cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Çin – Avrupa Ticareti

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Çin’in siyasal ve ekonomik düzeni, onsekizinci yüzyılın son çeyreğine kadar, yabancı olan şeylerle ilgilenmek için ortada hiçbir neden bulunmadığı izlenimi verecek kadar iyi işledi. Ne var ki 1775’ten sonra, Çin hanedanlarının çöküşlerine özgü geleneksel işaretler belirip gittikçe çoğalmaya başladı. Bunların en önemlisi, Çin’in birçok bölgesinde büyük nüfus artışlarının görülmesiydi.

Öyle ki sonuçta çiftlikler, bir ailenin kötü bir mevsimde yaşamını sürdürmesine elverecek ürün alamayacağı kadar küçük parçalara bölündü. Bunun üzerine başvurulan borçlanmalar, toprak mülkiyetinin yitirilmesine yol açtı. Böylece, bir yanda toprakların tefecilerin ellerinde toplaması eğilimi görülürken, öte yanda borçlu köylülerin sıkıntıları, ara sıra ayaklanmaların patlak vermesine yol açacak kadar arttı. İlk ciddi ayaklanma 1774’te başladı. Bunu izleyen yıllarda ayaklanmalar, 1850’de patlak veren yıkıcı Taiping ayaklanmasına varana kadar gittikçe daha geniş alanları kaplamaya başladı.
devamı »

Bu yazı toplamda 1079, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Şeyh Bedreddin

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Günümüzde Yunanistan topraklarında bulunan Simavna kasabasında doğmuştur. Kesin doğum tarihi bilinmemektedir. Babası Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus’un torunu olduğu söylenen Abdülaziz’in oğlu İsrail, annesi ise Rum asıllı bir hristiyan iken müslüman olan Melek Hatun’dur. Edirne’nin Osmanlılar tarafından alınmasından sonra ailesi ile buraya yerleşmiştir.
Şeyh Bedreddin eğitimine babasının yanında başladı. Daha sonraları Şahidi adlı bir hocadan ders aldı. Mevlana Yusuf’tan sarf ve nahiv okudu. Astronomi ve matematik alanlarında büyük şöhret kazanan Koca Efendi diye de bilinen Bursa Kadısı Şeyh Mahmud’den ders alırken Mevlana Yusuf’un yanında fıkıh öğrenimine de devam etti. Mevlana Feyzullah’tan mantık ve astronomi dersleri aldı. devamı »

Bu yazı toplamda 1194, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Gizli Türk Teşkilatı Börü Budun

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

İslamiyet öncesi dönemde, hakanların ve şamanların kurmuş olduğu bu örgüt faaliyetlerine çin ve komşu ülkelerde çeşitli ajanlık ve örgütlenmeler ile başlamıştı. Selçuklu ve Osmanlıda da varlığını sürdürdüğünü sandığımız bu örgütün bu gün bile var olduğuna dair söylentiler vardır. Üzerindeki renklerin ve temanın göktürklerle bire bir örtüşmesi ilginçtir. Mistik güçleri olduğu düşünülen şamanların, bu güne kadar ki sırlarını ve Türk Dünyasının gerçek tarihine sahip olduğu söylenmektedir.

Börü budun göktürk hakanı Vezir Bilge Tonyukuk tarafından, İlteriş yani Kutluk Kağanın emriyle tahmini olarak 680 de kuruldu. Karşı ordular ve milletler hakkında çeşitli ajanlar kullanarak bilgi toplamak ve sabote etmek gibi işler için kullanıldı. Toplamda 50 kişiye yakın oldukları söylenmekte. Henüz hükümdarlığını ilan etmemiş olan ve devlet kurma hazırlığında olan İlteriş kağan, Başta vezir Bilge Tonyukuk olmak üzere onyedi arkadaşı ile bir birlik oluşturmaya karar verdiğinde ortaya ilk teşkilat olarak börü budun çıktı. Daha sonra ise 2. Göktürk devleti zamanı başladı.
devamı »

Bu yazı toplamda 6628, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Gök Tanrı, Şamanizm ve Türkle

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Gök Tanrı Dini

Gök Türkler’in dini, Gök Tanrı dinidir. Gök Tanrı düşüncesinin, toprağa yerleşmiş topluluklardan daha çok avcılık, çobanlık ya da hayvancılıkla geçinen göçebe topluluklara özgü olduğu bilindiğinden, bu inancın kökeni, Asya bozkırlarına bağlanmıştır. Türk tarihi ve kültürüyle ilgili araştırmalarıyla tanınmış bilim adamlarına göre Gök Tanrı inancı bütün Türklerin ana kültüdür. Bu kült, Kunlar, Tabgaçlar, Gök Türkler, Uygurlar gibi eski Türk boylarında inanç sisteminin başında yer alır.

Orkun yazıtlarında, Türk Tanrı inancının temelleriyle ilgili bazı bilgilere rastlanmaktadır. Tonyukuk bengü taşında birçok kez adı geçen Tangri ya da Tengri, daha çok “milli” bir tanrı niteliği taşır. Gök Türkler’in Çin esaretinden kurtularak İkinci Göktürk Devleti’ni kurmaları (680-682), Tanrı’nın isteğiyle gerçekleşmiş kabul edilir; Hakan’ı Türklere Tanrı vermiş, budun Hakanı terk edince Tanrı tarafından cezalandırılmıştır. Yani Tanrı Türk Milleti’nin hayatı ve geleceği ile ilgilenen bir ulu varlık durumundadır.
devamı »

Bu yazı toplamda 6958, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Türk Destanlarında Motifler

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

1-KÖK-BÖRİ: Totem devri yaşayan Türklerin totemi bozkurt, destanlarda hayat ve savaş gücünü temsil eder. Bozkurt, destanlarda Tanrı kurt ,anne kurt, ordular önünde yürüyen kumandan olarak geçer.Türkler bozkurta önce Tanrı diye tapmışlar, sonra kendilerinin bozkurt soyundan geldiklerine, böylelikle birer bozkurt olduklarına inanmışlardır.

2-IŞIK: Bu motif destanların kuruluşunda kutsiyetten kaynaklanan hayat verici bir özelliğe sahiptir.Destanların büyük kahramanları; bu kahramanlara kadınlık ve mukaddes Türk çocuklarına annelik yapan kadınlar ilahî bir ışıktan doğarlar.Şamanist inanca göre yerden on yedi kat göğe doğru gittikçe aydınlanan bir nur âlemi vardır ki bunun on yedinci katında bütün göz kamaştırıcı ışığıyla Türk Tanrısı oturur.Yeryüzünde iyilik yapan ruhlar da bir kuş şeklinde bu nur âlemine uçarlar.
devamı »

Bu yazı toplamda 6996, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Türkler Neden Zehirli Gaz Kullanmadilar?

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Çanakkale Savaşları yüzyılın son centilmen savaşları olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme savaş ahlâkı ve kuralları açısından bakıldığında sonuna kadar doğrudur. Birinci Dünya Savaşı’nın diğer cephelerine ve bundan sonra günümüze kadar yapılan savaşlara bakıldığında neden bu savaşların “centilmence” yapıldığı anlaşılabilmektedir.

Çanakkale Cephesi’ne çıkarma yapan müttefik askerleri karşılarında yamyam ve barbar Türkleri bekliyorlardı. 25 Nisan gününden başla¤¤¤¤¤ kanlı savaşların yaşandığı bu cephede kısa sürede başarı sağlanamayınca Müttefik Kuvvetleri sekiz buçukay sürecek maceralarına başlamışlardı. Her geçen gün Türklerle Müttefik askerleri arasındaki ilişkiler artıyor, birbirlerini tanımaya başlıyorlardı.
devamı »

Bu yazı toplamda 967, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Çerkez Ethem Olayı kimdir nedir

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Çerkez Ethem Yunan Ordusuna Sığınıyor
Ocak 1921, Kütahya civarı

Çözülmekte olan bir devlet sisteminin yerine bir yenisi doğarken ve bu arada esas olarak halkın gönüllü katılımına dayanan yeni bir askeri örgütlenme biçimlenirken geçmişin profesyonel kadroları dışında yeni askeri önderler ortaya çıkar. Henüz düzenli ordunun olmadığı veya varolan askeri kuvvetlerin bu tür bir örgütlenme modeline ulaşmadığı koşullarda ancak bir gerilla mücadelesinden söz edilebilir.
devamı »

Bu yazı toplamda 2018, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Bulgaristan Tarih Bilgisi

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Bulgaristan’ın ilk sakinleri Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar’dır. Milatla birlikte ülke önce Roma İmparatorluğu, sonraysa Bizans İmparatorluğu egemenliğine girer. M.S. 6. y.y.’da Slavlar ile birlikte Türk kökenli bir kavim olan Bulgarlar bu alana yerleşir. Aristokratik tabakayı oluşturan Türk Bulgarları bir süre sonra slavlaşarak dillerini, 10. y.y.’dan itibaren de Ortodoksluğu kabul edip dinlerini bırakarak asimile olmuşlardır.
devamı »

Bu yazı toplamda 1128, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Magna Carta

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

Magna Carta (Latince “Büyük Sözleşme”) veya Magna Carta Libertatum (Latince “Büyük Özgürlükler Sözleşmesi”) 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir. Aslen, Papa III. Innocent, Kral John ve baronları arasında, kralın yetkileri hususunu karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır. Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kılıyordu.
devamı »

Bu yazı toplamda 1360, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

KurtuLuş Savaşı CepheLeri

Yazar jawscod2 | 15.03.2008 | Kategori Eğitim

DOĞU CEPHESİ
Ermeni Devleti, Rusya’da Çarlık sisteminin yıkılıp yerine Sosyalist bir devlet kurulması üzerine 1918’de ortaya çıktı. Taşnak Partisi tarafından idare ediliyordu. Ermeniler, sınırlarımıza saldırıyor, Müslüman halka aşırı zulüm, haksızlık ve katliam yapıyordu. Bunun üzerine, TBMM Ermenilere karşı askeri harekete geçilmesine karar verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, İcra Heyeti’ne (Bakanlar Kuruluna) mütareke hükümlerine uyularak boşaltılan, “Elviye-i Selâse” (doğuda bulunan 3 ilimiz) Kars, Artvin ve Ardahan’ın tekrar geri alınması için gereğinin yapılması yolunda ayrıca yetki vermişti. Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir Paşa 30 Mayıs ve 4 Haziran 1920 tarihinde Doğu’daki durum hakkında hükümete rapor verdi. Bu raporda; “Ermenilerin ilk fırsatta Erzurum’u dahi ellerine geçirmek için teşebbüslerde bulunacakları, Ermeni ordusuna karşı hâkim ve müsait bir vaziyet almanın zorunluluğu, Brest Litovsk ve Batum Antlaşması ile Türkiye’ye bırakılan Elviye-i Selâse’yi işgal etmek üzere harekete geçmenin gerekliliği” açıklanmış ve hükümetçe de bu durum uygun görülmüştü.
devamı »

Bu yazı toplamda 1093, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share