cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Beni yatakta mutlu edecek birini arıyorum…

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Eğlence

Erkeklere güvenmediğini söyleyen Tuğba Ekinci, sevgili kriterlerini açıkladı.

Ekinci, bir erkekte aradığı özellikleri şöyle sıraladı:

Hayatıma girecek erkek önce beynime sonra ruhuma hitap etmeli.

Zekası en az benim kadar ileri düzeyde olmalı.

Temiz olmalı dişleri parlamalı.

Kariyer sahibi işini bilen biri olmalı.

Beni yatakta mutlu etmeli.

Bu yazı toplamda 6327, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Dikkat! Sıla Gençoğlu geliyor…

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Eğlence

“Sıla” dizisinin jenerik şarkısının genç bestecisi olarak tanınan Sıla Gençoğlu, ilk albümünü yayınlamaya hazırlanıyor. En son Emel Müftüoğlu’nun albümünde bir bestesiyle karşımıza çıkan Sıla Gençoğlu, albümünü ekim başında Sony BMG’den yayınlayacak. Albümde sanatçının kendi bestelerini Mustafa Ceceli, Ozan Doğulu, Murat Yeter gibi aranjörler düzenleyecek…

Bu yazı toplamda 10328, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Sarkozzy sevgilisiyle el ele

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Dünya

Sarkozy sevgilisiyle el ele Mısır’da
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile eski manken yeni şarkıcı sevgilisi Carla Bruni özel ziyaret için Mısır’a geldi. Çiftin, tarihi Luksor kentinde kalacakları otele basın mensupları ve meraklı gözler arasında el ele girdiği gözlendi.

Sarkozy-Bruni çiftinin çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındığı, güvenliğin, çiftin ziyaret edeceği Luksor Tapınağı, müzesi ve Karnak Tapınağının çevresinde de artırıldığı belirtildi.

Fransız Kanal 2 televizyonu, Bruni ve Sarkozy’nun Luksor’daki Old Winter Palace Otelinde üç gün kalacağını duyurdu.

Televizyonun haberinde, polisin, oteli gözlem altında tutan gazetecilere müdahale ettiği, binayı görüntüleyen bir kamera ekibinin geceyi nezarette geçirdiği de kaydedildi.

Fransız basını, ayrıca çiftin, beraberindekilerle birlikte perşembe günü de Şarm El Şeyh’e gideceğini ve Abu Dabi Şeyhine ait bir villada kalacağını duyurdu.

Sarkozy’ye annesi Andree ve oğullarından birinin eşlik ettiği belirtildi.

Kahire’deki Fransa Büyükelçiliği ise Sarkozy’nin seyahatiyle ilgili ayrıntıları açıklamayı reddetti.

Büyükelçilikten yapılan açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı’nın resmi Mısır ziyaretinin gelecek pazartesi günü başlayacağı, Sarkozy’nin, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ile bir araya geleceği bildirildi.

Bu yazı toplamda 1713, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

2007’nin en büyük gafları!

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Eğlence

Düşünmeden konuşan ünlüler, bazen başlarına ciddi dertler aldı. Karşınızda 2007 yılının gaf kral ve kraliçeleri.

ATA: VERİCEN Mİ?: Beyaz Show’a konuk olan Ata Demirer, canlı yayında unutulmaz söze imzayı attı. Yayına telefonla bağlanan bir seyirci Ata’ya ‘Kız arkadaşın var mı?’ diye sorunca, Demirer bombayı patlatmıştı: ‘Ne yapıcan, vericen mi?’

BAKİRE DEĞİL RAHİBE: Hayatında ilişkiler yaşadığını anlatmaya çalışan Ebru Elver, “Bakire değilim. Ay rahibe değilim” demişti.

MAZHAR: KAŞAR: 2’nci Beyaz Show kazazedesi ise Mazhar Alanson’du. Seyirciye yaşını soran Beyaz, 41 cevabını aldı. Mazhar, ağzından ‘Kaşaaar’ lafını kaçırdı.

KÜFÜRSÜZ FUTBOL: Maç özeti verilirken rejiyi fırçalayan Yüzde 100 Futbol’un spikeri Güntekin Onay, yayına alındı. ‘Bitir demediniz mi ulan’ diye çıkışan Onay, istifini bozmadan devam etti.

HELİN VE LAİKLİK: Artık köşe yazarlığı yapan Helin Avşar, “Her şeyin laik olmasını istiyorum. Ne Mutlu Türkiye” demişti.

EŞEKOĞLUEŞEK TİGANA: Sanlı Sarıalioğlu, devre arasındaki reklamda Tigana hakkında konuşurken sesi televizyonda duyuldu: Bobo’yu sol açık oynattı eşekoğlueşek.

MUSTAFA MUHABBETİ SEVMEDİ: Okan Bayülgen’in Makina’sında Tayfun Duygulu’nun çok konuşmasına kızan Mustafa Topaloğlu, “Muhabbetin ağzına s..tınız. Ne anlatıyorum, bu ne anlatıyor” dedi.

SERAY’DAN ATATÜRK ‘YORUMU’: ‘Latife ve Fikriye’ adlı tiyatro oyununu değerlendiren Seray Sever, “Atatürk, hem Kurtuluş Savaşı’nı yapmış, hem de iki kadını birden idare etmiş. O bile böyleyse Türk erkekleri ne yapmaz ” demişti

Bu yazı toplamda 5745, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Finalin adı : İlhan – Yasemin

Yazar Swan | 25.12.2007 | Kategori Eğlence

Show Tv’de yayınlanan Buzda Dans yarışmasında heyecan doruğa ulaştı. Yarışmanın Pazar günü ekranlara gelen bölümünde performansları sonucu İlhan Mansız ile Yasemin Hadivent finale kalmayı başardı. Yarışma boyunca gözyaşlarına hakim olmayan Hadivent, heyecanına engel olamayınca baygınlık geçirdi. Ancak kısa bir süre sonra kendine gelen Hadivent’in yakasını şanssızlıklar bırakmadı. Yarışmacı bu kez de performansını sergilediği sırada düşerek kafasını piste çarptı. Bir süre gözetim altında tutulan Hadivent’in iyi olduğu açıklandı. Gecenin sonunda finale kalan Hadivent ve Mansız, önünmüzdeki hafta hem şampiyonluk hem de 150 bin YTL’lik büyük ödül için mücadele edecek.

Öte yandan reklam aralarında fotoğraf çektirmek isteyenlere karşı koruma tutan jüri üyesi Hande Ataizi, hayranlarını üzdü. Hayranlarını kendisine yaklaştırmak istemeyen Ataizi’nin bulduğu çözüm, stüdyodaki izleyicilerin büyük tepkisini çekti.

Bu yazı toplamda 2085, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

İşte Çin’in yüzde yüz yerli üretim uçağı

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Teknoloji

 
Sivil hava taşımacılığında iddialı hale gelmek isteyen Çin, tamamen kendi mühendislerinin emeği olan ARJ 21-700 yolcu uçağını üretime koydu.

Ülkenin güneyindeki Şanghay şehrinde yapılan ve ulusal televizyondan canlı yayınlanan törende, devlete ait Çin Havacılık Endüstrisi Şirketi’nin (AVIC I), 90 yolcu kapasiteli ARJ 21-700’lerin seri üretimine 2009’da başlayacağı ve ilk uçuşun Martta yapılacağı açıklandı.

AVIC I başkanı Lin Zuoming, “Bugün Çin havacılık sektöründe yeni bir sayfa açılmıştır” dedi. ARJ 21-700 yolcu uçağı, kurumun bu alandaki en büyük rakipleri Kanada Bombardier Inc. ve Brezilya Embraer SA’ya karşı geliştirildi.

AVIC I, patenti Çin’ne ait olan ilk kısa mesafeli ARJ 21-700’lerin gelecek 20 yılda orta çaplı yerel uçak pazarının yüzde 60’ına sahip olacağını belirtti. Çin gelecek 20 yılda yaklaşık 900 orta çaplı yolcu uçaklarına ihtiyaç duyacak.

ARJ 21-700 uçakları turbo pervaneli motorla çalışıyor ve 2 bin deniz mili mesafesinde 90 yolcu taşıyabiliyor. AVIC I şu ana kadar 71 sipariş aldı.

AİRBUS VE BOEİNG ENDİŞELİ

Üretilen ARJ-21’lerin Çin’in büyük uçak geliştirip üretme konusundaki ilk adımı attığını gösterdiği ifade ediliyor. Şu anda, dünya çapında sadece ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Rusya büyük uçak üretilebiliyor.

1100 yolcu uçağına sahip olan Çin’in önümüzdeki 14 yıl içinde toplam maliyeti yaklaşık 180 milyar dolar olacak 1600 uçağa daha ihtiyacı olacağı kaydediliyor.

Uzmanlar, kendi büyük uçağını da üretmeyi planlayan Çin’in bu düşüncesinin, Amerikan Boeing ve Fransız Airbus’ın uykularını kaçıracağı yorumu yapılıyor.

Çin daha önce de kendi gücüyle araştırıp geliştirdiği J 10 savaş uçaklarını üretmişti.

CİHAN

Bu yazı toplamda 1682, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Kreşlerdeki bulaşıcı hastalıklara dikkat !

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Sağlık

 Uzmanlar kış mevsimi öncesinde kreşe bırakılan çocuklar için anne ve babaları uyardı.

Kış mevsiminin başlamasıyla birlikte anaokulu ve kreşlerde havasızlık ve kalabalık nedeniyle kolaylıkla yayılan damlacık yolu enfeksiyonları için uzmanlar, beslenmeye dikkat edilmesi ve C vitamini takviyesinin gerekliliğini vurguluyor.

Doruk Özel Bursa Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Atilla Güray, çocukların kış aylarında ev ile dış mekanlar arasında maruz kaldıkları ani ısı değişimleri ve kalabalık ortamlarda yeterli hava akımının olmayışı sebebiyle ortaya çıkan viral enfeksiyonlara daha hızlı ve ağır biçimde yakalandıklarını belirtti.

Anaokulu ve kreşlerde sınıf mevcutlarının fazla oluşu, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırırken, uzmanlar çocukların hastayken okula gönderilmemesinin bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek konusunda oldukça faydalı olacağını ifade ediyor.

“Kışın C vitamininden zengin içerikli besinlerin tüketilmesinin (portakal ve mandalina) yanı sıra protein kaynaklı peynir, süt ayrıca sebze ve meyve tüketiminin arttırılması hastalıkların önüne geçmek için en iyi yoldur” diyen Dr. Atilla Güray, katkı maddesi içeren şeker, cips ve çikolata gibi yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini belirtti.

Beslenmenin yanında multivitamin desteğinin bağışıklık sistemine olumlu yönde etki edeceğini ifade eden Güray, tek tip beslenmeden uzak durulmasını ve tüm besin gruplarından kombine menüler oluşturularak öğünlerin bu şekilde geçirilmesini tavsiye etti.

Güray, uykusuzluk ve açlığın da göz önünde bulundurulmasının ebeveynler açısından hassas noktalar olduğunu hatırlattı.

Damlacık yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlardan korunmak için vücudun savunma mekanizmasını harekete geçiren, demir, çinko, selenyum içerikli gıdaların (nar, kivi,limon) tüketilmesinin enfeksiyonları önleyeceğini dile getiren Güray, ayrıca ekinezya, propolis ve mürver gibi bitki köklerinin hastalıklara karşı koruyucu olduğunun kanıtlandığını belirtti.

Güray, çocuklar için ideal oda sıcaklığının 21-22 derece olmasının yanı sıra, havanın nemli tutulmaya özen gösterilmesinin bulaşıcı hastalıkların önüne geçmek adına faydalı olacağına dikkat çekti. Güray, sigara kullanılan ortamlarda vücut direnci düştüğünü belirtirken, ortak eşya kullanımının da kalabalık alanlardaki virüslerin yayılmasında en önemli faktör olduğunun altını çizdi.

“Bronşit ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının kış aylarında artışı, grip aşısını zorunlu hale getiriyor” diyen Güray, her yıl düzenli olarak yaptırılması gereken grip aşısının ihmal edildiğinde, zatürre gibi ölümle sonuçlanan hastalıklara davetiye çıkarıldığını vurguladı.

CİHAN

Bu yazı toplamda 1667, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Tek Türkiye birinciliğe oynuyor

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Kültür - Sanat

 Doğu ve Güneydoğuyu anlatan onlarca dizi çekilmesine rağmen Türk halkını ekran başına toplayan bu dizide farklı olarak ne anlatılıyor?

İstanbul’daki rahat yaşamını bırakıp Güneydoğu’da yolu, elektriği olmayan bir köye giden genç bir doktorun yaşadıklarını anlatan Tek Türkiye dizisinin reytingleri her hafta yükseliyor. Dizinin Doktor Tarık’ı Konya Devlet Tiyatrosu oyuncusu Ozan Çobanoğlu reytinglerde ilk dörde giren dizinin başarısının inandırıcılıkta yattığını söylüyor.

‘Mutluluğu tek başına getiremezdi. Ama bazı yaraları sarabilirdi’ sloganıyla geçtiğimiz hafta 10’uncu bölümü yayınlanan Tek Türkiye dizisi yayınlandığı Samanyolu televizyonunun da, dizide rol alan oyuncuların da yüzünü güldürüyor. Dizi perşembe günleri en çok televizyon izlenen prime time saatlerinde yayınlandığı halde reytinglerde ilk beşe girmeyi başarıyor. Peki bugüne kadar Doğu ve Güneydoğuyu anlatan onlarca dizi çekilmesine rağmen Türk halkını ekran başına toplayan bu dizide farklı olarak ne anlatılıyor? Bu soruyu dizinin yapımcısı Salih Asan ve başrol oyuncusu Ozan Çobanoğlu’na sorduk. Aldığımız yanıtlar bölge halkının sorunlarını aşmanın tek yolunun sevgi olduğuna işaret ediyor.

Tek Türkiye Batı’daki rahatını bırakıp yolu, suyu, elektriği olmayan bir köye giden genç bir doktorun yaşadıklarını anlatıyor. İstanbul’dan Güneydoğu’ya uzanan macerada, başarılı bir cerrah olan Tarık, bir meslektaşının daveti üzerine gittiği Güneydoğu’da türlü sıkıntılara şahit olunca, orada kalmaya karar veriyor. Her bölümde başka bir sıkıntıyı çözmeye çalışan Tarık’ın hikayesi bölgenin kaderi ile iç içe geçiyor. Bu da hastalıklarla, sakatlıklarla ve yoksullukla boğuşan köy halkının gözünde genç doktoru yavaş yavaş bir kahraman yapıyor. Tek Türkiye Güneydoğu’nun herhangi bir köyünde değil Konya’da çekiliyor. Ama ekibin ulaşım açısından yaptığı Konya tercihi hiç de yanlış görünmüyor. Çünkü atmosfer olarak birebir benzerlikler göze çarpıyor. Mekánlar da coğrafik şartlar da gerçeğe çok yakın.

BÖLGEDEN TEBRİK YAĞIYOR

Tek Türkiye’de pek çok yapımcının ‘Star olmadan dizi tutmaz’ yargısına inat, ekranlara yeni yeni merhaba diyen ama tiyatro izleyicilerinin aşina olduğu oyuncular rol alıyor. İzmir, Ankara ve Konya Devlet Tiyatrolarında görev yapan oyuncular Tek Türkiye’de oynamaktan son derece keyif aldıklarını belirtiyorlar.

Dizinin yapımcısı Salih Asan reytinglerle gün yüzüne çıkan başarılarını ve diziye olan ilgiyi şöyle anlatıyor: ‘Tek Türkiye bu ülkede yaşayan herkesin ortak arzusu. Bu topraklarda yüzyıllarca Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Rum, Ermeni beraber yaşamış. Biz de başka inançlara ve etnik kökenlere saygı duyuyor ve tam bir barış ülkesi olmak istiyoruz. Bu anlamda doğru bir iş yaptığımıza inanıyorum. Böyle bir başarıyı aslında zaten bekliyorduk. Ama reyting kaygısıyla hareket etmedik. İlk dörde giriyoruz ama girmesek de sorun değildi. Türkiye’nin kanayan yarasını anlatıyoruz. Ciddi bir iş yapıyoruz. Doğu ve Güneydoğu’dan da çok sayıda telefon ve mail geliyor. Yıllardır komedi unsuru olarak kullanıldıklarından yakınıyorlar ve Tek Türkiye’nin kendi gerçeklerini yansıttığını söylüyorlar.’

Tanınmış biri oynasa bu kadar tutulmazdı

Konya Devlet Tiyatroları’nda oyunculuk yapan Ozan Çobanoğlu Doktor Tarık rolüyle dizinin en başarılı ismi. 28 yaşındaki Çobanoğlu dizinin Konya’da çekilmesinin kendisi açısından tam bir tesadüf olduğunu ama başka bir ilde de çekilse yine başrolde kendisinin oynayacağını anlatıyor. ‘Dizide idealist bir doktoru oynuyorum ama bu doktorun idealistliği Güneydoğu’ya gidip oradaki yaşamın zorluğunu görünce ortaya çıkıyor’ diyen Çobanoğlu oynadığı rolü çok tanınmış birinin oynamasının dizinin inandırıcılığını ortadan kaldıracağını vurguluyor. Üç yıldır Konya Devlet Tiyatrolarında oyunculuk yapan Ozan Çobanoğlu Tek Türkiye ile ilgili şunları anlatıyor: ‘Güneydoğu ve Doğu üzerine yüzlerce dizi yapılıyor. Ortada ciddi bir problem var. Biz bu problemi sevgiyle nasıl çözebileceğimizi anlatıyoruz. Hiçbir ideolojiye hizmet etmiyor bu dizi. Zaten izleyicilerden de çok olumlu tepkiler alıyoruz. Samanyolu televizyonunu hiç izlemeyenler bile bir kez izledikten sonra her hafta izlemeye başladıklarını söylüyorlar. Reyting kaygısı duymadan yaptığımız için de dizinin başarı olması beni hem çok şaşırttı hem de çok sevindirdi. Benim rolümde çok tanınmış biri oynasaydı bence inandırıcılığı sağlamakta zorlanılırdı.’

STAR

Bu yazı toplamda 3060, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Kızım bizi nasıl buldular diye soruyor

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Kültür - Sanat

 ‘Anne bunlar bizim adresimizi bilmiyorlar ki’ dedi ama Kimse Yok Mu kapılarını çaldı .

Bitlis’in Güroymak ilçesi ve köylerinde Kimse Yok Mu Derneği dağıttığı yardımlarla özellikle çocukları sevindirdi.

5 yaşındaki Pınar Tören, televizyonda Kimse Yok Mu programını izlediğini belirterek “Ancak buraya gelip bana da hediye getireceklerine inanmıyordum. Derneğin yetkililerini ellerinde hediyelerle kapımızda görünce çok şaşırdım. Hepsine çok teşekkür ediyorum” dedi.

Anne Nafiye Tören ise 2 gün önce televizyonda derneğin fakir ailelere yardım yapıldığını seyrettiklerini ifade ederek, “Kızıma belki bize de yardım ederler demiştim. Pınar da bana ‘anne bunlar bizim adresimizi bilmiyorlar ki gelsinler’ demişti. Bugün dernek gönüllerini burada görünce ben ve kızım oldukça şaşırdık. Allah kendilerinden razı olsun. Kızım bizi nasıl buldular diye hala bana soruyor.” diye konuştu.

CİHAN

Bu yazı toplamda 2050, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Demli bir ‘Rüzgar’ kapımızı çalıyor..

Yazar aSh | 25.12.2007 | Kategori Kültür - Sanat

 
‘Yeni Bir Soluk’ sloganıyla yola çıkan Grup Dem 3. Ve en son albümü “Rüzgâr”ı MİM MÜZİK etiketi ile müzikseverlerin beğenisine sundu.

Grup Dem solistlerinden Mustafa Tekiroğlu 30 Kasım Cuma günü müzik marketlerde yerini alan albüm için yaptığı açıklamada:

“Müzik yaşantımızın olmazsa olmazlarından artık. Nereye adım atsanız kulağınıza değen, hatta çarpıp vuran sözler var. Hem de nasıl sözler;

“Haydi gel girelim günaha”, “Doldur meyhaneci”, “Bir defadan bir şey olmaz”, “şimdiki kızlar ne güzel olur kucakta” ve daha nice rüsvalıklarla…

Bu sebepten gençliğimizin ahlakını, milli ve manevi değerlerini önemseyen müzisyenlerin çıkıp insanlara; toplumun değerlerini sarsmayan şeyler dinletiyor olması “Takdire şayan” ve “Elzemdir” Dedi.
Deniz Çakıroğlu ise Son albümleri “Rüzgâr” için verdiği demeçte:
“Dinlediğimiz müzikler, okuduğumuz kitaplar, bizi iki günü eşit olanların ziyanlığından kurtarmalı. Özellikle gençlerimizin sürekli kulaklarına çarpan melodileri kullanarak Milli ve manevi duygularımızı öne çıkaran güftelerin son albüm de yer almasına özen gösterdik.” dedi.

2002 yılında Deniz Çakıroğlu & Mustafa Tekiroğlu birlikteliği ile “Grup DeM” olarak müzik çalışmalarına başlayan ikili,
“İstanbul Yetim Şehir” adlı ilk albümlerini 2005 yılında piyasaya çıkarmışlardır.

İkinci albüm 2006 yılında “Kutlu Doğum Anısına” Peygamber efendimize (SAV) ithafen hazırlanmış “Sevgililer Sevgilisine İlahiler” adlı albümüdür.

Bu yazı toplamda 1766, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share