cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


The Suffering: Ties That Bind

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Korku, heyecan, gerilim, adrenalin, kan, vahşet ve acı… Bunların tümünü bulabileceğiniz tek oyun: The Suffering. Daha bir yıl önce kendisiyle tanıştık. Kahramanımız Torque�la, kana bulandık. Yaratıklarla kaynaştık. Silahlarla birleştik. Ta ki o ünlü hapishanemizden kaçmayı başarana kadar… Peşimizdeki yüzlerce yaratıktan kurtulup sonunda Baltimore�a geri döndük. Bundan sonra iyi bir yaşam süreceğinizi sanmayın. Ne olduysa oldu ve dana etli, kuzu etli ya da bilemeyeceğim türlü türlü et kalıplarından oluşan yaratıklar peşimizden gelmeyi başardı. Torque ise tekrar, sanki buna sevinmiş ve gözü dönmüşçesine psikopatlık barını öttürdü.

Geçen sene gece geç saatlere kadar oynadığım oyun. Bitirmek için türlü türlü şaklabanlıklar sergileyip, içimizden kan yerine adrenalin pompalanırcasına oynadığımız oyun. Bu oyun, bir yıl sonra, ikinci macerasıyla tekrar bizlerle. The Suffering: Ties That Bind… devamı »

Bu yazı toplamda 1695, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

The Movies

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

– Olmadı. Biraz daha içten ve gülümseyerek. Oğlum, ışıkçı, bu tarafa gel sen de. Kamera burada olsa daha iyi olacak sanırım. Haydi, sallanmayın. Biraz çabuk.
– Yönetmenim, hazırız.
– Çok güzel, bu sefer olacak. Üç, iki, bir… Kayıt!

Sanırım bayağı uzun bir zaman oldu bu oyunu öğreneli. En başta kulağa çok garip geliyordu. Bir sahne kuracaksın ve hayal gücünün sınırlarını zorlayarak kendi filmini çekeceksin. İsmi bile yeter demiştim duyduğumda. “The Movies”, ismiyle konusunu hemen anlatıyordu çünkü. Çıkışına günler kala, “Most Wanted’ la birlikte alayım bari de bilgisayarım cümbüş görsün” dedim kendi kendime ve sabırsızlıkla beklediğim iki oyunu da aldım. Şimdi birini sizlerle paylaşıyorum. Senarist, yönetmen, oyuncu, çöpçü… Hepsi sizsiniz ve The Movies’lesiniz. devamı »

Bu yazı toplamda 1388, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

The Lord of the Rings: Battle for Middle Earth II

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

– The stars are veiled. Something stirs in the East. A sleepless malice. The eye of the enemy is moving. He is HERE,( he is at “NORTH”). (Legolas)

“Yüzük Savaşı” tekrar devam ediyor… Düşmanın gözü kuzeye çevrilmiş. Elflerin hüküm sürdüğü son yere ve kadim cücelerin varlığının bulunduğu yüce dağlara… Karanlık küresi saracak bütün kuzeyi. Evet; sadece sizler önleyebilirsiniz mağlubiyeti, Elfler batıya yelken açmadan. Sadece sizler önleyebilirsiniz mağlubiyeti, Cüceler madenlerine kapanmadan…

***
Evet sevgili arkadaşlar, bu sefer farelerimizin kadim gücünü kuzeyde yapılacak savaş için harcayacağız. Klavyelerimizin tuşlarını ister “Göz”ün hizmetine girerek kuzeyi karanlığa kaplamak için; istersek de karanlığı tamamen ışıkla boğmak için tıngırtacağız.

EA GAMES’ in ilk strateji türünde LotR oyunu olan Battle for Middle Earth, çıktığı zaman bize yaşattığı zevkli saatlerle akıllarımızda kalmıştı. Oyunun görev kısmında iyi veya kötüyü seçerek birer günde görevleri bitirmiş, gerek bilgisayara karşı, gerek çoklu oyunculu ortamlarda oyunu yalayıp yutmuştuk (hâtta yalamaya (!) devam bile ediyorduk). Ta ki, oyunun ikincisi duyurulana kadar… Duyurulmasından sonra önümüzde beklediğimiz tarihler silsilesine koca bir “3 MART” çizgisi koymuştuk. Ta ki, o tarih gelip oyun inanamadığımız bir şekilde dvd/cd rom’larımızda belirene kadar… devamı »

Bu yazı toplamda 4765, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Bir gözü annesine bir gözü babasına benziyor

Yazar Swan | 20.02.2008 | Kategori Gündem

Minik Yağmur’un bir gözü annesine diğeri babasına benziyor. Yağmur’un gözleri ilgi çekiyor…

Mersin’in Silifke ilçesinde doğuştan sağır ve dilsiz olan kahverengi gözlü sevil duran ile mavi gözlü Hüseyin Duran çiftinin çocukları Yağmur Duran’ın, bir gözünün rengini babasından diğerini ise annesinden alması ilgi topluyor.

 

Bu yazı toplamda 965, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

The Godfather

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Az önce dört adamı yere yıkan, siyah takım elbiseli adama iki otomatik silah doğrultulmuş. Adamın rengi yavaş yavaş atıyor; çünkü az sonra öleceğini biliyor. Gözleri bir yere dikilmiş durumda ki, baktığı kişi ona bunun sadece bir iş olduğunu söylüyor. Adam vücuduna aldığı sayısız mermi ile birlikte yere yığılıyor. Silahlar susuyor ve sahipleri ile birlikte olay yerinden uzaklaşıyorlar. Hemen ardından, küçük bir kalabalık cesedin biraz uzağında toplanıyor. Ufak bir çocuk ise sessizlik içinde yerde yatana bakıyor. Derken, arkasında bir adam beliriyor. Belli ki yıllar ilerlemiş ve yorgun düşmüş o da. Ama buna rağmen dimdik ayakta. “Kim olduğumu biliyor musun?” diye soruyor adam. Ufak çocuk kafa sallıyor. Ama ondan kurtulmak istiyor; her şeyden kurtulmak istiyor. Fakat arkasındaki adam daha çok sıkıyor ve öfkesini korumasını tembihliyor. Doğru zaman geldiğinde intikamını alacağını söylüyor. Çocuk ise konuşmuyor, sadece bakıyor…
devamı »

Bu yazı toplamda 1509, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

İlk cemre düştü, havalar ısınıyor

Yazar Swan | 20.02.2008 | Kategori Gündem

Kelime olarak kor halindeki ateş anlamını taşıyan ve üç aşama halinde gerçekleşen cemrenin ilki havaya düştü.

Baharın müjdecisi olarak bilinen ve birer hafta aralıklarla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılan cemrenin ilki 20 Şubat’ta havaya düştü.

Dün 15 yıl aradan sonra karın yağdığı Antalya’da bugün güneşli hava hakim oldu. Havanın güneşli olmasını fırsat bilen birçok Antalyalı, deniz kenarına gidip oturmayı tercih etti. Cumhuriyet Meydanı’na gelen yabancı turistler de rehberlerden Kaleiçi hakkında bilgi alıp, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Meteroloji yetkililerinden alınan bilgilere göre, öğleden önce 8 derece olan hava sıcaklığının hafta sonuna kadar 19 dereceye kadar çıkmasının tahmin edildiği bildirdi. Yetkililer, hava sıcaklığının geceleri 0 dereceye kadar düşmesi nedeniyle don olayının meydana geleceğini, özellikle seracılıkla uğraşanların daha dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği yönünde uyarıyor. devamı »

Bu yazı toplamda 945, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Anne babalar bu haberi okumalı!

Yazar Swan | 20.02.2008 | Kategori Gündem


TÜBİTAK destekli ve Polis Akademisi’nce yönetilen bu araştırma, toplam 1526 çocuk ve gençle görüşülerek yapıldı.

Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülin Günşen İçli tarafından yapılan ”Sokakta Yaşayan, Suç İşleyen ve Suça Maruz Kalan Çocuklar: Ankara ve İstanbul Örneği, Çözümler ve Öneriler” araştırmasına göre, ”çocukları suç işlemeye yönlendiren etkenlerin başında arkadaş çevresi ve televizyon geliyor.”

Görüşülen çocukların yüzde 87,5’ini erkekler oluşturuyor. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 40,5’i ilköğretim mezunu, yüzde 18,2’si lise öğrencisi ve yüzde 3,5’i lise mezunu; bunların yüzde 42,2’si evde, yüzde 35’i cezaevinde, yüzde 19,5’i de bir merkezde ya da kurumda yaşıyor. devamı »

Bu yazı toplamda 1073, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Beyin gücüyle çalışan bilgisayar oyunu

Yazar Swan | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji


Bilgisayar oyunu düşkünleri yakında sanal ortamda duygu ve düşünce yoluyla da oyun oynayabilecek.

BBC’nin haberine göre, ABD – Avustralya ortak şirketi Emotiv’in ürünü olan özel bir başlık, beyindeki elektriksel faaliyetleri yakalayıp kablosuz bağlantı yoluyla bilgisayara gönderiyor.

Böylece oyunu oynayan kişi, sanal ortamda kontrol ya da kumanda çubuğu olmaksızın doğal ve sezgisel olarak hareket edebiliyor.

İnsan beyni yaklaşık 100 milyar sinir hücresi ya da nörondan oluşuyor. Bunlar sinirsel uyarıları elektrik yoluyla ya da kimyasal olarak iletiyor. Başlık, sinirsel faaliyetleri okumak için elektroensefalografi ya da EEG adı verilen bir yöntem kullanıyor. devamı »

Bu yazı toplamda 1146, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

The Da Vinci Code

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Son senelerin en çok konuşulan ve satan kitaplarından biri, hâtta birincisi kuşkusuz Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi adlı eseriydi. Sadece çok satmakla veya çok konuşulmakla kalmamış, aynı zamanda hristiyan dünyasını da yarattığı fikirler nedeniyle karıştırmıştı ve etkisi hâlâ sürmekte, tartışılmakta. Bu kadar etkili ve anlamlı bir kitabın, bir hikâyenin filme çevrilmemesi, hakkında yeni yapımların ortaya çıkmaması herkesi hayrete düşürürdü fakat kimsenin hayrete düşmesine fırsat verilmeden, Da Vinci Şifresi’nin filmi ve oyunu yapım aşamasındaki yerini aldı ve duyuruların yaklaşık bir sene ardından huzurlarımıza sunuldu. Audrey Taotou’nun Sophie Neveu’yü oynaması dolayısıyla daha bir özenle izlediğim film çoğu hareketli izleyicileri sıkarken, bazı dikkatli ve ağırbaşlı izleyiciler için ise oldukça olumlu karşılandı. Filmi izleyip daha bir heyecanlanarak sarıldığımız oyun ise eşsiz bir senaryonun katili olmaktan öteye gidemiyor. devamı »

Bu yazı toplamda 1270, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

The Club

Yazar ahmetodabasoglu | 20.02.2008 | Kategori Teknoloji

Şüphesiz 2008 yılında beklenenler arasındaki oyunlar içinde The Club üst sıralardaydı. Çok değil daha bir hafta öncesine kadar demosu ile kendisini göstermiş, iyi ve kötü eleştirilere maruz kalmış, orta hâlli bir shooter damgası yemiş oyunumuz bakalım full sürümü ile bu fikirleri değiştirip kendisini kanıtlayabilecek mi? Yoksa gerimizde bıraktığımız sıradan bir oyun mu olacak? Öyleyse Club’ımızın kapılarını açıp içeriye daha yakından bakalım.

Menüye ufak bir intro aracılığı ile geçiyoruz. Bu intro’da karakterlerimizi daha yakından tanıyoruz. Ardından dört seçenekli bir oynanış menüsü çıkıyor karşımıza: Multiplayer, Singleplayer, Tournament ve Gunplay. Bildiğiniz gibi bu tür oyunlarda Multi seçeneği olmazsa olmazlardandır, ki The Club’da bu modun önemi şüphesiz daha büyüktür. Çünkü arcade shooter tarzlı oyunlarda arkadaşlarınız ile yaptığınız çatışmalardan aldığınız keyif Multi fanları için bambaşkadır. Singleplayer ve Gunplay’de ise tek başınıza takılabiliyorsunuz. Oyunun başladığı nokta ise Tournament. Bu yazıda da en çok o mod hakkında konuşacağız zaten. Tournament seçeneğini onayladığımızda sekiz kişiden oluşan bir karakter seçme penceresi açılıyor. Her karakterin yetenekleri üç sınıfta toplanmış: Stamnia, Strength ve Speed. Bu üç sınıf en fazla beş yıldızla ölçülüyor. Fakat oynanışa çok büyük etkileri olduğu söylenemez. Bu yüzden hoşunuza giden suçlumuzu seçip oyuna dalma konusuna yoğunlaşmanızı tavsiye ederim. Ayrıca iki karakterimiz kilitli durumda, ilerleyip onları açmak da sizin göreviniz. Karakter kısmından sonra ufak bir “Tutorial” videosu ile Club sekreterinden hayatta kalmamız için ihtiyacımız olan bilgileri alıyoruz. Ardından küçük bir training ile hazırız. devamı »

Bu yazı toplamda 2159, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share