cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Malnütrisyon Nedir

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Doç Dr. S. Songül Yalçın,
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Sosyal Pediatri Ünitesi

Beslenme büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. Yeterli ve dengeli beslenme, besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması durumudur. Herhangi bir besin öğesinin yeterli ve dengeli bir miktarda alınmaması durumunda, çocuklarda büyüme duraklar, sağlık bozulur ve gelişme geriliği oluşur. Büyümesini tamamlamış erişkinlerin yetersiz beslenmesinde ise sağlık bozulur ve iş verimi düşer. Şişmanlık ve zayıflık yanında çocuklarda raşitizm, kansızlık, kadınlarda kemik erimesi (osteomalazi), guatr gibi bir çok hastalık da yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu ortaya çıkar. Beslenme bozukluğunun sık görüldüğü toplumlarda çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği çok görülür, bebek ölüm hızları da çok yüksektir.
MalnütrisyonMalnütrisyon bir ya da daha fazla besin maddesinin vücut dengesini bozacak şekilde yetersiz veya fazla alınması durumunda ortaya çıkan tablodur. Malnütrisyon gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde, bu ülkelerin de gelir düzeyi en düşük kesimlerinde problem olmaya devam etmektedir. devamı »

Bu yazı toplamda 1183, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Beslenme Alışkanlıklarındaki Sıradışılık

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Doç Dr. S. Songül Yalçın,
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Sosyal Pediatri Ünitesi

Fastfood alımı veya abur-cubur beslenme alışkanlığı
Vejetaryanlık
Vitamin zehirlenmeleri
Fastfood alımı veya abur-cubur beslenme alışkanlığı
Abur-cubur beslenme alışkanlığı, günümüz insanının hızlı yaşam temposu nedeni ile doğmuş olup, zamanla büyümüş ve bir endüstri haline gelmiştir. Daha çok gençlerde görülmesine rağmen günümüzde her yaşta yaygınlaşmaktadır. “Fast-food”ların özelliği sahip oldukları yüksek enerjinin % 40-50’sinin yağdan geliyor olmasıdır. Besin değerleri çok düşüktür ve sodyum içeriği yüksek, vitamin A ve kalsiyum açısından fakirdir. Bu tip besin özellikle obezite ve yüksek tansiyon gelişmesine zemin hazırlar. Bir çocuğun sadece bir öğün bu tip diyetle beslenmesi günlük enerji gereksiniminin yarısından fazlasını karşılar. Bu nedenle, fast food tükeminin yeterli ve dengeli beslenme içinde sınırlı tutulması gerekmektedir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1013, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Beden Kitle İndeksi nedir ?, Niye Kullanılır ?

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Beden Kitle İndeksi nedir ?, Niye Kullanılır ?

——————————————————————————–
Bir kişinin şişman olup olmadığının belirlenmesinin en iyi yolu, Beden Kitle İndeksi (BKİ) veya Body Mass Index (BMI) olarak bilinen ve kolaylıkla hesaplanan bir yöntemin kullanılmasıdır.

Beden Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır ?

——————————————————————————–
Vücut ağırlığının (kg olarak), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanır.Örneğin : Vücut ağırlığı 70 kg, boyu 1.60 m olan bir kişinin beden kitle indeksi ;
70/1.60 = 70/1.60×1.60 = 70/2.56 = 27.34 kg/m2’dir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1340, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Beslenme hakkımız

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü

Beslenme, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin benimsendiği 1924 yılından bu yana yayınlanan uluslararası insan Hakları
belgelerinde ve bildirgelerinde çeşitli biçimlerde ifade edilmiş ve bir hak olarak belirtilmiştir.1924 Çocuk Hakları Bildirgesi’nde;
çocukların beslenme hakkının uluslararası ölçekte ele alınması ilk kez bu bildirgede yer almış özellikle “aç çocukların beslenmesi”
üzerinde durulmuştur.

İnsan Hakları alanında çağ açan 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesinde herkesin, yiyecek dahil olmak üzere gerek kendisinin gerekse ailesinin sağlığına yetecek bir yaşam düzeyine ulaşma hakkı bulunduğu belirtilmektedir.

1959 Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 4. maddesi; çocukların sağlıklı biçimde büyüyüp gelişmelerini; bunun sağlanması için yeterli
beslenme hizmetlerinden yararlanma hakkını benimsemektedir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1477, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Anne Sütü Nasıl Sağılır

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü
Anne sütünün bazı durumlarda sağılarak bebeğe verilmesi gerekebilir. Özellikle sütü olduğu halde bebeğinden ayrı kalması gereken anneler, çalışan anneler ya da herhangi bir nedenle sütünü bebeğine veremeyen annelerin desteklenmesi ve bilgilendirilmesi gerekir.

Süt sağılması şu durumlarda yararlıdır:

Tıkanık (şiş) memeyi rahatlatmak,
Kanal tıkanıklığını ya da süt birikmesini tedavi etmek,
Çökük bir meme başından emmeyi öğrenene kadar bebeği beslemek,
Emmeyi düzenlemede zorluk çeken bir bebeği besleme,
Memeyi istemeyen bir bebeği emmekten hoşlanmayı öğreninceye kadar beslemek,
Düşük doğum ağırlıklı ve ememeyen bir bebeği beslemek,
Yeterli ememeyen bir hasta bebeği beslemek,
Anne ya da bebek hasta ise sütün kalanını saklamak,
Annesi işe gittiğinde bebeği için süt bırakacağı zaman, Anne bebeğinden uzakta iken süt akmasını önlemek,
Bebeğin çok dolu bir memeyi almasını kolaylaştırmak,
Sütü doğrudan bebeğin ağzına sağmak, devamı »

Bu yazı toplamda 1861, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Dondurma nedir

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz

Dondurma, yalnızca çocukların değil hepimizin çok fazla sevdiği bir tatlı çeşididir. Diğer tatlılarla karşılaştırıldığında daha besleyici bir seçimdir. Dondurmanın esas yapısını süt oluşturur. Bu nedenle sütürı içermiş olduğu besin öğelerine benzer oranda kalsiyum, fosfor, protein, riboflavin (B2), A vitamini ve diğer esansiyel besin öğelerini içerir. Kurabiye, kek ve diğer tatlı çeşitleri besinsel içerik yönünden aynı avantajlara sahip değildir. Çünkü bu tür tatlılar esas olarak enerji sağlarlar.

100 gr sütlü dondurma yaklaşık olarak 148 mg kalsiyum içerir. Çocuklar dondurma yiyerek günlük kalsiyum gereksinmelerini karşılayabilirler. Çocuklar için, yaz aylarında kalsiyum gereksinmelerini karşılamak genellikle bu aylarda daha az süt tükettikleri için daha zordur. Süt ve türevleri (peynir, yoğurt vb.) gibi “en iyi kalsiyum kaynağı” olarak bilinen besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek çocukların kalsiyum gereksinmesine katkı sağlayacaktır.

Yaş Gruplarına Göre Günlük Olarak Alınması Gereken Kalsiyum Miktarları
Yetişkinler için 600 mg/gün
Yaşlılar için 700 mg/gün
1-3 Yaş Grubu Çocuklar için 800 mg/gün
4-6 Yaş Grubu Çocuklar için 800 mg/gün
Gençler için 800-1000 mg/gün
devamı »

Bu yazı toplamda 1467, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Beslenmemizde Çayın Yeri

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Hazırlayan: Prof. Dr.Ayşe Baysal
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Polifenollerin Etkisi
Kafeinin Etkisi
Çayın Mineral İçeriğinin Etkisi
Siyah Çayın Hazırlanması
Çayın Besin Değeri
Çayın Sağlık Üzerine Etkisi
Çay İçimi ve Kanser
Gebelikte Çay İçiminin Etkisi

Bedenin su gereksinmesinin karşılanmasında içecekler önemli yer tutar. İçecekleri, besin değeri olanlar (süt, ayran, meyve suları), çay, kahve ve kakao, kolalı ve kolasız gazozlar, toz içecekler, alkollü içkiler ve bazı bitki çiçek, yaprak ve tohumlarından sağlanan, adaçayı, ıhlamur, nane, kuşburnu gibi içecek maddeleri şeklinde gruplandırabiliriz. Bunların içerisinde tüketimi en fazla olanlar sırasıyla, çay, kola ve ayrandır. Bu yazıda çayın beslenme ve sağlık açısından olumlu ve olumsuz yönleri üzerinde durulacaktır.Çay yapraklarından çay olmak üzere genel fabrikalarda siyah çay ve yeşil de iki tip çay elde edilmektedir. En çok tüketilen tip siyah çaydır. Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonu ile elde edilir. Yeşil çay eldesin de, çaydaki enzimler etkisizleştirilerek polifenollerin oksidasyonu önlenir. Dünyada tüketilen çayın % 75′i siyah çaydır. Çay üretimi açısından ülkemiz, Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Çin ve Endonezya’dan sonra gelir.

Oksidasyon sırasında birçok aroma arttırıcı öğeler oluşur. Bazıları çok az miktarlarda olsa da, 300′den fazla aroma öğesi belirlenmiştir.
Çaya özellik kazandıran öğelerin başında metilksantinler gelir. Metilksantinlerin çoğunluğunu kafein oluşturur.
devamı »

Bu yazı toplamda 7853, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Kafein Hakkında Geniş Açıklama

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü

Kafein nedir?
Hangi besinler ve içecekler kafein içerir?
Kafein besinlere neden eklenir?
Tüketilen kafein miktarının sınırı ne olmalıdır?
Kafeinin kısıtlanmasına gerek var mıdır?
Kafein dehidratasyona neden olur mu?
Kafein çocuklar için zararlı mıdır?
Kafeini içeren besinler ve içecekler çocuğu hiperaktif yapar mı?
Hamilelik döneminde kafein alınabilir mi?
Emziren anne kafein alsın mı?
Kafein tüketimi osteoporoza neden olur mu?
Kafein kan basıncını yükseltir mi?
Kafeinin kalp hastalıkları ile ilişkisi var mıdır?
Kafein nedir?
Kafein dünyada en az 63 tür bitkinin meyvesi, tohumu ve yaprağında doğal olarak bulunan bir bileşiktir.
devamı »

Bu yazı toplamda 985, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Omega 3 ve şeker hastalığı

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Sıçanlar üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, Omega-3 açısından zengin vitaminlerin şeker hastalarının gözlerini koruduğunu ortaya koydu.

Batı’da yetişkinlerde görülen görme bozukluğunun en büyük nedenlerinden biri şeker hastalığıdır. Avustralya’da Melbourne Üniversitesi’nden Algis Vingrys’in yönetiminde bir grup bilim adamı, omega-3′ün bu konuda bir yararının olup olmadığını anlamak için sıçanları omega-3 açısından zengin balık yağı veya çok az miktarda omega-3 içeren yalancı safran bitkisinin yağı ile beslediler. İnsüline bağlı diyabet hastalığını yaratmak için hayvanların yarısında insülin üreten hücreler yok edildi.
devamı »

Bu yazı toplamda 1125, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Yoğurdun Önemi

Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık

Yoğurt hepimizin yakından tanıdığı mükemmel bir besin. İyi bir kalsiyum olması yanında pek çok araştırmacı tarafından farklı yönleriyle incelenmiş ve hastalıklarla ilişkisi de araştırılmış.

Özellikle yoğurdun ve yoğurt üertiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, gastro intestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerine bakılmış ve tüm bu hastalıkların oluşmasında en önemli nedenin bağışıklık sistemi olduğu saptanmıştır.
Yoğurdun bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi bilinmektedir. Bu etkinin hastalıkların önlenmesinde önemli bir etken olabileceği belirtilmektedir.
devamı »

Bu yazı toplamda 1143, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share