Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Zatürre nedir ?
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Hepimiz zatürreeyi bildiğimizi sanıyoruz. Peki gerçekten öyle mi?
Uzmanlar, tanınan bir hastalık olduğu düşünülen zatürree hakkında kulaktan dolma bilgilerin ve yanlış inançların yaygın olduğunu belirterek uyarıyor: “Güneşli bahar günlerine kanmayın; zatürree kış hastalığı değildir!”
İşte zatürre hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar…
1) Zatürree sadece sıkıntı veren bir hastalıktır!
Yanlış! Sık görülen, solunum yolu ile bulaşan ve ciddi seyreden bir hastalık olan zatürree, enfeksiyon hastalıklarına bağlı ölümlerin ilk sıralarda görülen etkenlerinden birisidir. Dünyada her yıl 5 yaşın altında 10-12 milyon çocuk zatürree nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde ise zatürree ölüm nedenleri arasında 5. sırayı alıyor. (Türk Toraks Derneği verileri)
2) Zatürreenin nedeni üşütmedir!
Yanlış! Tek başına üşütmek zatürreeye yol açmaz. Ancak solunum yoluyla mikrobu alan veya hastalanmadan boğazında taşıyor olan bir kişide, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir durumda (örneğin soğuğa maruz kalmak gibi), bakteri boğazda çoğalmaya başlar ve bakterinin ulaştığı bölgeye göre hastalığa neden olur.
3) Zatürree günümüzde kolaylıkla tedavi edilebilir!
Yanlış! Bakterilerin yanlış ilaç kullanımı sonucu antibiyotiklere karşı devamı »
Bu yazı toplamda 1198, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kulak Labirent İltihabı
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Labirent iltihabı, iç kulağın dengeyi ve işitmeyi kontrol eden sıvı dolu bölümü olan labirentin iltihaplanmasıdır. Enfeksiyon bakteriden (akut kulak iltihabı veya cerahatlı menenjit in yayılması sonunda) veya virütik menenjit sonrası meydana gelebilir. Bakteriden kaynaklanan enfeksiyonun neden olduğu işitme kaybı giderilemez.
Belirtiler
– Aşırı baş dönmesi (denge kaybı olun yada siz veya oda dönüyor hissi gelin).
– Bulantı, kusma
– Gözlerin kontrol dışı hareketleri.
Teşhis
Eğer bulantı, baş dönmesi hissediyorsanız, gözleniniz bin yana kayıyor ve sonra yerine dönüyorsa ve bin kulağınızda tamamen işitme kaybı varsa, bu labirent iltihabı olabilir. Doktorunuz kulağınızı muayene edecek ve yakında orta kulak iltihabı geçirip geçinmediğiniz dahil olmak üzere, bazı sualler soracaktın. Labirent iltihabı belirtileri korkutucu olabilir, ancak doğru tedavi uygulandığında bu durum tehlikeli değildir.
Tedavi
Eğer bakteriden kaynaklanan labirent iltihabınız varsa, doktorunuz antibiyotik verecektir. Hem bakteriden hem virüsten oluşan labirent iltihabında bir bulantı kesici ilaç ve bin sinirleri yatıştırıcı ilaç verilebilir. Bu baş dönmesini olumlu etkiler. Üç beş gün yatak istirahati gerekir.
Baş dönmesinin şiddeti devamı »
Bu yazı toplamda 1185, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Otizm Belirtileri Nelerdir
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Otistikler aşağıdaki tipik davranışların en az yarısını gösterirler.Bu semptomlar çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir semptomun etkisi de diğerinden farklı olabilir. Ayrıca, Bu davranışlar birçok farklı sebeple ve yaşlarına uygun olmayacak bir şekilde sergilenebilir.
Diğer Çocuklarla ilişki kurmakta zorluk
Herşeyin aynı olmasını istemek, rutin yaşama bağlılık, değişikliklere aşırı tepki vermek
Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak
Tehlikeye karşı duyarsızlık
Göz temasının çok az ya da hiç olmaması
Sürekli aynı oyunları oynamak
Acıya karşı duyarsızlık devamı »
Bu yazı toplamda 1117, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Boyun Ağrısı
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Boyun ağrıları bel ağrıları kadar sık görülmemekle birlikte, her yaş grubunda karşılaşılabilen, yaşam kalitesini düşürüp iş gücü kaybına neden olabilen önemli bir sorun.
Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak, yorgunluk gibi etkenler boyun bölgesinde ağrı nedenidir. Uzun süreli bilgisayar – daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı çekerler.
Boyun ağrısı nedenleri 3 temel grupta incelenebilir:
Kas iskelet sistemi kaynaklı mekanik nedenler
Boyun dışı bölgelerin hastalıklarının neden olduğu ağrının boyun bölgesinde hissedilmesi (yansıyan ağrı)
Boyun bölgesini tutan yangısal, enfeksiyöz ve tümöral hastalıklar.
Akut boyun ağrısının en sık nedenleri:
Boyun fıtığına bağlı ağrı atakları
Miyofasiyal ağrı sendromu
Boyun bölgesindeki yumuşak dokuların zorlanması (Servikal strain)
Kronik boyun ağrısnın en sık nedenleri:
Boyun kireçlenmesi
Sık görülen bazı iltihaplı romatizmal ağrılar (Ankilozan Spondilit, Romatoid artrit)
Fibromiyalji
Özellikle stres boyun kaslarında kasılmaya neden olur ve boyun ağrısı ve gerilim baş ağrısı ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan ağrılarda kas gevşeticilerin yanı sıra bölgeye yapılan enjeksiyonlar, gevşeme egzersizleri, fizik tedavi yapılması ve antidepresan devamı »
Bu yazı toplamda 1238, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kişilik Bozuklukları ve Psikolojik Sorunlar
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Kişilik bozuklukları 3 gruba ayrılır.
1.Grup: Paranoid Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu, Şizotipal Kişilik Bozukluğu’ndan oluşan guruptur.
2.Grup: Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu, Histeriyonik Kişilik Bozukluğu ve Narsistik Kişilik Bozukluğu’ndan oluşan gruptur.
3.Grup: Çekingen Kişilik Bozukluğu, Bağımlı Kişilik Bozukluğu ve Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğundan oluşan gruptur.
Kişilik bozuklukları genellikle hangi sebeplerle ilgilidir?
Prof. Dr. Arif Verimli: Kişilik bozuklukları şu sebeplerle ilgilidir:
– Çocuklukta oluşan ve yerleşen mizaç unsurları
– Merkezi sinir sistemi bozuklukları
– Anne ve babanın çocuk yetiştirirken sergiledikleri tutum
– Kültürel faktörler
– Fiziksel çevre
– Beyin hastalıkları
– Biyolojik Faktörler
– Psikoanalitik Faktörler (Bilinçaltı faktörler)
Paranoid Kişilik Bozukluğu nasıl bir kişilik bozukluğudur?
Ortada tam ve geçerli bir kanıt bulunmaksızın, herhangi bir gerçekçi temel bulunmaksızın, kişinin aldatıldığından, takip edildiğinden, kullanıldığından, kendisine zarar verildiğinden veya zarar verilmek istediğinden aşırı derece kuşkulanması olarak tanımlanabilir. Çevresindekilerin samimiyetinden, bağlılığından ve güvenilirliğinden emin değildir. Sıradan olay ve durumlardan kendisine karşı bir aşağılanma, küçük düşürülme veya gözdağı verilmesi gibi anlamlar çıkarır. Sürekli kin besler. Görmezden devamı »
Bu yazı toplamda 1232, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kepek Sorunu
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Kepek sorunu neredeyse gizemli bir konu.
Şöyle ki, henüz hiç bir araştırma sonucu kepeğin tam olarak neden kaynaklandığı konusunda tatmin edici değil. Dolayısıyla bulunmuş tam bir tedavisi de yok. Yaygınlığı % 90′lar seviyesinde olan bu sorun genellikle 12 yaş ve üstünde görülmeye başlıyor.
Kepeğin “konak” adı verilen bir türü de bebeklerde görülebiliyor.
Gerçek şu ki, koyu bir giysinin omuzlarında beliren kepeğin görüntüsü çok rahatsız edici ve çirkin.
Konunun detayları ve önerilenler bu sorunu yaşayanlara sınırlı oranda olsa da öneriler getiriyor.
Ne Sebep Olur
Kepek probleminin iki ana nedeni vardır:
İçsel nedenler:
Hormonal dengesizlikler
Sağlık sorunları
Fazla terleme
Yetersiz temizlik/hijyen
Alerjik hassasiyetler
Yorgunluk
Duygusal stres
Fazla oranda şeker, yağ, nişasta tüketimi
Dengesiz/yanlış beslenme
Dışsal nedenler:
Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmak
Saç boya maddelerinin yanlış kullanımı
Elektrikli bigudilerinin yanlış kullanımı
Soğuk hava ve kuru mekan sıcaklıkları
Sıkı şapka veya eşarplar
Saçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmaması
Stres, panik, tansiyon
Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen bu problemi yaşayanların çoğu yağlı deriye sahiptir. Bu arada genel kanını aksine devamı »
Bu yazı toplamda 1157, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kabakulak, kısır ve kusmak kelimelerinin anlamları
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
kabakulak
Daha çok çocuklarda görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastanın ağzından çıkan tükürük damlacıklarıyla bulaşır. Tıp dilinde parotitis epidemica denilen bu hastalık; genellikle kulak altında bulunan tükürük bezlerinin iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Kuluçka devresi, 18 gündür. Hastanın ateşi birdenbire yükselir, genel bir halsizlik görülür. Çok defa kulağın ön ve altında bulunan tükürük bezleri şişer ve acıma hissi duyulur. Yanak ve kulağın altı kabarır, kulak memesi de hafifçe yukarı doğru kalkar. Ağızda kuruluk, dilde pas vardır. İştah da azalmıştır. Bu durum birkaç gün devam ettikten sonra tükürük bezlerindeki şişlik yavaş yavaş kaybolmaya ve hasta iyileşmeye başlar. Hastalığın kendisi çok tehlikeli bir hastalık olmadığı halde; başka hastalıklara zemin hazırlar. Bu hastalıklar arasında; pankreas, gözyaşı keseleri, böbreküstü bezleri, erkeklerde husyeler, kadınlarda yumurtalıkların etkilenmesi önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle en iyi şekilde tedavi edilmesi gerekir. Hastanın sağlıklı kimselerle konuşması, görüşmesi önlenir. Sulu yiyecekler verilir. Kabız olmaması sağlanır.
kısırlık
Erkek veya kadının döl vermemesi haline, halk devamı »
Bu yazı toplamda 1207, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Parmak Çıtlatmanın Zararları
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık

Kimi insanlar, her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar durumlarından memnun görünürler. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin, parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü ve bu kapsülün içinde de, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının içinde erimiş durumda oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte duyduğumuz bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar sonucunda gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket yeteneğini artırır. Kuşkusuz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır.
Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekmiş devamı »
Bu yazı toplamda 1201, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Büyüme Hastalığı (AKROMEGALİ)
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
DEV HASTALIĞI:AKROMEGALİ: BÜYÜME HASTALIĞI
TANIM
Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler. Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır.
AKROMEGALİ SEBEPLERİ:
Hastaların % 90′ında sebep hipofiz bezindeki tümördür. Hipofiz bezi beyin tabanında bulunan, büyüme-gelişme, üreme ve metabolizma ile ilgili hayati hormonların salındığı ufak bir bezdir. Büyüme hormonu da hipofiz bezinden salınan ve isiminden de anlaşılacağı üzere büyümeyi sağlayan bir hormondur. Akromegaliye sebep olan tümörler çevredeki sağlam beyin dokusuna baskı yaparak baş ağrısı ve görme bozukluklarına neden olurlar.
AKROMEGALİ TEŞHİSİ:
Akromegali bulgularının çok yavaş ilerlemesi nedeniyle tanı hastalık başladıktan yıllar sonra konulmaktadır. devamı »
Bu yazı toplamda 6470, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kontakt Lenslerin Avantajları Nelerdir ?
Yazar bot | 07.06.2008 | Kategori Sağlık
Kontakt lenslerin avantajları
Kontakt lenslerin bazı kişiler için kozmetik faydası ve gözlük takmama rahatlığı yanısıra optik avantajları vardır.
Yüksek dereceli kusurlarda kontakt lensler küçük çaplı ve kalınlıklı olmaları yanısıra gözün direkt üzerinden tashih yapmaları nedeniyle çevresel kısımlardaki görme bozukluklarını azaltırlar.
Tek gözünde ameliyat veya yaralanma gibi bir nedenle lensini yitirmiş olanlara verilen gözlük camları aşırı büyütme yaptığı için hastanın kullanabilmesi zordur. Kontakt lenslerde büyütme faktörü oldukça azdır ve hasta tarafından tolere edilebilir. Böylece hasta heriki gözünü kullanabilir hale gelir.
Her iki gözünde lens olmayanlarda da daha iyi bir çevresel görme temin edilir ve görüntü bozukluğu fazla olmaz.
Gözlüklerle çok az düzelme kaydedilebilen veya görmesi hiç düzeltilemeyen keratokonuslu veya başka bir nedene bağlı düzensiz korneası olan hastalar kontakt lenslerle sıklıkla iyi bir görme elde ederler.
Kontakt lenslerin sporcular ve özel iş gereksinimleri olan kişiler için de avantajları vardır.
Kontakt lenslerin dezavantajları
Gözlüklere göre biraz daha masraflıdırlar. Ancak teknolojinin gelişimi sayesinde daha hesaplı kontakt lensler piyasaya sürülmektedir.
Yeni kullanmaya başlayanların belli devamı »
Bu yazı toplamda 1261, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

