cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Need For Speed: Most Wanted

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Geçen sene gene bu zamanlardı galiba. Yoksa biraz daha mı erkendi bilinmez ama sürekli arkadaşlarla konuştuğumuz ve tartıştığımız (Daha doğrusu; “vay be”, “olum manyak bişi”, “lan çok süper birşey eklenmiş oyuna” gibi hararetli sözler sarf ettiğimiz) bir zamandı. Peki ne ile ilgiliydi? Tabiî ki NFS: Underground 2… Nerdeyse çılgınlık hâlini almıştı. Arkadaşımın bana şehir merkezindeki bir upgrade shopun yerini söylemediği için iyice çekiştirdiğimi hatırlıyorum… Devamlı geçmiş zaman eklerimi kullandığımı görüyorsunuz. Nedeni ise şu: En son NFSU2 oynadığım zaman 4 ay önceydi. Artık çok soğumuştum ve yavaş yavaş içime bir beklenti doğuyordu. Sanırım siz de artık sözü nereye getirmeye çalıştığımı anladınız. Tam da en gerekli olduğu zamanlarda çıktı ortaya Need for Speed: Most Wanted. (Tam da bu 2. yazılılardan yüksek alacağım derken. Ağlamam gerek.)

Gene bir karlı akşamda tanıştım demek isterdim NFS MW ile ama diyemiyorum. Gene hafta sonu, gene okul başlayacak ve gene haftaiçi MW’yi oynayamayacağım. Böyle düşününce bir an önce şu kısıtlı zamanda oynayabildiğim kadar oynayayım diyorum ama kendimi tatmin etmeden önce sizin için bu incelemeyi yazmak da var tabi. Her neyse görev daha üstün gelir sayın Gamerbug okuyucuları. Görevimize başlayalım haydi o zaman… devamı »

Bu yazı toplamda 2242, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Need for Speed: Carbon

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Electronic Arts 2007 sezonunun açılması ile birlikte artık ‘eleştiri manyağı’ olan oyunlarını, oyuncular için daha câzip şekillere sokarak piyasaya sürdü (evet, bir yazıya ne kadar berbat girişler yapılabilir diye deneme yapıyorum, çaktırmayın). Yalnız işin ilginç tarafı, ortalıkta doğru düzgün rakibi olmadığını düşündüğüm, kendi tarzını ve çizgisini yakalamış olan NFS serîsinin de bu operasyonlardan faydalanmış olması, en azından bu sezon için… Ancak başka bir gözle bakınca da yapılması gereken hamlelerin yapıldığını, ortalıkta çok da abartılacak bir şey olmadığını düşünüyorum ama tutup burada eski oyunlardan bahsetmeyi de düşünmüyorum, fakat istiyorsanız istek kutumuza bir şeyler karalayıp atabilirsiniz, biz anlarız… anlarız herhalde?

Ekim ayının son günlerinde tanıtım sürümünü oynama fırsatım oldu Carbon’un. Ancak sizler de takdir edersiniz ki incelemeye almaya pek lüzum yoktu. “Hem birkaç saatinizi(!) alacak bir oyunun…” diye girersem cümleye, daha sonra bahsetmem gereken bir mevzuyu incelemenin başına çekmiş olacağım. İnceleme adabını denen bir şey var ki, eğer yaparsam o haltı bozmuş olacağım bunu. Bu sebeple Need for Speed serîsinin Carbon ismini almış bulunan yeni versiyonun incelemesine, simgeye tıklayıp girmişiz gibi başlıyorum. devamı »

Bu yazı toplamda 5156, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Need For Speed Underground 2

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

İşte Nfs serisinin en son oyunu. İlkinden beri tüm serisine sahip olduğum ve ilk oyunun “Carrefour/Bimeks” te demosunu gördüğümde “anaa o ne bea” şeklinde bimeksin camını yaladığım, akabinde dayanamyıp içeri girip “abi bu ne!” diye sorduğumda o büyülü “Need for Speed“ sözcüklerini duyduğum oyun. Özellikle Underground serisi ile yarış oyunlarındaki monotonluktan kurtulmamıza vesile olmuştur ve tam Nfs serisinden baymaya başlamışken bizi tekrar kendisine bağlamayı başarmıştır.

Underground konseptinin son oyunuda yine bize beklediğimiz tadı ve aksiyonu fazla fazla veriyor.

Ortam
Evet ortam güzel tabi, grafikler sınırları zorluyor özellikle arabanın üzerindeki ve yolun üzerindeki yansımalar çok iyi, arabanızın altındaki neonun asfalltan parlaması çok güzel oluyor. Mekanlar detaylı, en küçük ayrıntılar bile düşünülmüş, yağmur damları ekranınıza vuruyor (aşık oldum bu olaya), hatunlar güzel 🙂 yani herşey olması gerketiği gibi ama tabi bütün bunlarda sağlam bir ekran kartı istiyor ve bazen yinede takılmalar olabiliyor. devamı »

Bu yazı toplamda 1964, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

NBA Live 2008

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Basketbol denince hepimizin aklına NBA gelir.Yıllardır gerek Amerika’da gerekse diğer ülkelerde tutkuyla izlenen ve üzerine bahisler oynanan bu oyunun her yıl yeni versiyonunun çıkmaması ayıp olurdu. EA Sports diğer spor oyunlarında yaptığı gibi NBA’i de her yıl çıkarmaya devam ediyor. FIFA serisinde olduğu gibi EA bu oyunda da yıllardır pek bir değişiklik yapmaya niyetli değil gibi -belki de oyuncu kitlesine güvenindendir, ne de olsa adı bile dünyada birçok kişinin dikkatini çekiyor, hele ki Amerika’da…
Oyuna ilk girdiğimizde geçen senelere göre çok fazla ilerleme olmayan menüyle karşılaşıyoruz. Ama burada 3-4 yıldır EA’in yaptığı en iyi hamlelerden biriyle karşılaşıyoruz; NBA’in önemli oyuncularının yaptığı hareketlerin karışık videoları. Bu videolar oyunculara oyunu oynatmak için çok daha güçlü bir gaz veriyor. Amaçları da bu zaten. Ayrıca diğer yıllara göre ilk göze çarpan şeylerden biri menü butonlarının biraz daha ufaltılması… devamı »

Bu yazı toplamda 1143, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

NBA Live 2006

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Sonunda o beklediğimiz an geldi. Oyun dünyasına yenileri katılmaya başladı. Bunlardan biri de EA Sports’un artık “geçilmez” denilen –PC için- oyunu: NBA Live 2006.

Bir NBA sever olarak, her zaman büyük bir hevesle beklemişimdir NBA Live’ı. ”Acaba bu yıl ne yaptılar?” diye sormuşumdur kendi kendime. Geçen yıl All-Star Weekend’i ekleyerek yeni bir soluk getirmişlerdi NBA Live’a. Bu yıl da beklentilerimiz çok tabiî ki…

Oyunun çıktığını duyar duymaz koştum almaya. Hemen bilgisayara kurdum. Nedendir bilmem, geçen yılki heyecanım yoktu bu kez. Güzel bir video bu heyecansızlığımı biraz olsun kırdı. devamı »

Bu yazı toplamda 1319, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

NBA Live 07

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

“Tracy McGrady’den harika bir smaç!”
“ Kobe Bryant 81. sayısına ulaşıyor! İnanılmaz!”

Amerika Profesyonel Basketbol Ligi`ni, kısaca NBA’i takip edenler yukarıdaki spiker anlatımlarını duymuşlardır. Belki bu sözlerin aynılarını duymak şu anda mümkün olmasa da, gerçek hayattan daha şık, daha gösterişli basketler ya da smaçlar görmek mümkün NBA Live serisinde. Bir de bunları muhteşem grafikler, sesler, müzikler, efektler ve animasyonlar eşliğinde yapmak oyunculara çok büyük bir zevk verir. Peki ama bu sene EA Sports bizlerin karşısına yine harika bir oyun mu çıkardı, yoksa beklenmedik bir şekilde düşüşe mi geçti NBA Live Serîsi?

“Ya sıkıldık artık Nba oyunlarına gıpta ile bakmaktan!” devamı »

Bu yazı toplamda 1542, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Nancy Drew: Secret of the Old Clock

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Bu yıl 75. yılını kutlayan Nancy Drew’in 12. oyunu “Secret of the Old Clock”un macera dünyasına yeni bir soluk getirip getirmediğini merak ediyor musunuz? Öyleyse gelin birlikte bakalım…

Nancy Drew’in geçmişi tee 1930’lu yıllara dayanır. Tabiî ki benim tarihim 1930’lu yıllara dayanmadığı için bu bilgiyi araştırarak buldum, rezil rezil espriler yapmanın gereği yok. Her neyse, Nancy Drew denen dedektif bacımızın ilk hikâyesi de aha şu anda oyununu oynadığımız “Secret of the Old Clock”, yani “Antik Saatin Gizemi”dir. Tam 11 oyunun yapımcılığını üstlendikten sonra Her Interactive’in neden tee kadının ilk macerasını 12. oyun olarak tasarladıklarını anlamak ne kadar mümkün bilemiyorum ama şunu söyleyebilirim, oyunlar normal maceraları kadar güzel olmuyor… Nancy Drew’in gerçek bir hayranı değilim, macera oyunlarından da fazla hoşlandığımı (artık) söyleyemem fakat genel olarak oyunlardan az-çok anlıyorum ve Nancy Drew serisinin aynı diğer macera oyunları gibi kalite konusunda diğer türdeki oyunların çok daha geride kaldıklarını tıpkı Erman Hocanın ofsayt pozisyonlarını hiç çekinmeden söyleyebildiği gibi söyleyebilirim. devamı »

Bu yazı toplamda 5730, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Mortal Kombat: Shaolin Monks

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Mortal Kombat: Sholin Monks.

Oyunun İsmi bile büyüleyici geldi bana. Zaten güzel dövüş oyunlarına karşı aşırı bir ilgim vardır fakat bu yeni oyunla özellikle Mortal Kombat serilerine olan ilgim ikiye hatta üçe katlandı diyebilirim. Oyunun önceki Mortal Kombat serilerine göre başlıca farkı sürekli deathmatch modunun dışına çıkması. Belki de oyundaki en büyük yeniliklerden biri de bu.

Başlıca iki mod var. Bunlardan biri ilerlemeli oyun olarak tabir edilen arcade modu diğeri ise eski Mortal Kombat serilerinde olduğu gibi deathmatch şeklinde olan klasik sayabileceğimiz oyun türü. Grafiklerinde ise eski serilere göre büyük bir ilerleme kaydedilmiş durumda.Görülen o ki özellikle karakterlerin ve texture kaplamaların üzerinde çalışılmış. Zira karakterlerin ve kaplamaların önceki oyunlardakilerden farkı bir bakışta anlaşılıyor. Dikkatimi çeken başka bir konu ise ses düzenlemeleri. Seslerin gerçekçiliği ve çeşitliliği grafiklerde olduğu gibi seslerin oluşturulmasında da epey uğraşıldığının göstergesi.Bazı süper darbeleri aldığınızda ya da rakibinize deyim yerindeyse -oyucu- bir darbe attığınız durumlarda sesler o kadar iyi ve gerçekçi çıkıyor ki çığlıktan ve bağırtıdan içiniz sızlayabilir.Yeni Shaolin Monks’un başka bir özelliği ise kontrolde sağlanan kolaylık.Eski serilerde olduğu gibi adama Combo çekene kadar canınız çıkmıyor. Combo sistemi o kadar kolaylaştırılmış ve eğlenceli bir boyuta taşınmış ki anlatamam.Ayrıca oyundaki hareketler de bir o kadar geliştirilmiş. Artık darbe yediğinizde yere daha gerçekçi çakılıyorsunuz. devamı »

Bu yazı toplamda 1646, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Micro Machines V4

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

“Ağbi, gel senle itifaiyecilik oynayalım, gel gel!” diyerek üstünde oturduğu halıya çağırdı beni kardeşim. Zaten yeteri kadar sıkılmışım bilgisayar oyunlarından, zaten yaz aylarının verdiği bıkkınlık duygusuyla kendimi salmaya çalışıyorum bir taraflara, bırakıverdim kendimi halının üstüne. “Ohh” dedim, “uzun zamandır yatmıyordum bu halıya sereserpe”. Aynı şekilde, uzun zamandır itfaiyecilik ve benzeri oyunlarla da içli dışlı değildim doğal olarak. “Ee, hortumcu kim olacak?” diye sordum, tersledi velet: “Ne hortumcusu yaa, al şu kırmızı arabayı. İtfaiye kabul et onu, halının kenarındaki yolu da otoban kabul ederek sür işte!”

O zaman anladım, çocuk olmak yaratıcılık gerektiriyor, o da bir yetenek işi. Yoksa, ne çocukluğunuz kalır güzel anılarla, ne geniş bir hayalgücünüz. Benim zamanımda, çok yaşlıymışım gibi, herhangi bir “şeyciliği” o “şey” olup oynardık. Polisçilik oynuyorsak, polis olurduk, koltukları falan döverdik. Artık Avrupa Birliği’ne girmiş çocuklar herhalde, uygarca, hangi “şeyciliği” yapıyorlarsa o “şey”in kullandığı aracı kullanarak dolaşıp duruyorlar. Evcilik oynayan kuzenimi de gördüm, artık direkt mutfakta, simülasyon olarak oynuyorlar oyunlarını. Yine de, eskiden daha mı zevkliydi ne? Yoksa ben mi büyüdüm, olamaz. devamı »

Bu yazı toplamda 1204, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Medieval 2: Total War

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Ortaçağ… Bilirsiniz, pek çok ders kitabına, filme, oyuna konu olmuş bir tarih aralığıdır. Özellikle o dönemlerde din öyle bir boyut almıştır ki, dinî çatışmalar en üst düzeyde, ısrarla devam etmiştir. Haçlı Seferleri’dir, Papa’dır, Mekke’dir, İslam’dır, Ortadoksluk’tur derken, böyle bir sekiz yüz yılın daha yaşanamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Karışık diplomatik ilişkiler, dinler, savaşlar, gelişen bilim ve edebiyat, seferler, arkadan vuranlar üstüne kurulu bir dönem.

Oyunumuza yavaştan giriş yapmak istiyorum, ama önce serîyi şöyle bir değerlendirelim. Önce gelen bir Shogun: Total War, ardından onu izleyen Medieval: Total War, Rome: Total War ve Medieval 2: Total War. Medieval 2’den önce diğer üç oyunu oynarken aralarından bana en çok haz veren Rome olmuştu. Ciddi şekilde birçok şey aşılmış, alışılandan sanki ayrılmıştı. Rome’un iki yıl ardından gelen Medieval 2 ise serîye en parlak dönemini yaşatacaktır, alınan zevk tavana vuracaktır. Konumuz, bunu nasıl ve ne şekilde yapacağıdır. devamı »

Bu yazı toplamda 6640, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share