Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Ersöz’ün Kızı Kollarını Kesti!
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem

Fulya Ersöz, Babası Levent Ersöz‘ün Odasında Arama Yapıldığını Görünce Sinirlerine Hakim Olamayıp Kollarını Jiletledi.Ergenekon tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz‘ün tedavi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi hastanesinde kızı Fulya Ersöz intihara kalkıştı. Kollarını jiletle kesen Fulya Ersöz, bağırarak “Savcı Öz’den şikayetçiyim” dedi.
Leven Ersöz’ün odasında akşam saatlerinde soruşturmaya yürüten Savcı tarafında arama yapıldı. Babasını ziyarete geldiği ve bu sırada odasında arama yapıldığını görüp gören Fulya Ersöz bsinirlerine hakim olamayıp kollarını jiletledi. Elleri ve kolları kan içerisinde kalan Fulya Ersöz, hastane görevlileri tarafından tedavi edilmek üzere götürülürken karşısında gazetecileri görünce; “İnsanların onurları gururları var. İnsanları ne hale getirdiniz. Savcı Öz’den şikayetçiyim.” dedi.
Fulya Ersöz, hastane görevliler tarafından tedavi altına alındı.
Bu arada Levent Ersöz‘ün kardeşi olduğu öne sürülen bir kişi de basın mensuplarının görüntü almasına tepki gösterdi.
Ergenekon’un tutuklu sanığı Levent Ersöz‘ün kızı Fulya Ersöz daha önce de benzeri intihar girişimlerinde bulunmuştu.
Bu yazı toplamda 8511, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
İşte İsrail’den Beklenen Özür
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem
Ayalon, Dün Geceyarısı Yayımladığı Açıklamada, “Amacım Elçilerin Onurlarıyla Oynamak Değildir” Dedi.Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol‘a yönelik yakışıksız bir tavır sergileyen İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, dün geceyarısı yayımladığı açıklamada, “Amacım elçilerin onurlarıyla oynamak değildir” dedi.
“Protestosunun Türkiye’nin İsrail karşıtı saldırılarına yönelik olduğunu” ifade eden Ayalon, bundan sonra yabancı diplomatlara protestolarını daha diplomatik yollarla ifade edeceğini de kaydetti.
Türk Dışişleri Bakanlığının dünkü açıklamasında Büyükelçi Çelikkol’a yapılan muameleden ötürü İsrail’den özür beklendiği vurgulanmıştı.
Ancak, karışık ifadeler taşıyan bu açıklama, Ankara’da tam bir “özür” olarak algılanmadı.
Bunun üzerine, bizzat İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu devreye girdi.
İsrail Başbakanlığı bu sabah erken saatlerde bir bildiri yayınladı.
Netanyahu adına yayınlanan bildiride, “Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon’un tepkisini belli etmek için daha uygun diplomatik yollar kullanması gerektiği” belirtildi.
Bildiride, Türkiye’nin beklediği kilit cümle ise hemen ardından geldi:
“İsrail Başbakanı, Ayalon’un özür dilemesinden memnuniyet duymaktadır.”
Böylece İsrail devleti, Türk Büyükelçi Oğuz Çelikkol‘a yapılan skandal uygulama konusunda özür dilendiğini, “en üst düzeyde” ifade etmiş oldu.
“PROTESTO HAKLI”
Ancak Netenyahu’nun bildirisinde ilginç bir unsur daha vardı.
İsrail Başbakanı, Ayalon’un Türkiye’ye yönelik bu protestoyu gerçekleştirmekte “haklı” olduğunu da vurguladı. Sadece, Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın “bu haklı tepkisini gösterirken, izlediği yöntemin yanlış olduğu” da kaydedildi.
BARAK GELİYOR
Bu arada, yine bu yumuşamaya paralel olarak bir gelişme daha var.
İsrail Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Ehud Barak‘ın Pazar günü yapacağı Ankara ziyaretinde bir değişiklik yok.
Başbakan Erdoğan’ın “kendisiyle görüşmeyeceğim” açıklamasına rağmen, Barak Ankara’ya gelmekten vazgeçmedi. Son anda yeni bir kriz daha çıkmazsa, Barak temaslarını rutin şekilde gerçekleştirecek.
Bu yazı toplamda 4540, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Esef ve Şiddetle Kınıyor Özür Bekliyoruz
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem

Dışişleri Bakanlığı, Dün İki Ayrı Açıklama Yaparak, İsrail’i Sert Bir Dille Kınadı.
Dışişleri Bakanlığı, dün iki ayrı açıklama yaparak, İsrail’i sert bir dille kınadı. Dışişleri’nin ilk açıklaması, Türkiye’nin Gazze politikasına yönelik İsrail’in yaptığı eleştirileri hedef aldı.
DİPLOMATİK AYIP İŞTE BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ – WEB TV
“TÜRKLER BİZE AHLAK DERSİ VERECEK EN SON KİŞİLER”
İŞTE KRİZE NEDEN OLAN DİZİ
İkinci açıklama ise İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon’un Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikol’a yönelik diplomatik nezaket kurallarını hiçe sayan tutumuyla ilgili oldu. İkinci açıklamada, Türkiye’nin İsrail’den “Özür beklediği” vurgulandı.
İlk açıklama
İlk açıklamada, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’yi yönelik ifade ve tutumlarının “Esefle” karşılandığı ve “Şiddetle” kınandığı vurgulandı. “Tarih boyunca Yahudilerin her dara düştüklerinde Türklerin kendilerine ellerini uzattıklarının” hatırlatıldığı açıklamada, İsrail’in “Türkiye, İsrail’e ahlak dersi verecek son ülke” değerlendirmesine şu yanıt verildi: “Türkler ve Yahudilerin uzun birlikte yaşama tarihi karşılıklı saygı ve hoşgörü tarihidir. Bizzat Yahudi halkının hafızasıyla bağdaşmayacak bu iddiayı reddediyoruz. Gerçekleri tahrif eden bu ifade tarihe karşı bir haksızlıktır. Diğer taraftan, Türkiye’de Yahudi aleyhtarlığının tahrik edildiği iddiaları her türlü temelden yoksundur. Tarihi sicilimiz ve antisemitizmin bir insanlık suçu teşkil ettiği yönünde bizzat Sayın Başbakanımız tarafından yapılan açıklamalar bu iddianın mesnetsizliğinin en bariz kanıtıdır. Türkler ve Yahudiler arasında İsrail Devleti’nin kurulmasından çok daha öncelere kadar uzanan köklü ilişkiler ve bizzat İsrail ile ilişkilerimizin genel dokusu, ülkemize bu uyarı ve eleştirilerde bulunma sorumluluğunu yüklemektedir.”
2. açıklama
İkinci açıklamada ise Türkiye’nin, Büyükelçi Çelikkol’e karşı takınılan tavır ve yansıtılış biçimiyle ilgili İsrail’den izahat ve özür beklediği vurgulanarak, şöyle denildi: “Söylem ve davranışlarıyla diplomasiyle bağdaşmayan bir tutum sergilemiş olan İsrail Dışişleri Bakanlığını diplomatik nezaket ve saygı kurallarına uymaya davet ediyoruz. Bu vesileyle, Türkiye’yi bir ahlaki sıralamaya tabi tutmanın hiç kimsenin haddi olmadığını vurgulamakta da yarar görüyoruz. Türkiye, Tel Aviv Büyükelçimize yapılan muamele ile ilgili olarak telafi edici adımların atılmasını beklemektedir.”
Davutoğlu’nun tepkisi
İngiltere’de bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da olaya tepkisini, “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti büyükelçisine böyle bir nezaketsizlik yapma cüretine sahip değildir, olamaz” diyerek gösterdi. Davutoğlu, şunları söyledi: “Ülkeler birbirleriyle görüş ayrılıkları içinde olabilirler, birbirlerinin değişik politikalarını tenkit de edebilirler. Ama bütün devletlerin uyması gereken diplomatik kurallar, nezaket kuralları vardır. İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Diplomatik kurallara uyulmasını beklemek en tabi hakkımızdır. Bu kuralları bir takım mizansen oyunları ile çiğnemek her şeyden önce cari uluslararası ilişkiler etiğine aykırıdır.” 13.01.2010
Bu yazı toplamda 2556, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Alçak Koltuk Krizi
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem
İsrail -Türkiye İlişkilerinde, Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol‘a Yapılan Muameleyle Yeni Bir Kriz Patladı.
İsrail-Türkiye ilişkilerinde, Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’a yapılan muameleyle yeni bir kriz patladı.
DİPLOMATİK AYIP İŞTE BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ – WEB TV
“TÜRKLER BİZE AHLAK DERSİ VERECEK EN SON KİŞİLER”
İŞTE KRİZE NEDEN OLAN DİZİ
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon, Çelikkol’u makamına davet edip, kendisininkinden alçak bir koltukta oturttu. Ardından da İsrailli gazetecilere dönüp, İbranice, “Görüyorsunuz, o bizden aşağıda oturuyor, biz yüksekteyiz ve burada sadece İsrail bayrağı var” dedi. Bu muameleye Türkiye’nin tepkisi çok sert oldu.
TRT Türk muhabiri Fatih Er, Türkiye-İsrail arasında patlak veren ‘alçak koltuk’ krizini Kudüs’te taraflarla görüşecek Hürriyet için yazdı. Fatih Er’in gözlemleri şöyle:
Davos’ta Başbakan Tayyip Erdoğan ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez arasında yaşanan “One minute” krizinin birinci yıldönümünde tansiyon düştü derken bu kez Türkiye-İsrail ekseninde “alçak koltuk” krizi patlak verdi.
‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun son bölümünde, İsrail gizli servisi Mossad’a bağlı ajanların çocuk kaçırırken gösterilmesi, İsrail hükümetini kızdırmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile Ankara’daki ortak basın toplantısında İsrail’i eleştirmesinin ardından Tel Aviv düğmeye bastı.
Bakanlığa çağırdı koridorda bekletti
Aşırı sağcı siyasetçi Avigdor Lieberman’ın yönettiği İsrail Dışişleri Bakanlığı, “Türkler İsrail’e vaaz verecek son kişilerdir” ifadesini de içeren sert açıklamasından sonra, Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u önceki gün makamı yerine meclisteki bürosuna çağırdı.
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, diziden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, siyasi yorumculara göre Çelikkol’u ağırlamasında “diplomatik nezaket sınırlarını” da aştı. Türk Büyükelçi önce bir koridorda bekletildi, ardından küçük bir odaya alındı ve Ayalon’un oturduğundan çok daha alçak bir koltuk tahsis edildi. Çelikkol’a hiçbir ikramda bulunulmaması da dikkat çekti.
Buradaki mesaj şu: Biz daha yüksekteyiz
Bakanlık tarafından bu görüşmeye özel olarak davet edilen İsrailli gazeteciler, fotoğraf çekimi için ikilinin tokalaşmasını istediğinde ise Ayalon, Türk Büyükelçi’nin yanında İbranice şu yanıtı verdi: “Hayır, tokalaşmayacağız. Buradaki önemli mesaj şudur: Görüyorsunuz, bizden aşağıda oturuyor, biz yüksekteyiz ve önüne tek bir bayrak koyduk (İsrail bayrağı). Ayrıca gülmüyoruz.”
Bu yazı toplamda 2237, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
18 ile Yeni Emniyet Müdürü Atandı
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem
‘Emniyet Müdürleri Kararnamesi’ Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Girdi.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan ve bazı emniyet müdürlerinin görev yerlerinin değişmesini öngören ”Emniyet Müdürleri Kararnamesi” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Emin Arslan, Celal Uzunkaya ve Mustafa Gülcü, ”başka bir göreve atanmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı”.Emniyet Genel Müdür yardımcılıklarına ise ”1. Hukuk Müşaviri Osman Karakuş, Yabancılar Hudut İltica Dairesi Başkanı Mustafa İlhan, Amasya Emniyet Müdürü Mustafa Doğan Kılınç ve Kocaeli Emniyet Müdürü Osman Çapalı atandı.-18 İLE YENİ EMNİYET MÜDÜRÜKararnameye göre, Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne Erzurum Emniyet Müdürü Yusuf Çalkavur, Erzurum Emniyet Müdürlüğüne Kütahya Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, Kütahya Emniyet Müdürlüğüne Hatay Emniyet Müdürü Sezai Kalyoncu, Hatay Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ragıp Kılıç, Amasya Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ayhan Acet, Ardahan Emniyet Müdürlüğüne Merkez Emniyet Müdürü Abdurrahman Yılmaz, Aydın Emniyet Müdürlüğüne Karaman Emniyet Müdürü Tacettin Kurt, Karaman Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Lütfü Sönmez, Düzce Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ali Gezer, Kırıkkale Emniyet Müdürlüğüne Niğde Emniyet Müdürü Kadri Kartal, Niğde Emniyet Müdürlüğüne Kastamonu Emniyet Müdürü Yusuf Albayrak, Kastamonu Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Ömer Altıparmak, Sakarya Emniyet Müdürlüğüne Afyonkarahisar Emniyet Müdürü Ali Bilkay, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğüne A.K.K.M. Dairesi Başkanı İsmail Türkmenli, Zonguldak Emniyet Müdürlüğüne Balıkesir Emniyet Müdürü Coşkun Hayal, Balıkesir Emniyet Müdürlüğüne Tokat Emniyet Müdürü Ömer Aydın, Tokat Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Mustafa Aktaş, Muğla Emniyet Müdürlüğüne Polis Başmüfettişi Kadir Ay getirildi.Kararnamede, ayrıca, Ardahan Emniyet Müdürü Mehmet Gürtekin, Düzce Emniyet Müdürü Zekeriya Kahraman, Sakarya Emniyet Müdürü Faruk Ünsal ve Zonguldak Emniyet Müdürü Ahmet Kaplan’ın, ”başka bir göreve atanmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındıkları” belirtildi.
Bu yazı toplamda 5542, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Domuz Gribinde Aldatıldık mı?
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem

Domuz Gribi Tehlikesini Abartmakla Suçlanan Dünya Sağlık Örgütü, Aldığı Salgın Kararını Yeniden Gözden Geçiriyor.ilaç şirketlerinin etkisinde kalarak tehlikesini abartmakla suçlanan Dünya Sağlık Örgütü, daha önce aldığı salgın kararını yeniden gözden geçiriyor. Almanya, aşı siparişini 50 milyondan, 34 milyona düşürdü.
Domuz gribi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçtiğimiz Haziran ayında “küresel salgın” ilan edilmiş, hastalığın yarattığı panik dolayısıyla pek çok ülke büyük miktarlarda ‘ aşısı’ sipariş etmişti. Bugünlerde örgüt, “ilaç şirketlerinin etkisi altında kalarak” tehlikesini abarttığı iddiaları ile karşı karşıya.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi (AKPM), ocak ayı sonunda yapılacak bir oturumda Dünya Sağlık Örgütü‘nün yetkilileri ile ilaç şirketlerinin yetkililerinden konuyla ilgili açıklama talep edeceğini duyurdu. AKPM’nin sağlıktan sorumlu komitesinin başkanı olan Alman parlamenter Wolfgang Wodarg, bu incelemenin amacının Almanya’da ve diğer ülkelerde başlatılan kitlesel aşı kampanyalarının ardında yatan nedenleri ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.
Wodarg, ilaç şirketlerinin Dünya Sağlık Örgütü‘nü ve bilim insanlarını ‘kürsel salgın alarmı’ verilmesi için kasıtlı olarak etkilemiş olabileceğini söyledi. Alman parlamenter, bunun sonucu olarak pek çok ülkenin gerekenden çok fazla miktarda aşı sipariş ettiğini, bu aşıların elde kaldığını, üstelik bunların arasında sağlık açısından tehlikeli olan aşıların da bulunabileceğini ifade etti. Sosyal Demokrat Parti milletvekili Wodarg buna gerekçe olarak çok az sayıda aşının teste tabi tutulmasını gösterdi.
Dünya Sağlık Örgütü‘ne eleştiri
Tıp eğitimi alan ve siyasete atılmadan önce doktorluk yapan Wolfgang Wodarg, Dünya Sağlık Örgütü‘nü kuş gribi salgınından sonra küresel salgın alarmı kriterlerini değiştirmekle de eleştirdi. Bu kararda, artık hastalığın sağlık açısından oluşturduğu tehlikenin değil, virüsün yayılma hızının esas alındığını belirten Wodarg, virüsü insan sağlığı açısından diğer yıllarda görülen grip virüsünden daha tehlikeli olmadığı halde, bir panik havası yaratıldığını söyledi. Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi (AKPM) sağlık komitesi başkanı Wodarg, dolayısıyla hayatını kaybedenlerin sayısının, normal gripten ölenlerin onda birine dahi ulaşmadığını vurguladı.
Aşı siparişleri geri çekiliyor
Almanya ve Fransa başta olmak üzere pek çok ülke yüksek miktarlarda aşısı sipariş etmişti. Fransa’nın sipariş ettiği 94 milyon doz aşının maliyeti 808 milyon euro olmuştu. Ancak panik havasının gerçekçi olmadığının ortaya çıkması ve bazı vatandaşların aşıya şüpheyle bakması yüz binlerce aşının elde kalmasına yol açtı.
ilaç şirketi Glaxo Smith Klein ile masaya oturan Alman yetkililer, sipariş edilen aşıların üçte bir oranında azaltılması konusunda şirketle anlaşmaya vardı. Anlaşmaya göre, Alman eyaletleri daha önce talep ettikleri 50 milyon doz aşı yerine 34 milyon doz aşı alacak. Aşağı Saksonya Eyaleti Sağlık Bakanı Mechtild Ross Luttmann böylelikle, 133 milyon 300 bin euro tasarruf edilebileceğini söyledi. Federal Sağlık Bakanlığı müsteşarlarından Anette Widmann-Mauz ise önemli olanın elde olası bir salgın anında yetecek kadar aşı bulunması olduğunu açıkladı. Almanya’da, ikinci bir grip salgının ortaya çıkabileceği düşüncesiyle sonbahar aylarında 50 milyon doz aşı sipariş edilmişti.
Sağlık Örgütü’nden inceleme
Dünya Sağlık Örgütü, kamuoyu ve siyaset dünyasından gelen eleştiriler üzerine, konusunda aldığı kararı yeniden incelemeye, bu incelemeye bağımsız uzmanların da katılmasına hazır olduğunu açıkladı. Cenevre’deki merkezden yapılan açıklamada, örgütün eleştirilere açık olduğu ve tecrübelerden ders çıkardığı ifade edildi. Örgütün sözcüsü Fadela Chaib, örgütün eleştirileri tartışma ortamı doğması için bir fırsat olarak gördüğünü kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütü, virüsü H1n1‘in geçen bahar aylarında kabul edilenden daha az tehlikeli olduğunu doğrulamıştı.
Son verilere göre 200’den fazla ülkeye yayılan en az 12 bin 779 kişinin ölümüne neden oldu.
Domuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz GribiDomuz Gribi
Bu yazı toplamda 7921, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Haiti’de 7 Şiddetinde Deprem
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem

Haiti’de Dün Gece Meydana Gelen 7,0 Büyüklüğündeki Depremde En Büyük Hasarı Başkent’in Gördüğü Bildirildi.
Haiti’de dün gece meydana gelen 7,0 büyüklüğündeki depremde en büyük hasarı başkent Port-Au-Prince’in gördüğü bildiriliyor.
Amerikan Associated Press’in Haiti’deki muhabirleri 200 yıldan uzun süredir en şiddetli depremin meydana geldiği Haiti’de başkentin büyük oranda yıkıldığını söyledi.
Kenti otobüsle gezen muhabirler, Port-Au-Prince’deki durumun ciddi, can ve mal kaybının büyük olduğunu bildirerek, ”caddelerin ceset ve kan içinde” olduğunu ifade etti.
Muhabirler, kamu binaların harabeye döndüğünü, binlerce insanın evsiz kaldığını belirterek, ağır yaralı olan bazı kişilerin caddelerde oturduğunu, depremin üzerinden saatler geçmesine rağmen hala doktor beklediğini kaydetti.
Kent meydanına toplanan binlerce depremzede de el ele tutuşarak ilahi söylüyor.
Bu arada ABD, Haiti’ye ilk yardım ekibini gönderdi.
Ekipte 72 kişi ve 6 arama-kurtarma köpeği bulunuyor.
Bu yazı toplamda 3810, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Düzmece Çıktı
Yazar mehmet | 13.01.2010 | Kategori Gündem

Sorgulamada Gaspçının Firma Çalışanının Arkadaşı, Olayın da Düzmece Olduğu Ortaya Çıktı.
Firma çalışanı ile muhasebecisinin içinde bulunduğu otomobile giren silahlı kişi, çantadaki parayı alıp kaçtı. Sorgulamada gaspçının firma çalışanının arkadaşı, olayın da düzmece olduğu ortaya çıktı.
İZMİR’in Balçova İlçesi’nde, gıda firmasında çalışan Metin Yaşar (47) ile muhasebeci Zehra Turan (40), önceki gün 11.00 sıralarında otomobille seyrederken, kavşağa yaklaştıkları sırada yavaşlayan araçlarına bir kişinin bindiğini, kendilerini tabancayla etkisiz hale getirip çantadaki 4 bin 700 lirayı alarak kaçtığını ileri sürdü. Polis, Yaşar ve Turan’ın ifadelerini çelişkili buldu. Olay yerine götürülen ikili, gaspçının araca biniş şeklini de farklı anlattı. Tekrar sorguya alınan Metin Yaşar, paraya ihtiyacı olduğu için olayı arkadaşı R.Ö.’yle işbirliği yaparak planladığını anlattı. Yaşar’ın verdiği bilgiler doğultusunda yaklaşık iki yıl önce cezaevinden çıkan R.Ö., aranmaya başlandı. Zehra Turan’ın olayla ilgisinin olmadığı belirlenirken, olayda alınan paranın bir bölümü de ele geçirildi. 13.01.2010 02:26 [
Bu yazı toplamda 1434, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
İsrail’den Diplomatik Skandal
Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Dünya
Türk Büyükelçisi’ni Dün Dışişleri Bakanlığı’na Çağıran İsrail, Bir Skandala İmza Attı.Kurtlar Vadisi adlı dizide İsrail karşıtı görüntü ve ifadeleri protesto etmek üzere Türk Büyükelçisi’ni dün Dışişleri Bakanlığı’na çağıran İsrail, bir skandala imza attı. Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol‘u kendi koltuğundan daha “alçak” bir yere oturtan ve bundan da “gururla bahseden” İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Danny Ayalon, gazetecilerin büyükelçiyle el sıkışması talebini de reddetti ve Çelikkol ile tokalaşmadı.
İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Daniel Ayalon, Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi’ni dün bakanlığa çağırarak, “Türk medyasındaki antisemitik içerikli veya İsrail karşıtı yayınların durdurulmasını” istedi. Ayalon, “Bu Yahudi toplumunu, İsrail heyetlerini ve Türkiye’ye giden Yahudi turistleri tehlikeye atan, müsamaha gösterilemeyecek bir durumdur.” dedi. Türk Büyükelçi’nin ise diziyi kınadığı ve mesajı Ankara’ya ileteceğini söylediği belirtildi.
Ancak bugün İsrail medyasında yer alan haberlere göre Ayalon ve Çelikkol’un görüşmesinde diplomatik bir skandal yaşandı. Büyükelçi Çelikkol, görüşmede Ayalon’un koltuğundan daha “alçak” bir yere oturtuldu. Görüşmenin sonunda ise gazetecilerin Çelikkol ile tokalaşmasını istenen Ayalon bunu reddetti. Gazetecilere de İbranice olarak “Dikkat edin o alçakta biz yüksekte oturuyoruz, masada sadece bir İsrail bayrağı var ve gülümsemiyoruz.” dedi.
Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman‘a yakın kaynaklar ise Ayalon’un bu ifadeleri kullandığı sırada kameraların açık olduğunun farkında olmadığını belirttiler.
Öte yandan Haaretz gazetesinde yer alan haberde ise bu uygulamaların, Lieberman’ın bir politikası olduğu iddia edildi. Haberde Lieberman’ın, önümüzdeki hafta Türkiye’yi ziyaret etmesi planlanan Savunma Bakanı Ehud Barak‘ın bu ziyaretini önlemeye çalıştığı ifade edildi. Dışişlerinden bir yetkili, bütün yaşananların Lieberman’ın gündeminde olan bir uygulama olduğunu söyledi. Barak’ın önümüzdeki Pazar günü Türkiye’ye gelmesi planlanıyordu.
Ayalon, İngilizce olarak da Türk Büyükelçisi’ne “Maalesef bizim endişe duyduğumuz bir şey var ve ihtiyatı korumak için bunu basın olmadığı halde sizinle görüşmek istiyorum.” dedi.
Görüşme sonunda bir açıklama yapan İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yossi Levy de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın dün İsrail hakkında yaptığı açıklamalara göndermede bulunarak, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan’ın konuşması, İsrail karşıtı ve antisemitik diziye katıldı. Erdoğan’ın Davos’ta Cumhurbaşkanı‘na (Şimon Peres) saldırdığı son bir yıldan beri sistematik olarak ve sürekli İsrail’e karşı ciddi bir eleştiri başlatıldı”
İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili ise Ayalon’un bu tavrını “utanç verici” olarak nitelendirdi. Bunun sadece İsrail ve Türkiye arasındaki tansiyonu yükselteceğini kaydetti.
İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan Erdoğan’ın dünkü ifadelerinden dolayı yapılan yazılı açıklamada ise İsrail’in kendisini ve vatandaşlarını Hizbullah ve Hamas saldırılarından koruma hakkı olduğuna dikkat çekilerek, “Türklerin İsrail devletine ve dünyadaki en ahlaklı Ordu olan İsrail ordusuna ahlak dersi vermeye hiçbir hakkı yoktur” denildi.
Bu yazı toplamda 2246, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kürt Meselesi Diye, Türk Meselesi Çıktı
Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Politika

Süleyman Demirel, ‘Kürt Sorunu’ Diye Başladığınız Söz Karşısında, Bir ‘Türk Sorunu’ Yer Alır.” Dedi.9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kürt açılımının başından beri yanlış olduğunu belirtti.
Demokratlar Platformu bülteninin son sayısında yer alan röportajında hükümetin demokratik açılım çalışmalarını eleştiren Demirel, özetle şunları söyledi:
Birbirine düşürmeyin
– Kürt meselesi vardır deyip, onu çözmeye kalkıyoruz diye ortaya çıkıp bir Türk meselesi meydana getirdiğiniz taktirde, hiçbir şeyi çözemezsiniz. Bugün olan şey, bir Kürt meselesini çözüyoruz diye ortaya çıkanların ne yapacaklarını söylememeleri sonucunda bir Türk meselesi ortaya çıkarmış olmalarıdır. Her Kürt sözü edildikçe, bu insanlar rahatsız olur. Her Kürt sözü geçtikçe de Türk kökenli insanlar alınganlığa girer. Böylece, ‘Kürt Sorunu’ diye başladığınız söz karşısında, bir ‘Türk Sorunu’ yer alır. Yalnız, ne yaparsanız yapın, bin senedir beraber yaşayan bu ülkenin insanlarını, Türkleri, Kürtleri, birbirine kardeş olan bu insanları birbirine düşürmeyin. Hiçbir şey yapmazsanız, bu insanlar birbirine düşmez.
Milyonlarca Kürt rahatsız
– ‘Açılım yapacağız’ diyor. ‘Ne yapacaksınız?’ diye soruyoruz. O belli değil. ‘Açılıma devam edeceğiz’ diyor. Neye devam edeceksiniz? O belli değil. Bugün, terörü önlemek için, Kürt sorununu çözmek gibi bir iddia ile ortaya çıkarsanız, teröre hiçbir zaman destek vermemiş Kürt kökenli milyonlarca Türk vatandaşı da rahatsız olur.
Vatandaşlara: Birlik olun
– Bunlar yanlıştır. Sizi birbirinize düşürmekle neticelenen her şey yanlıştır. Sizin sağduyunuza, hepinizin aklınıza ve vatanperverliğinize güveniyorum. Sebep ne olursa olsun, birbirinize düşmeyin! Beraber yaşama iradenizi zayıflatmayın. Birliğinize sahip çıkın.
Bu yazı toplamda 5492, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

