Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
7 Bin işsizin yüzü gülecek !
Yazar Swan | 19.02.2008 | Kategori Ekonomi

Hükümet, cezaevlerinin dış güvenliğini jandarmadan almaya hazırlanıyor. Adalet Bakanlığı’na bağlanacak olan güvenlik, 7 Bin işsizi de iş sahibi yapacak.
Bakanlar Kurulu’nda Ceza İnfaz Kurumları Dış Güvenlik Hizmetleri Kanun Tasarısı imzaya açıldı. Eğer tasarı yasalaşırsa, cezaevlerinin dış güvenliği jandarmadan alınıyor, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’ne veriliyor.
Tam 7 Bin işsizin yüzünü güldürecek açıklama Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’den geldi. Jandarmanın cezaevlerinden çekilmesi 7 bin işsize de iş kapısı anlamına geliyor. Açılacak kadronun 6 bini infaz ve koruma memurundan oluşacak. devamı »
Bu yazı toplamda 1294, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Commandos: Strike Force
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Commandos IV: Strike Force… Nasıl başlasam lafa; hımm, kem küm, ııı ıh, nıç nıç… Tek cümle kesin sonuç; Commandos gibi ünlü bir strateji oyunu da 3D’ye kurban gitmiş bulunmaktadır…
Nerden başlayalım bilmem ki. Gelin belki de yazının en keyif alacağımız paragrafına giriş yapalım. Anladınız herhalde; nerde o eski Commandos’lar… “Behind the Enemy Lines”lar, “Men of Courage”lar, “Destination Berlin”ler… Nerde o eski bir köşeden bir köşeye gidene kadar dört adamımıza birden bin bir takla attırmalar, duvarları yumruklamalar, çocuğa şeker verir gibi sigara paketlerini askerin gözüne gözüne sokmalar… Nerde o Green Beret’in boğaz kesen bıçağı, Diver’ın göğüs yaran hançeri… O nadide devamlı “şuraya git”, “arkanı dönde Thief geçsin” işaretleri yapan Spy’ımız… Evet, bu gibi daha birçok güzellik o Commandos’un ihtişamlı günlerinde kaldı. Ne yazık ki serînin yeni oyununda bunları göremeyeceğimiz gibi zirvedeki bir oyun nasıl batırılır, onu kavramaya çalışacağız… devamı »
Bu yazı toplamda 1484, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Colin McRae: DiRT
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Omo ve Ariel gibi markalardan sonra Codemasters da kirlenmek güzeldir diyerek bu popüler sloganı devam ettirdi ve serîsinin yeni oyunu Colin McRae : DiRT’ü piyasaya sürdü. Daha önceki oyunlardan farklı olarak oldukça kirli bir oyun yapısına sahip olan oyunumuza gelin daha yakından bakalım.
Oyuna girdiğimiz andan itibaren, müzikler, aslında o kadarda kirli bir ortamda olmadığımızı, gayet profesyonelce hazırlanmış bir yarış oyununun menüsünde olduğumuzu hatırlatırcasına etrafımızı sarıyor ve oyun sonuna kadar peşimizi hiç bırakmıyor. Yazdığım uzunca cümleyi özetlemek gerekirse oyun müziklerine, ses efektlerine diyecek laf yok. Müziklerle beraber menüler de oyuncuya gayet rahat bir kullanım sağlıyor ve oyunu tanımamıza yardımcı oluyor. Biz menülerde dolaşırken gayet güzel bir aksanla bir dostumuz da bize oyunu anlatıyor. Doğrusu müzikler ve menüler insanın içini ısıtıyor ve bir an önce oyuna başlama isteği uyandırıyor. Gel gelelim oyun… devamı »
Bu yazı toplamda 1221, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Codename: Panzers, Phase Two
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
İkinci Dünya Savaşı, 1940’lı yıllar… Bu tarih ve olayı, kim bilir kaç film, kaç oyun, kaç kitap ve benzeri kaç yapım konu edinmiştir. Kimileri tarafından insanı sıktığı ve baydığı söylenip eksi bir yön olarak gösterilse de, ilk oyunu “gelmiş geçmiş en iyi İkinci Dünya Savaşı konulu strateji oyunu” olarak anılan Codename: Panzers, Phase One gibi kaliteli yapımlar bu söylenenlerin pek de gerçeği yansıtmadığını kanıtlamış bulunmakta. Ben de İkinci Dünya Savaşı yerine artık Birinci Dünya Savaşı’nın da oyunlarda daha sık işlenmesini isteyenler arasındayım, fakat Codename’in kalitesini gördükten sonra bu isteği köreltip stratejinin keyfine varmamak elde değil.
Codename: Panzers, Phase Two; daha önce strateji dünyasına bir çığır açma edasıyla düşen ilk Codename: Panzers oyununun devam oyunu. Şimdiden oyunun üçüncüsünün de yolda olduğu belirtiliyor fakat hakkında henüz adam gibi bir bilgi verilmiş değil. Codename: Panzers, serî olarak İkinci Dünya Savaşı’nı konu alan bir gerçek zamanlı strateji. Bilirsiniz, İkinci Dünya Savaşı’nı daha çok shooter oyunları konu alırken, strateji oyunları ise eski çağları, bilhassa Orta Çağ’ı konu alır. Fakat Codename tüm bu kalıplaşmış “dağılış”ı yıkarak İkinci Dünya Savaşı’nı strateji olarak bizlere yaşatıyor. devamı »
Bu yazı toplamda 1063, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Clive Barker’s Jericho
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Oyun dünyası için oldukça yoğun ve eğlenceli geçen şu sonbahar aylarında heyecanla beklenen bir yapım daha karşımızda: evet, Survival-Horror türüne dâhil olarak çıkan Clive Barker’s Jericho, yeni nesil oyunlar arasında ne denli bir başarıya imza atacak, bakalım?
Öncelikle bir şeyi bastan belirtmek istiyorum: Jericho, şu ana dek oynadığınız oyunlardan hikâye ve -özellikle- oynanış açısından oldukça farklı bir oyun. Çoğunuzun sandığı gibi bir korku oyunu da değil; evet, oyunda korkmamak için kendinizi sıkmanız gerekiyor olsa da bu, Jericho’yu alçaltan değil, aksine, kanlı ve dinamik bir vuruş oyunu yapan bir özellik. Bunu yazımızın ilerleyen kısımlarında da detaylı bir biçimde anlatacağız.
Clive Barker’ı ilk olarak Undying adlı, şu an klasik diyebileceğimiz fakat zamanında çok tutulan bir yapım sayesinde tanımış ve oyuna bağışladığı öyküye hayran kalmıştık. Zaten kendisinin korku türünde essiz bir yazar olduğunu hepimiz biliyoruz. Öyle ki, aradan yıllar geçmesine rağmen yeni bir proje ile geri dönen Barker, bu sefer sınırları zorlamaya hazırlanıyor. Zaten oyuna bir öncesindeki gibi yaratıcılığını ve ismini vermiş durumda. Jericho, Barker sayesinde orijinal bir konuya sahip olmakla beraber, hikâye gidişatı ile birleşen, alışık olunmayan bir oynanışa sahip; her ne kadar bir yerden sonra kan dozunun abartıldığını görüp kendinizi bir kan havuzunda sansanız bile… Jericho, basit bir görev için harekete geçen askerî bir takımın, başlarından geçen bir takım olaylardan sonra dünyayı kurtarma çabalarını anlatan bir hikâyeye sahip. İlk bakışta basit gelse de olayı biraz detaylandırınca durum tam anlamı ile orijinallik kazanıyor. İlk paragrafı daha fazla zorlamadan Jericho’ya başlasak iyi olur. =)
IT’S HAPPENING AGAIN… ROSS! devamı »
Bu yazı toplamda 2319, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Civilization IV: Warlords
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
2005’in sonlarına doğru çağa ayak uydurup üç boyuta geçerek serîye katılan Civilization IV ile uygarlık yönetmenin ne demek olduğunu tam anlamıyla damaklarımızda hissetmiş, şimdiki milletlerin durumunu ve kendi durumumuzu da düşünüp bazı karşılaştırmalara giderek bir “hım” çekebilmiştik, Sid Meier’in ve oyununun üzerinde durulunca ise, tıpkı Güngör’ün ilgili inceleme yazısında dediği gibi “ah be üstat, artık yeni bir Civ’e daha ne ekleyebilirsin ki?” şeklinde, üç noktayla kapanmayı hak eden cümleler kurmuştuk; fakat, sanki Sid Meier Güngör’ü duymuş gibi serînin dördüncü ve en doyurucu oyununa bir eklenti paketi hazırlandığını söyledi: Civilization IV: Warlords.
Belki ek paketin adındaki “Warlords”, son oyundaki savaşa dayalı olmayan uygarlık yönetme stratejisini değiştirip, her senaryoda savaşmak zorunda kalacağımızı haber verir gibi olup savaşlardan ve savaşa dayalı oyunlardan pek hoşlanmayan strateji oyuncularını biraz ürküttü, fakat Warlords ismi sadece paketin ismi olma özelliğini taşıyor. Herhalde, Osmanlı ırkı oyuna dahil oluyor diye ortalık iyice savaş atmosferine bürünmeyecekti değil mi? devamı »
Bu yazı toplamda 1163, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Civilization IV
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Civ4… Age of Empires’tan sonra gözlerimi açtığım ilk strateji. Anlamak için uzun bir süre uğraşmış olmama ve ne zaman işler geri getirilemeyecek bir hâl aldığında bir geçmiş kaydıma dönmeme rağmen hiç sıkmazdı bu şaheser. Hâlâ da sıkmıyor ve sıkmayacak gibi görünüyor. Civilization; 4. oyunuyla da artık doygunluk noktasına ulaştı. Alternatifi yok bu oyunun. Her ne kadar şu an piyasada oynanacak birçok strateji olsa da, çok ayrı bir tat alıyorsunuz ondan. Sid Meier ahh ahhh… Sen git o kadar oyun yap, tabuları yık, bizleri eğlenceden ve genel kültürden yerimizde kapaklanır duruma getir ve en son Civilization’ın mükemmel olsun. Ah be üstat artık yeni bir Civ’e daha ne ekleyebilirsin ki? Bu kadar güzel bir oyunu daha ne kadar güzelleştirebilir, daha çekici yenilikleri nasıl hayata geçirebilirsin?
Evet, bu kadar yorum yeter biraz da oyunun sokaklarında gezelim. Oyunumuz bir TBS. Yani, sıra tabanlı bir strateji. (Tanışık olmayanlar için benzetme gerekirse, satranç oyununu düşünün derim. Siz yapabildiğiniz tüm hamleleri yaptıktan sonra turu karşı rakibe bırakıyorsunuz.) Tarihin tozlu sayfalarından başlayıp, günümüz modern çağının biraz ötesine gidebiliyorsunuz. Oyunda kazanmanın çok çeşitli yolları var. Bunlara örnek vermek gerekirse; dünyanın büyük bir bölümü sınırlarımız olduğu zaman gerçekleşen Domination Victory; tüm rakiplerimizi yenerek ulaştığımız Conquest Victory; Alpha Centuri’ye uzaygemimizle gittiğimizde gelen Space Victory ve hiçbir şey olmazsa 2050’de en yüksek puanı alanın kazandığı Game Victory… devamı »
Bu yazı toplamda 1397, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Civcity: Rome
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
İlk Stronghold’un ardından gelen Stronghold 2, geniş içeriğine rağmen zorluğu ve hatalarıyla Stronghold’a tutulan oyuncuları birazcık hayal kırıklığına uğratmış olsa da, yapımcı Firefly’a duyulan saygı yine de ölmemişti, tıpkı Civilization IV’ün arkasındaki Sid Meier’in ekibine asla azalmadığı gibi. İki ayrı güzide strateji serîsinin iki ayrı yapımcı ekibi, Roma İmparatorluğu için şehir kurma fikriyle bir araya gelmiş ve belki strateji ile fazla yakın olmayan oyuncuların dahi heyecanlanmasına neden olan yeni bir projenin duyurusunu yapmışlardı: Civcity: Rome. Evet, Civilization’ın Civ’i oyunun adına dahil edilmiş, böylece kaliteli olacağının sinyalleri verilmişti, fakat oyunun Civilization kalitesine varabilmesi için Firaxis’in yapıma biraz daha ağırlığını koyması gerekiyordu. Buna rağmen, Firefly’ın, daha doğrusu Stronghold’un izleri oyuna yansıtılınca, ortaya sadece isimde kalan bir Sid Meier kalitesi çıktı. Yoksa bunun nedeni Civilization IV: Warlords’un Civcity:Rome ile aynı tarihte piyasaya sürülmesi miydi?
Uzun zamandır yapılan şehir kurma stratejilerinden hiçbir farkı olmayan Civcity: Rome’da da, ham madde çıkarmak ve işlemek, yerleşik düzeni oturtmak, ekonomiyi iyi tutmak ve uygarlık seviyesini yükselterek halkı mutlu etmek ana amaçlarımız. Çıkarılan ham maddelerin toplanacağı ve halkın çalıştığı tarlalardan elde ettiği mallarını sunacağı market ve hâller ile halkın ticari ilişkilerini ve yaşamak için ihtiyaç duyduğu mallarını düzenlerken, çığ gibi büyüyen nüfus için özel yerleşim birimlerine evler yapıp çalışmaları karşılığında aldıkları maaşın bir kısmını vergi olarak keserek ekonomik döngüyü sağlayarak, diğer yandan da bir uygarlığın olmazsa olmazı çağdaşlaşmaya ve görsel düzene ağırlığımızı koyuyoruz. Bir diğer yandan da, komşu uygarlıklar ve barbarlarla aramızda çıkan huzursuzluklardan zarar görmemek için pek detaya inilmeyen askerî güce önem veriyoruz. Ayrıntılar dışında ana amaçlar bu kadarken, ayrıntıya indiğimizde oyunu türevlerinden (özellikle Caesar III’ten) ayıran ufak detaylarla karşılaşıyoruz. devamı »
Bu yazı toplamda 2939, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
City Life
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Yaratıcı, yaratılanları yaratırken sormaz onlara, “ne olsun senin cinsiyetin?” diye. “Ten rengin ne olsun, peki ya gözlerin?” diye de sormaz. Sadece yaratır ve dünyaya salar, fakat, daha önce yarattıklarına “sonradan gelen mavi gözlüleri yaşatmayın, işkence yapın onlara!” da demez. Tıpkı onun söylediği kurallar dışında oturtulan ve herkesi kendisine uymak zorunda bırakan insan kuralları gibi. Hepsini biz uydurur, düzenli olduğunu düşünür ve yaşam kuralları hâline getiririz. Halbuki o öyle bir şey dememiştir. Bu düzen doğrultusunda, “eşitlik!” diye bir taraflarını yırtarak bağıran kişi ve topluluklar diğer bazı kesimleri ezerken, diğerleri de sesini çıkarmayınca sınıf ayrımları oluşur, sınıf ayrımları abartılınca da bu durum çöküşün habercisi olur. Bilinen bir şey mi anlattım, peki City Life ile ne ilgisi var bunların?
Çıkış tarihi birbirleriyle kesişen şehir kurma stratejileriyle, strateji ve özellikle şehir kurma stratejisi oyuncuları belki bir daha asla göremeyecekleri bir şehir kurma stratejisi şöleni yaşamakta. Bahsi geçen oyunların genelinde çok büyük eksiler olup, hayal kırıklıkları yaratmalarına rağmen, ne bulurlarsa oynayabilecek kadar aç olan kesimler bundan pek de rahatsız olmamalı. City Life da, yakılan Roma’yı yeniden kurmaktan sıkılan oyuncular için ikinci bir Simcity türevi olmayı amaçlıyor (birincisi TycoonCity: New York idi). devamı »
Bu yazı toplamda 1248, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Championship Manager 2006
Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji
Futbol sezonlarında son düzlüklere girilirken bitmekte olan sezon üzerine kurulmuş bir menajerlik oyununu piyasaya sürmek ne kadar büyük bir hata ise, Championship Manager serîsinin toparlanacağı konusunda iyimser düşünceler sahibi olmak da o kadar hataymış, bunu anladım. Menajerlik oyunlarıyla az çok ilgiliyseniz, geçen sene de Championship Manager’ın sezonlar biterken piyasaya sürüldüğünü hatırlarsınız. Bunu yapmaktaki amaçları diğer tüm menajerlik oyunlarından farklı bir tarihte çıkıp pazar payının tamamını ele geçirmek midir yoksa yapımcılar kendi beceriksizliklerinden dolayı mı oyunu bir türlü zamanında çıkaramıyorlar bilemiyoruz fakat bu belirsizliğin içerisinde su götürmez bir gerçek var ki, Championship Manager 06 ile birlikte bir efsane son nefeslerini veriyor. Belki de önümüzdeki yıl hayatımızda Championship Manager 07 diye bir oyun olmayacak, Fenerbahçe’nin yüzüncü yılında böyle bir acıya katlanmak ne kadar acı değil mi? Gerçi, bazı ölümlerin ardından ölenin ağlayanı fakat alkışlayanı çok olur, tabiî asil ölümlerin ardından. Arada sırada, Championship Manager yazısı gözüme iliştikçe -ki bu pek de uzun zaman aralıklarıyla olmuyor- “keşke” demeden duramıyorum, “keşke Eidos tek başına kaldığında Championship Manager’a devam etmeseydi”. Yüzümü ekşiterek -Max Payne’i gözünüzün önüne getirin lütfen- söylüyorum ki, artık devir FM devri ve artık CM kısaltmasını gördüğümüzde aklımıza Championship Manager serîsi değil, “santimetre”, hâtta “Cem Yılmaz” gelecek. Moralim bozuldu. Yalnız bırakın beni. devamı »
Bu yazı toplamda 1138, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

