cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


CHP’li Günday, Saldırıya Uğradı

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Politika

Haber: CHP'li Günday, Saldırıya Uğradı

CHP Çorum Milletvekili Derviş Günday, Bir Grubun Saldırısına Uğradı.Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası’nın Olağan Genel Kurulu’nda CHP Çorum milletvekili Derviş Günday, bir grubun saldırısına uğradı.

Günday, Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda, Oda’nın çalışma raporunun okunduğu sırada, salona beraberinde bir grupla girdi. Günday’ın salona girmesi ile çevredekiler “yuhalayarak” protesto gösterisi yaptı. Odaya üye olduğu belirtilen bir grup ise Günday’a yaklaşarak ceketinden çekiştirdi ve yumruk attı. Çıkan arbedede yüzünden hafif yaralanan ve ceketinin düğmeleri kopan Günday, Emniyet güçleri tarafından koruma altına alındı.

Koruyamıyorsunuz

Günday, VIP salonuna alındığı sırada, emniyet yetkililerine tepki gösterdi ve “Milletvekilini koruyamıyorsunuz, ben milletvekiliyim” dedi. 1 saat dinlendikten sonda Genel Kurul salonuna yeniden giren Günday, adaylar Mehmet Yiğiner, İzzet Yıldırım ve Zafer Şener’in konuşmalarının bitiminde kürsüye doğru yürüyerek konuşmak istedi. Yiğiner taraftarı üyeler tarafından Günday’ın engellenmesi üzerine yine arbede çıktı. Arbede polis müdahalesiyle engellendi. Günday, yoğun tepkiler üzerine konuşmasını yapamadı. Odanın Onursal Başkanı ve 1 numaralı üyesi olduğunu belirten Günday, “Olayla ilgili şikayette bulunmayı düşünmüyorum. Beni sağdan soldan çektirdiler, düğmemi kopardılar. Onun hesabını da sorarız herhalde. Allah doğrunun yardımcısıdır” diye konuştu.

Gökçek’in adamlarıdır

Günday, olaydan Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’i ve “adamları” dediği kişileri sorumlu tuttu. Günday, “Esnafa bugüne kadar hiçbir şey vermeyenlerin sırf oda yönetimini elde tutabilmek için mafya yöntemlerini uyguladıkları, böylesi bir Genel Kurula ben ilk defa şahit oluyorum. AKP’nin belediye meclis Üyeliğini yapmış oda başkanı ve salona gelen Belediye Başkanı Melih Gökçek ve adamlarından başka ne beklenebilirdi ki? Şoför esnafı bu vesile ile bunların gerçek yüzünü gördü. Oda Yönetimini elde tutabilmek için mafya yöntemlerini uyguladıkları, böylesi bir Genel Kurula ben ilk defa şahit oluyorum” dedi.

Yapılan seçimde Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanlığı’na 2 bin 507 oy alarak yeniden Mehmet Yiğiner seçildi. Diğer adaylardan Zafer Şener 847 ve İzzet Yıldırım 781 oy aldı.

Gökçek: Yönetimle uyumlu olun

ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, taksi duraklarının uygun şartlarda olmadığını belirterek bu konuda 14 Ocak 2010’da ihaleye çıkılacağını bildirdi. Esnaftan “yönetimle uyum içinde çalışmalarını” istediklerini söyleyen Gökçek, “Yönetiminizle uyum içerisinde olun, bunu sürdürün” dedi. Oda başkanlığına yeniden aday olan Başkan Mehmet Yiğiner de, “1 milyon lira borcu kim bıraktı? Şimdi Derviş Günday bildiri dağıtarak ‘Eserinize sahip çıkın’ diyor. Eser mi bıraktı ki sahip çıkalım?” diye konuştu.

Bu yazı toplamda 4516, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Erken Seçimde Israrlı

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Politika

Haber: Erken Seçimde Israrlı

Baykal, Erken Seçim Kararını Savundu.CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, seçim tartışmalarının bugünkü iktidarın ülkeyi getirdiği nokta karşısında insanların ‘bu iş böyle gitmez’ demeye başlamasından kaynaklandığını savunarak, ”Bu yolda devam edemez Başbakan, ederse o seçim tarihi talebi çok daha erkenlere de gelir” dedi.

Baykal, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nca Milli Kütüphane’de düzenlenen ”Ziraat Mühendisliği 7. Teknik Kongresi”nden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Birtakım iddiaların ortaya atıldığını, ancak bunların ispatlanmadan, gereği ortaya konmadan üstünün örtülmeye çalışıldığını savunun Baykal, ”Bugün karşılaştığımız sorunların temelinde darbeci bir muhalefet değil, komplocu bir iktidarın varlığı var. Asıl mesele budur. Bugün Türkiye’nin önünde darbeci bir muhalefet bulunduğu için bir gerginlik, gerilim, sıkıntı yaşanıyor değil, bugün Türkiye’de yaşanan sıkıntıların temelinde iktidarda komplocu bir iktidar var olduğu için, komplolar düzenini bilinçli olarak sahnelediği, desteklediği, sahiplendiği için Türkiye bu sıkıntıları yaşıyor. İşin özü, kökü budur…” diye konuştu.

-ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI-

Baykal, gazetecilerin erken seçim tartışmalarına ilişkin sorularını da yanıtladı.

Seçim tartışmalarının gündeme gelmesinin kendilerinin söylemlerinden değil, iktidarın ülkeyi getirdiği durumdan kaynaklandığını belirten Baykal, ”Seçim tartışmaları bugünkü iktidarın ülkeyi getirdiği nokta karşısında insanların ‘bu iş böyle gitmez’ demeye başlamasından kaynaklanıyor” dedi.

Kurumlara yönelik saldırı olduğunu, kurumun başında bulunanların şikayetlerini dile getirdiğini aktaran Baykal, vatandaşın da bu durum karşısında ülkenin seçimle toparlanabileceği bekleyişi içine girdiğini söyledi. Türkiye’nin tabii, normal bir yönetim içinde olmadığını iddia eden Baykal, bu tablo karşısında vatandaşın seçimi bir çözüm olarak ifade ettiğini savundu.

Baykal, ”Siz seçimi ne zaman öngörüyorsunuz?” sorusunun sorulması üzerine de, ”Ben sadece bu olayların doğru anlaşılmasına yardımcı oluyorum. Bunun kararını alacak olan iktidardır” dedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Başbakan kesinlikle seçim sözünden rahatsız oluyor ama seçim denilmesi ‘sen ülkeyi yönetemiyorsun’ demektir. Giderek neden yaygınlaşıyor seçim söylemi? Neden toplum giderek bunu sahipleniyor? Türkiye’nin gidişatını beğenmediği için sahipleniyor. Başbakan da onun için tepki gösteriyor. Bunu anlıyorum ama bu Başbakanın şahsi tercihiyle ortaya çıkacak bir olay değil, Türkiye söz konusu olan. Böyle Türkiye yönetimi olmaz. Türkiye’yi kendi doğal, demokratik, hukuki yönetim düzeni içine çekmek lazım. Ya da bu gidişe son vermesini sağlamak lazım. Bu yolda devam edemez Başbakan, ederse o seçim tarihi talebi çok daha erkenlere de gelir. Türkiye’nin normalleşmesi lazım. Herkesin bu iktidarın yönetiminde normalleşmeden umudunu kestiği için şimdi seçim talebini ortaya atıyor.”

Baykal, AK Parti’nin oy oranına ilişkin açıklamaları ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın buna yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine de sözlerinin temelinde kendisinin değil, Başbakan Erdoğan’ın yaptırdığı kamuoyu açıklamalarının bulunduğunu söyledi.

Deniz Baykal, ”Başbakan parasını veriyor, araştırmayı yaptırıyor ama kendi yaptırdığı araştırmanın kendisiyle ilgili ortaya koyduğu sonucunu açıklayamıyor. Buna cesaret edemiyor. Kendi yaptırdığı araştırmalarda oyunun hangi düzeyde çıktığını kamuoyuna ifade edemiyor. Ben onu ifade ediyorum. Şu anda bile en iyimser araştırmalarda oyu yüzde 32’nin altındadır. Bir süreç işlemeye başlamış. Bu süreç şu anda buraya geldi yarın onun da altına inecek” şeklinde konuştu.

Bu yazı toplamda 5510, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Share

Uyuşturucu Kurbanları Yüzde 14 Arttı

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Haber: Uyuşturucu Kurbanları Yüzde 14 Arttı

Türkiye’de Uyuşturucu Madde Kullanımından Dolayı Ölenlerin Sayısı Katlanarak Artarken, Kullanım Yaşı Düşüyor.Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımından dolayı ölenlerin sayısı katlanarak artarken, kullanım yaşı düşüyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı’na bağlı çalışan Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM)’nin 2009 yılı raporuna göre, uyuşturucu madde kullanımından ölenlerin sayısı yüzde 14 arttı.

Afyon ve türevleri içeren madde kaynaklı ölümler birinci sırada gelirken; vakaların yüzde 73,6’sında çoklu madde kullanımına rastlanıyor. Ölüm olaylarının en fazla meydana geldiği iller ise sırasıyla İstanbul, Gaziantep, Van, Elazığ, Antalya.

TUBİM tarafından hazırlanan ‘Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) 2009 yıllık raporu, ‘Bağımlılık Yapıcı Madde ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele 2009 yılı Türkiye Raporu’, dikkat çekici bilgileri içeriyor. Yetkililer, bu tür raporlardaki verilerin bir yıl geriden hazırlandığını ifade ediyor.

Raporda, tedavi gören kişilerin sayısı 2006 yılında 2 bin 853, 2007 yılında 2 bin 492, 2008 yılında 2 bin 145 olarak tespit edildi. Bir önceki yıla göre tedavi görenlerin oranında yüzde 14 azalma oldu. 2006 yılından itibaren yatan hasta sayısının azalmasının nedeni olarak ise Denetimli Serbestlik Uygulamaları ile ayakta tedavi ve takip programlarının daha fazla tercih edilmesi gösterildi.

Tedavi olan hastaların yüzde 52,6’sı Afyon türevi kullanırken; yüzde 29,6’sı esrar kullanıyor. Yüzde 2,4’ü stimulant ve yüzde 3,4’ü kokain kullanmaktan dolayı tedavi altına alındı. Tedavi altına alınan bağımlıların da yüzde 52,5’i ilk kez tedaviye başvururken; yüzde 45,8’i daha önce de tedavi olmuş.

Tedavi görenlerin yaş ortalaması 29,75 olarak tespit edildi. En küçük kişinin yaşı 11 iken en büyük kişinin yaşı 67 olarak belirlendi. Kişilerin eğitim durumları ise ilkokul, ortaokul ve liseden mezun olanların oranı sırasıyla yüzde 33,1, yüzde 28,4 ve yüzde 28,7 olarak bulundu. Yüksekokul bitirenlerin oranının yüzde 6 ve hiç okula gitmeyenlerin yüzde 2,9 olduğu saptandı. Bir önceki yıl ile kıyaslandığında, ilkokul ve ortaokul öğrenimi almış kişilerde hafif de olsa bir azalma varken; özellikle lise ve yüksekokul öğrenimi almış olan kişilerde tedavi talebinin arttığı görüldü.

Tedaviye gelenlerin yüzde 56,9’u kendisi, yüzde 31’i ailesi ve arkadaşları, yüzde 8,8’i polis, mahkeme yönlendirmesi ile merkeze geliyor. Ölüm olaylarında 2007 yılına göre 2008 yılında yüzde 14’lük bir artış oldu. 2007’de 139 olan madde kullanımı nedeniyle ölüm, 2008’de 159 olarak tespit edildi.

Afyon ve türevleri içeren madde kaynaklı ölümler birinci sıradayken; Afyon türevleri içermeyen maddelerden kaynaklı ölümler ise ikinci sırada yer aldı. Vakaların yüzde 73,6’sında çoklu madde kullanımına rastlanıyor. Ölüm olaylarının en fazla meydana geldiği iller İstanbul, Gaziantep, Van, Elazığ, Antalya. 2008 yılında yabancılar kategorisinde özellikle Gürcistan uyruklu şahıslardaki ölüm olaylarında artış gözlendi.

Ölüm nedeni yüksek doz veya çoklu madde kullanımı. Yüzde 88,7’sinde ölüm, Afyon türevlerinin yalnız veya sıklıkla alkol ve diğer maddelerle birlikte kullanılması sonucu gerçekleşti. Afyon türevleriyle birlikte en sık benzodiazepin türevleri, esrar, etanol ve kokain kullanıldı.

UYUŞTURUCU SİGARA GİBİ ALINIYOR

Tedavi görenlere ‘Maddelerin kullanım yolu nedir?” diye soruldu. Hastalar, uyuşturucu maddesini sigara gibi kullandıklarını ifade etti. Kullanım şekilleri arasında koklama, enjeksiyon, yeme/içme de var. Maddelere göre kullanım yolları ise şöyle:

Eroin kullanan kişilerin büyük çoğunluğu enjeksiyon ve burun yolunu, kokain kullananlar burun yolunu, ekstazi ve benzodiazepin kullananlar ağız yolunu, uçucu maddeleri kullananlar koklama yolunu ve esrar kullananlar da sigara gibi içme yolunu seçiyor.

Raporun değerlendirme bölümünde, madde bağımlılığı ve sosyal dışlanma, madde bağımlılarının sosyal rehabilitasyonu ve topluma yeniden entegrasyonlarının madde bağımlılığında yürütülen önleme ve müdahale çalışmalarında özel bir yer verilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“Sosyal dışlanma ve bu kişilerin adeta aile, arkadaş çevresi ve toplumca yok sayılıp kendisinden uzaklaşılması madde bağımlılığı kısır döngüsünün sürmesine neden olmaktadır.” denilen raporda, şu görüşlere yer verildi:

“Bu sorunu yaşayan ister sokakta yaşayan bir birey, ister sokakta çalışan/yaşayan bir çocuk, isterse evsiz bir kişi/aile olsun, toplumun bu bireyin de toplumda bir yer ve önemi olduğu ve sorunu ile baş etmek için barınma, eğitim, istihdam, sosyal yardımlardan yararlanma gibi toplumsal kurumlardan yardım ve hizmet alma hakkı olduğu konusunda bilinç kazanması için çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bağımlı kişinin sosyal dışlanmasının önüne geçilmesi, toplumdaki hizmetlerden tüm bireyler gibi yararlanmaları, eğitim ve istihdam imkanları kazanmaları için yeni bazı yasal düzenlemeler yapılması önem taşımaktadır. Bunun yanında ulusal ve yerel düzeyde toplum genelinde bu konuda bilinç arttırılmasına yönelik olarak, okullarda, iş yerlerinde tüm sözlü, yazılı ve görsel medya araçları kullanılarak etkin çalışmaların yapılması, bağımlı olmuş ancak tedavi sonrası topluma dönme aşamasındaki kişilere yönelik önyargı ve sosyal dışlama davranışları en aza indirgenmede önem taşımaktadır.”

TUBİM NEDİR?

Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) ulusal temas noktası olan TUBİM, 25’ten fazla ulusal kurum ve kuruluşla işbirliği içinde, Türkiye’nin risk ve mücadele profilini ortaya koyacak verileri toparlıyor.

Elde edilen veriler gerekli analiz ve değerlendirmelerden sonra, yıllık ülke raporları ve tablolar halinde ulusal birimlerle EMCDDA ile paylaşılıyor.

TUBİM, aynı zamanda uyuşturucu alanında yayınlanan uluslararası raporların ve sualnamelerin, ülke adına hazırlanarak ilgili uluslararası kuruluşlara sunulduğu bir merkez olarak çalışıyor. TUBİM, yayınlanan ilgili uluslararası raporları Türkiye adına takip ediyor.

Bu yazı toplamda 2571, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Elde Kalan Sadece Aşı Değil Hijyenik Ürünler de Düşüşte

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Haber: Elde Kalan Sadece Aşı Değil Hijyenik Ürünler de Düşüşte

Son Aylarda Domuz Gribinin Hızla Yayılması Nedeniyle Tüketimleri Büyük Artış Gösteren Antibakteriyel Ürünlerin Satışlarının Yeniden Eski Seyrine Dönmeye Başladığı Bildirildi.Eyüp Sabri Tuncer firmasının başkan vekili Engin Tuncer, grip salgını haberlerinin yayılmaya başlamasını takip eden yaklaşık 3 aylık bir sürede temizlik ve hijyen sektörünün tahmini olarak yüzde 64’lük bir büyüme gösterdiğini söyledi.

Bu pazar içinde antibakteriyel ürünlerin daha önce yüzde 10 olan payının yüzde 30’a yükseldiğine dikkati çeken Tuncer, aynı şekilde salgın haberlerinin çıkmasından önce antibakteriyel ürün imalatı yapan firma sayısının 3’ten 55-60’a çıktığının tahmin edildiğini vurguladı.

Merdiven altı faktörü

Tuncer, buna merdiven altı sağlıksız üretim yapanlar da eklendiğinde sayının daha da arttığını dile getirerek, şöyle konuştu:

‘’Şu anda antibakteriyel ürün satışları eski seyrine döndü. Ancak, sağlık ve hijyen açısından son derece önem taşıyan bu ürünlerin gerçek amacına ulaşabilmesi için belli standartlarda ve kalitede üretim yapılması gerekiyor. Dolayısıyla kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığına özen gösteren tüketicilerin bu ürünleri seçerken, markanın güvenilirliğine, üretim ve ambalajlama kalitesine dikkat etmelerini öneriyoruz.‘’

Pazarda bu kadar çok ürün ve üretici olunca yanıltıcı bazı bilgilerin ortaya çıkmasının da kaçınılmaz olduğunu anlatan Tuncer, bazı üreticilerin, kendi ürününü bir adım öne çıkarmak ve ürünün satışını sağlamak için aslı olmayan iddialar ortaya atabildiklerini söyledi.

Tuncer, piyasaya sunulan ürünlerin etiketlerinde yazan ‘’Kullandığınız zaman Domuz gribi, kuş gribi, AIDS gibi hastalıkları def edersiniz, mantarı yok edersiniz’’ gibi iddiaları gördüklerinde dehşete düştüklerini sözlerine ekledi.

Bu yazı toplamda 1527, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Migren için Umut Işığı

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Sağlık

Haber: Migren için Umut Işığı

Işığın Migreni Basit Bir Baş Ağrısından Dayanılmaz Bir Ağrıya Dönüştürmesinin Ardındaki Nedeni Ortaya Çıkardı.

Görme engelliler üzerinde yapılan bir araştırma, ışığın migreni basit bir baş ağrısından dayanılmaz bir ağrıya dönüştürmesinin ardındaki nedeni ortaya çıkardı.

Harvard Tıp Fakültesi’ne bağlı ABD’deki Beth İsrael Deaconess Tıp Merkezi’nce yapılan araştırmaya göre, sorun retinada yeni keşfedilen bir grup hücrede yatıyor. Fotofobisi (ışığa karşı aşırı hassaslık) olan kısmi görme engellilerin migreninin neden diğerlerinden daha ağrılı olduğunu merak eden bilim insanları bu konuda bir deney yaptı.

Buna göre migren hastası görme engelliler iki gruba ayrıldı. Birinci grupta gece-gündüz ayrımı yapamayan tamamen kör hastalar, ikinci grupta ise hastalık nedeniyle görme yetilerini kaybeden ancak ışığın varlığını ayırt edebilen hastalar yer aldı. İlk gruptaki hastalar ışığa maruz bırakıldıktan sonra başağrılarının şiddetinde bir değişme olmadığını bildirdi. İkinci gruptakiler ise özellikle mavi ve gri ışıkta olmak üzere açıkça ağrılarının şiddetlendiğini bildirdi. Bu da ışığın migren üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu.

Bu yazı toplamda 1894, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Çin’den En Hızlı Tren!

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Teknoloji

Haber: Çin'den En Hızlı Tren!

Bir Milyarı Aşan Nüfusuyla ve Sektörde Yaptığı Atılımlarla Dünyanın En Büyük Gücü Olmayı Amaçlayan Çin, Şimdi de En Hızlı Trenini Kullanıma Açmaya Hazırlıyor…Çin’in teknoloji alanındaki hızlı gelişimi, dünya çapında ses getirmeye başlıyor. Çin deyince akla gelen ucuz ve kalitesiz ticari ürünler, önümüzdeki yıllarda imaj değiştirecek gibi gözüküyor.

Çin şu sıralar yeni trenini kullanıma açmaya hazırlanıyor. Dünyanın en hızlı treni ünvanına sahip olacak olan trenin hat uzunluğu tam 968 kilometre. Wuhan ile Guangzhou arasında hizmet verecek olan trenin proje adı ise WuGuang olarak konulmuş.

Dünyanın en hızlı treni olarak anılacak olan WuGuang’ın ulaştığı maksimum hız ise bir parça dudak uçuklatıyor. Trenin maksimum hızı saatte 394 kilometre olacak. istanbul-Ankara arasında yaklaşık 350 km olduğunu düşünürsek, bu tren eğer Türkiye’de olsaydı, istanbul’dan Ankara’ya gitmek 1 saat civarında sürecekti.

Bu yazı toplamda 2324, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

“Yalın Adsl’de” Hayal Kırıklığı

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Teknoloji

Haber: 'Yalın Adsl'de' Hayal Kırıklığı

Telefon Hattına Sabit Ücret Ödemek İstemeyen Adsl Kullanıcılarına Şok: İşte Büyük Hayal Kırıklığı!Sabit hattın kullanılması zorunluluğunun kaldırılarak yalın ADSL’e geçilmesinde bir adım daha atıldı.

Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu’nun (BTK) kamuoyu görüşüne açtığı Yalın ADSL’de, Türk Telekom erişimi kullanacak olan servis sağlayıcıdan her bir port için kota fark etmeksizin 21,8 TL bağlantı ücreti ve 19,3 TL Yalın ADSL erişim ücreti alacak. Kullanmadığı halde telefon faturası ödemek zorunda kalan tüketicilerin, bu kez de servis sağlayıcılarının ADSL fiyatlarını yüksek tutması ile karşı karşıya kalması bekleniyor.

BTK, “Referans ıP Seviyesinde Veri Akış Erişimi Teklifine Eklenmek üzere Türk Telekom tarafından teklif edilen taslak Yalın ADSL Usul, Esas ve Ücretleri” kamuoyu görüşüne açtı. Mevcut durumda PSTN aboneliği olmayanlar için Yalın ADSL Erişimi süreci, müşteri hizmet alacağı servis sağlayıcıya başvurmasıyla başlayacak. (Kaynak: Chip.com.tr) 12.01.2010 00:09 [1875873]

Bu yazı toplamda 2120, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Görünmezliğin Sırrı Bulundu!

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Teknoloji

Haber: Görünmezliğin Sırrı Bulundu!

Görünmezlik Sadece Edebiyatın Değil, Hayatın da Gerçeği Olabilir: Görünmezliğin Sırrı Bulundu!insanoğlunun çok uzun zamandır hayallerini süsleyen görünmezlik konusunda bilim adamlarından iyi haber var. Görünüşe göre Çinli bilim adamları görünmezliğin sırrını çözdüler. Şangay’daki Fundam Üniversitesi’nde görev yapan bilim adamları konuyla ilgili çok önemli aşamalar kaydettiklerini açıkladılar.

Bilim adamlarının yaptıkları açıklamaya göre görünmezliğin sırrı su üzerinde yüzen, gümüş kaplanmış nano partiküllerde saklı. Yapılan açıklamada şu sözler yer alıyor: “Manyetik alanın olmadığı bir ortamda nano partiküller suyun üzerinde yüzebilir. Bu ortamda nano partiküller kendiliklerinden zincirler oluşturacak şekilde bir araya gelir ve daha kalın parçalar oluşturabilirler”.

Konuyla ilgili tek sorunun bu sadece bir teori olması. Her ne kadar teorik olarak doğruluk payı olduğu yönünde çok sayıda görüş belirtilmiş olsa da, ışın yönünü değiştirerek etrafından geçmesini sağlayabilecek bu alanın şu anki teknoloji ile nasıl üretileceğinin bilinmemesi, şu an için teorinin pratiğe dönüşmesinin önündeki en büyük engel

Bu yazı toplamda 1684, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Bakanlık Yalanladı Öcalan Yazdı!

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Bakanlık Yalanladı Öcalan Yazdı!Bakanlığın Hükümlülerin Gazetede Yazı Yazmalarının Mümkün Olmadığını Açıklamasına Karşın Öcalan’ın İlk Yazısı Yayınlandı.Adalet Bakanlığı’nın “hükümlülerin gazetelerde yayınlanmak için yazı yazmalarının mümkün olmadığını” açıklamasına karşın, İmralı’da hükümlü terör örgütü PKK‘nın lideri Abdullah Öcalan‘ın İtalyan Il Manifesto gazetesine yazdığı ilkyazı Bask gazetesi “Gara”da yayınlandı.

ANF’nin haberine göre, Öcalan’ın 9 Ocak 2010 tarihli nüshasında yer alan “Kürtler için adil bir barış” başlıklı ilk yazısı, Bask gazetesi Gara tarafından İspanyolca dilinde yayınlandı.

Bask ve İspanyolca olarak iki dilli yayın yapan Gara’nın günlük olarak 130 bin okuyucusu bulunuyor.

İlk olarak 30 Ocak 1999 yılında çıkan gazete San Sebastian kentinde basılıyor. (ANKA)

ADALET BAKANLIĞI BU AÇIKLAMAYI YAPMIŞTI

Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca, hükümlülerin gazetelere yayımlanmak üzere yazı göndermelerine ve gazete yazarlığı yapmalarına imkan bulunmadığı, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan‘ın bir İtalyan gazetesine böyle bir yazı göndermesinin de söz konusu olmadığı bildirildi.

 Adalet Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ”Bazı basın yayın organlarında İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda terör suçlarından hükümlü olarak bulunan Abdullah Öcalan‘ın yazılarının bir İtalyan gazetesinde yayımlanmaya başladığı yönünde haberler yer aldığı” belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

 ”Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili tüzük uyarınca, hükümlülerin gazetelere yayımlanmak üzere yazı göndermelerine ve gazete yazarlığı yapmalarına imkan bulunmamaktadır.

 Adı geçen hükümlünün de İtalyan gazetesine böyle bir yazı göndermesi söz konusu değildir. Konu ile ilgili olarak yapılan incelemede, haberlere konu olan yazının, hükümlünün daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gönderdiği savunmalardan uyarlanarak yazıldığı anlaşılmıştır.”

Bu yazı toplamda 1183, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Piyasadaki Sahte Euro’lara Dikkat

Yazar mehmet | 12.01.2010 | Kategori Gündem

Haber: Piyasadaki Sahte Euro'lara Dikkat

AB, 2009 Yılının 2. Yarısında Ele Geçirilen Sahte Euro’ların Bir Önceki Döneme Göre Yüzde 8 Oranında Arttığını Açıkladı.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2009 yılının ikinci yarısında ele geçirilen sahte Euro’ların bir önceki döneme göre yüzde 8 oranında arttığını açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamada, vatandaşların alışverişlerde ellerine geçen Euro’ları dikkatli şekilde incelemelerini tavsiye edildi. Piyasadaki sahte Euro’lar arasında yüzde 47’lik oranla en fazla 20 Euro’luk banknotlar basılıyor. Bunu, yüzde 39’luk oranla 50 Euro’lar takip ediyor. 200 ve 500 Euro’luk banknotların sahtesine çok fazla rastlanmıyor.

ECB, sahte paraların yüzde 98’inin ele geçirildiğini tahmin ediyor.

Bu yazı toplamda 1379, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share