cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Ayasofya

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

İstanbul’da Bizans devrinden kalan en ünlü kilisedir. 1453’te Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u almasıyla camiye çevrilmiş, 1935’te müze oluncaya kadar bu amaçla kullanılmıştır. Büyük Kostantinos’un İstanbul’u imparatorluk merkezi haline getirip kenti yeni baştan ele alması sırasında bugünkü Ayasofya’nın yerinde bir kilise yaptırılmış, M.S.326 yıllarına rastlayan bu ilk yapıdan sonra M.S. 360’ta imparatorun oğlu Konstantinos küçük geldiği veya bir depremde yıkıldığı için yapıyı yeni baştan daha büyük olarak ele aldırmıştır. Büyük kilise (Megale Ekklesia) adıyle anılan ve bazilikal bir plan gösterdiği sanılan yapı V. yüzyıldan sonra daha çok Hagia Sophia adıyle tanınmış ve bu ad sonuna kadar yaşamıştır. 404 tarihinde bir ayaklanma sırasında yanan kilisenin yerine Theodosios II. devrinde 415’te yapılan yenisinin bazı kısımları bugünde görülmektedir. Bu yapının batı yüzünü süslediği anlaşılan sütunlu galeri ile narteks duvarlarını bir kısmı 1935 yılında yapılan kazılarla bugünkü Ayasofya’nın batı avlusunda ortaya çıkmıştır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1215, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Sevr Antlaşması Orjinal Hali

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

Bir taraftan işbu muahedede başlıca düvel-i müttefika ola¬rak zikiredilen Britanya Imperatorluğu, Fransa ve italya ve Japonya ve işbu başlıca devletlerle birlikte düvel-i müttefikayı teşkil eden Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz, Lehistan, Portekiz, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven ve Çekoslovakya :
Diğer taraftan Türkiye;
Bir sulh muahedenamesi akdedebilmek üzere hükûmet-i seniyenin talebine binaen, bastıca düvel-i müttefika tarafından 30 teşrinievvel 1918 tarihinde Türkiye’ye bir mütareke bahsedil¬diğine düvel-i müttefika içlerinden bazılarının Türkiye’ye karşı doğrudan doğruya veya dolayısiyle sürüklendikleri ve menşe-i sabık Avusturya-Macaristan hükûmet-i imperatoriye ve kırali-yesinin 28 temmuz 1914 tarihinde Sırbistan’a vukubulan ilân-ı harbi ile Türkiye tarafından 29 teşrinievvel 1914 tarihinde dü¬vel-i müttefikaya karşı açılan ve Türkiye’nin müttefiki Almanya tarafından idare olunan muhasamatı teşkil eden harbin muh¬kem ve müstahkem bir sulhe münkalip olmasını arzu ettiklerine binaen bu hususta düvel-i müteakide kendi murahhasları olmak üzere : devamı »

Bu yazı toplamda 1804, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Kurtuluş Savaşı Cepheler

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

DOĞU CEPHESİ
Ermeni Devleti, Rusya’da Çarlık sisteminin yıkılıp yerine Sosyalist bir devlet kurulması üzerine 1918’de ortaya çıktı. Taşnak Partisi tarafından idare ediliyordu. Ermeniler, sınırlarımıza saldırıyor, Müslüman halka aşırı zulüm, haksızlık ve katliam yapıyordu. Bunun üzerine, TBMM Ermenilere karşı askeri harekete geçilmesine karar verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, İcra Heyeti’ne (Bakanlar Kuruluna) mütareke hükümlerine uyularak boşaltılan, “Elviye-i Selâse” (doğuda bulunan 3 ilimiz) Kars, Artvin ve Ardahan’ın tekrar geri alınması için gereğinin yapılması yolunda ayrıca yetki vermişti. Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa 30 Mayıs ve 4 Haziran 1920 tarihinde Doğu’daki durum hakkında hükümete rapor verdi. Bu raporda; “Ermenilerin ilk fırsatta Erzurum’u dahi ellerine geçirmek için teşebbüslerde bulunacakları, Ermeni ordusuna karşı hâkim ve müsait bir vaziyet almanın zorunluluğu, Brest Litovsk ve Batum Antlaşması ile Türkiye’ye bırakılan Elviye-i Selâse’yi işgal etmek üzere harekete geçmenin gerekliliği” açıklanmış ve hükümetçe de bu durum uygun görülmüştü.
devamı »

Bu yazı toplamda 1048, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Hititler

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

Hitit tarihini bilmek, önce Anadolu sonra dünya tarihini anlamak için çok önemli

Hititleri ayrıntılı biçimde ele almak ve varsayımlara, mitolojilere, zaman kopukluklarına yaslanmadan anlatmak, neredeyse olanaksız. Bunun öncelikle bilinmesi gerekiyor. Başka bir gerçek de, Hititlere ilişkin sağlam ve güvenilir verilerin, sürdürülen arkeolojik çalışmalar nedeniyle, adeta dev boyutlara ulaşmış olması. Hititlerin binlerce yıl, hatta tarihi çağlardan önce Anadolu’da ilk büyük imparatorluğu kurmasıyla, etnik ve dil kökeni sorununun henüz çözülememesi, bu iki uç nokta arasında duran sorunlu belirsizliğin en iyi örneği sayılıyor.
devamı »

Bu yazı toplamda 1204, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

İzmir Suikastı Davası

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

Giritli Motorcu Şevki’nin 15 Haziran 1926 günü İzmir Valiliğine yaptığı bir ihbarla ortaya çıkarılan Mustafa Kemal’e suikast olayının yeni kurulan cumhuriyette bir iktidar savaşı olduğu bellidir. İktidarı elinde bulunduran kadro kendisine rakip olarak gördüğü bir diğer kadroyu tasfiye etmek için bu olayı kullanmıştır. Dolayısıyla bu tuhaf davanın sanıkları durumuna sokulan ünlü şahsiyetlerin, milli mücadelenin önde gelen paşalarının başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!
devamı »

Bu yazı toplamda 2027, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Yeni kronoloji Fomenko’nun

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

RUSYA’da, tarih kavr¤¤¤¤¤ yeni yaklaşımlar getiren bir grup bilimadamı, Mısır piramitlerinin Türkler tarafından yaptırıldığını ileri sürüyor.
Moscow News dergisinin son sayısında yer alan habere göre, bu akımın öncülüğünü yapan Anatoli Fomenko, aslında tarihçi değil, matematikçi. Dergi, Fomenko’nun ortaya tezlerin pek çok tarihçi tarafından ciddiye alınmadığını, ancak bu bilimadamının, kitapları ABD’den Avusturalya’ya kadar pek çok okulda okutulan dünyaca ünlü bir matematikçi olmasının, görüşlerinin en azından tartışılmaya değer bulunduğunu belirtiyor. devamı »

Bu yazı toplamda 1543, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Kanuni Sultan Süleyman (1495 – 1566)

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

Kanûnî Sultan Süleyman 27 Nisan 1495 Pazartesi günü Trabzon’da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun’dur. Hafsa Hatun Osmanlı ya da Çerkezdir. Kanûnî Sultan Süleyman yuvarlak yüzlü, ela gözlü, geniş alınlı, uzun boylu ve seyrek sakallıydı. Kanûnî Sultan Süleyman devri, Türk hakimiyetinin doruk noktasına ulaştığı bir devir olmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim, onu küçük yaşlardan itibaren çok titiz bir şekilde yetiştirmeye başladı. Benzeri görülmemiş bir terbiye ve tahsil gördü. İlk eğitimini annesinden ve ninesi Gülbahar Hatun’dan (Yavuz Sultan Selim’in annesi) aldı. Yedi yaşına gelince tahsil için İstanbul’a, dedesi Sultan İkinci Bayezid’in yanına gönderildi. Şehzade Süleyman, burada Karakızoğlu Hayreddin Hızır Efendi’den tarih, fen, edebiyat ve din dersleri alırken, savaş teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu. 15 yaşına kadar babası Yavuz Sultan Selim’in yanında kalan Şehzade Süleyman, kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce Şarki Karahisar’a oradan da Bolu, kısa bir süre sonra da Kefe sancakbeyliğine tayin edildi (1509). devamı »

Bu yazı toplamda 1398, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Eski çağlarda Türkiye Ve çevresi

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

A. Eskiçağlarda Türkiye
Türkiye tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşime tercih edilen bir ülke olmuştur. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
İklim koşullarının iyi olması
Verimli otlak ve topraklara sahip olması
Asya ile Avrupa arasında bir köprü görevi görmesi ( Ulaşım ve Ticaret yolları üzerinde bulunması)
Yer altı ve yer üstü kaynaklarının zengin olması
Anadolu doğu ile batı dünyalarının ilişkileri açısından önemli bir konuma ve katkıya sahip olmuştur.
devamı »

Bu yazı toplamda 1762, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Mezopotamya Medeniyetleri

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

AKADLAR SİYASİ TARİHİ
Akadlar, Sami Soyundan gelir.
Başkent Akad olmak üzere, M.Ö. 2350 yılında Kral Sargon önderliğinde krallıklarını kurdular.
Kısa sürede tüm Mezopotamya’ya hakim olduktan sonra Sümer Medeniyeti’nin yayılmasını sağladılar.
Kral Sargon önderliğinde tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.
Akad Krallığı, M.Ö. 2150 tarihinde Uruk Krallığı tarafından yıkıldı.

AKADLAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Akadlar, Sümer Uygarlığı’nı devam ettirerek büyükbir imparatorluk kurdular.
Tarihte ilk kez daimi ordu kuranlar Akadlar olmuştur.
devamı »

Bu yazı toplamda 2646, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Fransiz İhtİlalİ Ve Sanayİ İnkİlabi

Yazar jawscod2 | 14.03.2008 | Kategori Eğitim

Fransız İhtilali
Fransız İhtilali, meydana getirdiği gelişmelerle Avrupa’nın sosyal ve siyasal yapısını değiştirmiş, sonuçları itibariyle bütün dünyayı etkilemiştir.
İhtilâlin Nedenleri
Fransız İhtilâli’nin başlamasında;
• Fransa’nın XVI. yüzyıldan beri kendisini “Tanrıdan başka kimseye hesap vermek zorunda görmeyen” krallar tarafından baskıyla yönetilmesi
• Fransa’da halkın birbirine eşit olmayan sınıflara ayrılması ve bazı sınıflara geniş ayrıcalıkların verilmesi
• XVIII. yüzyılda Fransa’da yetişen aydınların yazılarıyla ve konuşmalarıyla eşitliği, adaleti ve özgürlüğü savunarak halkı bilinçlendirmeleri
• Fransızların İngiltere ve Amerika’daki insan hakları ve demokratikleşme hareketlerinden etkilenmeleri devamı »

Bu yazı toplamda 1260, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share