, toplusal sorunlar, yurt sevgisi gibi konuları işler. Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt olarak dörde ayrılır.
devamı »

Bu yazı toplamda 2037, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı

Yazar jawscod2 | 24.03.2008 | Kategori Eğitim

Tasavvuf, Türklerin İslamiyet’i kabulunden sonra Anadolu’da kendini göstermiştir. Tasavvuf düşünürlerine “mutasavvıf” denir. Mutasavvıflara göre, Allah’a bilmeden O’na ulaşılamaz. Dini tasavvufi halk edebiyatı, Allah aşkı, doğruluk, nefse hakim olma, ahlak, toplum gibi konuları işler.

Manzum Eserler

Şiirsel özelliğe sahip, dini tasavvufi halk edebiyatı ürünleridir.

İlahi

Türk Halk Edebiyatı’nda din ve tasavvuf konularında, ezgiyle söylenen şiir türüdür. İlahinin özel bir biçimi yoktur. Koşma, semai biçimlerde olur. 7-8 heceli olanları genellikle dörtlüklerden, 11 ve daha çok heceli olanları ise beyitlerden oluşur.
devamı »

Bu yazı toplamda 1185, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share