cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Elmalı Tart

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Yaşam

 

Malzemeler:

Hamur İçin:

  • 150 g margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • 4 su bardağı un

Üzeri İçin:

  • 5 adet yumuşak elma
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • 1,5 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay bardağı ceviz
  • Pudra şekeri

Yapılışı:

1. Öncelikle elmaları rendeleyin, toz şekeri ilave edip orta ateşte suyu tamamen bitene kadar pişirin. Ceviz kırıklarını ve tarçını ilave edip 1-2 kere çevirin ve ocağı kapatın.

2. Hamuru yoğuracağınız kaba unu eleyin; margarin, sıvıyağ, yoğurt, toz şeker ve karbonatı ilave edip iyice yoğurun. Hamuru 10 dakika dinlendirin.

3. Tezgaha un serpin ve merdane yardımıyla hamuru 1 cm kalınlığında açın. Yağlanmış tart kalıbınızın üzerine hamuru koyun ve kenarlardan sarkan fazla hamuru kesin.

4. Elmalı harcı 1 cm kalınlığında hamurun üzerine yayın ve artan hamur parçalarından elinizde bir top yapıp rendenin iri tarafıyla tartın üzerine rendeleyin.

5. 180 derece fırında iyice kızarıncaya kadar pişirin. Tamamen soğuduğunda üzerine pudra şekeri eleyin.

Not: Artan hamur ve elmalı harçtan yağlanmış tart kalıbınıza aynı adımları izleyerek yapabilirsiniz. Ya da hamurun artmaması için daha büyük bir tart kalıbı veya küçük fırın tepsisi kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Bu yazı toplamda 1863, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Kabak tatlısı

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Yaşam

Malzemeler:

  • 1 kg soyulmuş bal kabağı
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1/2 su bardağı su

Yapılışı:

1. Soyulmuş kabakları istediğiniz büyüklükte doğrayın.

2. Tencereye 1 sıra kabak, 1 sıra toz şeker olacak şekilde malzemeleri koyun. Üzerine suyu ilave edin.

3. Kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirin.

Not: Kabak çok çabuk pişiyor. Kısa aralıklarla kontrol ederek pişirin.

Bu yazı toplamda 1901, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Etimekli Tavuk Göğsü

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Yaşam

etimekli_tavuk_gogsu.jpg

Malzemeler:

  • 1 paket sade etimek
  • 1 lt süt
  • 175 g margarin
  • 9 yemek kaşığı toz şeker
  • 3 küçük kahve fincanı un
  • 1 paket vanilya

Sos İçin:

  • 1 su bardağından 1 parmak eksik su
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1,5 yemek kaşığı nişasta
  • 1,5 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:

1. Margarini kaynatmadan eritin ve elenmiş unu ilave edin. Çırpma teliyle hızlı hızlı karıştırarak 3-4 dakika kavurun.

2. Yavaş yavaş sütü ilave edin ve karıştırın. Toz şekeri ekleyin.

3. Göz göz kaynayıncaya kadar orta ateşte sürekli karıştırarak pişirin. Kaynamaya başladıktan sonra 7 dakika daha pişirin ve ocağı kapatın. Vanilyayı ekleyin.

4. Mikserin orta devirinde 15 dakika çırpın.

6. Etimekleri şekerli suya batırıp çıkarın ve kare borcama dizin. (Suda tutmayın çok yumuşak olur.) Üzerine sıcak tavuk göğsünü boşaltın ve kaşığın arkasıyla yüzeyini düzeltin.

7. Sosu hazırlayın. Bunun için su ve toz şekeri kaynatın. Ayrı bir yerde nişasta ve kakaoyu yarım su bardağı su ile iyice eritin. Kaynayan şekerli suya sürekli karıştırarak ekleyin. 2-3 dakika koyulaşıncaya kadar pişirin.

8. Son olarak sosu da tatlının üzerine dökün ve soğuyunca buzdolabına koyun. 1-2 saat dinlendirdikten sonra servis yapabilirsiniz.

Not: Hindistan cevizi veya mevsim meyveleriyle birlikte servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Bu yazı toplamda 5452, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Paçanga Böreği

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Yaşam

Dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.pacanga-boregi.jpg

Malzemeler:

(8 adet börek için)

  • 1 adet yufka
  • 1/2 çay bardağı süt
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 5-6 dilim pastırma (Ben çemensiz pastırma kullandım)
  • 50 g kadar kaşar peyniri
  • 1 adet yumurta
  • 4-5 yemek kaşığı galeta unu

Yapılışı:

1. Yufkayı tezgaha serin ve 8 eşit üçgen olacak şekilde kesin.

 2. Süt ve sıvıyağı çatalla çırpın. Kaşar peynirini rendeleyin, pastırmaları doğrayın.

 3. Her üçgenin içine önce fırçayla sütlü karışımdan sürün ve kaşar peyniri-pastırma karışımından koyun.

  4. Bol şekilde sigara böreği yapar gibi önce kenarlarından içe doğru katlayıp rulo yapın.

  5. Üzerlerine fırça ile çırpılmış yumurta sürün ve galeta ununa bulayın.

  6. Börekleri yağlanmış tepsiye dizin. 200 derece fırında nar gibi kızarıncaya pişirin.       

Bu yazı toplamda 2440, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Diyabetlilere Soğuk Hava Uyarıları!

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Sağlık

Havaların gün geçtikçe soğuduğu kış aylarında diyabet hastaları bazı konulara özellikle dikkat etmeli. Diyabetlilerin; beslenme düzeninden spor aktivitelerine; tatil mekanı seçiminden vücut bakımına kadar sağlıklarına çok daha özenli davranması gerekiyor. Buna karşılık, kış mevsimini basit birkaç önlemle rahat geçirmek mümkün.
Etiler Memorial Polikliniği İç hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Görgülü, “Şeker hastalarının kış mevsiminde dikkat etmesi gereken konular” hakkında bilgi verdi.

Yavaşlayan Metabolizma Kan Şekeri Ayarını Bozabilir
 
Hava sıcaklığının düşmesi, günlerin kısalması ve aktivite azalması nedeniyle vücudumuzun kalori harcaması ve buna bağlı olarak da metabolizma hızında azalma oluşur. Daha aktif olduğumuz yaz aylarında kan şekerinin normal olmasını sağlayan diyet ve ilaçlar aynı dozda daha az etkili olabilir. İnsan vücudu kış aylarında vücut ısısını koruyabilmek için metabolizmasını yavaşlatır, bu da kan şekeri ayarının bozulmasında bir etkendir. Bu dönemde hastalar kan şekerini bir dönem için sık kontrol etmeli, diyet ve tedavide oluşabilecek değişiklikleri hekimine danışmalıdır.

Beslenmenize Özen Gösterin

Hastalarımız uzun süre aç kalmamalı, bir kerede çok fazla yemek yememelidirler. Gerek insülin, gerekse oral olarak şeker düşürücü ilaç kullanan hastaların bu ilaçların etkilerinin maksimum olduğu dönemlerdeki ara öğünlerini atlamamaları çok önemlidir.
Azalmış aktivite ve buna bağlı olarak öğün saatlerinin aksatılması, hastalarda “hipoglisemi” denilen şeker düşüklüğüne neden olabilir. Bu durum, diyabet hastaları için çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinden; uzun yürüyüş, yolculuk gibi durumlarda ara öğünlerin aksatılmaması için yanlarında yiyecek taşımalıdırlar. Uyku saatine ve süresine dikkat edilmeli, alkol alımı da kan şekeri ayarını bozacağından alkolsüz ve şekersiz sıvı gıdaların tüketimine önem verilmelidir.

Turunçgillere ve Tatlıya Dikkat

Kış mevsiminde hastalarımız için sıkça karşılaşılan bir durum da, evde kalma süresinin artması ile birlikte özellikle karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve özellikle portakal, mandalina gibi turunçgillerin fazlaca tüketilmesidir. Ölçülü yenildiklerinde vitamin ve enerji deposu olan bu meyveler fazla tüketildiğinde kan şekerinin ayarını bozabilir. Kış meyvelerini yerken öğünlerde ve ara öğünlerde kalori değerleri göz önüne alınarak doktor tavsiyesine göre tüketilmesine özen gösterilmelidir. Uygun miktarda yenildiğinde büyük yarar sağlayan diğer meyveleri de çok miktarda tüketirsek kan şekerimizde yüksekliğe ve buna bağlı rahatsızlıklara yol açabilir. Kışın lezzetli yiyeceği tatlılar da maalesef kan şekeri ayarını bozan yiyecek gruplarından biridir; ancak şekersiz üretilmiş, diyet, yağsız sütten yapılmış tatlılar doktor kontrolünde yenebilir. Bunda da aşırıya kaçmamak gereklidir çünkü bu ürünlerde bildiğimiz normal şeker olmasa da (meyve şekeri) fruktoz, gibi daha düşük kalorili şekerler ve tatlıların yapıldığı besinlerin kalorileri vardır. En iyisi bu ürünleri hiç tüketmemektir.

Ayak Sağlığınızı Koruyun

Kış aylarında ayak bakımı da çok önemli bir konudur. Kışın çorapsız ayakkabı ve terlik giyme alışkanlığı, şeker hastalığına bağlı olarak duyu azalması ve damarlarda daralmalar oluşabileceğinden, ayaklarımızda yara açılmasına neden olabilir. Bu yüzden kışın da; rahat kesimli, ortopedik tabanlı, iç astarlı ayakkabı ve yumuşak, sıkmayan çorap giyilmelidir. Ayaklar her gün yıkanıp, herhangi bir yara ya da renk değişikliği var mı diye her gün kontrol edilmelidir. Soğuk ve taşlık kesimde çıplak ayakla dolaşmamalıdır, özellikle diyabetik nöropati gelişmiş hastalar ayaklarında sürekli üşüme hissi olacağından soba ve diğer ısıtıcılara ayaklarını yakın ve uzun süre tutmakta bu da ayak yanıklarının kışın fazlaca görülmesine yol açmaktadır. Bu konuya özellikle dikkat edilmelidir.
Ayaklar ve bacaklarla birlikte vücudun diğer bölgeleri böcek ısırmalarına karşı korunmalıdır, bu ısırık bölgeleri enfeksiyon kaynağı olabilir.

Aşırı Soğuklardan Korunun

Kış aylarında aşırı soğuklardan korunmak önemli bir konudur. Şeker hastalığına bağlı olarak duyu kusuru oluşmuş hastalarda dış ortamda ya da çalışırken uzun süre soğuğa maruz kalma nedeniyle özellikle; el, burun gibi uç organlarda soğuğa bağlı ülserler gelişebilir. Soğuğa bağlı olarak metabolizma hızında değişikliler oluşabilir; hastaların dış ve iç ortama uygun giysiler ve mutlaka yünlü ya da pamuklu giysileri tercih etmesi önerilir.
 
Tatil Mekanı da Uygun Olmalı

Diyabetik hastalar kış tatilleri için çok fazla soğuk ve yağışlı olmayan, ulaşımın rahat olduğu,  sağlık merkezlerinin yakın olduğu bölgeleri tercih etmelidirler. Özellikle kayak yapmak isteyen diyabetik hastalar, ayaklarını travma ve soğuğa karşı çok iyi korumalı ve her gün kontrol etmelidir. Tatil süresince diyete de çok dikkat edip, gerekirse durumlarına uygun menü hazırlanmasını sağlamalıdırlar.
Diyabetli hastaların kış mevsimine girmeden önce doktorlarına başvurup genel bir kontrollerini yaptırmaları ve karşılaşacakları sorunlarda doktorları ile görüşüp önlem almaları da önemli bir konudur.

Bu yazı toplamda 1879, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Çocuğunuz Hobisini Seçsin!…

Yazar Swan | 26.12.2007 | Kategori Sağlık

 İnsanların zevk için uğraştığı, bu uğraşı esnasında kendini fiziksel, zihinsel, sosyal, duygusal olarak geliştirdiği, öğrendiği ve mutlu olduğu aktiviteler hobi olarak tanımlanır. Her insana göre değişen hobilerin kişisel gelişime katkısı da önemlidir. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Sevil Usanmaz, çocukları sosyal aktivitelere yönlendirmenin önemini anlattı.
Küçük çocuklar zamanlarının büyük bölümünü oyun oynayarak geçirirler. Çocuklar için oyun en büyük mutluluk kaynağıdır ve oyunla öğrenirler. Oyun ve oyuncaklar çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimlerinde en önemli yeri tutar, oyunla sosyalleşirler. Çocukların gelişim dönemlerine ve yaşlarına uygun seçilecek oyuncakların yararı bilinen bir gerçektir. Çocuklarda oyun oynamak hobidir diyebiliriz. Defalarca aynı oyuncakla aynı biçimde oynayabilirler.

Çocuklarınıza Model Olun

Çocuklara hobi kazandırmak ilk çocukluk döneminden başlar yavaşça ilerler. Çocuklara teşvik edici, destekleyici olmak, onları iyi gözleyerek ve yeteneklerini tanıyarak sevdikleri ve hoşlanabilecekleri önerilerde bulunmak ve hatta model olmak gerekir. Hobileri olan arkadaş gruplarına dahil etmek, grup oyunlarına ve sporlarına yönlendirmek, sanat aktivitelerine katmak, proje gruplarına yönlendirmek hobiler edinmelerini ve bunları geliştirmelerini sağlayacaktır. Çocuklarımızı yaptıkları işler, uğraşlar, edindikleri hobiler için daima takdir ve teşvik edelim ki, öğrenme istekleri kalıcı ve mutlu çocuklar olsunlar.

Seçimi Çocuğunuz Yapsın

Çocuklar istemedikleri, sevmedikleri hobileri yapmazlar. Bu, anne baba ile çocuk arasında gerginliğe sebep olur, gerginliğin ise olumlu gelişim ve değişimi sağlamadığını biliyoruz. Sevmediğimiz aktiviteler zorla yapıldıklarında ise mutluluk vermediği için zihinsel, duygusal, fiziksel, sosyal anlamda  bize birşey katmadığı ve kazanım sağlamadığından bir süre sonra bırakılır.

Altı aylıktan küçük: Ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır, hareketli oyuncaklar onun dikkatini çeker ve neşelendirir.  Ses çıkaran renkli objeler ve çıngırak bu dönemin vazgeçilmez oyuncaklarıdır. Oturmaya başladığı yedinci aydan itibaren çocuk uzanabildiğini yakalamaya ve her şeyi  ağzına götürmeye çalışır. En çok hoşlandığı şeyler bir elinden diğerine kolayca geçirebildiği renkli halkalar, avuçlayabildiği plastik küpler, bozulmayan yumuşak bebek ve hayvancıklardır. Böylece yakalama ve dokunma duyusu gelişir. Tutunarak ayağa kalkabildiğinde ise eline geçen her şeyi yere atmaktan zevk alır. Zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar mutlu olur. Büyüklü küçüklü renkli toplar, içiçe geçebilen kutular bu dönemin oyuncaklarıdır.

Yürümeye başladığında: Üstüne binip oturabileceği büyük hayvan türü oyuncakları, küçük sandık, sepet ve tabureleri seçer. Koltuklara tırmanıp dolapların içine saklanabilir, annesinin, onu sesinden bulacağını öğrenebilir.

İki yaşında: Bütünü parçalara ayırmak, kutuyu doldurup boşaltmak, kule ve köprü yapmaktan zevk alan çocuğun ilgisini diğer oyuncaklar arasında mutfak eşyaları, farklı boyutlardaki plastik parçalar, oyuncak telefon, saçları ve elbiseleri olan bebekler ve arabalar yer alır. İtmeli ve çekmeli oyuncaklar, kova-kürek ilgi çekicidir. Elini kullanmayı ve dikkat etmeyi öğrenir.

Üç yaşında: Üç tekerlekli bisiklet en çok sevilen oyuncaktır. Bacakları gelişirken el ve ayaklarını birlikte kullanmayı öğrenir ve yön duygusu oluşur. Yaratıcılığını geliştiren tahta -plastik bloklar,  kum, oyun hamuru  el becerisini ve hayallerini gerçekleştirmesini, oyun parkları sosyalleşmenin başlamasını sağlar.

4-6 yaş: Fantazi ve keşfetmeye yönelik oyunlar (evcilik, okul oyunları ile bebekler, mutfak ve doktor muayene aletleri)  Dil gelişimine katkısı olan (piyano, ağız mızıkası, trampet, müzik ve öykü kasetleri ile kuklalar, resimli renkli hikaye kitapları) Aritmetiğe hazırlayan (resim  ve sayı eşleme  oyunları; domino, kızma birader ve sayı kartları) oyuncaklar. Açık hava oyunları, drama oyunları sosyal ilişkilerin düzenlenmesini sağlar.

7-8 yaş: Toplumsal gelişim ve işbirliği ile ilgili (top, seksek, dama, minyatür arabalar, saklambaç), bilişsel ve algısal becerilerin gelişmesini sağlayan (maketler, yap-boz oyunları) ve yaratıcı-estetik duygusunu geliştiren oyuncaklar (parmak boyası, kağıt hamuru, karakalem-suluboya ya da pastel boyalarla resimler, oyun hamurları, sessiz sinema gibi oyunlar)

9-11 yaşları arasında: Karmaşık masa üstü oyunları, satranç ve video oyunları sorun çözme yeteneklerini, küçük parçalı, karmaşık yap-boz oyunları, üç boyutlu model uçaklar, uzaktan kumandalı araçlar, kumaş boyama, ağaç işleme ve akvaryum bakımı ince hareket becerilerini ve sözcük türetme, monopol, tenis, ping-pong, basketbol, yüzme stratejik yeteneklerini geliştirir.

12 yaşın üzerinde: Soyut düşünme ve akıl yürütmeye yönelik oyun ve oyuncaklar (basit mikroskop ya da teleskop, kimya ya da elektronik setleri vb) ile bağımsız yaşam becerileri kazanmaya yönelik (yürüyüş, bisiklet, spor grupları ve kamplar) oyun ve oyuncaklar önerilmektedir.

Hobi Çeşitleri ve Gelişime Katkıları

Çocuklar oyunları sayesinde daha sonra yeteneklerine ve zevklerine göre hoşlandıkları ve mutlu oldukları hobileri seçerler ve bu durum onların meslek, arkadaş, iş seçimlerine yansır ve kendileri için mutlu oldukları zamanları yaratmalarına, bir hayat tarzı oluşturmalarına yardımcı olur. 

· Uçurtma ile ilgilenen bir çocuk, maket oyuncaklar yapmaya başlayabilir, daha sonra model uçakla uğraşmayı hobi edinebilir
· Bisiklete binen, tırmanan, yüzen bir çocuk, iyi bir sporcu, takım oyuncusu, iyi bir yönetici olabilir ve onu mutlu eden hobisi dağcılık olabilir
· Oyun hamuru, boyama, renkli kitaplar, yap-boz oyunları, ağaç işleri, resim yapmayı seven bir çocuk, iyi bir fotoğraf sanatçısı, yazar olabilir veya iyi bir matematik öğretmenidir ve resim yaparken bu hobisinden çok mutlu olur.
. Müzik, drama, bahçe oyunlarını seven, minik deniz kabukları toplayan bir çocuk, yetişkinliğinde iyi bir doktor, bankacı, eleştirmen olabilir. Hobileri arasında  koleksiyon yapmak bulunabilir.

Bu yazı toplamda 1651, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

4 Üniversiteye yeni rektör

Yazar aSh | 26.12.2007 | Kategori Eğitim

 
Selçuk, Hacettepe, Galatasaray ve Bilecik üniversitelerinin rektörlüklerine yapılan atamalar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü’ne yeniden Prof. Dr. Süleyman Okudan, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Uğur Erdener, Galatasaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ethem Tolga, Bilecik Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Azmi Özcan atandı.

Bu yazı toplamda 4519, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Havuçlu Toplar

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Yaşam

Malzemeler:
– 2 su bardağı havuç rendesi
– 20 adet bisküvi
– 5 çorba kş Hindistan cevizi rendesi
– 1 su bardağı toz şeker
– 1 su bardağı su
Yapılışı:
Havuçları toz şekerle ve suyla pişiriyoruz. Bisküvileri iyice ufalıyoruz.(toz haline gelinceye kadar) Pişen havuçları bisküviyle karıştırıyoruz. Şekil verip Hindistan cevizine buluyoruz.

Bu yazı toplamda 1747, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Annemin Nefis Mercimek Çorbası

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Yaşam

Malzemeler:
2 su bardağı  kırmızı Mercimek
5 su bardağı su
2 soğan
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
1 yemek kaşığı Salça
1 çay bardağı sıvı yağ
1 tablet tavuk suyu
1 yemek kaşığı kuru nane
tuz
Yapılışı:
Çorbamızı düdüklü tencerede pişireceğiz.Çabuk ve lezzetli bir çorba bu.Tencerimize yağı dökün. Ardından doğranmış soğanı kayun ve kavurun.Yıkamış olduğumuz mercimeği,tavuk tableti,kırmızıtoz biber ,salça,az tuz ve en önemlisi kurultulmuş naneyi (çorbanızın lezzeti) koyun 10 dk pişirin.Pişen mercimeği süzün.Servis edrken Üzerini taze nane yapraklarıyla süsüleyilirsiniz. Afiyet olsun…

Bu yazı toplamda 1798, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Kolay Su Böreği

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Yaşam

Malzemeler:
-5 adet Yufka
-5 adet Yumurta
-1 su bardağı Sıvı Yağ
-1 su bardağı Su
İçi için;
-150 gr Beyaz Peynir
– Maydanoz
Yapılışı:
Derince bir kap içinde yumurtaları, sıvıyağı ve suyu iyice çırpın. Bu karışımın içine parçalara bölmüş olduğunuz yufkaları batırın. Yufkaları tepsiye yaydıktan sonra aralarına rendenmiş peynir ve kıyılmış maydanoz karışımından serpip, üzerlerine yeniden yufka serin. Yufkalar ve iç malzemesi bitinceye kadar bu işlemi yapın. Yalancı su böreğini 200 derece ısıda pişmeye bırakın.

Bu yazı toplamda 2112, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share