cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Güzel Söz Söyleyelim

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Hayatımızda her zaman her yerde güzeli ararız. Bizim için güzele sahip olmak adeta bir sevdadır. Meyvelerin en güzelini severiz. Çiçeklerin en güzelini koklamak isteriz. Evlerimizi duvarlarına resimlerin en güzelini asmak isteriz. En güzel yerde oturmak, en güzel insanlarla tanışmak ve beraber olmak isteriz.
Çünkü insan güzeldir ve her şeyin en güzeline lâyıktır. Tabii ki çevremizdeki her şeyi güzelleştirmek elimizde değildir. Tabii ki bütün güzel şeylere sahip olmak mümkün değildir. Ama güzel konuşmak , güzel söz söylemek ve güzel söz dinlemek elimizdedir.
Güzel konuşmanın ve güzel söz söylemenin önemini ve etkisini her fırsatta görür ve buna dair onlarca söz duyarız. devamı »

Bu yazı toplamda 1931, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Z . Musa A.s.

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Allah Teâlâ’nın, dört büyük kitaptan biri olan Tevrat’ı verdiği ve yeryüzünde dinini tebliğ edip, hakim kılması için gönderdiği Ulu’l-Azm* peygamberlerden biri. Hz. İbrahim (a.s)’in soyundan olup, israiloğullarının akidelerini ıslah etmek ve onları Allah Teâlâ’nın dilediği nizama kavuşturmakla görevlendirilmişti. Küfürle mücadelesi Kur’ân-ı Kerim’de uzun uzun anlatılmaktadır.

Hz. Adem (a.s)’den, Resulullah (s.a.s)’e kadar pek çok peygamber gelmiştir. Bu peygamberler, gönderildikleri kavimleri, Allah Teâlâ’ya iman etmeye çağırmışlar; bu yolda kâfirlerle savaşmışlar, yaşadıkları diyarlardan çıkarılmışlar; ezilmişler, hor görülmüşler ve hatta öldürülmüşlerdir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1029, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Güzel Davranışlarda Bulunalım

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Dinimizin pırıl pırıl bir imandan sonra önem verdiği ikinci önemli ilke “güzel davranış” ilkesidir. Çünkü insanlar sosyal yaşantılarında yaptıkları olumlu veya olumsuz davranışlarla bir yer edinirler.
İnsanlar birbirlerini kalplerine bakarak değil, yaptıklarına bakarak değerlendirirler. Sürekli etrafındaki insanları kıran biri ile hiç kimse dost olmak istemez. Atalarımız “ev alma komşu al” derken komşunun hal ve tavırlarına dikkat çekmiştir. devamı »

Bu yazı toplamda 1770, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Allahın varlığının Akılsal yol ve ispatları

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Varın ispatı yokun ispatından her zaman daha kolaydır. Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddiâ eden kimse bütün yeryüzünü, hattâ kâinatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkânsızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki, yok hiçbir zaman ispat edilemez…

İki ispat edici, binlerce inkâr ediciye tercih edilir. İki kişi aynı hakikatte ittifak etmişse, binlerce insanın kendi dar pencerelerinden şahsî bakışlarıyla onu inkârları hiçbir değer ifâde etmez.
devamı »

Bu yazı toplamda 6664, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

İbadet-Temizlik İlişkisi

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

İbadetle temizlik arasında çok yakın bir ilişki vardır. Çünkü temizlik ibadetin temeli, aynı zamanda ön şartıdır. Bir Müslüman’ın Allah’ın emrettiği ibadetlerden bazılarını yerine getirebilmesi için ruh ve beden yönünden her türlü pislik ve kirlilikten arınmış olması gerekir. Bu nedenle İslam dininde birçok ibadet, temizlik şartına bağlanmıştır. Kur’anıkerim’deki “Sonra kirlerini gidersinler, saç ve tırnaklarını kessinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Kabe’yi tavaf etsinler” (Hac suresi, ayet 29) ayeti Kabe’yi tavaf ibadeti için temizliğin ön şart olduğunu açıklamaktadır. O’na (Kur’an’a) tertemiz olanlardan başkası el sürmesin” (Vakıa suresi, ayet 79) ayeti de Kur’an’a el sürmek için temizlik gerektiğini belirtmektedir.
devamı »

Bu yazı toplamda 2357, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Hz. Muhammed’İn Hayati

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

*** Hz. Muhammed 571 yılında Mekke şehrinde dünyaya geldi. Babasının adı ABDULLAH, annesinin adı AMİNE dir. Hz. Muhammed küçük yaşta önce babasını daha sonra da annesini kaybetti. Önce dedesi ABDÜLMUTTALİB, o da ölünce amcası EBU TALİB in yanında kaldı. Amcası ile beraber ticaretle uğraştı. Küçük yaşından itibaren çevresinde doğruluğu, güvenirliliği ile ün kazandı. Kendisi çevresindeki insanlar gibi putlara hiç ilgi duymuyor, sık sık HİRA dağına çıkıp yalnız kalıyordu.
*** Yine böyle bir zamanda Hira mağrasında düşünceler içerisinde iken vahiy meleği Cebrail ilk vahyi getirdi. (Yaradan Rabbi!nin adı ile oku!-Alak Süresi). Bu şekilde Hz.Muhammed’in peygamberlik süreci başlamış oldu. Hz. Muhammed’e ilk inananlar Hz.Hatice, Hz.Ali, Hz.Ebu Bekir, ve Hz. Zeyd oldu. Ancak yeni gelen din (İslam) Mekkeliler tarafından hiç hoş karşılanmadı. Çünkü İslam dini kendi dinleri putperestlik ile hiç benzeşmiyordu. Atalarının dinine büyük bir bağlılık duyan Araplar Hz.Muhammed’e ve yeni dine şiddetle karşı geldiler. Bu karşı gelme zamanla Müslümanlara karşı şiddete dönüştü. Bunun üzerine Hz.Muhammed Müslümanlara hicret (göç) emrini verdi. 615 yılında Müslümanlar önce Habeşistan’a baskılar artınca da 622 yılında Mekke’yi terk ederek Medine şehrine hicret (göç) ettiler. Hicret ‘ten sonra Medine İslamiyet’in merkezi durumuna geldi devamı »

Bu yazı toplamda 1279, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Amelsiz ilim insanı kurtaramaz

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Amelsiz ilim insanı kurtaramazSual: Allah’ını seversen veya Allah aşkına şunu yap denince, o işi yapmak şart mıdır?
CEVAP
Bir Müslüman, Allah hakkı için şunu yap dese, bunu yapmamak günah olmaz ise de, mubah olan işleri yapmak iyi olur. Allah aşkına diyerek bir kimseden dünyalık bir şey istemek caiz değildir. Böyle kimseler hadis-i şerifle lanetlenmiştir. (Hadika)

Allahü teâlânın ismini, lüzumsuz yere kullanmak da uygun değildir. Mesela çok uzak bir yere gittiğini belirtmek için, Yürü Allah’ım yürü ve çok yemek yendiği zaman, Ye Allah’ım ye demenin, Allah’ın ismini hafife almak olduğunu âlimlerimiz bildiriyor. O halde şarkılarda, türkülerde, filmlerde Allah’ın ismini lüzumsuz yere kullanmak doğru değildir.
devamı »

Bu yazı toplamda 2352, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Dinin Toplumdaki Önemi

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

a) Fert için de toplum için de en heyecanlı konuların başında hiç şüphe yok ki, din gelir. Çünkü din, insanın düşünce ve davranışlarını yönlendiren bir disiplindir.

İnsan sadece et ve kemik yığınından ibaret bir varlık değil, ruh ve cisimden oluşan seçkin bir yaratıktır. Bu her iki yönünün de pek çok arzu ve istekleri vardır. İnsan ne bedenî ve ne de ruhî ihtiyaçlarını ihmal edemez. Bedenî ihtiyaçları ile ilgilenmemesi sağlığını yitirmesine, ruhî ihtiyaçlarını görmemezden gelmesi de üstün bir varlık olma özelliğini kaybetmesine sebep olur.

İnsan ruhunun sınırsız istekleri vardır. Bu isteklerinin dünyada karşılanması mümkün değildir. Ruhun ölümsüzlük isteği var, halbuki bütün canlılar için ölüm muhakkaktır. Bu, herkesin bildiği bir gerçektir. Ama ruhun bu isteğinin karşılandığı bir yer olmalıdır. Bu da ancak Allah’a ve ebedî hayata inanmakla mümkündür. İşte bunu bize öğreten dindir. O halde insanın gerçek mutluluğunu ancak din sağlar. İnançsız insanlar ölümden çok korkarlar, çünkü ölmekle yok olup gideceklerini sanırlar. Dindar insanlar ise ölümün bir yer değiştirme olduğunu ve ebedî hayata ancak bu yolla ulaşılacağına inanarak ölümü normal bir olay olarak karşılarlar. devamı »

Bu yazı toplamda 1065, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Cuma Namazının Önemi

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Allahü teâlâ Cuma gününü müslümanlara mahsus kılmıştır. Cuma günü öğle vaktinde, Cuma namazını kılmak, Allahü teâlânın emridir.
Aziz Müslümanlar!
Dinimize göre Cuma haftanın en önemli günüdür. Şartlarını taşıyan Müslümanların bu günde bir araya gelerek Cuma namazı kılmaları farzdır.
Hutbemizin başında okuduğumuz Cuma suresinin 9. ayeti kerimesinde Yüce Allah (c.c.) mealen “Ey iman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman, hemen Allah’ın zikrine (namaza) koşun. Alış verişi bırakın, böyle hareket ederseniz sizin için daha hayırlıdır” buyurur.
Peygamberimiz, Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ederken, Ranuna denilen mevkiye geldiğinde, ilk Cuma namazını kıldırmıştır. Peygamberimizin bu tutumu, Cuma namazının önemini ortaya koymaktadır. devamı »

Bu yazı toplamda 1215, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Hacı Bektaşı Veli

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

DOĞUMU VE SOYU:
Asıl adı MEHMET’tir.Bektaş mahlasıdır.Horasan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur.Anası ve Babası Türk soyundandır.Annesi Şeyh Ahmet’in kızı Hatem Hatun ,babası seyyid Sultan İbrahim Sani’dir.
Doğum ve ölüm tarihleri ihtilaflıdır.Bazı kaynaklar doğum ve ölüm tarihi olarak (1248-1337)miladi tarihlerini gösterirken ,bazıları da (1209-1271)tarihlerini kaydetmektedirler.Bunlardan birincileri,Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya geliş yılı olarak 1270-1280 yıllarını göstermektedirler.Biz de bu görüşü paylaşanlardanız.
Hacı Bektaş’ı babası İbrahim Sani ,o zaman Nişabur’un en meşhur alim’i ve Ahmet Yesevi dervişlerinden olan Lokman-ı Perendeye-Lokman-ı Horasani de denir-götürerek okutmasını rica etmiştir.
Lokman Perende zahir ve batın ilimlerini Hacı Bektaş’a öğretti.Üstün zeka ve kabiliyeti sebebiyle kısa zamanda çok şey öğrenen Hacı Bektaş,hocasının da izni ile masivayı terk ile uzlete ve riyazata meyletmiştir. devamı »

Bu yazı toplamda 1553, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share