Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Kaş
Yazar jawscod2 | 05.04.2008 | Kategori Yaşam
Beyaz badanalı evler, Akdeniz’in maviliklerine irili ufaklı koylarla uzanmış Çukurbağ yarımadası ve yarımadanın ucundan neredeyse bir taş atımlık mesafedeki Meis adası. İşte; Kaş’a girmeden, ta yukarılardan bakıldığında gözler önüne serilen manzara bu.
Ne yazık ki şehre girildiğinde bu etki azalıyor. Son yıllarda hızlı bir yapılaşma görüldü. Hızlı ve ne yazık ki plansız. Çok katlı binalar yapılmasına izin verildi. Çukurbağ yarımadası bile neredeyse dolmak üzere.
Karşıda, Yunanistan’a bağlı Meis adasının fotoğraflarını görüyor da insan imreniyor. Bir tiyatro dekoru görünümündeki evler ve sokaklar yıllara direnmiş. Bozulmasına izin verilmemiş. Ne olurdu sanki Kaş da, diğer turizm merkezlerimiz de Meis gibi kimliği, kişiliği olan bir şehir olarak büyüseydi.
Bütün bunlara rağmen şirin bir tatil kentidir Kaş. Yapılan hataların anlaşılmasıyla çevre düzenlemesine önem verilmeye başlandı ve birkaç yıl öncenin taşlı tozlu görüntüleri büyük ölçüde ortadan kalktı.
Bu yazı toplamda 1494, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Cennet Göl Türkbükü
Yazar jawscod2 | 05.04.2008 | Kategori Yaşam

Göltürkbükü
Bodrum Yarımadası kuzeybatı yanındaki Türkbükü koyuna ve onun kıyısındaki Aşağı Göl Köyü’ne egemen bulunan sırt üzerindeki önemlice kalıntıların, Leleg kenti Madnasa kalıntıları olduğu aşağı yukarı kesin sayılıyor. Bu konuda bilgisi olmayan Friedrich Cornelius, Attika’da bulunmuş yazıtlarda, Delos Birliği’ne gider katkısı olarak hangi kentin kaç talanton ödediğini gösteren listelerde anılan Madnasa’yı, Menderes Magnesia’sı sanıyor, bunu da Hitit belgelerinde anılan ve II.Tudhaliya’nın Arzawa seferinde izlediği yol üzerinde bulunan Maddunassa ile eşitleyiveriyor. Oysa, Bodrum Yarımadasındaki Leleg kenti Madnasa’nın, Maddunassa olması kesinlikle olanak dışıdır, çünkü Bodrum Yarımadası, Hitit yurdundan Arzawa ülkelerine giderken uğranılanabiliecek bir yerde değildir, anakara ucunda deniz kıyısındadır.
Bu yazı toplamda 1929, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kekova Adası
Yazar jawscod2 | 05.04.2008 | Kategori Yaşam

Yöreye adını veren ada, Kaleköyünün önünde bulunmakta olup, ulaşım teknelerle gerçekleşir. Kıyıya en yakın yeri 500 metre olan ada, 7,4 km uzunluğunda ince ve dardır. Ada ile kıyı arasındaki derinlik en fazla 104 m.’dir. Maki ve yer yer de kızılçamlarla kaplı adada en çok yabani zeytin yetişir. Ayrıca adada tatlı su kaynağı da bulunur. Demre ve Kaş’dan teknelerle yöreye günlük turlar yapılır. Kent adının Luwi/Etrüsk orijinalinde “Khawakuwa” olduğu ve “Davar/Boğa yurdu” anlamına geldiği bilinmektedir. “Khawa” sözcüğü fonetik çeşitlemelerle İngilizceye “cow” ve Almancaya “Kuh” olarak geçmiş olup bu dillerde de aynı anlamda kullanılmaktadır. Buradan, Kekowa’da “Boğa/duvar/kültü” varlığını ve davar, boğa ve inek gibi kutsal sayılan hayvanların barınma ve kutsal üreme yeri olduğunu anlıyoruz. Nitekim II.yy’da yöreye gelerek adanın karşı kıyısına yerleşen Türkmenler bu töreyi hayvanlarını her yıl adaya bırakmak suretiyle bugüne kadar koruyarak yaşatmışlardır. Ayrıca, Kekova adı, eski Gök=Köktürk yazılımı ile anlamlı bir biçimde okunabilmektedir. Buna göre, Kekova’nın “İngögova / mavigökova” anlamına geldiği görülmektedir. Adanın aynı isimle anılan yerleşim birimi kalıntıları ana karaya bakan kuzey tarafındadır. devamı »
Bu yazı toplamda 2885, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Mısır Keops Piramidi
Yazar yucin | 05.04.2008 | Kategori Yaşam

Keops Piramidi ya da diğer adıyla Büyük Piramit, Giza Platosu‘ ndaki diğer sekiz piramidin arasında yaklaşık 30′ uncu enlemde Nil Nehri‘ nin deltası üzerinde bulunmaktadır. Mısırlılar‘ ın mimari başarısında yüksek bir noktayı göstermektedir. Ancak nasıl inşa edildiği ya da hangi firavunun inşa ettirdiği hakkında fazla bilgi yoktur.
Antik Mısırlılar, kendi zamanlarındaki uygarlıklar içinde en geniş kayıtları tutuyorlardı. Ancak Giza‘ daki piramitler tuhaf sessizliklerini korumaktadırlar. Ne koridorlarını dolduran hiyeroglifler, ne de herhangi bir kayıt, nasıl inşa edildiğine dair bilgi vermektedir. Elimizdeki en eski bilgi, Yunanlı tarihçi Herodotus tarafından verilmiştir. Bu metin, Büyük Piramit tamamlandıktan yaklaşık 2000 yıl sonra M.Ö. 4. yüzyılda yazılmıştır. Söylediğine göre Firavun Keops için inşa edilen bu piramit, 100,000 insanın yirmi yıllık emeği sonucunda ortaya konmuştur. Herodotus‘ un kaynakları, bilgilerini uzun zamanlar boyunca kuşaktan kuşağa aktarmış olan Mısırlı rahiplerdi.
Keops, M.Ö. 2613′ de başlayıp M.Ö. 2465 yılında son bulan 4. Hanedan‘ ın krallarından biriydi. Büyük Piramit‘ in yapımının yaklaşık M.Ö. 2494 yıllarında tamamlandığı sanılmaktadır. Robert Bauval ve Adrian Gilbert, The Orion Mysteıy (Orion Gizemi) adlı kitaplarında bunu M.Ö. 2450 olarak vermektedirler. Kral‘ ın Mezar Odası‘ nın kuzey ekseni, Draconis yıldızına bakmaktadır. Bauval‘ a göre, bu piramidin yapım tarihini göstermektedir. devamı »
Bu yazı toplamda 12302, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Babil’ in Asma Bahçeleri
Yazar yucin | 05.04.2008 | Kategori Tarih
Bahçenin, kralın sarayına yakın olduğu tahmin edilerek, antik Babil öreni yakınlarında kazılar yapıldı, bulunan su kanalları ve duvar yıkıntıları Babil’ in Asma Bahçeleri‘ ne ait olabilir. Babil’ in Asma Bahçelerini gören ve bilen yok ama görkemi hala sürüyor ve belki Irak‘ ta birgün yeniden sağlıklı kazılar yapılabilirse daha güvenli veriler elde edilebilir.
“Babil’ in Asma Bahçeleri‘ nin yamacına yaklaştığınızda, yapının kat kat yükseldiğini görüyorsunuz… Dev bitki yığınları, büyük ve kalın ağaçlar öylesine cazibeli ki, bakanları büyülüyor. Nehirden gelen bol suyu aletler yükseltiyor ve dışarıdan bunları göremiyorsunuz.” (Tarihçi Diodorus Siculus)
Meyveler ve çiçekler, şelaleler, yapının katlarından taşan bahçeler, egzotik hayvanlar… İşte Babil’ in Asma Bahçeleri‘ ni görenlerin aklında kalanlar bunlardı. Eğer Eski Yunan’ ın tarihçileri ve ozanları olmasaydı, kimse böyle bir mucizeden haberdar olmayacaktı.
Nabukadnezar kendisi, çivi alfabesiyle bir taş tablet üzerine yazılı olarak günümüze gelen bir metinde sürdürdüğü inşaat faaliyetinden söz etmektedir. Buraya yalnızca surlardan söz etmekle yetinmemekte, ayrıca şu bilgileri de vermektedir. devamı »
Bu yazı toplamda 9420, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Zeus Heykeli
Yazar yucin | 05.04.2008 | Kategori Yaşam
Eski zamanlarda Yunanlılar’ ın en büyük festivali, “Tanrıların Kralı Zeus” onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunlarıydı. Bugünkü Olimpiyat oyunlarına benzeyen bu müsabakalarda Anadolu, Suriye, Mısır, Yunanistan ve Sicilya’ dan atletler yarışırlardı. Olimpiyatlar ilk kez M.Ö. 776′ da başladı. Oyunlar 4 yılda bir düzenleniyordu ve Yunan şehir devletlerinin bütünlüğünü sağlamaya yardımcı oluyordu.
Yunanlılar, Yunanistan’ ın batı kıyısında Peloponnesus denen bölgedeki Olimpos’ ta Zeus adına bir tapınak yaptırmışlardı. Kutsal oyunlar süresince, şehir devletleri arasındaki savaşlar kesiliyor ve oyunlar için Olimpos’ a (Olympia) gidecekler için güvenli bir geçiş imkanı sağlanıyordu.
Oyunların yapıldığı yerde bir stadyum ve kutsal bir koruluk vardı. Yunanlılar ilk zamanlarda basit bir yapısı olan tapınağın yerine, zaman içinde oyunların öneminin artmasıyla, yeni ve tanrıların kralının adına yaraşır bir tapınak yapmak istediler. Bunun için Elis’ li Libon yeni bir tapınak yapmaya başladı ve M.Ö. 456′ da Zeus Tapınağı bitirildi.
Zeus Tapınağı, dikdörtgen bir platform üzerine inşaa edilmişti. Binanın yanlarında yeralan 13 adet büyük sütun, tavanı destekliyordu. Her köşede 6 adet sütun vardı. Üçgen şeklindeki tavan heykellerle doldurulmuştu. Kolonların üzerindeki pedimentler, Heracles’ in heykelleriyle süslüydü. Tapınağın içerisinde tanrıların kralı Zeus’ un görkemli bir heykeli yeralıyordu. devamı »
Bu yazı toplamda 9725, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Artemis Tapınağı – Gezilecek Yerler
Yazar yucin | 05.04.2008 | Kategori Yaşam
Artemis Tapınağı, (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis‘ e ithaf edilmiş tapınak Efes‘ te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır.
Tapınak, Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir. Dünyanın yedi harikasını derleyen Sidon’ lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir.
Mağrur Babil‘ in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus‘ daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos‘ un engin mezarını; ama Artemis‘ in bulutlar üzerine kurulmuş evnini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki “İşte!, Olimpus‘ un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük birşeye bakmadı.
Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır: devamı »
Bu yazı toplamda 12193, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Rodos Heykeli
Yazar yucin | 05.04.2008 | Kategori Yaşam
“Ey Güneş! Senin için Rodoslu Dorian halkı bu bronz heykeli Olympos‘ a ulaştırmak için, savaş dalgalarını uzaklaştırmanı ve kenti taçlandırmanı dileyerek yaptı. Kentimiz, yağmadan uzak kalsın. Sadece denizler değil, karalar da özgürlük meşalesinin ışığından yoksun kalmasın” (Heykelin ithaf yazısından)
Sadece 56 yıl ayakta kalabilen Rodos Heykeli için Küçük Pliny; “Evet, yerde yatıyor ama muhteşem” demişti. Rodos Heykeli sadece dev bir heykel değildi, aynı zamanda çok güzel bir ada olan Rodos Adası halkının birliğini simgelemekteydi. Rodos Heykeli, Rodos limanının girişindeydi.
Rodos Heykeli Tarihi
Antik Yunan‘ da belirli güçleri olan kent-devlet sistemi geçerliydi. Lalysos, Kamiros ve Lindos gibi Rodos da, dört ada devletinden biriydi. MÖ 408′ de dört ada anlaşıp, Rodos‘ u başkent yapıp bir birlik kurduktan sonra ekonomik yönden büyük başarı sağladılar. Mısır Kralı Ptolemy, 1.Soter’ le çok gelişmiş bir ticari ilişki içindeydiler. MÖ 305 ‘te Mekadonyalı Antigonid‘ ler, ticari rekabet sonucunda bu Rodos-Mısır ticari birliğini savaşarak kırdılar ama asla kente giremediler. MÖ 304′ te barış yapıldı, birlik yine kuruldu ve tüm askeri malzeme satıldı ve parasıyla Güneş Tanrısı Helios adına dev bir heykelin yapılmasına karar verildi. Heykel 12 yılda yapıldı ve MÖ 282′ de bitirildi. Rodos Heykeli, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevi gördü. Ama MÖ 226′ da oluşan çok şiddetli depreme kadar ayakta durabildi. Kent tamamen yıkılmıştı. Heykel ise en zayıf yeri olan dizlerinden kırılarak devrilmişti. Rodoslular, Mısır Kralı 3. Ptolemy‘ den restorasyon için maddi yardım istediler. Ama sonra bir kahin heykelin yapılmasının yasaklandığı kehanetinde bulununca, Ptolemy‘ nin yardımından vazgeçildi. Yaklaşık 900 yıl boyunca kırık heykel öylece yerde kaldı. Tabii artık bir kalıntıydı. Sonra garip bir şey oldu ve Suriyeli bir Yahudi heykeli satın alarak 900 devenin sırtına yükleyip taşıdı. Sonrası bilinmiyor. devamı »
Bu yazı toplamda 4120, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Fitne’ye karşı ‘Fitneden Öte’
Yazar aSh | 05.04.2008 | Kategori Dünya

İran’da bir sivil toplum örgütü, Hollanda’da bir parti liderinin hazırladığı “Fitne” adlı İslam karşıtı filme misilleme için harekete geçti.
Farsça ve İngilizce yayımlanan İran gazetesinin haberine göre, İran’da faaliyet gösteren “İslam ve Hristiyanlık” adlı sivil toplum örgütü, “Fitne” filmine karşılık, Hristiyanlık’taki “şiddet unsurlarını” göz önüne sermek için “Fitneden Öte” adlı bir film çekecek.
Gazetenin haberine göre, yapılacak filmde, “tahrif edilen İncil’e dayanarak Orta Çağ’da milyonlarca insanın öldürülmesi, tutuklu kadın ve çocukların başlarının kesilmesi, ateşte yakılması” gibi konular işlenecek. devamı »
Bu yazı toplamda 1109, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İnsanlarla robotların maçına hazır olun
Yazar aSh | 05.04.2008 | Kategori Teknoloji

Dünya RoboCup Federasyonu Başkanı Bohart, dünya futbol yıldızları ile robotlardan oluşacak bir takımın 2050 yılına kadar karşı karşıya gelebileceğini söyledi.
İran’ın Hazar Denizi kıyısındaki Gazvin kentinde, 470 yabancı ve yerli takımın katıldığı Uluslararası 3. Serbest RoboCup yarışması dün başladı. Dünya Robucup Federasyonu Başkan Yardımcısı Prof. D. Bohart, bir soru üzerine, yakın gelecekte insan futbolcuların karşısına robotların çıkabileceğini söyledi. Bohart, “Eğere bu soruyu bana 10 yıl önce sorsaydınız, bu hedefe ulaşmak için önümüzde çok yol olduğunu söylerdim. Ama şimdi, 2050’den önce bunun gerçekleşebileceğini ifade edebilirim” dedi.
devamı »
Bu yazı toplamda 1206, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |


