Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Osmanlı Yükselme Dönemi
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Istanbul’un Fethi: II. Mehmet, babasinin ölümü üzerine ikinci kez Osmanli tahtina oturdugunda, devletin ortasinda bir ser adacigi hâlinde kalmis köhne Bizans’i ortadan kaldirmayi öncelikle hedef olarak belirlemisti. Böylelikle Osmanli devleti tam bir cihan devleti haline gelebilecekti. Hedefini gerçeklestirmek için ilkin Sirbistan ve Eflâk ile anlasma imzalayan Fatih, Karamanoglu tehlikesini de geçici de olsa bertaraf etti. Bizans’a ulasabilecek muhtemel yardimi önlemek için Bogaz’in Avrupa yakasina Rumeli Hisar’ini yaptirarak kusatma hazirliklarini tamamladi. Nihayet kusatilan Istanbul’a karsi 6 Nisan 1453’te kara ve denizden saldiri baslatildi. II. Mehmet, Edirne’de döktürdügü çaginin en güçlü toplariyla Istanbul surlarini karadan sarsarken 18 Nisan’da donanma bütün Istanbul adalarini ele geçiriyordu. Fakat, Haliç’in zincirle kapatilmasi sebebiyle kara ve deniz birlikleri müsterek bir harekâta geçemiyor ve bu durum da kusatmanin basarisina gölge düsürüyordu. Nihayet 22 Nisan’da Osmanli donanmasinin karadan Haliç’e indirilmesi gibi müthis bir plânin gerçeklestirilmesi, kusatmanin seyrini degistirmeye baslamisti. Seksen parçalik donanmayi bir anda karsilarinda gören Bizans’in direnme gücü artik kirilmisti. 29 Mayis 1453’teki nihaî harekâtla Istanbul fethedildiginde, II. Mehmet, Peygamberimizin müjdesine mazhar oluyor ve “feth-i mübin” ile “Fatih”lik serefini elde ediyordu.Bizans’in ortadan kaldirilmasi hem Türk tarihi hem de dünya tarihi açisindan büyük bir öneme sahiptir. Bu fetihle Osmanli Devleti, artik tam bir cihan devleti hâline gelmis, Islâm dünyasi ve Avrupa içinde büyük bir prestij ve güç kazanmistir. Avrupa için bu fetih çag açip, çag kapayan bir fetihtir. Katolik Avrupa’nin, Ortadoks dünyasiyla bütünlesme çabalari, Istanbul’un fethiyle önlenmis, aksine Balkanlari da tamamen ele geçirmek suretiyle Fatih, kisa zamanda Ortadokslari himayesi altina almistir. Nitekim Papa V.Nikola’nin Türklere karsi harekete geçilmesi fikri pek taraftar bulamamis, aksine, Ege adalarindaki halk, Balkanlardaki bazi despotluklar ve prensler Fatih’i Istanbul’un fethinden dolayi kutlayan mektuplar yazmislardir. Papa’nin istegine sadece Almanya, Napoli ve Venedik olumlu cevap vermis fakat onlar da kendilerinden ziyade Sirp, Macar ve Arnavutlari kiskirtarak sonuç almaya çalismislardir.
devamı »
Bu yazı toplamda 2922, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Fatih ve Reformları
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Fatih Sultan Mehmed döneminde İstanbul fethedilmiş ve devletten imparatorluğa geçilmiştir. Bu dönemde, sınırlar oldukça genişlemiş, Osmanlılar iki kıtanın ve iki denizin hakimi durumuna gelmişlerdi. Böyle geniş bir sınıra sahip olan Osmanlı imparatorluğu, içinde bir çok milleti barındırıyordu.
Fatih Sultan Mehmed, fetih siyaseti, imparatorluğun yapısı( birçok milleti içinde barındırması yönünden), devletin sınırlarının genişlemesi ve bu geniş sınırlar içinde merkeze bağlı bir yönetim anlayışı çerçevesinde siyasî, iktisadî, askerî, hukukî ve sosyal açıdan önemli değişiklikler yapmıştır.
devamı »
Bu yazı toplamda 3771, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
II. Murad Dönemi
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
1404 Haziran’inda Amasya’da dünyaya gelen Murad, babasi Çelebi Sultan Mehmed (Birinci Mehmed)’in vefati üzerine daha 17 veya 18 yasinda bir delikanli iken Osmanli tahtina geçip idareyi eline almak zorunda kaldi. Ileride de temas edilip görülecegi gibi onun yönetimde bulundugu dönem, idarî, mülkî ve hukukî mekanizmanin istikrarli bir sekilde intizam ve ahenkle yürüyen bir devir olmustu. Bununla beraber hâlâ Timur âfetinden kalma ve islemekte bulunan bazi yaralarin bulunduguna isaret etmek gerekir.
Yas bakimindan çocukluktan henüz çikmis olan Ikinci Murad, hem savas sanatinda hem de siyasî deha ve anlayista çocukluktan çok uzakti. Gerçekten henüz on iki yaslarinda iken Seyh Bedreddin Mahmud isyaninin bastirilmasinda oynadigi önemli rol, babasi Çelebi Mehmed’in, oglunun yasina göre vaktinden önce tahta çikabilecegini ve buna lâyik olabilecegini sezdigi belirtilmektedir. Bunun için de hükümdar, oglunun, hükümdarlarin görmesi gereken egitimden geçirilmesini istemis, veliahdin savaslar ve iktidarin zorluklari ile karsilasmasini arzulamistir. Oglunun erken yaslarda tahta geçmesi, babasinin tasarilarina da uygun düsüyordu. Genç yasi, yakisikliligi, iliskilerindeki zerafet ve nezaket, gögüs gögüse olan savaslardaki mahareti, kendisinden daha yasli ve tecrübeli savasçilar ile bilhassa vasisi durumundaki Bâyezid Pasa ile yaptigi tartismalarda son derece yumusak basli davranmasi ve çocuksu görünüsüyle askerlerinin onu hem kalpten sevmeleri, hem de kudretine saygi göstermeleri, Ikinci Murad’i ordunun yegane hâkimi durumuna getirmisti. Babasinda görülen muntazam yüz hatlari, oldugu gibi ogluna da geçmisti. Onun manevî etkisine yakisikliligindan ileri gelmis bir tesir de eklenmisti. Velhasil, bir milletin, kendi basinda bulunan hükümdarda görmek istedigi, tabiatin taci olan yakisiklilik, bütünüyle Ikinci Murad’da toplanmisti.
devamı »
Bu yazı toplamda 3176, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Fetret Devri Sonrası
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Fasila-i Saltanat olarak da bilinir. Yildirim Bayezid’in Ankara Savasi’nda (28 Temmuz 1402) yenilmesiyle baslayan bu döneme, kardesleriyle girdigi mücadelede basarili olarak yönetimi yeniden ele geçiren Mehmed Çelebi son vermistir.
Ankara Ovasi’nda yapilan savasin kötüye gittigini gören Yildirim bayezid’in ogullarindan Süleyman Çelebi, yanina Sadrazam Çandarli Ali Pasa, Murad Pasa ve yeniçeri agasi Hasan Aga ile birlikte kendine bagli olan birlikleri de yanina alarak Edirne’de saltanatini ilan etti.
Savasa katilan diger sehzadelerden Isa Çelebi Balikesir’de, Çelebi Mehmed ise Amasya’da kendi hükümdarliklarini ilan ettiler. Yildirim Bayezid ile birlikte Musa çelebi ve Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa) Timur’a tutsak düstüler.
devamı »
Bu yazı toplamda 3446, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Hakimiyet Mücadelesi
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Ankara bozgunu, yüz sene zarfinda Anadolu’nun hemen hemen tamamina yakin bir kismi ile Rumeli’nin Tuna boylarina kadar en mühim yerlerini zapt eden Osmanli Devleti için büyük bir felaket olmustu. Ankara hezimeti ile bassiz duruma düsen Osmanli Devleti’nin Rumeli’deki topraklari Hiristiyan devletlerle çevrili olmasina ragmen bu devletin yikilip ortadan kalkmayisi, onun ne kadar saglam temeller ve müesseseler üzerine kuruldugunu göstermektedir. Böyle tehlikeli bir dönemde Balkanlar’da, Osmanli Devleti’ne karsi ayrilma veya isyan etme seklinde bir hareketin görülmemesi, Osmanlilarin, buralarda yasayan Hiristiyan halka gösterdikleri âdilâne muameleden kaynaklanmaktadir. Müslüman Türkler, Balkanlar’daki Ortodoks halki, Katoliklerin baskisindan kurtarmak, onlarin dinî inançlarina kimseyi karistirmamakla din ve vicdan hürriyetine sayginin en güzel örneklerini vermislerdi. Gerçekten de hiç bir devletin idare tarzi, Osmanlilarin idaresi kadar iyi olamazdi. Balkan halklari bu gerçegi çok aci tecrübeler sonunda anlamislardi.
devamı »
Bu yazı toplamda 2490, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Fetret Devri
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Osmanli tarihinde, kardeslerin saltanat mücadelisi verdikleri ve 1413 yilina kadar devam eden karisikliklar dönemi diyebilecegimiz “Fetret Devri”, Timur’un uyguladigi bir siyasetin sonucu olarak ortaya çikmistir.
Yildirim Bâyezid, Ankara Savasi’nda Timur’a esir düstügü zaman en büyükleri Süleyman olmak üzere Isa, Mehmed, Musa, Mustafa ve Kasim adlarinda alti erkek çocuga sahipti. Bunlardan besi babalari ile birlikte Ankara Savasi’na katilmislardi. Kasim ise çok küçük oldugundan Bursa’da kalmisti.
Süleyman Çelebi, muharebenin kayb edildigini görünce babasinin emri üzerine Vezir-i Azam Çandarlizâde Ali Pasa, Murad Pasa, Yeniçeri agasi Hasan Aga ve Subasi Eyne Bey ile birlikte yanindaki kuvvetlerle Bursa’ya gelmis, buradan da küçük sehzade Kasim’i alarak büyük zorluklarla Rumeli’ye geçebilmisti. Isa Çelebi, muharebe meydanini terk ettikten sonra Balikesir taraflarinda saklanmis, Mehmet Çelebi Amasya’ya çekilmis, Musa ve Mustafa ise babalari ile birlikte esir düsmüslerdi.
devamı »
Bu yazı toplamda 2945, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
YILDIRIM BAYEZID DÖNEMI
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Babasi, Murad Hüdavendigâr’in tahta cülûs etikleri 761 (1360) yilinda dünyaya gelen Bâyezid, âdil, yigit, bilginlerle yoksullari seven, zenginlere sefkat, zahidlerle iyi insanlara saygi gösteren bir hükümdar idi. Ela gözlü, arslan simali, kumral sakalli, görünüsü kirmiziya mail, ak, müdevver ve berrak idi. Heykel gibi saglam ve güçlü kuvvetli idi. Cenk ve savas günlerinde korkusuz bir padisah idi. Giydigi elbise genellikle Bursa kadifesindendi. Annesi Gülçiçek hatundu.
Osmanli pençesinin kavradigi Rumeli agacinda, harp sahasinda hükümdar ilân edilip babasinin tahtina oturan Yildirim’in bâzusu, daha nice meyvelerini Osmanlilarin etegine düsürmek üzere bekleyici idi. O, harp sahasinda hükümdar ilân edildiginden muharebeye devam etmekten geri durmadi. Ayrica komutanlardan Pasa Yigit’i Bosna, Firuz Bey’i de Vidin taraflarina akina gönderdigi gibi bizzat kendisi de Kratova gümüs madenlerini zapt ile Üsküp sehrine Türk göçmenlerini iskân ettirdi.
devamı »
Bu yazı toplamda 2730, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
OSMAN GAZI VE BEYLIK
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Kaynaklarin, sâlih, dindar, kahraman, cesur ve merhametli bir kimse olarak tanittigi Osman Gazi, üç günde bir yemek pisirtip fakirleri doyurmak, çiplaklari giydirip donatmak, dul ve yetimleri gözetip korumak gibi iyi hasletlere sahip bir kimse idi. Hak ve adalete saygili, üstün yeteneklere sahip bir hükümdar olan Osman Gazi, ününü kilicindan ziyade adalet severligi ile saglamisti. Feth ettigi yerlerde ser’î hükümlere göre hareket eder, tebeasi arasinda irk, din ve milliyet farki gözetmezdi. Güçlü bir komutan oldugu kadar sabirli ve olgun bir idareci idi. Yaninda çalisanlar, kendisine karsi büyük saygi gösterirlerdi. En zorba kimseler bile onun huzurunda saygi ile hareket ederlerdi. O, kuvvet ve zenginlikten ziyade adalete daha çok önem veren, güçlü bir irade ve hosgörüye sahip bir hükümdardi.
devamı »
Bu yazı toplamda 2649, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Osmanlı Kuruluş
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Tarih
Osmanli Beyliginin Kurulusu; Osman Bey, Oguz asiretlerinin ittifakiyla basa geçtikten sonra, siyasî ve dinî bakimdan Anadolu’nun en itibarli ve nüfuzlu tarikatlerinden Ahilerin mühim bir sahsiyeti olan Seyh Edebali’nin kizi ile evlenerek, gücünü artirmis idi. Bundan sonra Osman Gazi, Bizans’a karsi genisleme politikasini uygulayarak, Inegöl, Karacahisar ve Yarhisar’i ele geçirdi ve bölgenin mühim merkezlerinden olan Bilecik’i alarak, burayi beyligin merkezi yapti (1299). Bu tarih devletin kurulus tarihi olarak kabul edilir. Selçuklu Sultani III. Alaaddin Keykubad’in Ilhanli Hükümdari Gazan Han’in kuvvetleri tarafindan tutulup, Iran’a götürülmesi üzerine Selçuklu ümerasindan bazilari ve bölgedeki Türkmen beyleri Osman Bey’e teveccüh göstermis; Oguz an’anesine göre onun hâkimiyetini tanimayi kabul etmislerdir. Nitekim Oguz beyleri Oguz Han töresine göre tertip edilen bir törende Osman Bey’in önünde diz çökerek, onun verdigi kimizi içmek suretiyle tâbiyetlerini sunmuslardir. Ancak henüz küçük bir beylik durumundaki Osmanogullarinin, seklen de olsa bu dönemde, Ilhanli hâkimiyetini tanidiklari bilinmektedir. Osman Gazi, beyligini ilân ettikten sonra idaresi altindaki bölgeleri bes kisma ayirarak buralari güvendigi ve savaslarda yararlik gösteren kimselere tevcih etti. Oglu Orhan’a Sultanönü, büyük kardesi Gündüz Bey’e Eskisehir’i, Aykut Alp’e In-önü’yü, Hasan Alp’e Yarhisar’i ve Turgut Alp’e de Inegöl’ü verdi. Diger oglu Alaaddin’e ise seyh Edebali’nin emin ve nazirliginda, ailenin geçimi için, Bilecik ve havalisinin gelirleri tahsis edildi.1302’de Bursa tekfurunun liderliginde birlesen Rum tekfurlarinin Koyunhisar (Bafeon) savasinda agir bir maglûbiyet tatmalari, Osman Bey’in Bursa ve Kocaeli taraflarina akinlar yapmasini oldukça kolaylastirmisti. Bir taraftan Bursa öte taraftan Iznik Türk kusatmasi altinda tutuluyordu. Ancak yaslilik sebebiyle Osman Bey, fetihler için oglu Orhan’i görevlendirmisti. Nitekim 1324 yilinda Osman Bey vefat etti ve oglu Orhan Bey Osmanli tahtina çikti.
devamı »
Bu yazı toplamda 2874, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Panaboard ile öğrenmek daha zevkli
Yazar jawscod2 | 20.03.2008 | Kategori Teknoloji
Tekofaks Panasonic, elit Panaboard ile eğitim-öğretimde yeni bir dönem açmaya hazırlanıyor. Görsel temelli öğrenmeyi destekleyen elit Panaboard, bilgisayara bağlanabiliyor ve projeksiyon aletiyle canlı yansıma sağlanabiliyor. Aynı zamanda web erişim özelliği sayesinde internetten arzu edilen sayfaya ulaşabilen elit Panaboard, hızlı, eğlenceli ve akılda kalıcı bir eğitim sunmayı hedefliyor.
devamı »
Bu yazı toplamda 1136, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

