Güncel ve Genel Bilgi Desteği
Giriş Sayfanız Yapın  Güncel ve Genel Bilgi Desteği    Sık Kullanılanlara Ekleyin
Follow @yucinbil
Tycoon City New York
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Ticarete atılmamızı sağlayan tycoon oyunları hezeyanı ilk olarak Railroad Tycoon ile başladı. Ardından, oluşan bu yeni türe yeni fikirler ve oyunlar, her meslek dalını konu alan tycoon oyunları üretilmeye başlandı. Şu sıralar Railroad Tycoon’un yeniden yapılacak olması konuşulurken, bizler diğer yandan ilk Railroad oyununun açtığı kasırganın meltemlerini oynamaya devam ediyoruz. Her ne kadar türün ilk oyunu Railroad Tycoon olsa da, şu ana kadar oynadığım en iyi tycoon serîsi olarak lunapark işletmeciliği yaptığımız Rollercoaster Tycoon serîsini gösterir ve arada sırada, canımın sıkıldığı vakitlerde açıp oynardım. “Ta ki, Tycoon City New York ile tanışana dek. Tycoon oyunlarına olan düşkünlüğümün bakış açısını değiştirdi Tycoon City New York, hayatımı değiştirdi” dersem Rollercoaster Tycoon’a haksızlık etmiş olurum, çünkü konu aldığı lunapark işletmeciğilini tüm ayrıntılarıyla, en iyi şekilde yaşatan bir oyundu, Tycoon City New York kullandığı konuyu RCT kadar iyi kullanıp oyuncuları doyuramıyor, dolasıyla ikinci sırada kalmak zorunda. devamı »
Bu yazı toplamda 2176, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
True Crime: New York City
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Dünya üzerindeki şiddet olaylarını körükleyici Grand Theft Auto serîsinin, özellikle de serînin başarı oranının üst seviyelere çıktığı GTA:Vice City’nin çıkışının ardından oyun dünyasında hiç olmadığı kadar şiddete yönelme, kan düşkünlüğü oldu. İnsanların içerisinde her zaman var olan sadist duygu her vuruş ve aksiyon oyunuyla biraz biraz ortaya çıkarılsa da, özellikle GTA: Vice City ve ardından müthiş bir pazarlama beyniyle sunulan GTA: San Andreas ile bu duygunun ortaya çıkarılmasını engelleyebilecek hiçbir güç kalmadı. Sadist duygularının emir kulu olan oyuncular GTA’nın satışlarında patlama yaşanmasına neden olunca da, yapımcılar her zamanki gibi başarılı olanı taklit etme yöntemini kullandı ve GTA suratlı oyunlar tasarlamaya başladı.
True Crime, kuşkusuz GTA serîsinden etkilenerek ortaya çıkarılmış bir oyun. Şu anda ikincisini elimizde tuttuğumuz True Crime’ın ilk oyunu 2004 yılının ortalarında piyasaya çıkmıştı ve Los Angeles’taki sokak suçlarını konu ediniyordu. Oynanış olarak da GTA serîsinin tıpkısının aynısı diyebileceğimiz nitelikteydi. İki yıl sonra, bu yıl da oyunun ikincisi, True Crime: New York City yapıldı. İsminden dolayı ilk izlenim olarak kendine büyük bir avantaj sağlayan True Crime serîsi, oyun dünyasını kana bulamaya devam ediyor. Açıkça, bu tip oyunlardan, özellikle de GTA’yı direkt olarak kopyalayan oyunlardan aşırı derecede sıkıldığımızı belirtelim. Sadece şiddet, seks ve küfür olumsuzlukları nedeniyle değil, sürekli aynı tip oyunların dönüp durması da sıkılmamızın en önemli sebeplerinden. Her ne kadar yaş sınırı konulsa da gençler tarafından oynandığını ve şiddete özendirdiğini bildiğimiz oyunları tanıtıp yüksek not vermek herkesi edeceği gibi bizleri de rahatsız ediyor. Ahlakî değerleri hiçe sayıp para peşinde koşmak zorunda mıyız? devamı »
Bu yazı toplamda 2108, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Traktor Racer
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Traktörleri yarıştırmak… Yıllardan beri okul sıralarında eskiyen hayatlarımızın yegâne amacı buydu ve en sonunda tüm çalışmalarımızın karşılığını alıyoruz, traktör sürüyoruz…
Piyasada -her ne kadar bize yetmese de- onlarca müthiş yarış oyunu varken, hele hele karşımızda Team6’in yaptığı Scooter War3z ve Super Taxi Driver 2006 gibi berbat ötesi “rezil rüsva” oyunlar varken neden tüm bu örneklerden sonra oyun yapımına girişen bir firma piyasanın bulunduğu durumdan ders almaz, biz oyuncuların yaptıkları oyunu yanlışlıkla almak gibi bir hata yapmamızı beklerler? Arkadaşım, hiç mi aklın yok, hiç mi mantığın yok, hiç mi görmüyorsun diğer oyunların durumlarını? Yahu göz göre göre böyle oyun yapılır mı ya? Bu bize yapılır mı ya? Daha oyunu anlatmadan (!?!) Hıncal Uluç gibi yazıya dobra dobra girdiğim için üzgünüm ama gecenin bu saatinde (bkz. yazının ekleniş saati) ben uyumak yerine sizler için bir oyunu daha oynayıp incelemek istiyorsam, o oyunun yapımcısının bana adam gibi bir oyun vermesi gerekir! Bak yine sinirlendim! Bize yapılır mı buuu? devamı »
Bu yazı toplamda 1226, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Torino 2006
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
2K Sports’u yermek mi lâzım, övmek mi lâzım çözemedik gitti. Yaza girilirken kış sporlarını konu alan bir oyun oynamak mı yerme isteğimizin sebebi, yoksa yaz sıcaklarında biraz olsun kar-kış ögeleriyle içimizi serinlettiği için mi övme isteğimizin sebebi, onu da kendi içimizde tam olarak halledemedik bir türlü. 2K Sports’u değil, kendimi yermem aslında, bu kadar mı geç oynanır Ocak’ta çıkan oyun? Akdeniz’de bir kumsalda, üstsüz kızların denize girdiği bir ortamda dizüstü bilgisayarda Torino 2006 oynamak nasıl bir duygudur acaba? Puan alamayıp sıralamada sonuncu olursak şezlongu kırdığımızda gülerler mi bize? Neden üstsüz kızlar hep turuncu mayolu erkeklerden hoşlanırlar? Peki ya turuncu mayo giyip Torino 2006 oynarsak n’olur? “Serinlet bizi Yiğit” derler mi? Tez zamanda hepsinin cevabını istiyorum.
Futboldan başka sporun adam gibi ilgi görmediği ülkelerden birinde olmamıza rağmen, oyunu çıktığında buz hokeyi, kayak gibi bizimle ilgisiz sporlarla da -hiç olmazsa oyunlarıyla- ilgilenir oluyoruz. Özellikle buz hokeyi konusunda, gördüğüm kadarıyla çevrede büyük bir ilgi patlaması var, bunda EA Sports’un katkısı kuşkusuz tartışılmaz. Bir milli takımımızın olup olmadığını bile bilmediğimiz bir spora sadece bir oyun sayesinde ilgi duymaya başlamak ve aslında ne kadar zevkli bir spor olduğunu anlamak trajikomik olduğu kadar da ders verici nitelikte. Kar lokantası olarak görüp düşmeye gittiğimiz Uludağ’da başka ülkeler nasıl sporlar yapıyorlar acaba, buz gibi karlar midemize inerken hiç düşündük mü? Gerçi, dünyada da kış sporlarının pek bir ilgi gördüğü yok, ancak hiç olmazsa millî takımları, kendilerini temsil edecek sporcuları var. Hem de her dalda! Evet, kış sporları dediğimiz kavramın dalları da var. devamı »
Bu yazı toplamda 2085, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Top Spin 2
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Türkiye’de yoldan geçen herhangi birisine “Hangi sporcuyu seviyorsunuz?” diye sorarsanız, bunun cevabı %90’dan daha fazla bir ihtimalle futbolcuların içinden seçilmiş bir sporcu olarak geri gelecektir. Bunun sebebine eğildiğimiz zaman, Türkiye’deki spor alanının genellikle futbol ve biraz da basketbol çevresinde dolaşması. Son zamanlara doğru bu konuda bir hareketlenme görünse de, yine de futbol ve basketbolun dışında diğer sporlar çok fazla tercih edilmiyor. Mesela tenis? Tamam tamam, uzatmadan oyuna giriş yapalım.
Klasik giriş..
Yeni oyundan önce, serînin geçmişine kısa olarak göz atmak istiyorum. Serînin ilk oyunu, 2004’te piyasaya çıkmış ve o zaman oyuncular açısından iyi bir grafik çizmişti. Özellikle Atari dönemlerinden kalma “kötü tenis oyunları” etkisini silmeyi başarmıştı. Ayrıca PC’lerde kaliteli bir tenis oyunu oynama şansı vermişti oyunculara. Sonra kulağıma gelen birkaç haber, serînin yeni oyununun, yani şu anda karşımızda duran Top Spin 2’nin çıkacağı yönündeydi. Kimseye bir şey demesem de, herkes çoktan duymuş ve merakla beklemeye başlamıştı. Kimseye söylemeyin ama, ben de o bekleyenlerin başını tutuyordum. devamı »
Bu yazı toplamda 1200, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Tomb Raider: Legend
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Güzeller güzeli Lara ile ilk buluşmamız 1996 yılında, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar ikendi. Sürükleyip götürücü bir oyun olduğunu bilsem oynamaya kalkışır mıydım hiç, sırf ismi tuhaf diye gelmişti ellerime. Ardından, bir yıl sonra, sürükleyici hikâye bizi daha da içine aldı ve sonunu görmeden bırakmak istemeyeceğimiz bir maceraya daldırdı. Tomb Raider 1, Tomb Raider 2, ve 1998 yılında bir oyun daha: Tomb Raider 3. Lara’nın her yıl kısa oyunlarla evimize konuk olmasına alışmıştık bir kere, 1999’da ve 2000’de gelen Tomb Raider: The Last Revelation ve Tomb Raider: Chronicles ile bu alışkanlığı pekiştirdik. Ancak, ne olduysa ondan sonra oldu ve üç yıl boyunca Lara’dan uzak kaldık. Yapımcı firmanın da değişmesiyle oyunda bir gerileme, bir beğenilmeme durumu söz konusu oldu, üç yıl aradan sonra da The Angel of Darkness oyunuyla bu eksiklik açıkça hissedilmeye devam etti. Şimdi yıl 2006 ve son oyunun üzerinden yine üç yıl geçmiş durumda. Eidos’un hatasını anlamasıyla yapımcı firmayı tekrar değiştirmesinin ve bu görevi Crystal Dynamics’e vermesinin ardından serîde bir toparlanma söz konusu olacak mıydı? E3 2005’te gösterilen videolara ve verilen bilgilere göre Lara’nın fiziği dışında oyunda hiçbir yenilik ve güzellik bulunmayacaktı, oyunda “güzel dudaklar boş bulmacalar” dışında hiçbir şey olmayacaktı. Hayır, öyle olmadı. devamı »
Bu yazı toplamda 1879, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Tom Clancy’s Rainbow Six: Vegas
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Duvarın arkasında çömelmiş duruyordum. Başımın bir iki karış üstünden mermiler vızır vızır geçiyor, anlık, kulağımın gidip geldiğini hissediyordum. Duyuyor, duymuyordum… O kadar çok mermi ateşleniyordu ki, kulaklarım artık duyma zorluğu çekiyor, sanki bana yalvarırmışçasına yanıyorlardı. Hissedebiliyordum. Bir anda kafamı duvardan çıkardım, silahımı kavrayıp, cesaretimi o an saniyelik bir şekilde toplayarak olanca gücümle ateş etmeye başladım. Ellerim, bedenim yorulmuş, ne çömelecek güç, ne de silahımı tutabilecek imânım kalmıştı, ama o benim kalemdi…
Yazıya böyle sanatsal başlamanın pek akıllıca ve etkileyici olmadığını düşünsem de, içimden “böyle yapmazsam olmayacak!” diyen sesin gâzabına uğradım. Biraz sanat, biraz aksiyon katarak başladığım yazının devamında Tom Clancy’in zamanında yazarlığını yaptığı polisiye roman Rainbow Six’in oyun serisinin yeni yapıtı Rainbow Six: Vegas’tan bahsedeceğim. Konumuz da zaten açık açık –ki çok açık- bu olduğundan, bahsetmezsem bana deli derler. devamı »
Bu yazı toplamda 11492, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
ToCA Race Driver 3
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Nihayet yazıyorum… Aslında Yiğit yüzünden uzun süre mahrum kaldım bu eylemden. Zaten demolarımı da aldı. Bir sürü oyun var, inceleyeceğim diyor. Ama ne demişler; “Yiğidi öldür hakkını yeme.”. Evet, Yiğit’i öldürmeyeceğim tabiî ama hakkını da yemeyeceğim. Koptu gidiyor zaten, bir de rakip oluyor bana haklı olarak. Ama kendileri “süper ötesi” bir editördür; nitekim incelemem için oyun vermesi de bunu kanıtlıyor. Gerçi bu, O’nu bir yükten kurtarıyor ama, olsun… Şimdi Yiğit’ten, verdiği oyuna kayıyorum: ToCA Race Driver 3. Eh, birçoğunuzun bu ToCA denen seriyi bildiğini sanıyorum, ama en kötü ihtimalde bile aşinalık vardır. Şunu söylemeliyim ki, her seri, bir konu üzerine kuruludur -nerden nereye geçtik-. Örneğin; Need for Speed serisi, sokak yarışları ve polisler üzerinde; Colin McRae Rally serisi, asfalt ve toprak yarışları üzerinde ustalaşmıştır. Bunların yanı sıra gelip geçici ve oyalayıcı nitelikler taşıyan Juiced, S.R.S., Xpand Rally gibi oyunlar da türemiştir. Ama niyetim, otomobil oyunları tarihçesi ile çileden çıkarıcı nitelikte bir inceleme yapmak değil. Bu yüzden, neredeyse bütün dalları kendinde toplayarak çok farklı bir oyun olma özelliğini taşıyan ToCA serisinin son oyununda ufak bir gezintiye çıkalım. devamı »
Bu yazı toplamda 1272, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Titan Quest
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Her türde sınırları belirleyecek bir oyun çıktıktan sonra onu takip eden oyunlar hep o oyunla kıyaslanma gibi bir sorunla karşılaşır. Örneğin FPS oyunlarında bu isim Half Life’tır, RYO türüne geldiğimiz zaman ise bir isim vardır: Diablo. Hack & Slash tarzında çıkan oyunlar mutlaka Diablo ile kıyaslanıyor. Son olarak piyasaya çıkan Sacred ise çok iyi bir oyun olmasına karşın Diablo’nun yanında eksik kaldığı için notu daha düşüktü mesela. Şimdi ise kıyaslama yapılabilecek yeni bir oyun eklendi listeye: Titan Quest.
Age of Empires’ın yapımcısı Brian Sullivan ve ekibi tarafından hazırlanan Titan Quest, Yunan mitolojisinden bilinen ve bir zamanlar dünyaya hükmettiklerine inanılan Titanlar üzerine kurulu. Oyunun senaryosuna göre, Yunan tanrıları Titanları zor bir savaştan sonra hapsetmeyi başarıyor. Ancak Titanlar bir yolunu bulup dünyaya geri dönmeyi başardığında bu defa onları yok etmek bize düşüyor. devamı »
Bu yazı toplamda 1669, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
TimeShift
Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji
Zaman… durdurulmak istenen sayılı kavramlardandır herhâlde. Ona hükmetmek şüphesiz en büyük hayallerinden biridir biz insanların. Peki ya bu şans elinize geçse… zamanı dilediğiniz şekilde kullanabilseniz… ne yapardınız? İste uzundur beklenen TimeShift ve Beta Suit, size bu şansı sunuyor. Artık zaman bizim emrimizde iken, ya dünyayı kurtaracağız, ya da biz de her varlık gibi zamana kapılıp yok olacağız; seçim bize kalmış…
TimeShift’in, açıkçası, diğer incelemelerimden daha eğlenceli bir hava taşıyacağını önceden biliyordum. Kendisi klişe gibi gözükse de, hiçbir oyunda olmayan bir ruha sâhip dersem, sanırım yanlış bir şey söylemiş olmam. İnsanoğlunun zaman ile icat ettiği tüm fantezilerini sonuna kadar kullanabildiğimiz Timeshift’te sizlere şu ana dek yaşamadığınız bir macera öneriliyor. Öncelikle TimeShift’in geçmişine bakalım. Oyunun zaman kelimesi ile anılması, yıllar öncesine dayanıyor. Firmamız sanırım o vakitlerden başlamıştı zaman ile ilgili testlere. Öyle ki, çıkması (S.T.A.L.K.E.R. kadar olmasa da) bir hayli uzun süren (iki yıl, iki firma ve iki tanıtım sürümü) TimeShift, yıllarca geliştirildi ve günümüze en son hâli ile bir geçiş yaptı. Firmayı tebrik ederken bir yandan da zamanın tekrar geriye alınmasından korkuyoruz Beta Suit ile. =) devamı »
Bu yazı toplamda 1358, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Kategoriler
Arşiv - Takvim
| P | S | Ç | P | C | C | P |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |

