cnc, istanbul, torna, işleme merkezi


Gotcha!

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Hatırlar mısınız eskiden -hatta hâlâ var- FPS oyunlarının çocukları şiddete yönelttiği, insanları hırslandırdığı ve bu yüzden de dünyadaki suç oranının arttığı konusunda tartışmalar vardı. Bunu yenmenin tek yolu ise FPS, TPS gibi oyun türlerinden vazgeçmekti. Ya da kandan vazgeçmek…

İşte Sixteen Tons Entertainment kandan vazgeçme yöntemini uyguladı ve “Al, oyna, sözlü yapacağım!” edasıyla önümüze “Gotcha!”yı koydu. Gotcha da bana biraz koydu çünkü bu oyunun spor oyunu mu yoksa bir FPS oyunu mu olduğunu yarım saat düşündüm. Ama en sonunda karar verdim ki bu bir FPS. Kansız FPS! Oyunumuz Gotcha, altı kişiden oluşan iki takımın birbirini boya silahlarıyla vurarak ve birbirlerinin bayraklarını çalmaya çalışarak oyunu kazanma mücadelelerini konu alan bir FPS oyunu. devamı »

Bu yazı toplamda 1318, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Gears Of War

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

2005-2006 yılları içinde özellikle Xbox 360 platformunda ortalığı yıkıp geçen, adeta ödül törenlerinin vazgeçilmez adresi olan, ve milyonlarca kişi tarafindan LIVE çerçevesinde hala deli gibi oynanan Gears Of War, uzun bir hazırlık döneminin ardından nihayet PC platformunda da yerini aldı. Uzun dedim, sebebi ise Gears Of War’un gerçekten bazı yenilikler ile PC için baştan hazırlanmış olması. Extra harita ve hikaye modundaki farklılıkları ile oyunsuz kalmadığımız şu dönemde HDD’lerimiz için yeni bir yüz diyebildigimiz GOW, anlaşılan Locust istilasını pc’lerimize taşımaktan oldukça mutlu.

Warning! Locust Invasion!

Gears Of War bileceğiniz üzere PC için oldukça beklenilen bir yapımdı. Taktikal Aksiyon/ Korku türündeki oyunumuz insanoğlu ve yeni bir tür olan Locust’lar arasında geçen amansız bir savaşı bizlere anlatıyordu; unutulmaz bir oynanış ve grafikler ile elbette. devamı »

Bu yazı toplamda 5953, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Garfield

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Hip Games, Jim Davis’in çizdiği ve geçtiğimiz aylarda filmi de yapılan çizgi kahraman Garfield’ı çocuklar için bir platform oyununa konu edindi ve -şaşılacak iştir- adını da “Garfield” koydu.
Bildiğiniz gibi Garfield, John’un tembel ve tombul kedisidir ve Odie adında aptal bir köpek ile aynı evi paylaşmaktadır. Odie her haltı yer, evi mahfeder fakat o kadar şanslıdır ki John’a yakalanan hep Garfield olur. Oyunumuzun konusu da bundan farklı değil. Bir iş için dışarı çıkan John kahramanlarımıza eve göz-kulak-burun-boğaz olmalarını söyler. O gittiğinde ise Odie çoktan evi dağıtmıştır bile… “Ev bana kaldı!” diyerek keyif yapmayı düşünen Garfield’ın ise işi vardır: Evi toplamak! Bu arada oyunun konusunu anlatan video yu izlerken lütfen John’un sesine dikkat edin. Herif aynı Ata Demirer gibi konuşuyor!

devamı »

Bu yazı toplamda 1271, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Game Tycoon

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Tycoon oyunlarının fazlalığından, ota bota tycoon oyunu yapılmasından bazı kesimler şikayetçi olsa da, “yeter artık cıvkı çıktı” deseler de, ne yalan söyleyeyim tycoon oyunları benim çok hoşuma gidiyor. İnsanlar “yeter artık bıktık bu tycoon oyunlarından” diye isyan ettikçe ben içten içe keyifleniyorum, her bir şeyin tycoon’u çıksın diye içten içe dua eder oluyorum. Ticarete yatkın, sürekli kazanmak isteyen bir yapım var herhalde, daha çok tycoon oyunu çıksın da daha fazla sektörde kategorimin lideri olayım diyorum. Her bir şeyde parmağım olsun, limonatacı da olayım oyun yapımcısı da, lunapark da işleteyim tatil köyü de işleteyim! Pembe panjurlu evim, boy boy çocuklarım olsun!

Bu kez, oyunun adından da anlayabileceğiniz gibi oyun yapımcısı oluyoruz ve oyun sektöründe liderliği ele geçirmeye çalışıyoruz. Tabiî ki oyun sırasında kodlarla filan uğraşmıyoruz, sadece işin piyasaya sürme, yapımcı işletme ve reklam yapma kısımlarıyla ilgileniyoruz. Oyun şirketinin sahibiyiz anlayacağınız. Oyun, 1982 yılında başlıyor ve günümüze doğru ilerliyor (yok geriye gidecekti). Normal bir insanı ancak 2-3 saat oyalayabilecek basit işleyişe göre, üniversitelerden genç programcıları, çalışanları kalitelerine göre belli bir maaşla işe alıyoruz ve belirlediğimiz projelerde onları çalıştırıp projeleri halka sunarak geçimimizi sağlamaya, şirketimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Tabiî her şey bu iki satırda göründüğü gibi basit değil, bu işin bir sürü ayrıntısı, bir sürü zahmeti var; hele hele projelerimizin her bir şeyiyle biz ilgileniyorsak! devamı »

Bu yazı toplamda 1651, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Formula 1 2005

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Tuhaf…:) F1 2005’i anlatan en güzel söz.. Neden mi? Sony firması ayrıntılı yapayım derken bazı şeylerin üzerinde pek uğraşamamış da ondan. Ya da uğraşmamış. Sonuçta bu Formula 1 sevenlere hitap eden bir oyun olarak daha güzel olabilirdi. Bu oyun PS2 için tasarlanan diğer F1 oyunlarından daha iyi olsa da, oyunda kendi çizginizi belirleme özgürlüğüne yeteri kadar sahip değilsiniz. EA firması zamanında oyun içi grafiklere önem verirken, Sony daha çok oyunun arka yüzünde kalmış ama en önemli özelliklerine ağırlık vermiş.

Transformers oyuncaklarını bilirsiniz. Değişken tarzıyla hepimizin gönlünde ayrı bir yerleri vardır. Yani ben her zaman bir Optimus Prime’ım( baş kahraman) olmasını isterdim. Onunla uyuyup, onunla yemek yiyip, onunla hava atmayı hayal ettim. Formula 1 arabaları da hep bana Transformers arabalarını hatırlatır. Tanesi 1 milyon Dolar’ı bulan bu arabaların ne kadar dinamik ve mekanik özelliğe sahip olduğu aklımızın ucunda olması gereken bir durum. Bu nedenle bu arabaların kullanıldığı oyunlara daha değişik bir gözle bakmak gerekir. devamı »

Bu yazı toplamda 7924, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Football Manager 2008

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Bir Football Manager delisine Football Manager incelemesi yazdırmanın en büyük hezimeti, yapacağı giriştedir: “Kimse Football Manager’ın rakibi olma mücadelesindeki diğer türdeşleriyle arasına koyduğu aşılması güç mesafeyi tartışamaz herhalde; en fazla bu mesafenin boyutunu tartışabilir. İsimden avantajlı “..ama ProZone!”cu Championship Manager, gökdelenlerin tepesindeki “money talks”cu FIFA Manager ve garibanların menajerlik oyunu Premier Manager. Bu olası rakiplerin -şimdilik- hiçbiri, SI Games’i yerinden kaldıracak kadar heyecan vermiyor, üstelik, vermeye çalışıyormuş gibi de görünmüyor; sonuç da tek partili rejime taş çıkartan cinsten bir menajerlik salatası sunuyor ortaya. Peki, eldeki tek parti, artık yalnızca kendisiyle yarışan tek parti, her yıl daha da artan beklentileri karşılamak konusunda ne kadar başarılı? İşte mevcut tablo bozulmadığı sürece Football Manager değerlendirmelerinde ele alınması gereken bir numaralı soru bu.”

Kendisiyle yarışmaya başlayanların en büyük hezimetiyse, şayet takipçileri ve destekçileri varsa, her daim bir yarış oyunundaki time trial hayali aracı tarafından baskı altına alınıyormuş gibi bir önceki performanslarından daha yukarı çıkmak zorunda olmaları ve her yüksek performansın daha da fazla efor gerektirmesi; unutmamalı ki kazananlar asla doymazlar. Bu yüzdendir ki bu kazananlar en yakın rakipleriyle aralarında belli bir fark oluşturduktan sonra kendilerini daha fazla efora sevk etmemek için oluşturdukları üst düzey performansa bir kilit atarlar ve sonraki performanslarda, yapabileceklerinden çok daha azını -buna rağmen alttakilere fark atanı- sergileyip ufak tefek eklenti ve yeniliklerle beklenticilerini oyalarlar; EA Sports oyunları -FIFA serisindeki telaş bu kinetik performans kilidinin bozguna uğrayış örneğini oluşturuyor-, Fransa Ligi Lyon’u -yoksa FIFA’yla kader arkadaşı mı?-, ve şimdi de, korkarım, SI Games Football Manager’ı. devamı »

Bu yazı toplamda 1227, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Share

Football Manager 2007

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Beautiful Game Studios’un serîsini biraz olsun geliştirmesiyle “ben de burdayım!” diyen Championship Manager’ın, bilgisayar platformuna teşrif eden konsol kralı LMA Manager’ın ve EA Sports’un her geçen yıl kendini daha da geliştiren serîsi FIFA Manager’ın da katılımıyla, menajerlik oyuncuları için tam anlamıyla bir “seç, beğen, al” yılı hâline gelen 2006-2007 sezonunda, kuşkusuz yine büyük bir çoğunluğun favorisi, geçtiğimiz yılın en beğenilen ve tatmin eden menajerlik oyunu Football Manager. Zaten mükemmel bir alt yapıya ve veri tabanına sahip olan bir oyunu, yani zaten mükemmel olan bir oyunu, daha da geliştirmeye ve mükemmelleştirmeye çalışmanın ne kadar zor olacağını, köklü değişiklikler yapmanın ne kadar büyük bir risk taşıdığını tahmin edebilirsiniz; bu yüzden olmalı ki, nasılsa şahane bir oyunla 2005-2006 sezonunu geçiren Sports Interactive, ufak eklentiler ve güncelleştirmelerle biraz daha geliştirdiği, fakat geçtiğimiz yılın neredeyse “tıpkısının aynısı” görünümündeki Football Manager 2007’i huzurlarımıza sundu, bizler de aç kurtlar misali atlayıverdik “new game”lere. devamı »

Bu yazı toplamda 4716, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Football Manager 2006

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Futbooool… Takım olma ruhunun en iyi yaşandığı ve takım olamayanların başarısızlığa mahkûm olduğu spor… Menajeeeeer… Bir futbol takımını “takım” hâline getirebilecek tek kişi… Football Manageeeer… Gerçek bir teknik direktör olmadan önce menajer olma hissini en iyi yaşayabileceğimiz menajerlik oyunlarından birisi, belki de en iyisi…

Football Manager… Eidos ile anlaşmasını bozduktan sonra Championship Manager serisini farklı bir isimle sürdürmeye çalışan SIGAMES’in menajerlik oyunu, ve bu isimle çıkmakta olan oyunun ikincisi: “Football Manager 2006”. Menajerlik oyunlarıyla ilgilenen her oyuncu, geçen sene Football Manager’ın ne kadar büyük bir ses getirdiğini ve neredeyse tüm otoriteler tarafından “En iyi menajerlik oyunu” damgasını yediğini hatırlar. Oyun ilk çıktığında 3-4 ay başka oyun oynamamıştım. Varsa yoksa FM, varsa yoksa FM.. Genç yetenekleri keşfetme konusundaki sınırsız database, gerçekçilik, menü kalitesi ve Fenerbahçe’nin alt edilemez olması tabiî ki oyuna bağlanmamı açıklıyordu. Şimdi ise, o mükemmel diye tabir edebileceğim oyunun yeni sürümüyle karşı karşıyayız. Bakalım ne yenilikler varmış… devamı »

Bu yazı toplamda 1324, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

Football Manager 2005

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Normalde bir oyuna bakarken en önem verdiğiniz şey grafikdir.Ama Football Manager 2005 grafik nanıma hiç bir şey içermiyor,sadece yazıdan ibaret olan bir oyun nasıl bizi bu kadar etkiliyip gerçek hayattan soğutuyor?.

Bu sorunun cevabı Sigames’dir.11 seneyi aşkın bir süredir,managerlik oyunu geliştiren bu firma ayrıca geliştirdiği hiç bir oyun kötü çıkmamıştır.Ve yaptığı her oyun dermansız bir hastalık olmuştur.Sigames bütün dünyaya bu hastalığı yeni bir oyunlar tekrar yaydı.

Cm efsanesi 01/02 4 03/04 derken her geçen gün büyüdü.Ve Cm’nin arkasında kalan Total Club Manager ve Football Manager bu oyunun gölgesinde kaldı.Ne kadar bu oyunlar managerlik piyasasından bişiler koparmaya çalışsalarda,bi sonuç elde edemediler Cm efsanesini yıkamadılar Cm adlı başını yürüdü,taa ki geçen yıla kadar. devamı »

Bu yazı toplamda 1467, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share

FlatOut 2

Yazar ahmetodabasoglu | 19.02.2008 | Kategori Teknoloji

Oyun dünyasında nâdiren karşılaşılan durumlar vardır. Bir oyun yapımcısının yaptığı oyunun ne kadar satacağı hakkında düşünceli olması, umutsuzluğa kapılması, iyi neticeler beklememesi gibi. Bugbear Entertainment böyle bir durumun ortasındaydı işte. Kendileri bile FlatOut için “Bu kadar satacağı belliydi zaten; biz biliyorduk bunu.” diyemediler. Ünlü yarış serileri FlatOut’u araya alır, pastırma yapardı tabii. Ama beklenmeyen bir şey oldu ve FlatOut delice sevildi -yalan, ben psikopat gibi sevmiştim. PC kullanıcıları, özellikle konsolsuz kesim, BurnOut gibi bir oyunu sadece videolardan bilmeleri nedeni ile tam anlamıyla bağırlarına bastılar oyunu. Elbette aralarında farklar vardı, hem, hasar motoru oldukça çekici olan PC oyunları da vardı (bkz. Colin McRae serîsi). Yine de hasar motoru ile eğlence beraber olunca durum biraz daha bir farklı oluyordu tabii. Böylesine sevilen bir oyunun devamının gelmesi de sürpriz olmayacaktı zaten. Bu oyun da ileride kendini tekrarlamaya başlayacak mı bilinmez ama, gelenin gideni aratmayacağı kesin.

Böyle bir oyunun incelemesinde ilk olarak neden bahsetmeli kestiremedim, o yüzden sıradan devam edeyim. Mesela “giriş filmi”? Oyunu duyduğumda ve çıkmasına az bir süre kala kafamda farklı filmler çevirmiştim. Karşılaştığımız film ise beklediğimden daha dandik bir kalitede olmasına rağmen itici gelmiyor. Oyunun üç ana turnuvasını ve karakterlerini öğrenmemizi sağlıyor video. Sonra menü geliyor. Ağır çekimde işleyen bir arka plâna eşlik eden rock tarzı müziklerle beraber şöyle bir tur atıyoruz menüde. Kendimize göre değişiklikler yaptığımız ayarlar bölümünü terk ederek oyuna bırakıyoruz kendimizi; bıraktık gitti. devamı »

Bu yazı toplamda 1544, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Share