cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


PAP Smear testi

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Vücut dokularının yenilenmesi nedeniyle kaçınılmaz olarak yüzeylerden hücreler dökülmektedir. Bu dökülen hücrelerin toplanıp özel işlemlerden geçirildikten sonra mikroskop altında incelenmesine sitolojik inceleme denir. Bu işlemin en etkili uygulandığı alan rahim ağzından yani serviksten alınan örneklerdir. Servikal hücrelerin bu şekilde toplanması işlemine smear adı verilir.İlk kez 1930′lu yıllarda Yunan doktor George Papanicolaou tarafından tanımlandığı için onun ismine ithafen PAP Smear ya da PAP test olarak da adlandırılır.

Smear testi rahim ağzının kötü huylu (habis, malign) veya kötü huylu bir hastalığa dönüşme potansiyeli olan (premalign) değişikliklerini saptamak amacıyla yapılan bir tarama testidir. Tarama testleri hastalık bulguları taşımayan normal insanlarda yapılan tetkikleridir. Bu nedenle smear testi tanı koydumaz ve kanser bulguları olan kişilerde kanser olmadığını belirtmez. Smear testinin pozitif yani anormal çıkması bir problem olduğunu ve tanıya yönelik ileri testler yapılması gerektiğini işaret eder.
devamı »

Bu yazı toplamda 1188, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

paronişya paronişi turnak dibi iltihabı

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Tanım : Sıklıkla çocuklarda oluşur. Tırnak yatağı ile kütikül arasında oluşan bir infeksiyondur.

Klinik bulgular : Tırnak yeme alışkanlığı olanlar ve suda uzun süre maruziyet sonucu oluşabilir. İmmünkompromize hastalarda da oluşabilir.Yüzeyel, hassas bül, eritamatöz zeminde, distal falanksın anterior yağ dokusunda oluşur ve tırnak yatağına yayılabilir. Kabarcıklı distal daktilit ise ağrılı kabarcıklarla ekstremitelerin parmak yataklarında ağrılı kabarcıklarla karekterizedir.

Etiyoloji : Etken, sıklıkla S.pyogenes veya S.aureus. En sık stafilokoklardır. Oral anaeroblar, , bağışıklığı baskılanmış hastalarda ise Fusarium gibi funguslar etken olabilir

Tanı : Gram boyama: Sıvıda Gram pozitif zincir ya da küme yapan koklar görülür.

Tedavi : İnsizyon ve drenaj. Sağlıklı bireylerde nadiren antimikrobiyal ajan gerekir. Etken S.pyogenes ise penisilin tercih edilir, S.aureus ise dicloxacillin , I.jenerasyon sefalosporinler, clindamycingibi antistafilokokkal ajan verilir.Penisiline allerjik olanlarda makrolidler kullanılabilir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1087, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Peptik ülser

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Ülser ; Mide veya duedenum (onikiparmak barsağı)’un mide asidi ve sindirim sıvıları (örneğin pepsin) tarafından harabiyeti sonucunda meydana gelen doku kaybıdır.Doku kaybı asit pepsinin etkisiyle daha derinlere inebilir,enflamasyon dediğimiz yara meydana getirir.

Sıklığı nasıldır?:

Toplumumuzda herhengi bir zamanda mevcut ülserli hasta (yeni geçiren veya geçirmiş) yüzdesi %2-6′dır. Duedenal (onikiparmak barsağı) ülseri , mide ülserine göre çok daha fazla görülür. Duedenal ülser 30-50 yaşları rasında daha sık olup , erkeklerde kadınlara göre 2-4 kat daha fazladır. Mide ülseri 60 yaşından sonra daha sık gözlenir ve kadınlarda daha çok görülür.

Ülserin belirtileri nelerdir?:

En sık rastlanan belirti karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklinde ağrı olmasıdır. Genellikle öğün aralarında meydana gelir. Gece hastayı uykudan uyandırabilir (daha çok duedenal ülserde). Yemek yemekle ve antiasit dediğimiz mide asidini nötürleyen çiğneme tableti ve pastillerle birkaç dakika ile birkaç saat arasında ağrı hafifler. Sonbahar ve ilkbaharda ağrıların sıklığı artar. Ülserli hastalarda daha az sıklıkla meydana gelen belirtiler bulantı , kusma (özellikle ağrı varken oluşur, kusunca ağrının azalması veya kesilmesi çok tipiktir) , iştahsızlık ve kilo kaybıdır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1074, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

pnömoni zatürre ve tedavisi

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Bu yazı toplamda 1074, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

polisitemi polycitemia vera

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Kemik iliğinde aşırı kan hücresi üretimi sonucunda kan hücrelerinin sayısında (özellikle kırmızı kan hücreleri = eritrositler) anormal derecede artış meydana gelmesine verilen addır.

Polistemia vera doğumsal değildir, daha sonra gelişir. Bir kemik iliği hastalığıdır. Tüm kan hücrelerinde (eritrosit, lökosit, trombosit) aşırı üretim sözkonusudur. Oldukça nadir görülen bir hastalıktır, sıklıkla erkeklerde gözlenir ve 40 yaş altında nadiren gözlenir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Hastalık yavaş yavaş gelişir, genellikle 50-60 yaşlarından sonra akut myelojenik lösemiye dönüşebilir. Kanın yoğunluğunda meydana gelen artış (akışkanlığının azalması) ve trombositlerin sayısında meydana gelen artış bir inme veya kalp krizi gelişmesine neden olabilir. Bazı hastalarda trombositlerin pıhtı oluşturma yetenekleri azaldığından, kanamalar meydana gelebilir. Riskli gruplar bilinmemekle birlikte, yahudilerde daha sık gözlenmektedir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1015, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Psikosomatik bozukluk

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Sindirim sistemini ilgilendiren hastalıkların stres ve psikiyatrik durum ile bağlantısı:

a- Irritabl bağırsak sendromu ( spastik kolit, membranoz kolit):

Yurtdışında yapılan çalışmalara göre nüfusun ortalama olarak % 15 inde görülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla üç kat daha fazla görülmektedir. Daha çok 45-64 yasları arasında görülmekteyse de yakınmalar erişkinliğe geçiş ya da erken erişkinlik döneminde başlamaktadır.

Belirtiler:

1-Disk ilama ile rahatlayan karın ağrıları ya da dışkının kıvam ve miktarında değişiklikler.

2- Aşağıdakilerden en az 2 sinin varlığı ile birlikte olan dışkıda bozulma

a- Dışkılama aralıklarında değişme ( haftada üçten az ya da günde üçten çok)
devamı »

Bu yazı toplamda 1229, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

pulmoner ödem

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Akciğerdeki toplardamarların içindeki basıncın aşırı bir şekilde yükselerek aşırı miktarda kanın bu toplardamarları parçalayarak alveoller (hava kesecikleri) içine girmesi sonucunda akciğer ödemi (pulmoner ödem) meydana gelir. Pulnomer ödemin sebebi genel olarak çok sık olan kalp krizleri, mitral ve aort kapağı hastalıkları ve nadir olmakla birlikte yüksek irtifaya maruz kalmasıdır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1000, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

pylor stenozu pilor darlığı

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Mide çıkışı tıkanması, sindirilen gıdaların mideden ince barsağa geçtiği yerde meydana gelen tıkanmadır. Mide çıkışı tıkanması, yeni doğmuş yaklaşık 150 erkek bebekte 1 ve 750 kız bebekte 1 gibi oranla etkili olur. Bu şekilde doğan bebeklerden takriben %15 inin ailesinde kusurlu geçmiş olmasına karşın, asıl neden bilinmemektedir.

Bebeğiniz mide tıkanması ile doğmuş ise, semptomlar genellikle bebek 2 ve 3 haftalık olduğu zaman başlar, ilk semptomlar, yenen gıdaların çıkarılması ve her ne kadar gerçek kusma kadar güçlü değilse de, kusma gibi ortaya çıkar. Nadiren, kusma ile birlikte kan da gelir. Kusma tipik olarak beslenme esnasında ya da beslenmeden kısa birsüre sonra meydana gelir; fakat saatlerce sonra da ortaya çıkabilir. Kustuktan sonra bebek tekrar kendini aç hisseder ve beslenmek ister.

Mide çıkışı tıkanması olan bebek, barsaklarına çok az yiyecek geçtiği için, çok az dışkılar. Bir süre sonra bebek kilo ve su kaybetmeye başlar. Bebeğin gözleri içine çöker ve yanakları kırışır. Bu görünümü ile bebek yaşlı bir insan gibi görünür. Mide çıkışı tıkanması olan bebek, rahatsız görünebilir fakat büyük bir acı çekiyor gibi görünmez.
devamı »

Bu yazı toplamda 4136, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Raynaud Fenomeni

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Raynaud (Reyno) Fenomeni soğukta özellikle ellerde sararma, morarma ve kızarma ile karakterize bir lokal arteriel dolaşım bozukluğudur. Bu bulgular Raynaud için karakteristiktir ve tanı için başka bir tahlile gerek yoktur, fakat Doppler ile de teyid edilebilirse de pratikte pek kullanılmamaktadır.

Bu bulgular tek başına mevcutsa hastalık Raynaud “Fenomeni” adını alır. Başka bir hastalık da eşlik ediyorsa, buna da Raynaud “Sendromu” denir. Sendromda özellikle bağ dokusu hastalıkları (romatizmal hastalıklar) (skleroderma, SLE, ara sendrom, dermatomyozit-polimyozit,romatoid artrit) eşlik eder. En sık (%90) eşlik eden hastalık skleroderma’dır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1071, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Romatizma nedir?

Yazar jawscod2 | 18.04.2008 | Kategori Sağlık

Vücudumuzun hareket etmesini sağlayan kaslar, kemikler, eklemler ve bu yapıları birleştiren bağlarda ön planda ağrı ve hareket kısıtlılığına bazen de şişlik ve şekil bozukluğuna neden olan hastalıklara genel olarak romatizma adı verilmektedir.
Romatizma tek bir hastalık değildir. 200′e yakın hastalık bu sınıfa girer. Eklem romatizmaları (osteoartrit, romatoid artrit), yumuşak doku romatizmaları (fibromiyalji, boyun ağrısı, bel ağrısı) ve kemik erimesi (osteoporoz) bunlar arasında en sık görülenleridir.
Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Bununla birlikte erkeklerde daha sık görülen (gut, ankilozan spondilit) ya da ön planda gençlerde görülen (örnek: sistemik lupus eritematozus) hastalıklar da vardır. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilir.
Romatizmal hastalıkların önemli bir bölümünün kesin nedeni bilinmemektedir. Çoğunlukla bulaşıcı-mikrobik değildir. Kalıtsal özellikler (genetik yatkınlık) bazılarında önem taşır. Eklemlerdeki yükü artıran şişmanlık ya da damar yapısını bozan sigara kullanımı gibi dış etkenlerin engellenmesi romatizmalı hastalar için de yararlıdır.
Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar kas-iskelet sistemi dışında derimizi (kızarıklık, döküntü), iç organlarımızı (akciğer, böbrek, beyin vb.) etkileyebilir. devamı »

Bu yazı toplamda 1375, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share