Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Beslenmeyle Gelen Şarp Hastalığı
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Aylin KASIMOĞLU
Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı
Son yıllarda sağlık gündeminde geniş yer tutan BSE (Bovine Spongiform Encephalopathie, Deli Dana)’den sonra, yine İngiltere’de binlerce hayvanın kesilmesine ve imha edilmesine neden olan Şap Hastalığının görülmesi, tüketicinin aklını karıştırmıştır. Uzun yıllardır Türkiye’de de görülen şap hastalığının seyri, bulaşma şekilleri, hayvan ve insan sağlığı, gıdalarla insanlara bulaşma durumu yönünden, toplumun bilgilendirilmesi uygun olacaktır.
Şap (Aphthae Epizootica, Foot and Mouth Disease: FMD), sığır, koyun, keçi, domuz ve vahşi ruminantların çok bulaşıcı bir enfeksiyonudur. Hastalık ilk olarak 1546 yılında italyan Hieranymus Fracastorius tarafından tanımlanmıştır. Kuzey ve Orta Amerika (Panama’nın kuzeyi), Avusturalya, Yeni Zelanda ve Kanada haricinde dünyanın pek çok ülkesinde tespit edildiği bildirilmiştir.
ETKENİN ÖZELLİKLERİ ve KLİNİK BELİRTİLER
Şap hastalığı etkeni, Picornaviridae familyasından Aphthovirus genusuna dahil olan virüsun, immunolojik olarak ayırdedilen yedi serotipi (O, A, C, SAT 1, SAT 2, SAT 3, Asya 1) vardır.
Şap virüsu
Virüs güneş ışığına ve dezenfektanlara karşı çok duyarlı olmasına karşın, + 5°C’nin altındaki sıcaklık derecelerinde, soğuk muhafaza ve dondurma sıcaklıklarında canlılığını yıllarca korur. Sığır derisi ve kıllarında 4-6 hafta, salya ve gübrede 1-4 hafta, suda 3-4 ay, toprak yüzeyinde 3-28 gün, kontamine ayakkabılarda 11-14 hafta canlılığını korur. Canlı kalabildiği pH aralığı, pH 6.5 – 9.5 tir. Daha düşük pH değerlerinde (
Bu yazı toplamda 1179, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dışardan Yiyecek Yemek
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Sokaklarda satılan yiyecek ve içecekler özellikle düşük gelirli işçiler ve gençler için ucuz beslenme kaynağıdır. Hindistan, Endonezya, Nijerya ve Peru’.da yapılan araştırmalarda sokakta satılan yiyeceklerin önemli miktarda temel gıda maddeleri içerdiği gösterilmiştir. Bu .yiyecekler olmasa düşük gelirli bir çok insanın beslenmesi daha da bozulabilir.
Gelişmekte olan bir çok ülkede sokak besin endüstrisi toplam işgücünün % 6-25′ini teşkil eder. Bu endüstri 3. dünyada önemli bir büyüme göstermiştir. Yine de bir çok ülkede otoriteler bunu normal bir sektör olarak görmeme eğilimindedirler. Besin kontrol programları içine bu sektörü katmazlar, hatta engellemeye çalışırlar. Bazı ülkeler ise sektörü tanımaya başlamış ancak düzenleyici yapılar geliştirmemişlerdir.
Sokak yiyeceklerinin güvenilirliği ile ilgili ilkeleri ortaya koymadan önce araştırmalar yapılması gerekir. Her ülkenin sosyokültürel yapısı aynı olmadığı için düzenleyici tek bir protokol veya yasa belirlenemez. Ülkeler veya belediyeler, kendi düzenlemelerini yaparken bazı temel konuları göz önünde tutmalıdır.
devamı »
Bu yazı toplamda 1392, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Yapay Tatlandırıcılar
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
En çok sevdiğimiz besinler nelerdir diye düşündüğümüzde, genellikle aklımıza ilk gelen tatlı besinlerdir. Tatlıya düşkünlük insanlık tarihi kadar eskidir. Pek çok insan şekerin ve diğer enerji içeren tatlandırıcılar ile hazırlanan besinlerin oluşturduğu “tatlı lezzetten” hoşlanır. Şeker ve diğer enerji içeren tatlandırıcıların en önemli özellikleri ise fazla enerji oluşturmaları ve kan şekerini yükseltmeleridir.
Günümüzde diyabet ve şişmanlık gibi enerji alımının kısıtlanması gereken durumlarda kullanılan çeşitli tatlandırıcılar vardır.
1. Besin değeri olan, enerji içeren tatlandırıcılar: Sukroz, glikoz, fruktoz, mısır şurubu, maltoz , maltodekstrin, dekstroz, bal, şeker alkolleri (sorbitol, mannitol, ksilitol, maltitol, eritritol, laktitol, isomalt), diğer şeker alkollerinden hidrojene edilmiş nişasta hidrolizatı.
devamı »
Bu yazı toplamda 1117, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Ekmeteki Besin
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Günlük kalorinin yaklaşık %40′1 ekmekten karşılanıyor. Oysa ekmek gerekli vitamin ve diğer bileşikleri yeterince içermiyor. Bu yetersizliğin sonucu; gebe ve emziren kadınlar, okul çocukları günlük gerekli besinleri alamıyor.
Ve bu durum kaçınılmaz olarak fiziksel gelişmeye, kavrama yeteneğine, çalışma verimine ve insan sağlığına yansıyor.. Zenginleştirmenin gerektirdiği harcama oldukça düşüktür ve ekmek fiyatının %0.1 ‘i dolayındadır. Buna karşılık sağlanacak yarar gerçekten sınırsızdır.
Her canlı gibi insanın da birinci gereksiniminin beslenme olduğu bilinir. Bu gereksinim, sayısı 40 dolayında olan zorunlu besin öğelerinin her gün belirli miktarda alınması ile karşılanmaktadır. Bunların başlıcaları; vitaminler, mineraller, amino asitler ve yağ asitleridir ve günlük’ alınması gereken miktarları kısaca BRD (beslenme referans değeri) olarak tanımlanır.
BRD’den negatif veya pozitif sapma varsa, yetersiz veya dengesiz beslenmeden söz edilir. Negatif sapma (yetersiz tüketim) daha çok gelişmemiş, pozitif sapma (aşırı tüketim) daha çok gelişmiş toplumların sorunudur.
devamı »
Bu yazı toplamda 1149, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Çocukluk Döneminde Nasıl Sağlıklı Beslenilir
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Doç Dr. S. Songül Yalçın,
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Sosyal Pediatri Ünitesi
Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemi
Okul çağı çocuğunun beslenmesi
Hastalık sırasında beslenme
Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemi
Bebeklerin sağlıklı bir şekilde doğması annenin yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmesi ile mümkündür. Gebelikte artan enerji ve protein ihtiyacının karşılanamaması sonucu annede ağırlık alımında düşüklük, kansızlık, diş çürükleri, kemik erimesi (osteomalazi), ödem ve yüksek tansiyon görülür. Emziren bir annenin de kendi fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak, vücuttaki besin yedeğini dengede tutarak salgılanan sütün gerektirdiği enerji ve besin öğelerini alması gerekmektedir. Annenin salgıladığı süt, aldığı besinlerin bir ürünüdür. Gebe kadınlara folik asit ve demir desteği yapılmalıdır.
Bebek doğar doğmaz ilk bir saat içinde anne göğsüne koyularak emzirilmeleri sağlanmalıdır. Böylece bebeğin kendisini hastalıklardan koruyacak kolostrumu (ağız) alması sağlanır. Bununla birlikte ülkemizde bebeklerimizin sadece yarısı ilk bir saat içinde emzirilmektedir. Bebeklerimizin sadece % 85′i ilk gün anne sütü almaktadır. Bu nedenle hastanelerimizin tamamının “Bebek Dostu Hastane” olması, anne ve bebeklerin 24 saat aynı odada tutularak emzirilmelerinin teşvik edilmesi gerekmektedir.
devamı »
Bu yazı toplamda 2153, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Anorexia nervosa nedir?
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Anorexia Nervosa bir yeme bozukluğu türüdür. Yeme bozuklukları; vücut ağırlığı takıntısı, vücudun şekli ile ilgili olumsuz düşünceler ve beraberinde getirdiği duygulanım bozukluklarının olduğu bir durumdur. Bu bozukluk kişinin genel vücut sağlığını etkileyen, hatta tedavi edilmezse, ölümle sonuçlanabilen bir bozukluktur. Yeme Bozuklukları; Anorexia Nervosa, Bulimia Nervosa ve Başka Türlü Adlandırılamayan Yeme Bozuklukları olarak üç ana gruba ayrılır. AN yemek yemeyi tamamen durdurma, BN aşırı yeme ve kusma, BTAYB ise kusma olmadan aşırı yeme, yemeği çiğneyip yutmadan çıkartma ve diğer normal dışı yeme alışkanlıkları ile betimlenir.
AN bireyin beden algısının bozularak kendisini şişman algılaması neticesinde beslenmeyi reddederek aşırı kilo kaybı yaşaması olarak da tanımlanabilir. AN özellikle genç kadınlarda görülür. Yemek yememe, çok az uyuma ve buna rağmen çok aktif olma AN’nın belirgin başlangıç göstergeleridir. Sonrasında AN’lı kişi çok şişmanladığı kanısı ile abartılı bir biçimde rejim uygulamaya başlar. AN hastası kişiler kendini kusturmanın yanı sıra abartılı gıda rejimi ile birlikte aşırı hareket, laksatif, diüretik ve iştah baskılayıcı ilaç da kullanır . Önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra gerçekten de yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar.
Bu yazı toplamda 2282, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Chelsea – Liverpool Maçı Saat Kaçta Hangi Kanalda
Yazar Swan | 29.04.2008 | Kategori Spor

26.Ekim.2008
16:30 ……… Chelsea-Liverpool ……………………………….. Spormax
CHELSEA – LIVERPOOL / 30 NİSAN ÇARŞAMBA / 21:45 / STAR TV CANLI
Stamford Bridge’de final şekilleniyor… devamı »
Bu yazı toplamda 5596, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Size Göre De Vatan Tehlikede Mi?
Yazar Mikdat Topçu | 29.04.2008 | Kategori Gündem

Belki uzunca bir yorum olacak. Ama mutlaka bu konuların en derin bir şekilde yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.
Önce tarihe şöyle bir göz atalım. Tarih boyunca hiçbir toplumun rahat rahat yerinde yurdunda oturması mümkün olmamış. Kendi toprağında istediği gibi hareket etmesi, üretmesi, tüketmesi, çoğalması, sevincini, üzüntüsünü, heyecanlarını istediği gibi yaşaması mümkün olmamış. Tarihin her devrinde milletlerin düşmanları olmuş. Milletlerin özgürce kendi hayatlarını yaşamasına düşmanları fırsat vermemiş. Televizyonlarda hayvan belgesellerini sanıyorum izlemeyen yoktur. Toplumlar da, tıpkı bu hayvan belgesellerinde olduğu gibi, biri diğerine musallat edilerek yok ediliyor. Ve gerçekten de anlıyoruz ki, milletlerin de bir ömürleri vardır ve bu ömür sınırlıdır. Ortalama 120 yıl, 130 yıl ile sınırlıdır… En uzun ömürlü olan devletlerin bile ömürleri en çok 600 yıl sürmüş… Sonunda yine devletlerin yıkılacağı mukadder an gelip çatmış. devamı »
Bu yazı toplamda 1703, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
1 Mayıs Kutlamaları ve Recep Tayyip Erdoğan
Yazar Swan | 29.04.2008 | Kategori Tarih
20 yıl öncenden bir fotoğraf
Başbakan Tayyip Erdoğan, 20 yıl önce grev yapan işçilere grev gözcüsü önlüğü giyerek destek vermiş.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1988’de Refah Partisi İstanbul İl Başkanı iken Darphane işçilerinin grevine destek vermek için gitmiş ve “Zulme son verene kadar haklı ve kararlı mücadelelerin yanında olmayı inancımız gereği görev telakki ederiz” demişti.
1988 yılında Basın-İş Sendikasına bağlı Darphane işçilerinin grevinin 27’nci gününde Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olarak ziyaret eden Tayyip Erdoğan işçilere destek için “grev gözcüsü” önlüğünü üzerine giyerek fotoğraf çektirmişti. devamı »
Bu yazı toplamda 1883, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Bunu yapanlar insan olamaz
Yazar Yusuf Topcu | 29.04.2008 | Kategori Dünya
Bunu ne yahudi, ne hıristiyan ve ne de müslüman birileri yapabilir. Hatta ne budist ne de ateist birileri. Ve hatta satanistler bile bu kadar cani olamıyor.
Amaç ne? toprak, para, güç, daha, çok daha… Alın ulan Dünyayı alın nerenize sokacaksanız. Neyi paylaşamıyorsunuz, havayı mı? suyu mu? yiyeceği mi? giyeceği mi? Hangi haklı sebep, bu yaptığınız şerefsizliğin mazereti olabilir.
Şunu düşünüyorum, bunları yapmaları için emir alan kişilere, bu emirleri zürriyeti olmayan, çocuk sevgisinden yoksun, geçmişte de ebeveyn sevgisinden yoksun kokanalar. Bunları yapmak için de o ağızlardan maddi menfaatler uğruna bu emirleri yerine getirenlerde şerefsizlerin tillahı.
Çok para ile çok mu mutlu olacaksınız? Dünyanın nimetlerinden faydalanamadıktan sonra, istediğiniz şeyi yiyip, içemedikten sonra, özgürce koşup oynayamadıktan sonra alın o paralarınızı…
Hele birde ebedi azab, öldükten sonra neler olacak bir düşünün be.
Bu yazı toplamda 2702, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

