cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Yapılandırmacı Öğrenme

Yazar yucin | 19.04.2009 | Kategori Eğitim

Yapılandırmacılık Nedir?
Sürekli değişim içinde bulunan dünya, yenilikleri ve gelişmeyi kavrayan, bunun yanında kendi üzerine düşen görevlerin de farkında olan bireylere ihtiyaç duymaktadır. Bir toplumun çağdaş toplumlar düzeyine ulaşması için; bilgilerin, inançların ve duyguların bireylere doğrudan aktarılması yeterli değildir.

Günümüzde bireylerden, bilgi tüketmekten çok bilgi üretmeleri beklenmektedir. Çağdaş dünyanın kabul ettiği birey, kendisine aktarılan bilgileri aynen kabul eden, yönlendirilmeyi ve biçimlendirilmeyi bekleyen değil, bilgiyi yorumlayarak anlamın yaratılması sürecine etkin olarak katılanlardır (Yıldırım ve Şimşek, 1999: 9).

Bilgini doğası ve öğrenme, yapılandırmacılığın temel dayanağı olmuştur (Brooks ve Brooks, 1993 :23>. Yapılandırmacılık,öğretimle ilgili bir kuram değil,bilgi ve öğrenme ile ilgili bir kuramdır.Bu kuram bilgiyi temelden kurmaya dayanır (Demirel 2000:233) Özünde, öğrenin bilgiyi yapılandırması ve uygulamaya koyması vardır (Perkins,1999: 8).

Öğrenenlerin bilgiyi nasıl öğrendiklerine ilişkin bir kuram olarak gelişmeye başlayan yapılandırmacılık zamanla öğrenenlerin bilgiyi nasıl yapılandırdıklarına ilişkin bir yaklaşım halini almıştır. Yapılandırmacılıkta bilginin tekrarı değil, bilginin transferi ve yeniden yapılandırılması söz konusudur(Perkins, 1999:8).

Yapılandırmacı eğitimin en önemli özelliği,öğrenenin bilgiyi yapılandırmasına, oluşturmasına, yorumlamasına ve geliştirmesine fırsat vermesidir. Alışılmış yöntemde öğretmen bilgiyi verebilir ya da öğrenenler bilgiyi kitaplardan veya başka kaynaklardan edinebilirler. Ama bilgiyi algılamak, bilgiyi yapılandırmak ile eş anlamlı değildir Öğrenen, yeni bir bilgi ile karşılaştığında, dünyayı tanımlama ve açık ama için önceden oluşturduğu kurallarını kullanır veya algıladığı bilgiyi açıklamak için yeni kurallar oluşturur (Brooks ve Brooks, 1993: 9). Bir başka deyişle yapılandırmacılık cevre ile insan beyni arasında güçlü bir bağ kurmadır. devamı »

Bu yazı toplamda 12710, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Share

ÖSS Puan Hesaplama

Yazar yucin | 13.04.2009 | Kategori Eğitim

ÖSS VE YDS PUAN HESAPLAMA MODÜLÜ
http://www.kulturdersanesi.com.tr/puanhesapla/puan.asp

Doğru Yanlış
Türkçe
Sosyal Bilimler-1
Matematik-1
Fen Bilimler-1
Edebiyat-Sosyal Bil.
Sosyal Bilimler-2
Matematik-2
Fen Bilimler-2
Almanca
Fransızca
İngilizce

Bu yazı toplamda 2951, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Share

Karar Resmi Gazetede Yayımlandı

Yazar Salih | 06.04.2009 | Kategori Eğitim

Açık ilköğretim ve açık liselilere <b>müjde</b>Açık ilköğretim ve açık liselilere müjde
Milli Eğitim Bakanlığı, ‘açık ilköğretim’ ve ‘açık lise’den mezun olma sürelerini önemli oranda kısalttı.

Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği sonrası halen 3 yılda bitirilebilen ilköğretimin ikinci kademesi bir yılda tamamlanabilecek. 4 yıllık eğitim veren açık lise ise 2,5 yılda bitirilebilecek. Ancak mevcut ilköğretim ve lise öğrencilerinin açık ilköğretim ve liseye akın etmemesi için erken bitirmede yaş sınırlaması olacak. Şartları uyanlar yıl boyunca halk eğitim merkezlerindeki açık ilköğretim bürolarına başvurarak kayıt yaptırabilecek. Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, yıllardır ihmal edilen açık ilköğretim ve lisenin son yıllardaki açılımlarla büyük rağbet gördüğünü kaydetti. devamı »

Bu yazı toplamda 5417, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Var mısın? Yok musun? 04.04.2009 Fenerbahçe

Yazar admin | 04.04.2009 | Kategori Eğitim, Eğlence

04.04.2009 Var mısın? Yok musun? yarışmasında bu akşam Fenerbahçe yarışıyor. İşitme Engelli Çocuklar yararına yarışacak olan Fenerbahçe ye başarılar diliyoruz… Haydi Roberto Carlos, kalbimiz seninle. Al şu 500 bini…

Bu yazı toplamda 1651, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Türkiyenin En İyi Üniversiteleri Sıralaması

Yazar admin | 03.04.2009 | Kategori Eğitim

Bu incelemede, Google verileri
kullanılmakta ve belirli sınıflandırmalar sonrası puanlama yapılmaktadır. Sınıflandırmalar dört ana
başlık altında toplanmaktadır:
1) BİLİMSEL İÇERİK: “Google Scholar” tarafından sergilenen ve o kuruma ait bilimsel yayın
sayısı, atıf sayısı ve diğer akademik verilerin boyutu.
2) BİLİMSEL İÇERİKLİ DOSYALAR: “doc”, “pdf”, “ppt” ile biten ve bilimsel formatlı dosyaların
boyutu ve sayısı.
3) GÖRÜNÜRLÜK: Kurumun sayfalarına diğer internet sayfalarından verilen bağlantılar.
4) BOYUT: Google, Yahoo, Livesearch gibi arama motorları tarafından taranan sayfaların

SIRALAMA; devamı »

Bu yazı toplamda 14423, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Share

Reşat Nuri Gültekin

Yazar Salih | 01.04.2009 | Kategori Eğitim

25 Kasım 1889’da İstanbul’da doğdu. 7 Aralık 1956’da Londra’da öldü. İlk öğrenimini Çanakkale’de Mekteb-i İptidai’de yaptı. Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir’de bir Fransız okulunda öğrenim gördü. Sınavla girdiği Darülfünun-ı Osmani Ulum-ı Edebiyat Fakültesi’ni 1912’de bitirdi. Fransızca öğretmeni olarak Bursa Sultanisi’ne atandı. 1916-1919’da İstanbul’da Vefa ve Erenköy liselerinde müdürlük yaptı. 1931’de Milli Eğitim müfettişi oldu, bütün Anadolu’yu dolaştı. 1939-1943 arasında Çanakkale milletvekiliydi. 1947’de Milli Eğitim Başmüfettişliği’ne getirildi. 1950’de Paris’te Kültür Ateşesi ve UNESCO’da Türkiye temsilcisi oldu. 1954’te emekliye ayrıldı. Bir süre İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Kurul üyeliği yaptı. Kanser tedavisi için gittiği Londra’da yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirildi, Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında başladı. İlk eseri “Eski Ahbap” isimli uzun öykü, 1917’de “Diken” dergisinde yayınlandı. 1819-1919’da Zaman gazetesinde “Temaşa Haftaları” başlığıyla tiyatro eleştirileri yazdı. Bu dönemde Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci, Diken dergileri ile Dersaadet ve Zaman gazetelerinde yayınlanan öykü, roman ve oyunlarında kendi adının yanısıra “Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit, Cemil Nimet” gibi takma isimler kullandı. Mizah ve magazin yazılarını da “Ateşböceği, Ağustosböceği, Yıldızböceği” gibi isimlerle yayınladı. devamı »

Bu yazı toplamda 1662, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

İstanbul’un Fethi

Yazar Salih | 01.04.2009 | Kategori Eğitim

İSTANBUL’UN FETHİ

Genç sultan, İstanbul kuşatmasını başlatmadan önce bütün tedbirleri alıyordu:

Bizans imparatorunun iki kardeşi Mora’da despot olarak bulunuyordu. Onların Bizans’a yardımlarını önlemek için II. Mehmed, ünlü akıncı Turhan Bey kumandasındaki birlikleri gönderdi. Bu birlikler Mora’nın gücünü kırdılar ve Bizans’a yardım edecek halleri kalmadı. Zaten yolları da tutulmuş bulunuyordu.

On beşinci yüzyılda İstanbul surları dünyanın en güçlü surlarıydı. Yüksekliği 17 metre, kalınlığı 4 metre olan bu surların önü su dolu hendeklerle çevriliydi. Hendeklerin genişliği 9, derinlikleri 18 metreyi aşıyordu. Kat kat yükselen surların üzerinde 30 kadar kule vardı ve bu kulelerin üzerleri kurşun kaplıydı. Türklerin hazırlıklarını yakından takip eden Bizans imparatoru surları baştan başa tamir ettirmiş, aşılmasını daha da güçleştirmişti.

Türklerin Edirne’den hareket ettiklerini ve İstanbul’a yaklaştıklarını gören Bizanslılar, Sarayburnu ile Haliç arasında kalın bir zincir gererek Haliç’i kapattılar. Bu kalın zincir yuvarlak dubalar üzerine oturtulmuştu ve Türk gemilerinin Haliç’e girmelerini önleyecekti. devamı »

Bu yazı toplamda 6534, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Thomas Edison un Hakatı – Kimdir? Neler Yapmıştır?

Yazar admin | 28.03.2009 | Kategori Eğitim

 

thomas_edisonBiri hakkında “buluşlarıyla günümüze ışık tuttu” diyeceksek bu sözü ençok Thomas Edison hakediyordur şüphesiz. Elektriğin olduğu her yerde onun buluşu kullanılıyor. Ampul onun buluşlarından sadece biriydi. Peki bu büyük bilim adamını iyi tanıyor muyuz? İşte Edison un hayatı ve bilime olan katkıları.

Thomas Alva Edison ( 11 Şubat 1847 –  18 Ekim 1931)
Thomas Alva Edison, Milan, Ohion’da doğdu. Yedi kardeşin 7. olmaktadır. Babası Samuel “The Iron Shovel” Edison, Jr.(1804–1896)(Kanada), anneside Nancy Matthews Elliott (1810–1871)dur. Kendisinin Hollandalı olduğu düşünülmektedir.Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan’daki Port Huron’a yerleşti ve ilköğrenimine burada başladı. Fakat başladıktan yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.12 yaşındayken bir trende dergi ve meyve satıyor, bir yandan da trenin yük vagonunu yerleştirdiği küçük bir baskı makinesi ile haftalık bir gazete basıyordu. Ama bir gün içinde kimyasal madde bulunan şeylerden biri kırılıp vagonda yangın çıkınca Edison hem trendeki işinden oldu hem de ömür boyu ağır işitmesine yol açacak biçimde yaralandı.Daha sonra telgrafçılık öğrenmeye karar veren Edison 1863-1868 arasında ABD ve Kanada da birkaç telgrafhanede çalıştı. 1868 de bir atölye kurdu ama yaptığı elektrikli kayıt aygıtının patentini satamayınca bir yıl sonra parasız ve borçlu olara Boston dan New York ‘a gitti. devamı »

Bu yazı toplamda 12961, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Ömer Seyfettin Kaşağı

Yazar Salih | 10.03.2009 | Kategori Eğitim

Ömer Seyfettin
Doğumu: 11 Mart 1884
Gönen, Balıkesir
Ölümü: 6 Mart 1920
İstanbul
Mesleği: Şair,Öğretmen Ve Askerdir
Milliyeti: Türk
Konular: Hayatı
Akım: Türkçülük
İlk eseri: Ashab-ı Kehfimiz (1918)
Etkilendikleri: Ziya Gökalp

Kaşağı Ömer Seyfettin
Konu
Kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır.
Özet
Annesi, İstanbul’a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir. Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı… tık… tıkı… tık… tıpkı bir saat gibi… yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur. devamı »

Bu yazı toplamda 2384, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Termometre

Yazar Salih | 10.03.2009 | Kategori Eğitim

Termometrenin İcadı ve Termometre Çeşitleri
Herkesin bildiği gibi, termometrenin görevi ısıyı ölçmektir. Başka türlü söylemek gerekirse,soğuğun veya sıcağın ne kadar olduğunu (kaç dereceyi bulduğunu) göstermektir.

Termometre kelimesi,”ısı” anlamına “thermo” ve “ölçü” karşılığı “meter metre” kelimelerinden meydana gelmiştir. Yani bileşik bir kelimedir. İnce cam borudan yapılır. Borunun alt ucu şişkincedir, buraya alkol ya da civa doldurulur. devamı »

Bu yazı toplamda 2055, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share