Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Beden Kitle İndeksi nedir ?, Niye Kullanılır ?
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Beden Kitle İndeksi nedir ?, Niye Kullanılır ?
——————————————————————————–
Bir kişinin şişman olup olmadığının belirlenmesinin en iyi yolu, Beden Kitle İndeksi (BKİ) veya Body Mass Index (BMI) olarak bilinen ve kolaylıkla hesaplanan bir yöntemin kullanılmasıdır.
Beden Kitle İndeksi Nasıl Hesaplanır ?
——————————————————————————–
Vücut ağırlığının (kg olarak), boy uzunluğunun (metre cinsinden) karesine bölünmesiyle hesaplanır.Örneğin : Vücut ağırlığı 70 kg, boyu 1.60 m olan bir kişinin beden kitle indeksi ;
70/1.60 = 70/1.60×1.60 = 70/2.56 = 27.34 kg/m2’dir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1340, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Beslenme hakkımız
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü
Beslenme, Çocuk Hakları Bildirgesi’nin benimsendiği 1924 yılından bu yana yayınlanan uluslararası insan Hakları
belgelerinde ve bildirgelerinde çeşitli biçimlerde ifade edilmiş ve bir hak olarak belirtilmiştir.1924 Çocuk Hakları Bildirgesi’nde;
çocukların beslenme hakkının uluslararası ölçekte ele alınması ilk kez bu bildirgede yer almış özellikle “aç çocukların beslenmesi”
üzerinde durulmuştur.
İnsan Hakları alanında çağ açan 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesinde herkesin, yiyecek dahil olmak üzere gerek kendisinin gerekse ailesinin sağlığına yetecek bir yaşam düzeyine ulaşma hakkı bulunduğu belirtilmektedir.
1959 Çocuk Hakları Bildirgesi’nin 4. maddesi; çocukların sağlıklı biçimde büyüyüp gelişmelerini; bunun sağlanması için yeterli
beslenme hizmetlerinden yararlanma hakkını benimsemektedir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1477, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Anne Sütü Nasıl Sağılır
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü
Anne sütünün bazı durumlarda sağılarak bebeğe verilmesi gerekebilir. Özellikle sütü olduğu halde bebeğinden ayrı kalması gereken anneler, çalışan anneler ya da herhangi bir nedenle sütünü bebeğine veremeyen annelerin desteklenmesi ve bilgilendirilmesi gerekir.
Süt sağılması şu durumlarda yararlıdır:
Tıkanık (şiş) memeyi rahatlatmak,
Kanal tıkanıklığını ya da süt birikmesini tedavi etmek,
Çökük bir meme başından emmeyi öğrenene kadar bebeği beslemek,
Emmeyi düzenlemede zorluk çeken bir bebeği besleme,
Memeyi istemeyen bir bebeği emmekten hoşlanmayı öğreninceye kadar beslemek,
Düşük doğum ağırlıklı ve ememeyen bir bebeği beslemek,
Yeterli ememeyen bir hasta bebeği beslemek,
Anne ya da bebek hasta ise sütün kalanını saklamak,
Annesi işe gittiğinde bebeği için süt bırakacağı zaman, Anne bebeğinden uzakta iken süt akmasını önlemek,
Bebeğin çok dolu bir memeyi almasını kolaylaştırmak,
Sütü doğrudan bebeğin ağzına sağmak, devamı »
Bu yazı toplamda 1861, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dondurma nedir
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Dondurma, yalnızca çocukların değil hepimizin çok fazla sevdiği bir tatlı çeşididir. Diğer tatlılarla karşılaştırıldığında daha besleyici bir seçimdir. Dondurmanın esas yapısını süt oluşturur. Bu nedenle sütürı içermiş olduğu besin öğelerine benzer oranda kalsiyum, fosfor, protein, riboflavin (B2), A vitamini ve diğer esansiyel besin öğelerini içerir. Kurabiye, kek ve diğer tatlı çeşitleri besinsel içerik yönünden aynı avantajlara sahip değildir. Çünkü bu tür tatlılar esas olarak enerji sağlarlar.
100 gr sütlü dondurma yaklaşık olarak 148 mg kalsiyum içerir. Çocuklar dondurma yiyerek günlük kalsiyum gereksinmelerini karşılayabilirler. Çocuklar için, yaz aylarında kalsiyum gereksinmelerini karşılamak genellikle bu aylarda daha az süt tükettikleri için daha zordur. Süt ve türevleri (peynir, yoğurt vb.) gibi “en iyi kalsiyum kaynağı” olarak bilinen besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek çocukların kalsiyum gereksinmesine katkı sağlayacaktır.
Yaş Gruplarına Göre Günlük Olarak Alınması Gereken Kalsiyum Miktarları
Yetişkinler için 600 mg/gün
Yaşlılar için 700 mg/gün
1-3 Yaş Grubu Çocuklar için 800 mg/gün
4-6 Yaş Grubu Çocuklar için 800 mg/gün
Gençler için 800-1000 mg/gün
devamı »
Bu yazı toplamda 1467, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Beslenmemizde Çayın Yeri
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Prof. Dr.Ayşe Baysal
Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü
Polifenollerin Etkisi
Kafeinin Etkisi
Çayın Mineral İçeriğinin Etkisi
Siyah Çayın Hazırlanması
Çayın Besin Değeri
Çayın Sağlık Üzerine Etkisi
Çay İçimi ve Kanser
Gebelikte Çay İçiminin Etkisi
Bedenin su gereksinmesinin karşılanmasında içecekler önemli yer tutar. İçecekleri, besin değeri olanlar (süt, ayran, meyve suları), çay, kahve ve kakao, kolalı ve kolasız gazozlar, toz içecekler, alkollü içkiler ve bazı bitki çiçek, yaprak ve tohumlarından sağlanan, adaçayı, ıhlamur, nane, kuşburnu gibi içecek maddeleri şeklinde gruplandırabiliriz. Bunların içerisinde tüketimi en fazla olanlar sırasıyla, çay, kola ve ayrandır. Bu yazıda çayın beslenme ve sağlık açısından olumlu ve olumsuz yönleri üzerinde durulacaktır.Çay yapraklarından çay olmak üzere genel fabrikalarda siyah çay ve yeşil de iki tip çay elde edilmektedir. En çok tüketilen tip siyah çaydır. Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonu ile elde edilir. Yeşil çay eldesin de, çaydaki enzimler etkisizleştirilerek polifenollerin oksidasyonu önlenir. Dünyada tüketilen çayın % 75′i siyah çaydır. Çay üretimi açısından ülkemiz, Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Çin ve Endonezya’dan sonra gelir.
Oksidasyon sırasında birçok aroma arttırıcı öğeler oluşur. Bazıları çok az miktarlarda olsa da, 300′den fazla aroma öğesi belirlenmiştir.
Çaya özellik kazandıran öğelerin başında metilksantinler gelir. Metilksantinlerin çoğunluğunu kafein oluşturur.
devamı »
Bu yazı toplamda 7853, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kafein Hakkında Geniş Açıklama
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Şeniz Ilgaz
Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü
Kafein nedir?
Hangi besinler ve içecekler kafein içerir?
Kafein besinlere neden eklenir?
Tüketilen kafein miktarının sınırı ne olmalıdır?
Kafeinin kısıtlanmasına gerek var mıdır?
Kafein dehidratasyona neden olur mu?
Kafein çocuklar için zararlı mıdır?
Kafeini içeren besinler ve içecekler çocuğu hiperaktif yapar mı?
Hamilelik döneminde kafein alınabilir mi?
Emziren anne kafein alsın mı?
Kafein tüketimi osteoporoza neden olur mu?
Kafein kan basıncını yükseltir mi?
Kafeinin kalp hastalıkları ile ilişkisi var mıdır?
Kafein nedir?
Kafein dünyada en az 63 tür bitkinin meyvesi, tohumu ve yaprağında doğal olarak bulunan bir bileşiktir.
devamı »
Bu yazı toplamda 985, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Omega 3 ve şeker hastalığı
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Sıçanlar üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, Omega-3 açısından zengin vitaminlerin şeker hastalarının gözlerini koruduğunu ortaya koydu.
Batı’da yetişkinlerde görülen görme bozukluğunun en büyük nedenlerinden biri şeker hastalığıdır. Avustralya’da Melbourne Üniversitesi’nden Algis Vingrys’in yönetiminde bir grup bilim adamı, omega-3′ün bu konuda bir yararının olup olmadığını anlamak için sıçanları omega-3 açısından zengin balık yağı veya çok az miktarda omega-3 içeren yalancı safran bitkisinin yağı ile beslediler. İnsüline bağlı diyabet hastalığını yaratmak için hayvanların yarısında insülin üreten hücreler yok edildi.
devamı »
Bu yazı toplamda 1125, bugün ise 1 kez görüntülenmiş
Yoğurdun Önemi
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Yoğurt hepimizin yakından tanıdığı mükemmel bir besin. İyi bir kalsiyum olması yanında pek çok araştırmacı tarafından farklı yönleriyle incelenmiş ve hastalıklarla ilişkisi de araştırılmış.
Özellikle yoğurdun ve yoğurt üertiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, gastro intestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerine bakılmış ve tüm bu hastalıkların oluşmasında en önemli nedenin bağışıklık sistemi olduğu saptanmıştır.
Yoğurdun bağışıklık sistemini uyarıcı etkisi bilinmektedir. Bu etkinin hastalıkların önlenmesinde önemli bir etken olabileceği belirtilmektedir.
devamı »
Bu yazı toplamda 1143, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Beslenmeyle Gelen Şarp Hastalığı
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Aylin KASIMOĞLU
Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı
Son yıllarda sağlık gündeminde geniş yer tutan BSE (Bovine Spongiform Encephalopathie, Deli Dana)’den sonra, yine İngiltere’de binlerce hayvanın kesilmesine ve imha edilmesine neden olan Şap Hastalığının görülmesi, tüketicinin aklını karıştırmıştır. Uzun yıllardır Türkiye’de de görülen şap hastalığının seyri, bulaşma şekilleri, hayvan ve insan sağlığı, gıdalarla insanlara bulaşma durumu yönünden, toplumun bilgilendirilmesi uygun olacaktır.
Şap (Aphthae Epizootica, Foot and Mouth Disease: FMD), sığır, koyun, keçi, domuz ve vahşi ruminantların çok bulaşıcı bir enfeksiyonudur. Hastalık ilk olarak 1546 yılında italyan Hieranymus Fracastorius tarafından tanımlanmıştır. Kuzey ve Orta Amerika (Panama’nın kuzeyi), Avusturalya, Yeni Zelanda ve Kanada haricinde dünyanın pek çok ülkesinde tespit edildiği bildirilmiştir.
ETKENİN ÖZELLİKLERİ ve KLİNİK BELİRTİLER
Şap hastalığı etkeni, Picornaviridae familyasından Aphthovirus genusuna dahil olan virüsun, immunolojik olarak ayırdedilen yedi serotipi (O, A, C, SAT 1, SAT 2, SAT 3, Asya 1) vardır.
Şap virüsu
Virüs güneş ışığına ve dezenfektanlara karşı çok duyarlı olmasına karşın, + 5°C’nin altındaki sıcaklık derecelerinde, soğuk muhafaza ve dondurma sıcaklıklarında canlılığını yıllarca korur. Sığır derisi ve kıllarında 4-6 hafta, salya ve gübrede 1-4 hafta, suda 3-4 ay, toprak yüzeyinde 3-28 gün, kontamine ayakkabılarda 11-14 hafta canlılığını korur. Canlı kalabildiği pH aralığı, pH 6.5 – 9.5 tir. Daha düşük pH değerlerinde (
Bu yazı toplamda 1179, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Dışardan Yiyecek Yemek
Yazar jawscod2 | 30.04.2008 | Kategori Sağlık
Sokaklarda satılan yiyecek ve içecekler özellikle düşük gelirli işçiler ve gençler için ucuz beslenme kaynağıdır. Hindistan, Endonezya, Nijerya ve Peru’.da yapılan araştırmalarda sokakta satılan yiyeceklerin önemli miktarda temel gıda maddeleri içerdiği gösterilmiştir. Bu .yiyecekler olmasa düşük gelirli bir çok insanın beslenmesi daha da bozulabilir.
Gelişmekte olan bir çok ülkede sokak besin endüstrisi toplam işgücünün % 6-25′ini teşkil eder. Bu endüstri 3. dünyada önemli bir büyüme göstermiştir. Yine de bir çok ülkede otoriteler bunu normal bir sektör olarak görmeme eğilimindedirler. Besin kontrol programları içine bu sektörü katmazlar, hatta engellemeye çalışırlar. Bazı ülkeler ise sektörü tanımaya başlamış ancak düzenleyici yapılar geliştirmemişlerdir.
Sokak yiyeceklerinin güvenilirliği ile ilgili ilkeleri ortaya koymadan önce araştırmalar yapılması gerekir. Her ülkenin sosyokültürel yapısı aynı olmadığı için düzenleyici tek bir protokol veya yasa belirlenemez. Ülkeler veya belediyeler, kendi düzenlemelerini yaparken bazı temel konuları göz önünde tutmalıdır.
devamı »
Bu yazı toplamda 1392, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

